Burhanettin DURAN

SABAH



Bookmark and Share

Barzani Referandum ve Erdoğan’ın hayal kırıklığı


23.9.2017 - Bu Yazı 134 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın , Harvard Club'ta sohbet ettiği gazeteciler olarak iki konuyu ziyadesiyle merak ediyorduk.

 ile Türk-ABD ilişkilerini toparlamaya yarayacak bir adım atılabildi mi?
- Kuzey Irak'taki a gittikçe sertleşen Türkiye'nin oyun planı neydi?
İlki için Erdoğan ve Trump arasındaki sempatinin sürdüğü ancak ilişkilerde Türkiye'nin beklediği bir toparlanmanın henüz olmadığını hissettik. Trump'ın Türkiye ve Erdoğan hakkında sarf ettiği süslü cümleler birlikte çalışma niyetini ve değer verdiğini göstermenin ötesine işaret etmiyordu.
İkili ilişkilerde gittikçe yapısal hale gelen ayrışmanın Trump'ın Obama'dan farklı, yeni bir Ortadoğu (İran- Irak- Suriye) politikası belirlemeden düzelme yoluna giremeyeceği aşikâr. Şimdilik gerginliklerin bir kopmaya dönüşmemesi ve liderlerin samimiyeti üzerine titrenmesi gereken hususlar.
Referandum konusuna gelince, Erdoğan'ın Barzani ile ilgili büyük hayal kırıklığı içinde olduğunu fark etmemek mümkün değildi: "Memurlarına maaş ödeyemez hale geldiklerine onlara biz yardımcı olduk. Başbakanlığım dönemiydi, 2 milyar dolar kredi verdik ki maaş ödesinler.
Fakat bunlar kadir kıymet bilmiyor.
Yoksa bizim onlarla alıp veremediğimiz bir şey yok. Ne ABD ne Rusya bizim gibi yardım etmedi." 
"Türkiye'nin yaptırımları ne olacak" sorusuna ise "Cuma ve cumartesiyi izleyelim.
O günler çok önemli" cevabını verdi. Dün gerçekleştirilen MGK ve Bakanlar Kurulu toplantılarına ve bugünkü TBMM Genel Kurulu'na işaret ediyordu. Siz bu satırları okurken Türkiye'nin aldığı yaptırım kararları netleşmiş olacak.
Benim yüz ifadelerinden anladığım ise, Erdoğan, krediden, petrol sevkiyatına ve peşmerge eğitimine kadar her türlü desteği verdiği Barzani'nin Türkiye'yi zorda bırakan referandum ısrarından çok rahatsız. Hatırlanacağı üzere, Türkiye, Barzani'yi, KYB, Goran ve  karşısında güçlü olması için PKK'nın Kuzey Irak'taki varlığı için zorlamadı.
Kandil'e gidenlerin Erbil'den kolaylıkla yol bulmasını Barzani'nin ensesinde boza pişirmek için kullanmadı. Gücünü pekiştirdiğinde işbirliği yapılacak bir konu olarak değerlendirdi.
Ancak Barzani, Kürtlerin menfaatlerini düşünmenin ötesinde "tarihi, milliyetçi" bir adım attı. Ve en yakın müttefiki olan Türkiye'nin kaygılarını artıracak bir ortamda bağımsızlık referandumuna gitmekte ısrarcı.
Nitekim dün yaptığı açıklamada Barzani, "bağımsızlık uğruna ölmek bir şereftir, tüm bedelleri ödemeye hazırız" restini çekti. Hem Koalisyon güçlerine hem de bölgedeki devletlere...
Türkiye'nin Barzani'nin ısrarından rahatsızlığı çok boyutlu. Öncelikle, Ankara, Irak'ın toprak bütünlüğünün bozulmasını ve bölgenin yeni bir çatışmaya sürüklenmesini istemiyor.
Bunun bölgedeki haritaların yeniden çizilmesi planının ilk adımını oluşturmasından çekiniyor. Tam da Suriye'nin kuzeyinde, Afrin ve diğer kantonlara yönelik operasyonlara başlama hazırlığı içindeyken Barzani'nin "Kürt milliyetçiliği" paketini açması da ciddi bir endişe kaynağı oldu.
PKK'nın da bu süreçten istifade edeceğini düşünüyor. Bu sebeple Türkiye için mesele doğrudan ulusal güvenlik meselesi haline geldi. Türkiye'nin tezkere çıkarma kararının ilk hedefi PKK'nın varlığına ilişkindir. Yine,  ve etrafında çıkabilecek çatışmaları sınırda karşılama hedefine yöneliktir.
Ve 25 Eylül'de referandumun yapılması Türkiye, İran ve Irak'ın toprak bütünlüğü hususundaki işbirliğini kalıcı hale getirecektir.
Bağımsızlık kararı alınsa bile realize edilme süreci çok sıkıntılı geçecek. Milliyetçiliklerin kapıştığı ve birbirini suçladığı günlere gidiyoruz.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.10.2017
Deaş sonrası PKK’nın geleceği
20.10.2017
Kimin eli güçlendi: İran’ın mı Türkiye’nin mi?
17.10.2017
Avusturya seçimleri ve 2019 öncesinde esecek “Batıcılık” rüzgârı
14.10.2017
İlişkilerde yeni meydan okuma: Trump’ın İran
10.10.2017
Krizi aşmanın yolu
7.10.2017
Washington, Ortadoğu’yu Moskova’ya mı bırakıyor?
6.10.2017
Türkiye-İran işbirliğinin geleceği var mı?
3.10.2017
Rusya ve İran’la işbirliği derken Avrasya eksenine mi
30.9.2017
Kürt milliyetçiliği ile yüzleşmek
29.9.2017
Referandumun iki kritik sonucu
26.9.2017
Berlin’den Erbil’e “Yeni” dönem
23.9.2017
Barzani Referandum ve Erdoğan’ın hayal kırıklığı
22.9.2017
Referandum ve bölgenin kaderi
19.9.2017
Yeni sayfa açma zorunluluğu...
15.9.2017
Referandum ve Barzani’nin “kaderi”
12.9.2017
Hangi “Türkiye politikası” baskın çıkacak?
9.9.2017
“Milli ve yerli” söyleminin içini kim dolduracak?
8.9.2017
Türkiye değil, “Yeni AB” tartışması...
5.9.2017
Kapıyı Erdoğan’a kapattırmak!
2.9.2017
Erdoğan’ın işi “havalı mı?”
1.9.2017
“Adalet” kavramını taşıyabilmek!
29.8.2017
Barzani referandumu ve AK Parti-MHP “mutabakatı”?
26.8.2017
“Erdoğan varken asla...” Ne demek?
25.8.2017
Fırat Kalkanı’nın yıldönümünde gidişat...
22.8.2017
Merkel Trump’ın yolunda mı?
19.8.2017
CHP ve “ittifak” kurma zorluğu
15.8.2017
Hem dönüşüm hem direniş
8.8.2017
AK Parti’nin iki riskli alanı
5.8.2017
“Akıncı Üssü” davası ve FETÖ’yü anlatmak
4.8.2017
İstikrarsızlık dalgası ve Türkiye
1.8.2017
“El-Kaide tehdidi” ve ABD’nin bitmeyen aymazlığı!
29.7.2017
FETÖ ile mücadelenin seyri
28.7.2017
İsrail’in hırsı
25.7.2017
Dört meydan okuma
22.7.2017
Artan gerilimin tehlikesi
21.7.2017
Yeni kabinenin 2019 gündemi
18.7.2017
15 Temmuz ve saldırı altında olma bilinci
14.7.2017
15 Temmuz’un üzerine titremek
11.7.2017
9 Temmuz’u 15 Temmuz ile yarıştırmak!
8.7.2017
Hamburg ile İstanbul arasında...
7.7.2017
Gerilimin odağında G-20 Hamburg Zirvesi
1.7.2017
Avrupa’nın Erdoğan “derdi”
30.6.2017
Suriye’de gidişat ve S-400 füzeleri meselesi
27.6.2017
Bayram sonrası 15 Temmuz öncesi...
24.6.2017
Körfez’in vahim hatası
23.6.2017
Suud’da veliaht değişimi
20.6.2017
Obama’nın izinde Trump ne yapabilir?
17.6.2017
Katar krizinin gidişatı ve öğrettikleri
16.6.2017
CHP’nin yürüyüşü ve ‘20 Temmuz darbesi’ söylemi
13.6.2017
Bölgesel güçlerin büyük sınavı kapıda
10.6.2017
Onurlu bir uzlaşma için verilen destek
9.6.2017
Katar krizi ve Ortadoğu’ya “Trump etkisi”
6.6.2017
Londra Köprüsü’nden Katar’a terör ile mücadele
3.6.2017
Trump, İran’ı çevreleyebilir mi?
2.6.2017
DEAŞ sonrasının kavgası yaklaşıyor
30.5.2017
Merkel’in “endişesi,” Avrupa’nın “kaderi”
27.5.2017
AB ile de “ihtiyatlı iyimserlik”?
26.5.2017
Trump’ın Ortadoğu turu ve Brüksel Zirvesi
23.5.2017
AK Parti’nin geleceği, Erdoğan’ın yolu
20.5.2017
Anahtar “Dinamizm ve Değişim” ısrarında
19.5.2017
Zirvenin ardından Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği
16.5.2017
Zirve öncesi Trump’a iki zıt öneri
13.5.2017
Erdoğan-Trump zirvesi hâlâ önemli ama...
12.5.2017
Obama’dan Trump’a kalan tercih
9.5.2017
Trump’ın tercihi ne olmalı?
5.5.2017
Soçi’den Washington’a satranç hamleleri
2.5.2017
Yeni Delhi’de “dünya 5’ten büyüktür”
28.4.2017
Mayıs ayının sıcak gündemi
25.4.2017
Son etaba giderken partiler
22.4.2017
16 Nisan sonrası dış politika
21.4.2017
Artık sonuç değil süreç önemli
18.4.2017
Sonuçlara hangi pencereden bakmalı?
15.4.2017
Kampanyanın son durağında “üniter yapı” mesajı
14.4.2017
17 Nisan ve sonrası
11.4.2017
Suriye’deki gidişat ve Türkiye’nin tercihi
8.4.2017
Füze saldırısı bir başlangıç mı?
7.4.2017
Kimin “kontrollü” darbesi?
4.4.2017
‘Hayır’cıların korkusu: Gizli ‘evet’çiler
1.4.2017
“Zor kararlar zor seçimler...”
31.3.2017
Son on beş gün...
28.3.2017
‘Hayır’cılar tüm kozlarıyla sahada
25.3.2017
ABD ve Rusya YPG’yi koruyabilir mi?
24.3.2017
Asıl soru, “ya hayır çıkarsa?”
21.3.2017
Gözlerini 15 Temmuz’a diktiler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı