Elif ÇAKIR

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

YSK’nın gerekçeli kararı: Hiçbir şey olmasa da kesinlikle bir şeyler olmuş!


26.05.2019 - Bu Yazı 152 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin günlerdir merakla beklenen gerekçeli kararını nihayet açıkladı. 

Merakla bekleniyordu çünkü, YSK’nın 6 Mayıs tarihinde verdiği “aynı zarftaki dört pusuladan sadece biri geçersizdir”  kararını hangi hukuki temellere dayandırdığını gerekçeli kararında açıklayacaktı. Nitekim YSK’nın 255 sayfalık gerekçeli kararını 216’ıncı sayfasına kadar “seçim sonucuna müessir olan” hususun hukuki gerekçelerini bulabilmek umuduyla okudum. 

Şunu net bir şekilde söylemem gerekir ki, kararın “gerekçeli karar” ile uzaktan yakından alakası yok. Bu karar YSK’nın hukuki bir karar vermediğini, bu coğrafyalarda hukukun gücünün değil güçlünün hukukunun geçerli olduğu acı gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.  

Önerim üşenmeyip sizlerin de okuması.. 

YSK’nın hukuk devleti ilkesini nasıl tahrip ettiğini, hukuku nasıl yok saydığını kendiniz görün... Kararın 255 sayfa olması gözünüzü korkutmasın en fazla 5 ya da 6 saatinize mal olacak. Daha da önemlisi anlamak için hukukçu olmanıza gerek yok. Çünkü gerekçeli kararın hukuk diliyle yorumlanabilecek bir yanı da yok. 

Okuyun ki, İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin iptaline karar veren YSK üyesi 7 yargıcın verdikleri kararlarına hukuki dayanak bulamadıklarını kendiniz görün. 

Daha önemlisi okuyun ki, en azından, ortada somut bir şekilde duran “Gerekçeli Karar” gibi açık bir kaynak üzerinden medyada nasıl manipülasyon yapıldığını, mevcut bir bilginin kendi çıkarları doğrultusunda yanlış ve yalanlarla nasıl mikserlenerek kendi siyasi çıkarları için ahlaksızca nasıl çarpıttıklarını görün. 

Mesela, “YSK gerekçeli kararında “çaldılar” dememiş mi, bir daha bakın bakalım” diye önünüze sürdükleri karardaki şu satırlar:  “İstanbul genelinde kullanılan yaklaşık 300.000 oy pusulasının hukuki durumunun belirsiz hale gelmiş olmasından dolayı seçim sonuçlarının her türlü şüpheden uzak ve kesin olarak belirlenmesine hukuken imkan  bulunmadığı, ayrıca tüm bu hata ve usulsüzlüklerin sehven ve münferiden değil, bilakis kasten ve organizeli bir şekilde yapıldığını gösterdiği...” 

Bu satırların AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz tarafından İBB seçimlerinin iptal edilmesi için  YSK’ya verilen 16-20 ve 22 Nisan tarihli itiraz dilekçelerinde yer alan iddialar olduğunu görmüş olursunuz. Medyadakiler bu satırları yargıçlar yazmış gibi çarpıtıyorlar. 

Şunu baştan söylemeliyim ki YSK’nın gerekçeli kararında oyların değil çalınması silinmesi başkasının üzerine kaydırılması gibi durumlarda yer almıyor. 

Hukuk dilinde “hırsızlık”, “çalma” gibi kavramlar olmadığı için YSK kararında bu kelimelerin geçmediğini söyleyenler bilmiyorlar mı ki hem ceza kanununda hırsızlık suçları vardır hem de seçim kanununda seçim suçları... 

***

Elbette hukuki bir gerekçe yazmaları mümkün değildi zaten.  Eğer İstanbul seçimlerini iptal etmek için esaslı hukuki sebepler olsaydı YSK’nın kararı dört muhalif oyla değil oy birliği ile çıkardı. 

Bu ayrı bir tartışma konusu... Anayasa Mahkemesi’nin bir hukuk garabeti olan 367 kararı nasıl bugün hala “hukuk kullanılarak demokrasi nasıl devreden çıkartılır” sorusuna örnek olarak gösteriliyorsa... YSK’nın İBB Kararı da 367 garabetinin yanında yerini aldı.  Hatta Anayasa Profesörü Osman Can, YSK’nın bu kararını 367 kararından daha vahim olduğunu yazmıştı. 

255 sayfa da neler var: 

* Gerekçeli kararın başlarında AK Parti’nin seçimlerin iptaline yönelik YSK’ya üç valizle sunduğu itiraz dilekçesinin özeti var. Yani AK Parti’nin 2 Nisan’dan itibaren yaptıkları basın açıklamalarında, çıktıkları televizyon programlarında, verdikleri röportajlarda ısrarla dile getirdikleri “oylar çalındı”, “hile yapıldı”, “oy kaydırıldı”, “ölüler, kısıtlılar ve hükümlüler oy kullandı” iddialarının tamamına yer verilmiş. 

* İkinci kısımda ise YSK’nın AK Parti’nin iddialarını sorduğu ilçe seçim kurullarından gelen cevaplar yer alıyor.

* Kararın hukuken can alıcı bölümü “Değerlendirme” başlığı altında 7 yargıcın yazdığı 10 sayfa civarındaki kanıtsız iptal gerekçesi bölümü. 

Bu üç ana bölümden oluşan kararda, televizyonlarda çokça konuşulan kısıtlı, akıl hastası, ölü seçmen iddialarıyla neler var.

* Bunlardan oy kullananlar olmuş. Mesela AK Parti 21 bin 782 kısıtlı, engelli, ölü seçmenin oy kullandığını iddia etmişti ama YSK bunların toplam sayısının 706’dan ibaret olduğunu tespit etmiş. 

* Yani 9 milyona yakın seçmenin 31 bin 186 sandıkta oy kullandığı bir şehirde bu 706 kişinin seçim sonuçlarına nasıl etki ettiğini 7 YSK üyesi maalesef açıklama gereği duymamış.

* Aslında sadece şu bile ne olduğunu fazlasıyla anlatıyor: Seçimlerin iptaline karar veren YSK’nın yedi yargıç üyesinin iptal gerekçelerini yazdığı sayfa sayısı 255 sayfa içinde 10 sayfadan ibaret. Yani 10 sayfa 7’ye bölündüğünde her bir üyenin bir buçuk Word sayfasından daha az yazdığı görülüyor. 

ANKARA’DA HAKİMLER VAR DEDİRTEN 4 YARGIÇ 

Karara muhalefet şerhi yazan dört yargıcın bu ülkeye dair umutlanmamızın sebebi olduklarını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Anayasa Mahkemesi’nin 7 Mayıs 2007 tarihli 367 Kararına karşı çıkan 11 yüksek yargıç arasından hukuk tarihine gururla geçen Haşim Kılıç ve Sacit Adalı gibi YSK’nın dört yargıcı da hukuk tarihine gururla geçecektir.  

YSK Başkanı Sadi Güven: Sandık kurullarının kanuna aykırı oluşturulması seçim iptal nedeni sayılmaz. 2 Martta sandık kurullarına itiraz süresi doldu. 754 kişinin görev yaptığı sandıkların 750’sinde AK Partili üyeler vardı. İmzasız sayım döküm cetvelleri ile sandık sonuç tutanakları uyumlu olup seçim iptal nedeni olabilecek bir uyumsuzluk görülmemiştir. 

Cengiz Topaktaş: Seçmenlerin sandık kurulunun oluşumuna itiraz etmeleri ve sandık kurullarının nasıl oluşturulduğunu bilmeleri mümkün değildir. Seçmenler seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir. Oy sayım ve döküm işlemlerini yok sayarak, seçimin iptali ile yenilenmesi kararı ile seçmenlerin iradesi yok sayılmıştır. 

Kürşat Hamurcu : Seçim hukukuna egemen olan serbest, genel oy, eşit ve tek dereceli, gizli oy, açık sayım ve döküm ilkelerinin hangisinin kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanı tarafından ihlal edildiği, hiçbir şekilde ortaya konulamamıştır. Sandık kurulu başkanının, seçmenin oyunu yönlendirdiği, değiştirdiği veya etkilediği yönünde AK Parti dahil hiçbir sandık kurulu üyesinin bir itirazı ve şikayeti olmamıştır. Tutanaklar itiraz yapılmadan kayıt altına alındı.

Yunus Aykın: İtiraz gerekçesi belirtilmeyen ve delilleri gösterilmeyen itirazlar incelenemez. Sandık kurulu üyeleri ve başkanlarının genelgelere aykırı davrandıkları, şüpheli tutum ve davranış sergilediklerine dair hiçbir delil ve gerekçe gösterilmemiştir.

Sonuç... YSK gerçekten hukuka uygun davrandı mı? Mesela bir hukukçu olan AK Partinin YSK temsilcisi Recep Özel kendisiyle baş başa kaldığında, gerçekten de YSK’nın hukuki karar verdiğine inanıyor olabilir mi?  

Bugün YSK’nın vermiş olduğu karar bir tarafı sevindirmiş olabilir.  Fakat hukuk evrensel ilkelere göre değil güce göre karar verdiğinde kim hukuka güven duyabilir. 

Değerli büyüğüm saygın hukukçu Taha Akyol’un dün yazdığı gibi siyasi güç kimdeyse hukuka onlar etkili olduğu müddetçe bu ülkede hukukun üstünlüğü ilkesinin hakim olması mümkün olamaz. Soru şu: Biz gerçekten hukuk devleti olmayı istiyor muyuz?

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.06.2019
Sandıktan çıkan mesaj AK Parti’ye ne diyor?
19.06.2019
Neden eski AK Parti özleniyor?
18.06.2019
Yıldırım-İmamoğlu tartışması seçimleri etkiler mi?
15.06.2019
Seçmen kandırıldığını düşünüyor mudur acaba!
12.06.2019
Siyaset böyle güzel’
11.06.2019
''Devletin'' valisi ''iktidarın'' valisi
4.06.2019
Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!
1.06.2019
Bir sonraki ‘yargı reformu strateji belgesinde’ görüşünceye kadar kalın sağlıcakla...
29.05.2019
Siyasetçiler İstanbul’un “yoksul” sofralarında
26.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı: Hiçbir şey olmasa da kesinlikle bir şeyler olmuş!
22.05.2019
“Dinleri var işlerimiz gibi, işleri var dinimiz gibi”
17.05.2019
Bu kez adaylar yarışacak mı?
16.05.2019
“Çok basit” mi “çünkü oylar çalındı” mı?
14.05.2019
Soma’da göçük altında sadece 301 canımız kalmadı...
10.05.2019
YSK kararı için Haşim Kılıç ne diyor?
8.05.2019
Zarftaki dört oydan sadece biri murdar kararı
1.05.2019
Adaylar yarışsaydı Binali Yıldırım kazanabilir miydi?
30.04.2019
‘Analar ağlamasın’ sürecinden ‘anaları tartaklıyoruz’ sürecine...
26.4.2019
Kararı AK Parti verecek: Hangi AK Parti?
25.4.2019
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
23.4.2019
İstediğimiz böyle bir Türkiye mi?
20.4.2019
Başka aday gösterseydi CHP yine de kazanır mıydı?
17.4.2019
Belediyelerde ‘tartışa tartışa uzlaşma’ dönemi
16.4.2019
Sandıkların tamamı sayılsa sonuç değişir miydi?
13.4.2019
“Seçmen söyleyeceğini söyledi... Artık söz YSK’nındır”
3.4.2019
“Milletimizin takdiri her şeyin üstündedir”
2.4.2019
Demokrasi kazandı
30.3.2019
Binali Yıldırım çok haklı...
27.3.2019
Türkiye İslam dünyası için yine umut olabilirdi
22.3.2019
Binlerce kez teşekkürler Jacinda Ardern...
15.3.2019
“Yargı dünyasının ‘karanlık’ dönemi”
13.3.2019
Adaletin ‘etik’ sorunu
9.3.2019
Türkiye hakkında hukuk raporlar
6.3.2019
Anket şirketlerini ne yapalım?
1.3.2019
Bu yüzyılın en dikkat çekici diplomatı
27.2.2019
Beka sorunu var mı yok mu?
23.2.2019
Bize ne oldu böyle?
20.2.2019
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın kıyamet kopartan sözleri
15.2.2019
‘Onca kalabalığa rağmen, bu nasıl bir yalnızlık’
14.2.2019
Kaçan tarihi fırsat
13.2.2019
Mülakat sınavıyla liyakat tespit edilir mi
8.2.2019
Adalet için aydın sorumluluğu
6.2.2019
Geliyorum diyen küresel krize hazır mıyız?
5.2.2019
G-20’nin seçkin insanlar grubu ve herkese açık küresel finans sistemi
30.1.2019
Ülkücüler ne yapsalar Savcı Nurettin Soyer sevinirdi
29.1.2019
İnsanları hem dinden hem de siyasetten soğutuyorsunuz
25.1.2019
Siyasal yozlaşmadan toplumsal yozlaşmaya
22.1.2019
Korku siyaseti el mi değiştiriyor
19.1.2019
Uygur kampları çok güzel sen de gelsene!
18.1.2019
Adını tarihe ‘o bir insan hakları savunucusuydu’ diye de yazdırabilirdi
15.1.2019
‘Nullum crimen, nulla poena sine lege...’
13.1.2019
Bu vatanın kalifiye insanları neden gidiyorlar?
9.1.2019
İslam dünyasının duymadığı, görmediği gerçekler
8.1.2019
Jefferson’ın Kuran’ı Kerim’i...
4.1.2019
Endişeye mahal yok: Dindarlaşmıyoruz!
26.12.2018
Kumpasa karşı kumpas değil- kumpasa karşı adalet
23.12.2018
Şiddete başvurma, silahlı eylem yapma ihtimalleri ‘olabilir’ örgütü: Hizb’ut Tahrir
18.12.2018
Dünden bugüne ideolojik yargı tarihimiz
12.12.2018
‘Adaletin bekası mı, bekanın adaleti mi?’
6.12.2018
Yargıya güven
4.12.2018
28 Şubat mağdurları için de 28 Şubat bitsin
28.11.2018
Suudi mahkemelerinde adalet tecelli eder mi?
22.11.2018
Uzay profesörü olmuş ama…
16.11.2018
Sosyalist sendikanın ülkücü başkanıydı
14.11.2018
Gerçek hayatta da tıpkı filmlerdeki gibi sonunda kazanan ‘adalet’ olsa...
10.11.2018
“Trump’ın dedesi dahi bu ülkeye gelmek istemezdi”
24.6.2018
İnce: Hedefim gönülleri birleştirmek
22.6.2018
Sandığa 48 saat kala umumi manzara
20.6.2018
‘Önümüzdeki seçimlerde zorlu bir imtihan bizi bekliyor’
19.6.2018
Güçlünün hukuku mu, hukukun gücü mü?
15.6.2018
Sosyal medya Temel Karamollaoğlu’nun olmuş....
13.6.2018
“Taşımayla başka yerlerden getirilmedik, kendimiz isteyerek geldik”
10.6.2018
IMF’in borcunu kapatan hükümetten...
8.6.2018
Bakınız, kültür bakanımız ‘partizan bürokratla’ yakın çalışmıyormuş...
6.6.2018
Sakin olun arkadaşlar, bu sadece bir seçim...
5.6.2018
Bu durumda ‘milli iradeye’ saygısızlık olmuş olmuyor mu?
2.6.2018
Hani İbrahim Okur, FETÖ’nün kripto adamıydı!
31.5.2018
24 Haziran seçimleri Türkiye için bir milat olacak...
26.5.2018
Saadet Partisi 28 Şubat savcısını aday mı yaptı?
23.5.2018
Mavi Marmara anlaşması neden iptal edilmiyor?
22.5.2018
Biz Amerika’nın Kudüs kararını bir kez daha reddederken...
18.5.2018
Devlet miting yapar mı?
16.5.2018
Ülkemiz hukuk devleti mi...
12.5.2018
18 Nisan 1999 seçimlerinde nasıl bir tablo çıkmıştı ortaya...
10.5.2018
AK Parti ilk kez sonucunun cebinde olmadığı bir seçime giriyor
9.5.2018
Erdoğan’la AK Parti nasıl ayrıştırıldı...
6.5.2018
Yetmez Devlet Bey, ‘Cumhur İttifakına’ oy vermeyen herkes FETÖ’cü kabul edilsin...
4.5.2018
AK Parti ve gençler arasındaki makas neden açılıyor?
2.5.2018
AK Parti’nin yüzde 60’larla sandıktan taçlanarak çıkması gerekmiyor mu?
26.4.2018
Madalyonun öteki yüzü: 15 milletvekilini veren AK Parti olsaydı...
24.4.2018
Tek kelime ile bravo CHP...
20.4.2018
AK Parti, Bahçeli’nin “Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan’dır” açıklamasını duyunca ne düşündü?
18.4.2018
Ülkemiz için hayırlara vesile olsun
17.4.2018
Nihat Zeybekci’ye spekülatif saldırı yapıyorlar sandım...
11.4.2018
Esad yaptıklarının bedelini ödemeyecek
7.4.2018
Merkez Bankası faizleri neden düşürmüyor?
6.4.2018
“Mustafa Ruhi Şirin tahrikkar bir üslupla...”
4.4.2018
Dindar gençlik isterken..
3.4.2018
Meclis Başkanı piyangodan çıkmadı
28.3.2018
HSK Başkanvekili Yılmaz: Yargıtay Tetkik Hakimliği hamaliyedir
27.3.2018
Kanun ne diyorsa o yapılmış!
23.3.2018
“Annesi üzerinden bir kişiye yapılan büyük haksızlık bu”
22.3.2018
Nereden nereye?
21.3.2018
Metal yorgunluk mu, siyasal yozlaşma mı?
9.3.2018
Siyasetçiden canını isteyelim, yeter ki ‘şeffaflık’ ‘ahlak’, ‘etik’ istemeyelim; cıss!
7.3.2018
"Din taraftar toplama aracı değildir"
6.3.2018
Trolün ahlaklısı olur mu?
2.3.2018
“Saadet Partisi’ne oy veririm diye düşüneceğim aklıma gelmezdi...”
28.2.2018
Kim bu ahlaksız troller?
27.2.2018
Suriye’de gerçek anlamda söz sahibi olmanın yolu Esad’la anlaşmak mı?
23.2.2018
Tam bir “iştirakçi yavuz katil” olayıyla karşı karşıyayız
20.2.2018
Utanç verici bir durum
17.2.2018
Deniz Yücel davasından ne kazandık ne kaybettik?
14.2.2018
Herkes için adalet, herkes için özgürlük istemek saflık mıdır?
13.2.2018
CHP neden yüzde 25 bandını aşamıyor...
7.2.2018
Bir düşünelim, neden bu insanlar bizi bırakıp gidiyor…
6.2.2018
Dalkavukluğun bu kadarına...
2.2.2018
Siyasallaşan “sizin” yargınız!
31.1.2018
“Daha göreceğimiz çok şey var...”
30.1.2018
Ey CHP...
24.1.2018
Türkiye savaşta değil, sınırımızdaki terör örgütlerini temizliyor
23.1.2018
Türkiye Afrin’e harekâtı hangi orduyla mı yapacak?
22.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
19.1.2018
Dolayısıyla geldiğimiz süreçte mahkemeler arası curcuna!
18.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
17.1.2018
AİHM Türkiye’ye geliyor diye gurur duyarken
16.1.2018
“Mahkeme, Anayasa Mahkemesi’ne direnebilirdi”
12.1.2018
Nasıl bir yargı?
10.1.2018
Yargıya müdahale edilmesin
9.1.2018
AK Parti’nin 696 sayılı KHK ile getirdiği imtiyaz!
5.1.2018
Zehir tüccarlarına acıyacak değiliz ama...
3.1.2018
Demek ki, telefonunda her ByLock çıkan ‘FETÖ’cü, vatan haini değilmiş
28.12.2017
İşte AK Parti’nin pırıltısını kaybettiren anlayış
27.12.2017
AK Parti bir kez daha düşünmeli
26.12.2017
İzaha muhtaç kanun maddesi olmaz...
22.12.2017
AK Parti kurucu ayarlarına dönebilir mi?
19.12.2017
“Kudüs konusunda elle tutulur adımlar atmak zorundayız”
15.12.2017
Özür dilemeli miyim?
13.12.2017
İslam İşbirliği Teşkilatı bugün ne diyecek?
12.12.2017
Peki, Evanjelistler bunu neden daha önce yapamadılar
10.12.2017
‘İyi ki Karar gazetesi var’ diyebilirsin ey okur...
5.12.2017
Zarrab davasında Türkiye özgüvenli bir noktada olabilirdi
1.12.2017
Türkiye sükunetini korumalıdır
28.11.2017
İlginç dönemlerden geçiyoruz!
22.11.2017
Bakan Zeybekci: Cumhurbaşkanımızın faiz-enflasyon tezi bilimsel
21.11.2017
Merkez Bankası Erdoğan’ın önerisine kulak tıkamamalı!
17.11.2017
Pardon 3 yanlış 1 doğruyu götürecek!
16.11.2017
Mustafa Fazıl Paşa’nın 150 küsur yıl öncesinden bugüne yazdığı mektup
10.11.2017
‘Evinin içinde düzen olmayan bir ülkenin...’
8.11.2017
Değil mi efendiler, ne yani çocuk dediğin nedir ki?
7.11.2017
“17 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet haftası olsun” diye kanun teklifi verenler...
25.10.2017
Artık AK Parti kendi dönemiyle mukayese ediliyor
24.10.2017
Seçimle gelen seçimle gitmeli
18.10.2017
'AK Parti iktidarından önce...’
17.10.2017
Çok merak ediyorum..
13.10.2017
1 Mart Tezkeresi’nde hâlâ ama hâlâ keramet arayabilmek!
11.10.2017
ABD’nin vizyonsuzluğu!
10.10.2017
Böylesi bir skandal Trump’a yakışırdı
4.10.2017
Unutulan Kemal Kılıçdaroğlu mu?
3.10.2017
Kürt halkımız yokmuş gibi davranamayız...
29.9.2017
“Devletin askeri polisi var”dı hani?
27.9.2017
AB’nin reform ‘çıpa’sı olduğunu ne çabuk unuttuk
22.9.2017
Vatandaş olarak kafam allak bullak durumda
19.9.2017
Bağımsızlık referandumu Irak’ın kendi iç meselesi mi değil mi?
16.9.2017
Aysel Tuğluk: Toplumun tavrı beni umutlandırdı
13.9.2017
Yargıtay Başkanı yazılı metni neden okumadı!
12.9.2017
AK Parti bugün kimi temsil ediyor!
8.9.2017
‘Almanya’nın AB’nin tek yetkilisi gibi konuşması yanlıştır’
6.9.2017
Türkiye’nin eli Arakan’a uzanmalı
30.8.2017
2006’da AK Parti’nin dış politikası
29.8.2017
AK Partiyi AK Parti yapan...
25.8.2017
Bakınız AK Parti dün kendisini şöyle tanımlıyordu...
22.8.2017
‘Çalışıyorsunuz takip ediyorum ama eski ruhu veremiyoruz’
18.8.2017
2019 seçimlerini AK Parti kazansın istiyorum
16.8.2017
Sorun teşkilatların çok daha ötesinde...
15.8.2017
AK Parti’de ilk kez mi revizyon yaşanacak?
9.8.2017
Tartışmaya devam
8.8.2017
Diyanet İşleri bağımsız ve tarafsız bir yapıya kavuşturulmalı!
3.8.2017
Diyanet İşleri Başkanları’nın değişmeyen kaderi!
1.8.2017
Abdullah Gül
21.7.2017
Madem ‘o iş öyle’ şu soruyu da cevaplasın Fatih Terim!
19.7.2017
Dün yakalanılan ‘doludan’ bugün kurtulmaya çalışılırken yarın ‘hortuma’ yutulmayalım!
14.7.2017
Bir daha 15 Temmuzlar yaşanmasın için...
12.7.2017
Klişeleşmiş bir söylem olarak: İktidar değil muhalefet sorunu var!
11.7.2017
Emani’nin başına gelen felaket önlenebilir miydi?
5.7.2017
Peki, AK Parti ‘gerçekten’ ne yapmalı?
4.7.2017
“Gereken dersleri çıkarmazsak 2019’da işimiz gerçekten zor”
30.6.2017
Adalet yürüyüşü CHP’yi dönüştürüyor olabilir mi?
25.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
23.6.2017
CHP’nin adalet yürüyüşüne nasıl bakalım?
22.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
21.6.2017
Nihayete ermeyen bir mücadele: Yargı ve hukuk
16.6.2017
Erbakan Hocanın rüyası gerçekleşmiş olsaydı...
14.6.2017
Yargı camiasının vicdanını rahatsız eden ‘gözaltı’
13.6.2017
AB’nin zamanlaması manidar ‘mali denetim’ kararı!
7.6.2017
Davutoğlu’nun uyarıları dikkate alınmalı
6.6.2017
Yorgunluk
31.5.2017
Niteliğe karşı nicelik: İçi boşalan dindarlık
26.5.2017
Görmez FETÖ’ye mektup göndermedi Peki ortalığı kim, nasıl karıştırdı?
24.5.2017
“Bu bir özeleştiri mi Sayın Atalay!”
23.5.2017
Ötekileştirmenin olmadığı bir Türkiye...
19.5.2017
HSK’nın ‘tarafsızlığına’ düşürülen gölge
16.5.2017
“Peki, hukuksuz demokrasi olur mu?”
12.5.2017
“Dindar olmak ahlaklı olmayı gerektirir mi?”
10.5.2017
10’da dokuz itaatkar, 10’da 1 itirazcı olsun!
5.5.2017
Türkiye’de değişen sosyoloji ve “beyaz sağ seçmen”
3.5.2017
Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en mutlu günüydü
28.4.2017
Koalisyonlar dönemi bitti bitmesine de...
26.4.2017
Türkiye bu imajı hak etmiyor!
19.4.2017
Bundan sonra hayırlara vesile olsun
15.4.2017
Ey yeşil sarıklı ulu hocalar, neden suskunsunuz?
13.4.2017
CHP sahiden değişti mi? Değişebilir mi?
11.4.2017
İki vali, iki olay
5.4.2017
“Hangi siyaset dinden, Allah kelamından büyük olabilir?”
4.4.2017
Evet, vatandaşın tercihine saygı duyulmalıdır
31.3.2017
Avrupa nasıl bir Türkiye istiyor
29.3.2017
Dün güzel bir gündü...
28.3.2017
Ankara nasıl bir 17 Nisan’a uyanacak!
24.3.2017
Türkiye’de referandum kültürü var mı?
22.3.2017
Türkiye’nin ayıplı referandumu!
21.3.2017
“Bizim partimiz kuşatıcı olmalı”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive