Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Baskın ORAN



Bookmark and Share

Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam


4.1.2019 - Bu Yazı 468 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu üzücü konuda daha önce yazdıklarıma, tanıdığım ve tanımadığım epey okurdan katkı geldi. Doğrusu sevindim, çünkü hangi konuda olursa olsun huzursuzluk ne kadar yüksekse, düzelmesi olasılığı da o derece yüksek demektir.

Lafı uzatmadan örneklerimize geçelim.

* * *

Kim Milyoner Olmak İster’in sunucusu meş’ale ve vak’a biçiminde telaffuz edeceğine meşaaale ve vakaaaa diyor.

Fransızcada “parantez arasında” demek olan antrparantez oldu size antiparantez yani “parantez karşıtı”. “Mali kapsam” demek olan mali porte oluverdi mali portre; sanki yağlıboya resim yapıyoruz. Taa 1964’te sübyanken ABD’den arkadaşım, şimdi emekli profesör Burhan Şenatalar hatırlatıyor: Rol model değil, rol modeli.

Bilmem kimin organizesinde veya koordinesinde değil; illa yabancı kelime kullanacaksak bari doğru kullanalım, organizasyonunda ve koordinasyonunda. Bina restoresi değil, bina restorasyonu.

Koskoca TRT-3’te spiker, müzik parçasını yeniden düzenleme anlamında aranjman diyecek yerde, aranje diyor, ardından iki nokta üst üste koyup aranjmanı yapanın adını veriyor.

Bahçelerimize yaptırdığımız köşenin adı, bir çiçek olan kamelya değil, kamer/ay’dan gelen kameriye. Bu o kadar yaygın ve de yerleşik bir cahillik ki, internete girince şöyle sürüyle giriş var: “Bahçeniz için özel dizayn edilmiş kamelya modellerine uygun fiyatlarla sahip olabilirsiniz” veya, “Tekzen Ladin 15 kişilik Kamelya, 9 m2, kahverengi.”

* * *

Yanlış anlaşılmasın diye, daha ileri gitmeden iki şey söylemek istiyorum:

1) Bu yabancı kökenli kelimeleri (üstelik komikçe) kullanmak yerine, bal gibi Türkçelerini kullanabiliriz: düzenlemesinde, eşgüdümünde, gibi; 2) Batı veya doğu dillerinden Türkçeye zamanında geçmiş kelimeler var. Bu çok normaldir; her dil (ve en çok da İngiliz dili) başka dillerden aktarma yapar. Dil, sürekli evrim geçiren bir dünyadır.

Ama evrim başkadır, yozlaşma başkadır. Biz şimdi, zamanında başka dillerden aldığımız ve doğru aldığımız bu kelimeleri harıl harıl yozlaştırmakla meşgulüz. Örneğin, “kendisine bir mal emanet edilen” anlamında yeddiemin/yed-i emin öyle kalıcı bir gülünçlükle yozlaştı ki, internette (veya Word’da) yeddiemin yazdığınızda size zahmet olmasın diye hemen yediemin diye düzeltiveriyor: yediemin otoparkı, yediemin deposu. Yok deve, diyorsunuz; yok mu artıran, yedi değil sekiz, sekiz değil dokuz emin.

* * *

Artık gazetelerde standartlaştı: Bilmem kim bankadan para çektikten sonra gasp edildi. İnsan gasp edilmez; gaspa uğrar. Gasp edilen şey mal veya paradır.

Okuyuculardan Vahe Aliksanyan hatırlatıyor: Doğu dillerinden vaktiyle aldığımız kimi kelimeler zaten çoğuldur: Ebeveyn: anne ve baba. Esnaf: sınıflar. Tebligat: duyurular. Bunları bir daha çoğul yapıyoruz. Kayseri esnaflarıdenmez, Kayseri esnafı denir.

Bu arada, ses uyumu sağlayacağım derken, Düyun-u Umumiye yazılıyor. Oysa, “u” eki “ve” demektir: Mem u Zin. Terimin doğrusu: Düyun-ı Umumiye.

Yine okuyuculardan Abdullah Çetin “Ne akıllarını ne de mantıklarını kullanamıyorlar” örneğinden kalkarak hatırlatıyor: Olumsuzun olumsuzu olumsuz olmaz. İngilizcedeki double negative yasağı. Örnek: Tahrir Meydanı olayının ne 12 Eylül’le ne 27 Mayıs’la ilişkisi yoktur.

Bu hata, biraz nazik bir durum oluşturuyor çünkü “ne… ne…” diye başlayınca olumlu bir yüklemle bitirmek zor. Bu nedenle, eğer son yüklem olumsuz olacaksa, ki yanlış anlamayı engellemek için insan kendini buna zorunlu hissediyor, “gerek… gerek…”le başlamak lazım. Ama birincisinden başlandıysa, şöyle bir düzenleme en uygunu: Tahrir Meydanı olayının ne 12 Eylül’le ilişkisi vardır, ne de 27 Mayıs’la.

* * *

Bu sonuncu örneğe benzer bir durum da şöyle ortaya çıkmakta: “Boykot ve ihale iptalleri görülmeye başlandı”. Sıralama yanlış olunca anlam da sapıtıyor. Doğrusu: “İhale iptalleri ve boykotlar görülmeye başlandı”.

Sıfat ve isim tamlamalarını aynı cümlede kullanınca Türkçe yine yozlaştırılıyor: “Bireysel ve grup kimliği ayrı kimliklerdir”. Doğrusu: Ya birey ve grup kimlikleri diyeceğiz, yahut da bireysel ve grupsal kimlikler.

Yine okuyuculardan S. O. Çelikoğlu, Antep’te 2007’de çıkmış bir yazıdaki “Kendisini intihar etmek” örneğini hatırlatıyor; yazıyı kim yazdıysa eline sağlık. Ayrıca: Kazı anlamında harfiyat değil, hafriyat. Mücevherci anlamında bujiteri değil, bijuteri çünkü buji bildiğimiz araba bujisi demek, biju da mücevher. Bilmem kaç kontürlük değil, kontörlük telefon kartı. Orjinal değil, orijinal; i’lerin bir tanesinden tasarruf çok önemli değilse tabii.

* * *

“Olmak”la ilgili yozlaşmalar insanı kusturacak biçimde aldı yürüdü: Stres olmak, panik olmak, şok olmak… Bu yabancı kelimelere/deyimlere mutlaka mahkûm isek, kimi fiiller yardımıyla tamirata gidilebilir: Strese girmek, paniğe kapılmak/uğramak, şok geçirmek/a uğramak, gibi.

“Analiz etmek” de herkesin dilinde. Bunun doğrusu: Analize etmek. Ama bu da çok acayip olduğu için, “tahlil etmek” demek lazım.

Yeni moda olmuş acayiplikler arasında en fazla dikkatimi çeken: “Saygı duyuyorum”. Farkındaysanız, bunu, söz konusu kişiyi veya eylemi yerin dibine batırmadan önce girizgah olarak kullanıyorlar. Düpedüz, “Hiç hoşlanmıyorum” anlamında.

Bu nevzuhur modalardan biri de, “yapmak” fiili yerine gerçekleştirmek kullanımı. Ör. “Yeni bir operasyon gerçekleştirildi”. O zaman başka türlü bi marifet icra edilmiş oluyor herhalde…

Alıp yürüyen bir diğer yanlış, miktar veya tutar yerine “rakam” kullanmak. Ör. “yüz bin” bir rakam değildir, çünkü rakamlar Türkçede sadece tek haneli olan sayılardır ve bunlardan da sadece on tane mevcuttur: 0 ile 9 arası.

Unutmadan: Geçen yazıda yazmıştım, teşekkür’e mukabele olarak “bişey değil” kayıplara karıştı, onun yerine “önemli değil” ucuzluğu gelmiş bulunuyor. Diğer yandan, “rica ederim”den de pek hoşlanmıyorum çünkü büyük küçüğe rica eder, küçük büyüğe “istirham” eder. Hadi, o kadar incesini kullanacaklar taze tükendi, hiç olmazsa “estağfurullah” gibi en üst düzeyde saygıdeğer bir mukabeleyi devreye soksak? Ne kadar güzelim bir kelimedir o…

* * *

Hakikaten yazmakla bitmiyor, ama bir yerde bitirmek lazım.

Türkçe konusunda başka bir yazı yazarsam, artık “sülasi”yi yazmam lazım. “Türkçe konuşuyorum” diyen herkesin bilmesi gereken ama imam-hatip mezunlarından başkasının bilmediği büyük teknik. Ben de 1890 doğumlu babamdan çocukken öğrenmiştim.

“Temdin etmek” veya “tavattun etme” nedir, duydunuz mu? Büyük olasılıkla duymadınız. Ama sülasi biliyorsanız, biliyorsunuz. Birincisi medeni’den, ikincisi vatan’dan geliyor.

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.3.2019
İyi ki gitmişiz
1.3.2019
HDP hâlâ kapatılmadı mı yahu?
23.2.2019
Adana Mutabakatı'nda Suriye'ye girme hakkı diye bişey yok!
8.2.2019
Korkunç: Sadece ne söylediğinden değil, ne söylemediğinden de yargılanıyorsun artık
1.2.2019
Eşsiz kahraman Trump! Vatan sana minnettardır!
26.1.2019
Milletvekili Leyla Güven ölmeye yürürken seçim gözlemlerim
18.1.2019
Kenevir: AKP’nin seçim için nevzuhur tutamağı
4.1.2019
Türkçe rezaletlerini konuşmaya devam
29.12.2018
Erdoğan’ın zorlama alınganlıkları: Toplumdaki tahribat
21.12.2018
'Fırat’ın doğusu' derken…
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net