Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Bayram ZİLAN

Milat GAZETESİ



Bookmark and Share

Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!


18.4.2017 - Bu Yazı 174 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tarihi bir referandumu geride bıraktık.

Nerdeyse tüm dünyanın direkt ya da endirekt müdahil olduğu, yalanın tüm sürümlerinin dolaşımda olduğu, sofistike bir kampanya döneminden sonra “Evet diyenler” kazandı.

Türkiye, köhnemiş bir çağı kapatıp dinamik bir çağ açtı.

Koalisyonlar dönemi tarihe karıştı.

Zayıf, çelimsiz ve beceriksiz siyasetçilerin, parlamenter sistemin kaçaklarından içeri sızıp iktidar ortağı olma dönemi sona erdi.

Artık, bu ülkede tatlı sularda milliyetçilik yapanların, tuzlu sularda solculuk yapanların iktidar olma şansı kalmadı.

Bundan böyle, sadece Türkiye'nin tüm farklılıklarına hitap edebilecek, halkı etkileme gücüne sahip, kucaklayıcı ve bütünleştirici siyasetçilerin iktidar olma şansı var artık.

Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra, Recep Tayyip Erdoğan kalibresine yakın kişilerin iktidara gelmesini sağlayacak bir sisteme geçiş yaptık.

Ve Evet, kazandık…

Ama…

Şimdi şapkayı öne koyup düşünme zamanı.

Kendini çek etme zamanı!

Özeleştiri yapma zamanı!

Eğer özeleştiri yapılmazsa, bir sonraki dalga daha da büyük olacak.

Eğer özeleştiri yapılmazsa ve halkın vermek istediği mesaj görmezden gelinirse, feraset sahibi bu halk bir daha seçime iki yanağı birden tokatlayacak.

Öyleyse yanlışlar nerde?

Bu soruyu cevaplamadan önce bir hakkı teslim edelim!

16 Nisan Referandumu'nun tek değişmez faktörü “Recep Tayyip Erdoğan” oldu. Erdoğan, tek başına bu süreci omuzladı.

Erdoğan, tüm dünya müstekbirlerine karşı tek başına mücadele etti. Kampanya sürecinin başından sonuna kadar ihlasla, özveriyle çalıştı, çabaladı ve kazandı!

Bugün alınan %51'lik evet oyunun ezici çoğunluğu, Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek başına aldığı oylardır!

Şimdi yanlışlara, hatalara, eksikliklere geçelim…

1-AK Parti teşkilatları, kampanya süresi boyunca tüm Türkiye'de evetçilere eveti anlattı. Hayırcılara dokunmadı. Salon toplantılarının genelinde, salonların büyük kısmını evet verecek AK Partililer doldurdu. Bir tür “kendi kendine goygoyculuk” yapıldı.

2-AK Parti teşkilatlarındaki dejenerasyon, dava şuuru zedelenmesi, nobranlık, halka mesafe duvarı, kibir, motivasyon önceliklerinin değişmesi, iletişimsizlik, toplumun dezavantajlı kesimlerine kulak tıkama, fırsat ve imkan topunu sadece kendi arasında çevirme gibi AK Parti'nin kuruluş felsefesine yakışmayan davranış biçimlerini halk gördü. Türkiye toplumu, AK Parti teşkilatlarındaki bu negatif davranışları ajandasına yazdı ve tepkisini sandıkta gösterdi.

3-“AKP'li Medya”nın kullandığı dil, retorik ve uyguladığı yöntem, hem toplumu kutuplaştırdı ve gerdi, hem de AK Parti'ye gönül vermiş insanlarda bile bir bıkkınlık ve nefret yarattı. Musluğu kesildiğinde ilk AK Parti düşmanı olacak olan bu AKP'liler Medyası, Erdoğan'ı sadece bir zırh ve kalkan olarak kullandı. Bunların ne Erdoğan'la ne de Erdoğan'ın temsil ettiği damarla bir illiyet bağı yok. Bu devşirme medyadan başta AK Partililer olmak üzere hemen herkes rahatsız oldu. Eski Türkiye yöntemlerini kullanarak günaşırı ekranlarda insan asan, bürokrat tutuklatan, siyasetçi döven, Milletvekili ve Bakanlara hakaret eden ve tüm bunları yaparken de FETÖ yöntemlerini kullanan, iftira ve çamur atarak muarızını yıldıran bu zevattan Türkiye toplumu irrite oldu.

4-AK Parti, Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin getirilerini anlatmaktan çok Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin götürülerini yalan-yanlış anlatan muhalefete cevap vermeye çalıştı. Dolaysıyla AK Parti'nin gündemini kendisi değil, muhalefet belirledi. Böyle olunca hakikat ıskalandı, dil ve söylem doğru bir eksene oturmadı.

5-AK Parti, işçi, memur ve asgari ücretlilerin, yani görece toplumun dezavantajlı kesimlerinin iktisadi durumlarını iyileştirme hususunda oldukça ketum bir pozisyon takındı. AK Parti hareketinin en büyük felsefik alt yapısını oluşturan “gelir dağılımında eşitlik ve adalet” mottolarında standart sapmalar oluştu. Oysa 15 Temmuz'da da olduğu gibi, sokağa çıkıp iradesine sahip çıkan, can veren, şehit ve gazi olan, yine toplumdaki bu dezavantajlı kesimdi. 15 Temmuz'da şehit cenazeleri, Nişantaşı'ndan, Bebek'ten, Çukurambar'dan, Çankaya'dan değil, gettolardan, gecekondulardan, yoksul insanların yaşadığı muhitlerden kalktı. 17-25 Aralık, Gezi benzeri darbe girişimlerinde elini taşın altına koyan bu dar gelirli kesim oldu. Fakat bu mezkûr kesimin ihtiyaçları ve talepleri görmezden gelindi veya ötelendi.

6-AK Parti, PKK ve HDP'nin çukur ve yıkım siyaseti nedeniyle Doğu ve Güneydoğu'da 30 yıl sonra gelen tarihi fırsatı göremedi ve bu fırsatı değerlendiremedi. 1 Kasım seçimleriyle mukayese edildiğinde 16 Nisan'da Doğu ve Güneydoğu'daki oylarda AK Parti lehine ciddi artışlar var. Fakat bu artışların sebepleri sıralandığında AK Parti faktörü son sıraya oturur. Birinci faktör, Kürt halkının Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu güvendir. Müslüman Kürt halkı, kendi kaderini Tayyip Erdoğan'ın kaderiyle birleştirmiştir! 16 Nisan'da da Erdoğan'a oy vermiştir. İkinci faktör, HDP faktörüdür. Bölgedeki oy kaymaları, HDP'nin başarısı veya başarısızlığı nedeniyle gerçekleşmiştir. HDP, 7 Haziran'da olduğu gibi başarılı bir siyaset yürütünce oy kazanmış, 1 Kasım ve 16 Nisan'da olduğu gibi başarısız bir siyaset yürütünce oy kaybetmiştir. Dolaysıyla etken HDP, edilgen AK Parti'dir. Kürt seçmenin oy rengi, AK Parti'nin yaptıklarına ve söylediklerine göre değil, HDP'nin yapmadıkları ve söyleyemediklerinden dolayı değişmiştir!

Peki, ne yapmalı?

1-Cumhurbaşkanı Erdoğan, kesin sonuçlar açıklar açıklamaz AK Parti üyeliğini yaparak partisine geri dönmeli ve tüm teşkilatı elden geçirmeli.

2-AKP'li Medya'ya acilen çeki düzen vermeli.

3-AK Parti, kliklerin, lobilerin, grupların, zenginlerin, kibirlilerin, tetikçilerin ve burnundan kıl aldırmayanların değil, mazlumların, yoksulların, gariplerin, dar gelirlilerin ve herşeyden önemlisi “Halkın Partisi” olmaya geri dönmeli.

.

Facebook Yorumları

reklam
18.4.2017
Evet, kazandık. Ama şimdi şapkayı öne koyma zamanı!
15.4.2017
KÜRTLERDEN BÜYÜK BİR SÜRPRİZ GELİYOR
12.4.2017
Karadeniz'in Nabzı
7.4.2017
Başbakan Yıldırım ile Van’da neler yaşadık?
12.8.2015
Şimdi, 100 yıl önceki coğrafyaya dönme zamanıdır
5.8.2015
Seçimler “parmak izi” ile yapılsın
29.7.2015
Bugün artık Kürt sorununun sebebi PKK’dır
17.7.2015
Koalisyon mu tekrar seçim mi?
2.7.2015
HDP'nin profesör seçmenleri
18.6.2015
Kürtler Ak Parti’ye neden reaksiyon gösterdi?
14.6.2015
Dindar Kürtler AK Parti'den korktu mu?
10.6.2015
Yeni bir Ak Parti ile yola devam
3.6.2015
Düşünenler için ibretlerle dolu bir seçim
29.5.2015
Başbakan Davutoğlu ile 2 gün, 6 miting
13.5.2015
Kenan Evren Diyarbakır cezaevi’ne gömülsün
6.5.2015
HDP kürtleri kaybediyor
21.4.2015
Öz yurdunda bir parya: Mehmet Akif
12.4.2015
Listelerin anlamı
01.04.2015
2017’de erken genel seçim var
26.03.2015
Son yaşananlar bir “kriz” mi?
24.03.2015
Cihangir kuşatması altında barıştan utanmak
12.03.2015
Barış treni kalkıyor
10.03.2015
Birinci Cumhuriyet enkazının altında kalanlar: 1-Ahmet Altan
24.02.2015
Dünden bugüne Süleyman Şah
12.02.2015
Sayın Erdoğan yalnız değilsiniz. Arkanızda milyonlarca “fidan” var.
05.02.2015
2015 SEÇİMLERİNDEKİ KİRLİ PLAN
04.02.2015
Yeni Türkiye’nin mütemmim cüzü: Sivil Anayasa
27.01.2015
DAVUTOĞLU’NUN DİYARBAKIR MENİFESTOSU
21.01.2015
CHP, MHP VE HDP BİRLEŞSİN
15.01.2015
Bir öğütme makinesi olarak liberalizm
13.01.2015
KÜRESEL 28 ŞUBAT SİNEMALARDA
30.12.2014
Müzeyyen Senar ve Putin “yalaka” mı sizce Sayın Kılıçdaroğlu?
18.12.2014
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ?
17.12.2014
YENİ TÜRKİYE, SAFRALARINI ATIYOR
13.12.2014
Nişantaşı kibri ve mahalle baskısı
02.12.2014
ZORUNLU ASKERLİK KALDIRILSIN
01.12.2014
İki Kutuplu Türkiye siyasetine hoş geldiniz
25.11.2014
BİR KÜRT OLARAK BEN NE İSTİYORUM?
18.11.2014
ÖZ YURDUNDA BİR PARYA: AHMET KAYA
14.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-2
13.11.2014
Çözüm Süreci’nin yan etkileri ve yüzleşme-1
11.11.2014
Seküler güçler kalmadı, Hello Kitty verelim ablama
07.11.2014
SAVAŞA DEĞİL BARIŞA BAK.!
28.10.2014
PKK bugün Kürt meselesinin sebebidir
19.10.2014
7-8 Ekim Olayları’nın Z raporu ve yeni bir perspektif
08.10.2014
SİZ NE YAPIYORSUNUZ EY TÜRKLER VE KÜRTLER!
30.09.2014
CHURCHİLL’İN CETVELLE ÇİZDİĞİ SINIRLARIN İFLASI
23.09.2014
YERLİ YÖNETİM, GÜÇLÜ TÜRKİYE
18.09.2014
ANADİLİME DOKUNMA
15.09.2014
Muz demokrasisi ihracatçısı: ABD
02.09.2014
Mühendisler Tarihinin Sonu ve Sünnetullah
28.08.2014
2. AK PARTİ DÖNEMİ
21.08.2014
YENİ TÜRKİYE PROSPEKTÜSÜ
20.08.2014
YENİ TÜRKİYE YENİ AK PARTİ
14.08.2014
YENİ TÜRKİYE’NİN MOTTOSU: TÜRKİYELİLİK
06.08.2014
KÜRTLER NEDEN ERDOĞAN’A OY VERMELİ?
01.08.2014
Diyarbakır’dan Hegelci bir Pozitivist geçti.
29.07.2014
Pensilvanya Kantonu’nun Otonom Polisleri
21.07.2014
EY YİĞİT KADIN, RACHEL…
18.07.2014
SİZ “VİCDAN BİLİRKİŞİSİ” MİSİNİZ?
16.07.2014
OYUM EKMEL BEYE, ÇÜNKÜ…
10.07.2014
Heybeden Rejim Bekçisi İsmail Hakkı Çıktı
08.07.2014
KİME OY VERECEKSİNİZ?
03.07.2014
1.CUMHURİYETİN SONU
01.07.2014
CHP’nin siyasal namusu ve Deniz Baykal
26.06.2014
Meğer İhsanoğlu Kağıttan Adaymış
25.06.2014
Eski Türkiye’ye veda virajları
20.06.2014
ÇATI DEĞİL “UYDU” ADAY
17.06.2014
Ortadoğu kilidini açacak anahtar: Türk-Kürt İttifakı
12.06.2014
ÇÖZÜM SÜRECİNDE YENİ BİR YOL?
10.06.2014
KÜRTLERİN TEPESİNDEKİ DEMOKLES KILICI
08.06.2014
Kürtlerin 2. Kemalizm Dönemi
06.06.2014
ÖCALAN İLE HDP ARASINDAKİ MAKAS
03.06.2014
Laik kibrin yeni hastalığı: Obsesif-Kompulsif Erdoğan Bozukluğu
29.05.2014
ÖCALAN, ÇOCUKLARI İADE EDECEK
25.05.2014
Vesayetin yeni sürüm yaşam kaynağı: Aleviler 2.0
20.05.2014
İSTİFA ETMEK BİR YENİLGİ MİDİR?
19.05.2014
Türkiye'nin McDonald's solcuları
13.05.2014
Yeni Türkiye'nin Cenne Çamurcuları
04.05.2014
GAME OVER TÜRK SOLU
29.04.2014
Emekliliği geçmiş liberallerin Erdoğan'la imtihanı
27.04.2014
YENİ SÜRÜM VESAYET: AYM 2.0
23.04.2014
1.CUMHURİYETİN ÇILGIN ÇOCUKLARI
21.04.2014
HER TÜRLÜ YASA İTİNA İLE İPTAL EDİLİR
15.04.2014
Resmi ideolojinin emniyet sübabı olarak AYM
13.04.2014
Ak Parti Olağanüstü kongreye gitmeli (mi?)
08.04.2014
BDP; Türkiye’deki muhalefet boşluğunu doldurabilir mi?
06.04.2014
Türkiye’nin Acil İhtiyaç Listesi: 1-Muhalefet
01.04.2014
SANDIKTAN NE ÇIKTI?
25.03.2014
TWİTTER CIVITTI MI?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı