Bülent TEKİN

bulenttekin47@gmail.com



Bookmark and Share

Korkular ve söylenmeyenler


14.05.2013 - Bu Yazı 2730 Kez Okundu.
Yorum : 4 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir dile ait masalların, hikâyelerin, şarkıların bir başka etnik kültürün malı sayılması (daha doğrusu yapılması!) veya yok edilmesi telafisi olanaksız bir durumdur. Vandalizm’dir. Bugün Kürtler öylesine sözlü kültürden gelen edebi yapıtlarını kayıt altına alamadılar ve dominant devletin Türkçe resmi dili nedeniyle Kürtçeden çok Türkçeyi kullanmak zorunda kaldılar. Kürtlerin önemli bir kısmı Kürtçeyi bilmemekte ve Kürtçeyi öğrenmek korkusunu yaşamaktadırlar. Ben başka bir gerçeği dile getirmek istiyorum. Konuşulmayan ya da söylenemeyen bir önemli konudan bahsediyorum.

 Osmanlıdan beri kendi dillerini tam olarak kullanamayan ve imparatorluğun bürokratik ve idari biçimi nedeniyle Osmanlıca (Türkçe?) konuşmak zorunda kalan yönetici Kürt ve tebaa Kürt köylüsü yüzyıllar içinde belirli bir oranda kendi kültür ve diline tam hâkim olamadılar. Bunu bu şekilde yazan ya da belirleyen Kürt yazar ve araştırmacıları maalesef bulunmamaktadır. Oysa gerçek olan budur ve bundan dolayıdır ki bugün Kürtlerin önemli bir kısmı Kürtçe bilmemektedir, hafıza olarak Türkleşmişlerdir.

 Kürt kültürüne ait öyküler, şarkılar Türk kültürü envanterine yazılmak istenmiş ve bu büyük ölçüde nesillere fiili olarak dayatılmıştır. İşte bu yüzden Kürt feodal ağalarının çocukları da dahil olmak üzere, ticaret burjuvazisi ve kısmen sanayi burjuvazisine terfi eden Kürt ailelerin çocukları zihin (hafıza) ve kabulleniş olarak Türkleşmişlerdir. Bu durum küçük burjuva denilen orta sınıf ve hatta şehirleşmenin bir sonucu olarak da yoksullarda da gerçekleşmiştir.  Bu saatten sonra Kürt ya da Türk olmanın pek bir önemi kalmamıştır. Türkçe eğitim almış, asimile olmuş ve Türk kültürünü özümsemiş olana bu saatten sonra Kürtlük dayatılması bir korku ve boşluk yaratıyor. Bilmem bu belirlemeyi sosyologlar ve psikologlar neden yapmazlar? Bu yazımızı yazmanın nedeni asla kafa karıştırmak ya da bir siyasi taraf olmak değildir. Konuşulmaktan ve seslendirmekten sakınılan bir gerçeği söyleme ihtiyacını duyuyorum. Bu topraklarda salt Kürt çizgisiyle yapılacak bir yaşam tarzı asla barışı ve adaleti getiremeyecektir.

 Çünkü bunun Kürtler tarafından yapılması halinde, öncesinde Osmanlı ve sonrasında Cumhuriyetin “Türkçü” uygulamalarıyla bu toprakları Türkleştirme politikasına benzer bir uygulama olacaktır. Artık bu topraklarda yaşayanların çoğunluğu yüzyıllar öncesi ataları gibi Kürt hafızası ile yaşamıyor. Kürtler isteyerek ya da istemeyerek Türklüğe doğru asimile edilmeye çalışıldılar. Artık evlerde ya da sokaklarda tamamen Kürtçe konuşulmuyor. Kürt kızları ve gençleri şehirde Türkçe konuşuyorlar. Kürtçenin yerini maalesef Kürtçe aksanıyla Türkçe konuşma almıştır. Bu gerçeği saklamak kimseye ve insanlara bir yarar getirmeyecektir. Türkçülük uygulamasının insan haklarını çiğneyen ve kırımcı bir anlayış olduğunu bilmek gelinen noktayı (gerçeği) değiştirmiyor.

 Kürtçe okuma yazma bilmeyen, Türkçe konuşup yazan Kürtlerin diplomalarını ve anlayışlarını yok saymak onları “ümmi” görmek olacaktır. Osmanlı ve Cumhuriyet uygulaması olarak devletin (Osmanlıca/Türkçe) dili ile konuşan ve eğitim gören insanların rüyalarını da Türkçe gördüklerini ve bunu değiştirmenin imkânsız olduğunu bilmek için de âlim olmaya gerek yoktur. Yoksa bu topraklarda yaşayan herkesi ümmi saymak zorunda kalacaksınız. Bu topraklar artık asimilasyon nedeniyle kültür ve dilde karışıma uğramıştır. Bunu bilmek ve ona göre davranmak en doğru yoldur. Yaşamın ve yazgının neden olduğu gerçeği görmemek, tercihlere ve insan haklarına yeni darbeler vurduracaktır. Biz her şeyden önce insan olmaya değer vereceğiz.

.

Facebook Yorumları

Kod8
01.02.2014
KABADAYI
27.01.2014
MİHRAC URAL YANITLADI
20.01.2014
PAYANDA YA DA TAKLA
12.01.2014
OY(UN)LAR İÇİNDE
06.01.2014
YÜZLEŞ-ME!
30.12.2013
FİLLER VE KARINCALAR
21.12.2013
ELDE VAR AYTEN
08.12.2013
MUHTEREM İNSANLAR VE İKTİDAR
02.12.2013
DERS(H)ANELER
25.11.2013
Sınırları zorlamak
18.11.2013
BARZANİ
11.11.2013
AHLAKLI DEVLET
04.11.2013
RÜYA(LARI)M
28.10.2013
Doktorlara saldırılar
21.10.2013
HO Şİ MİNH’İN ŞİİRLERİ
14.10.2013
Bağlar Belediyesi…
07.10.2013
ÇOK MUTLUYUZ(?!)
30.09.2013
Yalanlar, dolanlar, olanlar ve gerçekler
23.09.2013
DİJLE TV KAPATILDI!
16.09.2013
HIRSIZ VE POLİS
09.09.2013
DELİ DUMRUL
02.09.2013
SAMİMİ(YET) TEST(İ)
26.08.2013
HIRSIZ
19.08.2013
Ütopyalarımız üzerine
09.08.2013
Ölümün ayırdığı şair
03.08.2013
KISKANÇLIĞIN DANİSKASI
27.07.2013
Zincirleri ellerimizle ördük
21.07.2013
SENİ ÖLDÜĞÜM GÜN
15.07.2013
Bir erkek ve bir kadın
07.07.2013
İNSANCIKLAR, KARINCALAR, KRALLAR
30.06.2013
Keklik ve şahin
24.06.2013
Türkiye ve Kürdistan
17.06.2013
Polat Alemdar demokrasisi
10.06.2013
Patlama
04.06.2013
İLGİLİ MAKAMA…
03.06.2013
Avukat
29.05.2013
Mavi ve sarı yurtseverlik!
27.05.2013
DENİZ’İN HİKÂYESİ
26.05.2013
Helîs kurudu!
19.05.2013
CİGERXWİN’UN (CİĞERHUN’UN) ŞAFAĞI
14.05.2013
Korkular ve söylenmeyenler
4 0
Mehmet Namım Polat 18.05.2013 - 00:07:24
Cioran kimsenin bilmediği bir dilde neden yazayım diyerek ana dili olan Romencede yazmayıp Fransızca yazmaya başlamış ve bunu sürdürmüştür. Bu Romen filozofun basiretine sahip her kürt Türkçe için böyle düşünecektir.. Böylece Türkçe kürtlerin bir değeri haline dönüşmektedir. Bu değer için kendilerini mücadeleye çağırıyoruz yani Türkçede güzel eserler kaleme almaya.. Mahalli dili olarak kürtçeyi muhafaza edip kültür ve ilim dili olan türkçeyi kullanmak kendilerini de yüceltecektir
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%54,22
jale küçükbalaban 17.05.2013 - 10:32:20
Bülent bey kürt ulusuna yapılan haksızlıklara kısmen değinmişsiniz bu güzel .Peki öneriniz nedir geçmişimizi,tarihimizin , acılarmızın üzerine süngermi çekelim .Yoksa hala yaşamakta olan değerlerimiz için mücadelemi verelim."Bu topraklarda salt Kürt çizgisiyle yapılacak bir yaşam tarzı asla barışı ve adaleti getirmeyecektir"şeklinde düşüncenizi ifade etmişsiniz ,peki bahsettiğiniz bölgede yaşanan gergin ortamın sebebinin tarafınızdanda bilindiğini düşünüyorum ama yine söyleyeyim yoğun şekilde uygulanan asimilasyon politikası değilmidir.Kürtlerin ırkçı bi yaklaşım içinde olacağını nerden çıkarıyorsunuz insanın tarihine geçmişine sahip çıkması ,kültürünü geliştirmesi yeni nesillere aktarması başka milletleri kendi içinde asimile etmeden gerçekleştirilemezmi .Kürtleri çokça türklerle karıştırıyorsunuz kürtler olmayan bi ulusu var etme gayreti içinde değiller, zaten var olan için mücadele veriyorlar ve bu mücadele kutsaldır "Yaşamın ve yazgının neden olduğu gerçeği görmemek, tercihlere ve insan haklarına yeni darbeler vurduracaktır" diye bitirmişsiniz bende diyorumki artık kürtlerin yazgısını onlardan gayrı kimse yazmasın ...
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%61,95
Hamide Bezirci 14.05.2013 - 09:52:45
Bir dile ait masalların, hikâyelerin, şarkıların bir başka etnik kültürün malı sayılması "Kültür Hırsızlığıdır".
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%55,45
Ad Soyad Giriniz... 14.05.2013 - 09:52:45
Bir dile ait masalların, hikâyelerin, şarkıların bir başka etnik kültürün malı sayılması Kültür Hırsızlığıdır.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,04
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net