Cem SANCAR

Sabah GAZTESİ



Bookmark and Share

İstanbul, illa ki


21.1.2018 - Bu Yazı 486 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kış nihayet geldi. Yoksula, yolda kalmışa merhamet ederek kışın kışlığını yapmasını, toprağın suya doymasını istiyoruz.

Geçen pazar hava buz, mutat şehir yürüyüşlerimizden birine çıktık. Eminönü Bayezid, Laleli. Direklerarası'ndan geçtik.
Tıfıllığımdan beri bilirim buraları. Sinema filminden önce cazbant!
(Cazbant mı kaldı yani?)
Ya Direklerarası? Kala kala köşede bir kebapçı, adı 'Direklerarası'.
Sinemalar da çoktan kapanmış, ne mimarisi olduğunu bilemediğim birtakım heyulalar yapılmakta. Yıkık dökük harabeler, önlerinde sakil büfeler. Arkadaki Süleymaniye'yle tezat bir taşralaşma.
Biraz ilerde belediye binası. Büyükşehir!
Ah diye geçiriyoruz, bu mekân canlansa. Tiyatrolar, atölyeler, zanaatçılar şu bu. Bir İstanbul kültürü. Mimari üslupta butik oteller teşvik edilse...
Fatih, yağmurlu, bir lahza heyecan. 'Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.' 15 Temmuz Caddesi'ndeyiz, aklımızda o büyük destan.
Fakat idealler dırdır, içimizdeki.
Neyse ki Şehzadebaşı Camii!
Tam geçerken, zarif bir ses sistemiyle tatlı bir ezan sarıyor bünyeyi.
Ahmet Haşim karşımızda! Evet, bu bir Müslüman saati...

***

Caddenin öte yanında Tanzimat binaları, sönük batılılaşma heyecanları. Valens su kemerleri altındaki parkta , üstünde son fırtınanın sararmış yaprakları. İtfaiyenin arkası 'Kadın Pazarı'. Bir doğu rüzgârı. Otlu peynirler, kuru meyveler ve kekik kokulu kuzu. Bal ve tereyağ. Dükkânların üstündeki evlerde balkon balkon bebek çamaşırları. Lokantalarda büryan! Çiğköfte, bumbar, Güleryüz. Anadolu ihtimamı.
Kadınlar, çocuklar, ağır bıyıklarıyla erkekler. Güngörmüş yaşlı amcaların namaz takkelerinin altında yatan kadim tüccar, Van tulumunun genzi yakan tadı.
Sanki başka bir gezegen burası. 'Gözüm' öyle bir Türkiye ki bu İstanbul, her semti bir başka renk. Böylesi güzel. Çok renkli bir etnik kimlikler cenneti.
Biraz yukarda At Meydanı. At dediysem bakmayın siz, küçük bir heykel, tay belki.
Meydanda kafeler silsilesi. Müslüman bir Soho desem yanlış anlaşılma ihtimali, mazbut kafeler cenneti desem daha yerinde sanki!
O kafelerin öncüsü, ilki, Eski Kafa, artık oturmuş. Havalandırmalar filan. Sıcak, servis mutedil, çaylar sağlam, çalışanlarda bir sakinlik. Genel kavramlarla konuşursak muhafazakârlar da öğrendi artık bu işi...
Dışarda ayaz altında ayakkabı boyacısı çocuklar. Ellerinde bir Hindistan cevizi. Nasıl yiyeceklerini bilmiyorlar, yere vurup kırıyor birisi. Kaldırımdan parçaları topluyorlar. Yüzlerinde bir kâşifin sevinci.
Susup etrafa bakıyoruz. Karşı masada işinden ayrılmak zorunda kalmış bir yazar, yazarın elinde bir yazı, memur çantasında naylon dosyaya sarılı. Yanağına yapışan havuç rendesi, rahatsız çehresi, uzaklara bakması. Her aydının medarı maişet sıkıntısı. Huzursuz bir bacak sendromu aklımdaki...
Sonra aşağıya saraçhaneye doğru akışa bıraktık kendimizi. Sağımızda her yağmurda su içinde İMÇ, kaset piyasasının Yeşilçam'ı.
Küçükpazar'a daldık, bir karanlık, bir yoksulluk, bir ölüm. O eski şarkının adım izleri. Suriye, Irak, Afganistan, loş aşevlerinde bir hüzün sesi.
Bir sürgün acısı, bir ötelenmişlik hadisesi. Kirden kararmış perdeler. Bekâr odalarındaki cinnet. Yaşlanmış küçük bir adam, ayakkabıları yazlık, elinde bir servet gibi tuttuğu Kürt böreği.
, yeraltının gizemi. Eminönü, şehrin dibi.
Yeni camii, vapurlar...
Bir ızgara balık kokusu. Soğuk, bir kırbaç gibi yalarken yüzümüzü Sarayburnu, çocukluğumuzun kayıp resimleri.
"Şair" demiş Ferudiddin Attar, "Erkeğin muayyen hali!"

***

Rıhtımda İstanbul Kitapçısı, bir sade kahve, yanında tarçınlı lokum, telkâri. Payitaht, hattı zatında bir gusto medeniyeti.
Galata Kulesinde şehir seyreden gri gölgeler.  kafilesi. Köprüaltında bir kaybolmuşluk hissi, barbunya pilakisi.
Vapurlar, şehrin cilvesi. Deniz, gecenin lacivertinde sallanırken poyraz. Kent, ışıklarını yakınca defoları kaybolan o asude afitap!
Sait Faik'i arıyor telefonda biri, "Cebimde" deyip kapatıyorum. Elimde bir fındık içi.
İstanbul, illaki...

.

Facebook Yorumları

reklam
20.5.2018
Beyaz Adam Filistin’de
13.5.2018
İstanbulluluk martıyla konuşmaktır
6.5.2018
Karl Marks’ın foyası
29.4.2018
SABAH için gece müziği
22.4.2018
Derken sabah erken
15.4.2018
‘Yeni Moğollar’a karşı rotalar
8.4.2018
Sosyal medya nikahı
1.4.2018
Yeni Moğollara karşı birlikte
25.3.2018
Kadınlar güncelliyor
19.3.2018
Sansür
11.3.2018
Kadınlar
4.3.2018
Darbesi yenilmiş bir yazarın homurtusu
11.2.2018
Pertevniyal Valide Sultan’ın çağrısı
4.2.2018
Sürgündeydik geri dönüyoruz
28.1.2018
Batı cephesinde değişen bir şey yok
21.1.2018
İstanbul, illa ki
7.1.2018
Rengârenk işaretler
24.12.2017
İnsan bitkin bir hayvan değildir
17.12.2017
Tavus kuşunun ayakları
10.12.2017
Nihayet dünyaya konuşan bir sanat buğday
3.12.2017
Mahmutpaşa medeniyeti
26.11.2017
Üstad
12.11.2017
İstanbul tokadı atar ki atmıştır
5.11.2017
Meditasyon lunaparkı ve buzdan ermişler
29.10.2017
İnsan sevgiye açsa, aldanır
22.10.2017
Bir Âsaf Halet olsam, kaybolsam
8.10.2017
Modern ve medeniyetsiz ‘Jale’
1.10.2017
Usta ve Çekirge
17.9.2017
Dal gibi bir kızdı Eylül
3.9.2017
Aşk ve kıskançlık
27.8.2017
Delilik çağına hoş geldik
20.8.2017
Aynı gemide ufka birlikte baksak
13.8.2017
Bal kavanozunu dışından yalamak
6.8.2017
Ben varoştayken usta
30.7.2017
Kızgınlık, kendini kesen bıçak
23.7.2017
Dinle Çekirge
25.6.2017
Kalbin şehirleri
18.6.2017
GEZİ meselesi ve büyük yarılma
11.6.2017
Akşemseddin düşsün içimize
5.6.2017
Kontrolsüz utanmazlık
28.5.2017
Gölge Adam ve Hayalet Yazar
21.5.2017
Bütün kabahat sende Jale
14.5.2017
Sevdalinka
7.5.2017
İstanbul’un kaderi kültür başkenti
30.4.2017
Zencisin sen, Zenci kal
23.4.2017
Yeni Türkiye
16.4.2017
Aklıma geldi de
9.4.2017
Evet, bahar kapıyı çalmakta
2.4.2017
Ben yaşarken koptu tufan
26.3.2017
Onlar vesveseyle, biz umutla besleniriz Çekirge
20.3.2017
Faşizmin mirasçıları ve Müslüman bilgeler
12.3.2017
Hayat denen o nükte
26.7.2015
IŞİD'in dininden değiliz elhamdülillah
21.6.2015
Vahşi bir köpektir EGO
14.6.2015
Cuma'ya gittim geliyorum
7.6.2015
Yüksek dağın kuşu olmak
31.5.2015
Kriptonlu enteller rahatsız
24.5.2015
Özgür basın ömrümüzü nasıl yedi
17.5.2015
Bir İBLİS yanmaya gitti
10.5.2015
Bir eşek şakası olarak mizah
3.5.2015
Kalpsiz bir Cumhuriyet'ten çıkış bileti
26.4.2015
Cankurtaran'da bir Nubar Terziyan
19.4.2015
Nazım Hikmet: Laik bir hayal kırıklığı
05.04.2015
Siz TÖVBE etmesini bilir misiniz bayım?
29.03.2015
İnsan baktığı şeydir Çekirge
22.03.2015
Türk sinemasının bitmeyen KIŞ UYKUSU
15.03.2015
Eski köprünün altındaki KABATAŞ
08.03.2015
Tek Yol Devrim Tablosu
01.03.2015
Neo faşist KUTSAL öğretmenler
22.02.2015
İçimizdeki tecavüzcü
15.02.2015
Heidi'nin ayakları neden çıplaktı?
09.02.2015
Rüyalarıyla konuşur insan
01.02.2015
İnsan ancak KENDİSİYLE temizlenir
25.01.2015
Hrant Dink: Yeni Türkiye'nin şifresi
22.01.2015
İslamofobik soytarılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı