Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?


24.05.2019 - Bu Yazı 228 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’nin Kürtlerle ilgili ‘çözümsüzlük siyaseti’ sadece komşuları Suriye, Irak ve İran değil Rusya ve ABD ile ilişkilerinde de kendi kendini rehine kılan bir düğüm işlevi görüyor. Son yılların ihtiraslı tercihleriyle farklı hatlarda raydan çıkartılan trenleri yoluna koyma girişimlerinde bir ön şart olarak Kürt dosyası masaya iniyor. Düşmanlık diliyle.

Koca bir ülkeyi El Kaide havuzundaki cihatçılara hami durumuna sokan takıntılı Suriye siyasetinden geri dönüş de önemli ölçüde Fırat’ın doğusunda Kürtlerin liderliğinde şekillenen özerk yapının dağıtılması hedefine bağlandı. Astana-Soçi ve Cenevre süreçlerinde siyasi çözümün önüne çakılan takoz da bu. Sadece Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla tutulan bölgelerde değil İdlib’deki oyunun bir yüzünde de Kürtlerin kazanımlarını sıfırlayacak fırsatları yakalama beklentisi var. İdlib’de Ruslara verilecek bir tavizin karşılığı, Afrin için geri besleme hattına dönüşen Tel Rıfat ve Fırat’ın batı yakasındaki Menbic’de aranıyor. Tel Rıfat Kürtlerin sürüldüğü Afrin’deki operasyonun devam sahnesi. Menbic ise Fırat’ın doğusuna yönelik öngörülen harekâtın giriş sahnesi.

Kendi içinde çözülmeyen Kürt sorunu Türkiye’nin elini kolunu bağlamakla kalmıyor komşuluk ilişkilerini de zehirliyor. Son birkaç haftada yaşanan gelişmeler bu açmazı daha da netleştirdi.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar el Esad 8 Mayıs’ta gazetecilerle sohbetinde Türkiye ile askeri ve istihbarat düzeyindeki temaslara değinip, “Türkiye önemli bir ülkedir ve Türkiye ile işbirliğine açığız. Suriye çıkarlarına uygunsa ve egemenliğine helal gelmeyecekse Erdoğan ile de görüşülebilir” demiş. Diyalogu aktaran Aydınlık yazarı Mehmet Yuva’ya göre Esad’ın söylediği (bire bir alıntıyla) şu:

“Türkiye tarafı ile sadece Rusya ve İran üzerinden görüşmüyoruz. Türk ve Suri subayları, birçok noktada buluştu ve görüştü. Bu görüşmelerin en önemlisi Kesab’da (Hatay Yayladağı Hudut Kapısı-Lazkiye Kesab Hudut Kapısı) gerçekleşti. Suri heyeti MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Tahran’da görüştü. Türk subayları ülkemizde olup bitenle ilgili Türk siyasetçilerden daha duyarlı ve anlayışlı. Erdoğan hükümetinde Suriye konusu ile ilgili ciddi fikir ayrılıkları var.”

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki özerk yapılanmayı süpürme tehdidi ilk bakışta Kürtleri Şam’la uzlaşmaya mecbur ettiği için Suriye yönetimi açısından belki kullanışlı gözüküyor. Fakat bu tehdit, ABD’nin bölgeden çekilme planını değiştirdiği için de Suriye için durumu daha da zorlaştırıyor. Şam yönetimi Türkiye’den de bir an önce çekilmesini bekliyor. Türkiye, Kürtlerin başı önlerine düşmeden Suriye’den çekilme ve silahlı örgütlerin fişini çekme niyetinde değil. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Esad ile el sıkışacaksa 2011 öncesi statükonun mutlak surette garanti edilmesini istiyor. Rusya ve İran’ın çözüm önerisinden gidip sınırların Suriye ordusuna bırakılmasını da Kürtlerin statü kazanma ihtimalini ortadan kaldırmadığı için hileli buluyor. “Benim tanımadığım hakları sen de tanıyamazsın!” dayatması her düzeyde karşımıza çıkıyor.

Irak ve Suriye’de ‘Yeni Osmanlı’ rüyalarına kabus olan İran’a karşı yaklaşım bölgedeki yeni dengeler ışığında değişirken bu fasılda da Kürtlere ‘uğursuz’ bir parantez açılıyor.

ABD’nin İran’ı abluka ve ambargo kıskacına alması karşısında Türkiye, Tahran’a nefes aldırabilecek bir kanal olarak öne çıkıyor. Komşunun komşuyu kayırmasından daha doğal bir şey yok ama bu yakınlaşmanın da Suriye’deki pazarlıklara yansımalarını görüyoruz. Son İdlib operasyonunda İran bağlantılı unsurların Rusya ve Suriye güçlerine eşlik etmemesi muhtemelen bu yeni durumla ilgili. İranlı kaynaklara göre 17 Nisan’da Esad’ın mesajlarını Ankara’ya getiren İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’le Kürt pazarlığı yapıldı. ‘Türkiye yaptırımlar karşısında İran’ı kollayacaksa İran da Suriye’de Türkiye’nin çıkarlarını dikkate alacak ve yeni Suriye’nin inşasında Kürtlere statü verilmemesi konusunda Şam’daki etkisini kullanacak.’ Beklenti özetle böyle.

İran’ın önceliği, Türkiye’nin istediği şekilde bir çökertme değil, ABD’nin Suriye’den çekilmesi. Malum ABD, İran’ın işini zorlaştırmakta kararlı gözüküyor. Sözgelimi Irak üzerindeki etkisini kullanarak El Bukemal-Kaim sınır kapısının açılmasını engelliyor. Amerikalılar bu şekilde İran’ın Irak üzerinden Akdeniz’e kadar bir koridor açmasını önlediklerini düşünüyor.

Suriye’de Ankara ile gerilim yaşayan ABD için en çıkar yol, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Türkiye’yi aynı arabaya koşmak! Afrin senaryosunu Fırat’ın doğusuna taşımak isteyen Türkiye, ABD’den icazetle bir tampon bölge oluşturma hedefine ulaşamadı. Bu plan yürümeyince alternatif olarak Washington’ın bölgedeki çıkarlarını ve hedeflerini gözetecek ama Kürtlere de dokunmayacak cerrahi bir Türk konuşlanması öne çıkarıldı. Bu noktada ABD’nin teşvikiyle MİT’in Halk Koruma Birlikleri (YPG) ile ­temasa geçmiş olması çok da mantıksız değil. Konuştuğumuz Kürt kaynaklar MİT ile görüşmeyi inkâr etse de esas bunun olmaması şaşırtıcı gelirdi. İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüşme yapılması ve Rojava’da Türkiye’nin hassasiyetlerinin gözetilmesi yönünde bir mesajın çıkartılması pazarlık kapısının aralandığını gösteriyor.

Erdoğan’ın Kürt çıkmazı sadece sınırların altında değil üstünde de kendini yolun sonuna getirdiği için ABD’nin Kürtlerle kanal açmasını pekâlâ işlevsel görmüş olabilir. Kürtlerin ne istediği ya da Ankara’nın niyetinin ne olduğu bir kenara ABD izlediği mevcut politikayla hem NATO müttefikiyle ilişkileri kötü bir yere götürdü hem de Fırat’ın doğusundaki nüfuz alanında Kürtleri çözümsüzlüğe sürükledi. Bir tarafta Kürtlerin Şam’la müzakere şansını baltalıyor. Diğer yandan Suriye’ye yönelik yaptırımlarla fiili özerk bölgeyi ekonomik olarak çıkmaza sokuyor. Suriye’ye dayatılan yaptırımlar Haseke ve Deyr el Zor’dan çıkartılan petrolün hükümetin kontrolündeki bölgelere gitmesini de sekteye uğratıyor. Bu, Fırat’ın doğusundaki projeyi en önemli gelir kaynağından mahrum etmek anlamına geliyor. Suriye devletiyle bağlar, fiili özerk bölge için ekonomik ve mali kanalların açık kalmasına yarıyor. ABD’nin arzuladığı şekilde bu bağlar koptuğunda Türkiye ve Irak Kürdistan’ı olmadan Fırat’ın doğusu boğulmaya mahkum. Türkiye’nin Kürdistan bölgesiyle iyi ilişkilerinin şartı da Rojava’nın sıkboğaz edilmesiydi. Kürdistan’daki bağımsızlık referandumuyla oluşan gel-gitlere rağmen bu denklem değişmedi. ABD, Türkiye ile sorunlarını aştığı takdirde şimdilik IŞİD’le mücadeleyle tanımladığı ‘Kuzey Suriye’ entitesiyle ilgili tasavvuruna ‘Şam’la hesaplaşma’ boyutu katabilir. Türkiye’nin bu şekilde ABD ile Suriye’de ortaklığa girmesi İran ya da Rusya’nın takip ettiği senaryoya tamamen ters.

İran ve Rusya’nın bu bölgeye yaklaşımı aksi bir sonucu gerektiriyor: Türkiye için güvenlik sorunu oluşturmadan Kürtlerin Şam’la ortaklaşması. Bu ortaklaşma Kürtler namına sıfır toplamlı bir sonuçla mümkün değil. O yüzden Ruslar Adana Mutabakatı’nı devreye sokup meseleyi ‘milli güvenlik tehdidi’ bağlamından çıkarmayı ve Kürtlerin haklarını eksik de olsa tanıyacak siyasi bir çözüme ulaşmayı önceliyor. Türkiye’nin inadının tuttuğu yerde Rusya’nın çıkmazı başlıyor. Moskova Türkiye’yi kaybetmeme kaygısı ile Kürtleri kazanma çabası arasında bocalıyor.

Türkiye’nin Kürt çıkmazı Suriye ile sınırlı değil. Irak’la yeni bir sayfa açma girişimleri yine Kürtlerle bağlantılı hesaplar nedeniyle yol alamıyor.

Bağdat’la kriz konusu olan Başika üssünde Türk askerini tutma ısrarı, Musul’un geleceğinde söz sahibi olma hesabından çıkarak PKK’yi Suriye-Irak hattında kesme stratejisiyle ilintili hale geldi. “İkinci Kandil olmayacak” diye hedefe konulan Ezidi yurdu Şengal ile 1990’larda köyleri yakılmış Kürtlerin sığınağı Mahmur’u baskılamak için Türk askeri varlığı daha da güneye sarktı. Habur’a paralel Ovaköy’den sınır kapısı açma projesi de hem Kürdistan’ı baypas etme hem de Suriye-Irak arasında Tel Afer ve Musul’a kadar inen hattı ‘güvenli bölgeye’ dönüştürme planına dayanıyor. Kapıyı Musul’a bağlayacak güzergâh basitçe bir karayolu olmayacak. Bu güzergâh Türkiye’yi derinlemesine ‘operasyonel güç’ haline getirecek. Erdoğan bütün bu hedefleri içerecek bir askeri ve güvenlik anlaşması için Bağdat’ı masaya çekmeye çalışıyor. Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi’nin 15 Mayıs’taki Ankara ziyaretinde bu anlaşmanın altyapısı için MİT Başkanı, Dışişleri Bakanı ve Savunma Bakanı’nın Iraklı muhataplarıyla temasa geçmesi öngörüldü. Bağdat’taki değerlendirmelerin farklı olması hasebiyle bu sürecin ağırdan alınması muhtemel.

Türkiye komşularla köprüleri yeniden kurmak istiyorsa işin başında sürdürülebilir bir tercihte bulunmak durumunda: Kürtleri kaybederek kırılgan bir normalleşme mi yoksa Kürtleri kazanarak kalıcı bir normalleşme mi? Başlatılan diyalog bile Kürtleri kazanımlarından vazgeçirme niyetiyle kurgulanıyorsa her şey beyhude.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive