Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile


19.4.2017 - Bu Yazı 395 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Özellikle AK Parti camiasındaki seçmen davranışı farklılaşması önemli. Partinin oy deposu olarak görülen ilçelerde oy kaybedişi kıymetli göstergelerden. Meselelere farklı yaklaşan dindarların azımsamayacak oranda oluşu ümit verici.

Olanda hayır umarak yola devam etmekten başka çare yok şu an. Şimdi biraz durup düşünme zamanı. Referandumu ve sonuçlarını değerlendirirken itidale ihtiyaç var. Öfkeye değil. Suçlamaya hiç değil.

Heyhat!

İktidar, yöneten taraf olduğu gibi kazanan taraf da olduğu için itidali sağlamanın en başta kendisine düştüğünü idrak etmiş gibi görünmüyor. Hem yenerim, hem döverim mantığı hâkim, iktidar cenahının eylemine ve söylemine.

Sayım başladıktan sonra mühürsüz zarfların geçerli sayılması yönündeki YSK kararına itirazları bile suç sayma eğilimindeler. Hükümete yöneltilen sorulara “biz bu konunun tarafı değiliz” cevabı verilip YSK işaret edildiği halde, vatandaşın ve muhalefetin en tabii haklarından seçim ve sandık güvenliğine yönelik hassasiyeti, her zamanki gibi düşmanlaştırılıyor. Konunun tarafı değilseniz çekilin aradan. Hukuki hak arayışını kendinize düşmanlık gibi algılamayın. Hukuki yoldan hak arayışı suç olmadığı gibi usulsüz ve hukuksuz düzenlemeye karşı eylem de suç sayılamaz. Taraf değilseniz, suçlu değilseniz itirazları kendinize saldırı zannedip savunmaya geçmeyin. İtham etmeyin.

Ama mesele başka, mesele derin…

Referandumun, sayımının sağlıklı ve güvenilir olmasını değil, batılı devletlerin meşru görmesini önemsiyor iktidar. Seçmenin adalet duygusu değil yabancıların iktidara ilişkin algısı mühim. Kol kırılır yen içinde kalır anlayışı, AK Parti camiasının öteden beri yaygın alışkanlığı. Yen içinde kalır o kırık kol zira kusur sayılır ve gizlenir yabancılardan. Sağaltılmaz. Çolak kalan o kırık kol gibi çoraklaştırır da camianın duygu ve düşünce dünyasını; gizlenen, üstü örtülen sorunlar. Bir seçim daha kazanmış olmanın değiştirmediği gerçeklerden biri bu çoraklaşma. “Dava” diyerek partizanlık yapmakla “nefsinin esiri” olan insanlar için önemini yitirir nefsinden başka her şey. Hakikat davaya feda, hakkaniyet nefse kurban olur. Oldu ki sandık güvenliği tartışmaları gerçeklik arayışının çok uzağında, yabancıların ülkeye bakışı açısından ele alınmada camia içinde.

Bir seçim daha kazanmış olmanın değiştirmediği gerçeklerden bir diğeri de batıya kendini beğendirme kompleksi. İşlerimizi usulüyle yapıp halkımızı mutlu edelim, seçmenin güvenini kazanalım da yabancılar, halkın memnuniyetini ister görsün ister görmesin, diyebilmek özgüven gerektirir. Özgüven zaafı olan nasıl göründüğüyle ilgilenir. Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol, düsturunun aksine bir imaj merakı hâkim, camianın zihnine. İktidarın da…

İki lafın birinde batıya çatıyor olmanın sebebi oryantalizm ve oksidentalizm kıskacında gelişen kompleks. Sadece ülkemiz değil, genel olarak günümüz Müslümanlarını sarmalamış halde bu hastalık.

Sistem değişikliğinin kabulüyle içine düştüğümüz zorluk demokratikleşme, eşitlik ve adalet arayışını durduracak değil kamçılayacak nitelikte.

Özellikle AK Parti camiasındaki seçmen davranışı farklılaşması önemli. Partinin oy deposu olarak görülen ilçelerde oy kaybedişi kıymetli göstergelerden. Meselelere farklı yaklaşan dindarların azımsamayacak oranda oluşu ümit verici. Kadınlar ve gençler başta olmak üzere seküler-dindar ayrışmasını kıranların varlığı açık. Demokrasi adına yeni ortaklıklar geliştirmeye elverişli bir durum bu. Ancak zor, çileli bir yolculuk olacak elbette. Hayırda ortaklaşmanın çok ötesine geçebilmeyi, politik toplum uzlaşısına ulaşmayı, ortak fikir geliştirmeyi, uzun soluklu düşünsel ve eylemsel çabayı gerektirir. Olanda hayır umarak o hayra ulaşmak için çileye talip olmak, çileye talip olanlarla ortaklaşmak gerek.

Belki bu çerçevede çabaların sürmesi, Türkiye Müslümanlarını evrensel değerlerle İslami değerlerin kesişme noktalarını keşfe zorlar. Kur’an’ı Kadîm üzre sabitkadem evreni/evrenseli, insanı/insanlığı İslam içre anlayıp algılamayı mümkün kılacak geniş ufuklara ulaştırır, Müslümanların düşünce dünyasını.

.

Facebook Yorumları

reklam
22.11.2017
Fişlenme değil sevgi gerek çocuklara
18.11.2017
Eril şiddeti kutsuyorsunuz aile bahane
8.11.2017
Örümcek ağı adaletine de hayır
1.11.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-4
28.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - III
25.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar-2
21.10.2017
Kadın karşıtı kardeşlik: Din, bilim ve iktidar - 1
18.10.2017
Kerkük yeni Halep olmasın
14.10.2017
Büyükada iddianamesi ve hukukun olağan işleyişi
11.10.2017
Müftülük nikah yetkisi kimin yararına?
7.10.2017
Acillere acil müdahale ihtiyacı
4.10.2017
Dindarın dinden çıkaran kibri
1.10.2017
Neden o, M.A.A? Ya da kimse masum değil!
27.9.2017
Kürt bağımsızlığında Kerkük düğümü
20.9.2017
Viral eğitimle sürdürülebilir insansızlık mümkün
16.9.2017
Nevin: Hiçbir şeyi gönüllü yaşamadım
13.9.2017
Bizim kahraman savcımız
9.9.2017
Siyasetin ensestle imtihanı
6.9.2017
Ensest magazin veya şöhret aracı mı?
3.9.2017
Doğu'dan yükselen çığlık
30.8.2017
Yıldırım Kemal Şehitliği
26.8.2017
Çekilsin o tuğla yıkılsın duvarlar
23.8.2017
Adını ağzınıza alın artık
19.8.2017
Ey AK Partili! Hayal ettiğin toplum bu muydu?
16.8.2017
Tecridî tedrisat
12.8.2017
Yanlış iliklenen düğme
9.8.2017
Size bu hakkı kim veriyor?
5.8.2017
Edep! Ya! Hu!
2.8.2017
Sözlü beyan eski hastalık
29.7.2017
Müftülüklere nikah yetkisi
26.7.2017
İtaat değil itizal gerek
22.7.2017
Karanlığın rengi
19.7.2017
Bitmeyen 28 Şubat yapmışlar
15.7.2017
Korku dengesi
12.7.2017
Canparemizi İlknur’umuzu bize geri verin
5.7.2017
Nuriye ve Semih 119'uncu günde
1.7.2017
Şeytanı bol olsun
24.6.2017
Ramazandan bayrama kalanlar
21.6.2017
Etik ve demokratik açıdan sivil toplum ve 'Adalet Yürüyüşü'
17.6.2017
Tecavüzcünün ekmeğine yağ sürme!
14.6.2017
Peki ya sosyal kalkınma?
7.6.2017
Kadına yönelik şiddet, dayanışma zorunluluğu ve engeller
3.6.2017
Usule ilişkin sorular
31.5.2017
Demokrasi ve kadına yönelik şiddetle mücadele
27.5.2017
Üzerinde her canın hakkı var
24.5.2017
Ve terörün kazandığı an!
17.5.2017
Savaşın haini barışın mimarı: Siyah Giyen Kadınlar
10.5.2017
Kaza değil, kader değil, cinayet bu
26.4.2017
Yine denetim ve yeni demokrasi arayışı
22.4.2017
Büyük resim ya da asıl komplo
19.4.2017
Ekmek, aş niyetine payımıza düşen çile
5.4.2017
Kerkük, çilesi bitmeyen şehir
1.4.2017
'Hayır'dan sonra yeni anayasadan önce
29.3.2017
Beş yıllığına “anahtar teslim ülke” referandumu
26.3.2017
Değişiklik paketindeki 'iyi şeyler', ne kadar iyi?
22.3.2017
Hak, Adalet ve Vicdan için 'Hayır'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı