İstihbarat rejimi olmak


11.2.2019 - Bu Yazı 738 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 'Arap Baharı’ diye etiketlenen süreç, Türk dış politikasının mayasını bozduğu gibi istihbarat devleti olmanın yolunu da açtı. Belki Arap Baharı’nın Türkiye’ye en mühim mirası budur. ‘Tek adamlık’ rejimler gölge adamların çantasında biriken sırlarla yürüyor.

Sıra dışı hevesleri diplomasi kaldırmaz. Diplomasi kayıttır, kuraldır, teamüldür. Kalıplara uymayan, çuvala sığmayan, çizgileri aşan gündemleri kovalayacak kanal istihbarattır. MİT Başkanı son yıllarda kritik bütün dış temaslarda arzı endam ediyor. Kamuoyuna kapalı ziyaretler çok daha fazladır.

‘Arap Baharı’ diye etiketlenen süreç, Türk dış politikasının mayasını bozduğu gibi istihbarat devleti olmanın yolunu da açtı. Belki Arap Baharı’nın Türkiye’ye en mühim mirası budur. ‘Tek adamlık’ rejimler gölge adamların çantasında biriken sırlarla yürüyor.

Devletlerarası ilişkilerde diplomasinin yerini gizli servis almaya başlamışsa sıra dışı, norm dışı, kanun dışı iş oranı artıyor demektir. Elbette diplomasi alanında işlerinin bir kısmını istihbarat şeflerine havale etmeyen tek bir devlet çıkmaz. Ama Dışişleri’nin işini artan oranda istihbarata havale etmek başka bir dönüşümle izah edilebilir.

***

Suriye’deki isyan dalgasının başında “Ne nedir, kim kimdir” bulmacasının başına oturanlar evvela “Suriye bir istihbarat devletidir” tanısıyla karşılaşırdı. Vekâlet savaşıyla rejim değiştirme oyunu, tabiatı gereği Türk istihbaratının rolünü de büyüttü ve çeşitlendirdi. CIA ve MI6 binlerce kilometre öteden gelip oyun oynar da Teşkilat-ı Mahsusa’nın halefi kendi bölgesinde oynamaz mı? Ayrıca Türkiye, Kudüs Gücü’yle asimetrik savaş yürüten İran’dan geri kalacak değil ya! Milis gücü oluşturmak, militan devşirmek, silah sevk etmek, eğitip donatmak, kumpas kurmak, suikast tertip etmek bu tür işlerin tabiatında var. Fakat bu işler sadece milis güçleriyle oyun oynamakla sınırlı kalmıyor.

Orta Doğu’daki rejimlerin röntgenini çıkardığımızda asıl işlerin istihbarat seviyesinde döndüğünü görürüz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta “Suriye ile alt düzeyde dış politika yürütülüyor” derken sözünü ettiği seviye… İddialara bakılırsa Suriye Genel İstihbarat İdaresi Başkanı Ali Memluk da geçen ay Antalya’ya teşrif edip Türk meslektaşlarıyla görüştü. Hiç de sürpriz sayılmaz. Hele Şam’daki Büyükelçilik iş bilmezlik eseri kapatıldığından beri normal. Rusların aracılığıyla yürüyen mesajlaşmalar bir kenara bazı işadamları ve emekli askerlerin de Şam-Ankara arasında kanal olduğu söylenegeldi. Ama kast ettiğim ‘istihbarat devleti’ olma emaresi, bu özel döneme mahsus ilişki kanallarının ötesinde bir durum.

***

Türkiye’nin girdiği yolun nereye çıktığını görmek için Orta Doğu’daki örneklerine yakından bakmak fikir verebilir. Mesela Mısır İstihbarat Şefi, İsrail gibi belalı bir devletle ilişkilerin görüldüğü dümende oturur. Filistinli örgütleri hizaya sokmak da onun işidir. Arap Baharı’nın emekli ettiği eski şef Ömer Süleyman bu alanlarda efsaneydi. Araplarla kritik temaslarda adı hep öne çıkardı. Yakın tarihe kadar diplomasi ve istihbarat kelimeleri yan yana geldiğinde zihinlerde canlanan isim eski Suudi İstihbarat Şefi, Ulusal Güvenlik Sekreteri ve Washington Büyükelçisi Prens Bender bin Sultan idi. Ali Memluk da az değildir. Son zamanlarda Memluk, Şam’la yeni başlangıç yapmak isteyen ülkelerin başkentlerinde dolaşır hale geldi. Ama Suriye’nin sorunlu dış ilişkiler ağı nedeniyle Memluk’un manevra alanı, Bender bin Sultan’ınkiyle kıyaslanamayacak kadar dardır. Emekli edilen Bender bin Sultan ne hikmetse geçenlerde Independent Arabia’ya anı penceresini açıverdi. Bu sır küpündeki azcık şeffaflık pek şüphe çekici ama bir Suud istihbarat şefinin eli nerelere kadar uzanır sorusunu aydınlatan bilgiler faydalı olabilir. Tabii olayın diğer tarafları konuşmadığı sürece anlattıklarının ne kadarı doğru bilemeyiz.

Prens Bender’i İran-Irak savaşı sırasında dönemin İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Velayeti ve Irak Dışişleri Bakanı Tarık Aziz ile birlikte New York’ta gizli görüşmeler yaparken görüyoruz. Yine 2007’de Lübnan’da Hizbullah ve Suud destekli blok arasında çatışma çıktığında Tahran’da pazarlık yaparken… Tahran’dan hemen sonra ABD Başkanı George W. Bush ile aynı masada…

Suud-İran bölgede köşe kapmaca oynarken dini lider Ali Hamaney’le görüşen, Ali Ekber Velayeti ve Ali Laricani gibi rejimin köşe taşlarıyla hep temasta kalan Prens Bender.

Prens Bender’in mesaisinin önemli bir bölümünü Suriye alıyor. Prens Bender’in Hafız el Esad’ın 2000’de ölümünün ardından kritik bir görevi vardır: Beşşar el Esad’ı Suud çizgisine çekmek. İsrail’le barış girişimleri dahil Şam ile Washington arasındaki kritik mesajlaşmalarda devreye giren ve Hafız el Esad’la her toplantısının en az üç saat sürdüğünü belirten Prens Bender baba Esad’ı oğul Esad’dan farklı anıyor:

“Beşşar’ı bir şey olmadan önce de tanıyordum. Bir şey olduğunu düşünmeye başlamasından sonra da. Hafız ile Beşşar arasındaki fark, yeryüzü ile gökyüzü arasındaki fark kadardır. Baba Esad tam bir adamdı. Şimdiki ise hâlâ bir çocuk. Babası dürüsttü. Çocuğun söylediği yalanlar ise doğru sözlerinden daha fazla.”

Hatta iddiasına göre ölümünden hemen önce Hafız el Esad, Prens Bender’den Beşşar’la konuşup biraz ufkunu açmasını da rica etmiş!

Faruk el Şara, Velid el Muallim, Abdülhalim el Haddam, Mustafa Tlass o vakitler Prens Bender’in Şam’da sıklıkla buluştuğu isimler arasında.

Prens Bender sistemi dönüştürme niyetini koruduğu ilk yıllarında Beşşar el Esad’ın Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Londra’da Britanya Başbakanı Tony Blair ile görüşmesine de ön-ayak oluyor. Bu ilişkinin altındaki mantık şu: Arap dünyasının ‘akil kralı’ ekseni kaymasın diye bir çocuğun elinden tutuyor, baba gibi. ‘Çocuk’ ve ‘baba’ kelimelerinin geçtiği bir sürü diyalog!

Beşşar el Esad’ın Rusya’nın Soğuk Savaş döneminden bir müttefik olduğunu hatırlayıp Moskova’ya uçması ancak iktidarının beşinci yılında mümkün olabildi. 2003’teki Irak işgalinden sonra sıranın Suriye’ye geleceğine dair tehditler ve Lübnan’da eski Başbakan Refik el Hariri’nin öldürülmesi sonrası Şam üzerinde artan baskılar Esad’ı Moskova ve Tahran’a itti. Bu yönelim Prens Bender’in siciline başarısızlık olarak giriyor. Beşşar’ın özellikle İran’la ilişkileri geliştirme eğilimi, Lübnan iç siyasetini dizayn etme ısrarı, Hariri’yi istifaya götüren baskılar ve nihayetinde ‘faali muğlak’ bir bombalı saldırıyla öldürülmesi Prens Bender’in Şam’daki verimli toplantılarının da sonunu getiriyor.

***

2011’de Suriye’de gösteriler patlak verince Suudiler için de intikam vaktiydi. Bu dönemde Prens Bender’in Rusya lideri Vladimir Putin’le görüşmelerinden çok çarpıcı bir anekdot medyaya sızdırılmıştı. Prens, Rusya’yı Kafkasya’daki selefi cihatçılarla vurabileceklerini ima ediyordu.

Bender bin Sultan ya da Ali Memluk istihbarat devleti denildiğinde meseleye ayna tutan figürlerdir. Bu tür ülkelerin bagajları, diplomasi ayağı için fazla netamelidir. Türkiye’de cari siyaset, kendi diplomatik birikimini değersizleştirip bu türden perde arkası becerileri gurur vesilesi yapar hale geldi. Fakat dış ilişkilerde kayıtdışı oranı kabardıkça rejimlerin karakteri de değişiyor. Ya da rejim karakterini yitirirken karanlık ilişkiler ağı genişliyor.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive