Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?


23.11.2019 - Bu Yazı 159 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Irak’ın yaşadıkları, bir halkın başına belki 100 yılda bir ya da iki kez gelir, bilemedin üç. Devlet kurumları sıfırlanmış, ekonomisi yağmalanmış, siyaseten felç edilmiş, insanları insanlıktan çıkartılmış bir ülke diriliş sancısı çekiyor. Zor tabii, tutunacak fazla dalları yok; bir miheng taşı, bir omurga, bir kale duvarı kalmamış. Yüzlerce ölüme mukabil bir bedelle ülkelerini geri istiyorlar. Bağdat’ta Tahrir Meydanı’nı dolduran gençler, babaları ve dedelerinin geçmişten tevarüs hesaplaşmalarıyla ilgilenmiyor. Saddam dönemini hatırlatarak siyasetin rezaletlerine mazaret arayanları anlamak da istemiyorlar.

Bizim coğrafyanın insanı, isyan halini, ‘kuklacının perdedeki izdüşümü’ olarak görmeye meyyaldir. Fakat bütün maniplasyonlara ve dış müdahalelere rağmen iç dinamikleri anlama çabası hepsinden daha değerlidir.

Başbakan Adil Abdülmehdi’nin danışmanı Leys Kubba, “Yaşanan son Irak devrimi 99 yıl önceydi, tamamen Irak doğumluydu” diyerek sokakta partiler ve mezhepler üstü isyanın alamet-i farikasına parmak basmış. O vakit İngiliz işgaline karşı Iraklılar “Irak için” ayaklanmıştı. Kimileri 2004-2005’te Amerikan-İngiliz işgaline karşı Basra ve Felluce gibi yerlerde yaşanan direnişi 1920 ruhunun tekrarı olarak görüyordu. Bununla birlikte 2019 olayları “Iraklılık” kimliği üzerinden isyanda üçüncü fasıl sayılır.

***

Yeni süreçte her şey “İsyanın muhatabı kim” sorusunda düğümleniyor. Kuşkusuz başbakan olarak Abdülmehdi kaçınılmaz muhatap. Ama öfkeyi tetikleyen şeyler ve talepler başbakanı aşıyor. Sorunu Abdülmehdi’ye indirgemek gerçekten kaçış demektir.

Göstericilerin geçerli hafızası, Amerikan işgalinin yıkıcı siluetiyle başlayıp mezhepsel tabanlara yaslanmış partilerin iktidarı bölüşmesi, kaynakları talan etmesi ve sorumluluktan kaçmasıyla oluşan felçli tabloyla ilerliyor. Araya IŞİD cehennemi giriyor. Haşd el Şaabi adlı milis seferberliğiyle kurtuluşu görüyor. Son dönemeçte ise sahnede şunlar kalıyor:

  • IŞİD’e karşı savaşta Irak’a uzattığı el ile nüfuzunu derinleştirmiş bir İran.
  • Irak’ı İran’a kaptırmamak için bütün ağırlığını kullanan ABD.
  • IŞİD’den sonra siyasi ve ekonomik alanlarda denge faktörüne dönüşen Haşd el Şaabi.
  • İktidarını İranlılar ve Amerikalılar arasındaki mutabakata borçlu olan bir başbakan.
  • Rant sofrasının paydaşları yani iktidar ortakları Sünniler, Şiiler ve üçüncü kategoride Kürtler.

Bu çalgının bam teli yolsuzluk, denetimsizlik, mezhepçilik, kayırmacılık, hizmet yokluğu nedeniyle çınlıyor. Bu sese İran’ın Irak’ı dizayn hamlelerine duyulan öfke eşlik ediyor.

İran’a kızgınlığın Iraklılar açısından objektif nedenleri mevcut:

  • Artık sorun olmaya başlayan Haşd el Şaabi’nin dağıtılması planlarını İran’ın engellediğini düşünüyorlar.
  • Korgeneral Abdül Vahap el Sadi gibi İran’ın güdümünde olmayanların tasfiye edildiğine inanıyorlar.
  • İstifası istenen başbakanın koltuğunu sabitlemek için Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin perde arkasında çalışmasını Irak’a kaba müdahale sayıyorlar.
  • İran mallarının piyasayı işgal etmesini ekonomik kaynakların transferi olarak görüyorlar.

İran’da 2009’da Yeşil Hareket ‘komplo’ denilerek nasıl bastırıldıysa Iraklıların da aynısını yapmasını öğütleyen İran dini lideri Ayetullah Ali Hameney’in çağrısı öfkenin daha fazla parlamasına yol açtı. Bu arada İran’ın Irak’ı kontrol altına alma girişimlerine dair The Intercept’e sızdırılan 600 sayfalık gizli yazışmalar yangına birkaç galon benzin daha serpti. Bu minvalde sorunların temel kaynağı olarak şeytanlaştırılan İran “halk devrimi” için bir yakıta dönüşüyor. İran’ın hedefe konulması Suudi-Amerikan ortak cephesinin de birincil muradı. Bu blokun avuçlarını ovuşturarak keyfini çıkardığı bir süreç ilerliyor.

Fakat hakikat şu ki bu kokuşmuşlukta herkes ortak. İran ne kadar hedefe konulursa konulsun isyanın muhatabı ister hükümete ortak olsunlar ister dışarıda kalsınlar 2003’ten bu yana sürece dahil olan herkes. Garip bir şekilde koalisyon ortakları dahi hükümetin parçası değillermiş gibi sorumluluktan kaçıyor. Önceki hükümetlerde de böyleydi.

***

Şimdi çıkış olarak partilerden gelen inisiyatif var. Gelen bilgilere bakılırsa 18 Kasım’da meclisteki önde gelen gruplar Hikmet Hareketi’nin lideri Ammar el Hekim’in evinde toplanıp bir yol haritası belirledi. Toplantıya katılanlar İran’a yakın blok olarak Hadi el Amiri’nin liderliğindeki Fetih Koalisyonu, İran’a mesafe koyan eski Başbakan Haydar el İbadi’nin Nasır Koalisyonu, Kürdistan Demokrat Partisi, Kürdistan Yurtsever Birliği, Sünni bloktan Meclis Başkanı Muhammed el Halbusi’nin Iraklı Güçler Birliği ve eski laik-Şii Başbakan İyad Allavi’nin Irak Ulusal Koalisyonu.

Taraflar yolsuzluğa karşı özel mahkeme kurulması, seçim yasasının değiştirilmesi, kabinenin yenilenmesi ve göstericilere ateş açanların yargılanmasını da içeren reformların 40 gün içinde yapılması konusunda uzlaştı. Nasır ve Hikmet grubu bunlar 40 gün içinde olmazsa hükümeti düşürme kervanına katılacak. Hükümetin ipini çekebilecek konumda iki blok var: Mukteda el Sadr’a bağlı Sairun ve Fetih. Sadr daha önce Amiri’ye ‘gel hükümeti bitirelim’ demişti. İddiaya göre İran, Mehdi’yi korumaktan yana ağırlığını koydu. Kasım Süleymani 30 Ekim’de Bağdat’ta Amiri’den hükümete desteğini sürdürmesini istedi. İlk önce gösterilere destek verip sonra İran’a giden Sadr da bu zamanda hükümet değişikliğinin iyi bir fikir olmadığına ikna edildi. Geçmiş gösterilere öncülük eden ve İran etkisine de bayrak açan Sadr şimdi geri planda. Fakat burada hiçbir tarafın gözardı edemeyeceği bir faktör devrede: Büyük Ayetullah Ali el Sistani. 1 Kasım’daki hutbesinde Sistani, 2003’ten bu yana birkaç kez olduğu gibi kritik dönemeçte şu müdahaleyi yaptı: “Hiçbir taraf, hiçbir bölgesel veya uluslararası aktör Irak halkının iradesini gasp edemez.”

Halkın taleplerine kulak verilmesini isteyen Sistani’yi ne İran gözardı edebilir ne de Iraklı aktörler.

***

Göstericiler mevcut siyasi partilerin anayasa değişikliğini yapamayacağını belirtip reform komitesini reddediyor. Onlara göre komite olayları yatıştırmaya ve iktidarı muhafaza etmeye dönük bir manevra. İstedikleri bağımsız adayların önünü açacak şekilde seçim kanununda değişiklik yapılması, BM gözetiminde sandığa gidilmesi ve anayasanın yeni meclis tarafından değiştirilmesi. Anayasa değişikliği ile ilgili başka bir kavga kopuyor. Fetih Koalisyonu ‘yönetme zaafiyeti’ gösteren parlamenter sistem yerine başkanlık sistemine geçilmesini istiyor. Talep muhtemelen İran’dan geliyor.

Kürtler ise olası bir değişiklikle 2005 Anayasası ile kazandıkları özerklik statüsünün aşındırılmasından korkuyor. Bu yüzden, “Sorun anayasanın kendisi değil anayasanın uygulanmaması” diyorlar. Sünniler de eğer değişiklik olacaksa kendilerine meclis başkanlığını da garanti eden kota sisteminin korunması konusunda hassasiyet gösteriyor. Aksi halde Sünnilerin çoğunluğu değişikliğe karşı.

Kürdistan Yönetimi, Irak siyasetinin geri kalanı tarafında ‘petrolü çalan’, ‘sınır kapılarını kontrol ederek kendi bütçesini oluşturan’, ‘bağımsız devlet gibi uluslararası şirketlerle petrol anlaşmaları imzalayan’ ve özerklik hakları gözden geçirilmesi gereken bir yapı. Anayasaya el atıldığında Kürdistan’ın özerkliğini budamaya dönük müdahaleler gelebilir. 140’ıncı maddenin kaldırılması ya da bölgede çıkan petrolün günlük 250 bin varilinin merkeze aktarılmasına karşın federal bütçeden yüzde 17 pay ayrılmasına dönük mekanizmanın değiştirilmesi olası müdahale konuları.

Türkmenler ve Araplar Kerkük’ün nüfus sayımı ve referandumla statüsünün belirlenmesini öngören 140’ıncı maddenin ilga edilmesini istiyor.

Kürtler anayasa değişikliği özerkliğe halel getirir diye endişelense de ellerindeki iki kart önemli:

  • Birincisi son hükümet oluşumunda görüldüğü üzere Kürtler hâlâ Bağdat’ta siyasetin ‘kurucu’ ya da ‘bozucu’ faktörü. Yani Kürtler olmadan kimse hükümet kuramıyor. 2017’de bağımsızlık referandumunu boğan bütün taraflar başbakanlık koltuğunu garantilemek için Kürtleri kazanmanın derdine düşmüştü.
  • İkincisi 142’nci maddeye göre anayasa değişikliğinin önlenmesi üç vilayetten gelecek hayır oyuna bağlı. Kürdistan da üç vilayetten oluşuyor: Erbil, Dohuk ve Süleymaniye.

Ancak bazı hukukçulara göre 126’ıncı madde işletilirse anayasa değişikliği için referandumda basit çoğunluk yeterli. Hangi yasanın esas alınacağına her an namlunun ucuna düşen ‘anayasa mahkemesi’ karar verecek. Olağanüstü mekanizmaların devreye sokulması mümkün ve bu da Kürtler için endişe kaynağı. Yine de mesele eninde sonunda Kürdistan’ı Irak içinde tutmak mı yoksa hepten kaybetmek mi noktasına gelecek. Taraflar kararını neyi kazanacaklarına değil neyi kaybedeceklerine bakarak vermek durumunda kalacak.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
13.12.2019
Kürt yakasındaki eller
11.12.2019
Amerikan-İran kapışmasından Irak’a düşen
3.12.2019
Ortaya karışık ‘vezir’ hamlesi
28.11.2019
Kürdistan’da Pence’in pençe değeri
23.11.2019
Irak silbaştan: Kürtler sıfırlanır mı?
19.11.2019
İran’ın öfkeyle imtihanı: Komplodan ötesi
17.11.2019
Hırdan ne çıkar?
14.11.2019
Ateşe doğru ‘diplomatik’ safari
8.11.2019
CHP için okuma parçası: Afrin aynası
5.11.2019
Lübnan’ı çekiştirmek: Hizbullah'ın başı belada mı?
1.11.2019
Dikenli sarmaşık: ‘Barış Pınarı’ndan Bağdadi’ye
29.10.2019
Trump The Oil: Suriye cehenneminde petrolün yeri
26.10.2019
Kürtlere petrol görevi mi? Ne sefillik!
24.10.2019
Muhtıranın şifreleri
20.10.2019
Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!
18.10.2019
Hezimet evvela hakikati söyletir
15.10.2019
Bataklık senaryosu tetiklenir mi?
9.10.2019
Fırat’ın doğusunda Türkiye’yi ne bekliyor?
7.10.2019
Irak yine bir komploya kurban mı gidiyor?
4.10.2019
Iraklılar Irak’ı geri isterken…
1.10.2019
CHP’nin Suriye açılımı ve açmazlar
28.09.2019
Cepte kalan sermaye ateş ve barut
22.09.2019
İran savaşı kaç para eder?
16.09.2019
Üçlü zirve: Hezimetin beşinci taksidi
11.09.2019
Cihatçının gönlü Türkiye’den ne ister?
26.08.2019
Milisin var derdin var
23.08.2019
Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti
30.07.2019
Şam’la Kürtler arasında kalan aşiretler ve petrol kavgası
28.07.2019
İktisadi vaziyet: Savaş ekonomisinden halk ekonomisine
26.07.2019
Amude’de gündem hassas: IŞİD mahkemesi
2.07.2019
Türkiye’nin Libya savaşı: Kesinlikle tombaladan çıkmadı
28.06.2019
Kürt dersi alındı mı?
24.06.2019
Yufka yürekli Trump ve kibrin sınırları
18.06.2019
S-400’ü bağlarsın İdlib’e, gerisi Allah kerim!
11.06.2019
İran kuşatması ABD’nin de çıkmazı
8.06.2019
Kandaka devriminden milis devletine
1.06.2019
İran’a karşı Arap cephesi: Biraz öfke biraz serap
31.05.2019
Kürdistan’da oğullar dönemi ve çıkmazlar
27.05.2019
Yeni Amerikan kumpası: Film başa sarsın, Türkiye rolünü alsın!
24.05.2019
Komşulukta Kürtler 'sıfır çarpan' olmak zorunda mı?
21.05.2019
Savaş mı? Tevbe neuzubillah!
16.05.2019
Alooo Ağayi Donald!
14.05.2019
İdlib seçimi: Cehennemden cehennem beğen
7.05.2019
Büyük düşün küçük kırıntıları: Tel Rıfat hesapları
30.04.2019
Çekiştirilen Sudan: Vekâlet savaşı çıkar mı?
27.4.2019
Petrolle ya terbiye ol ya terörize!
22.4.2019
Kuzey-Doğu Suriye’nin Élysée çıkarması
18.4.2019
Cendere
16.4.2019
Tezgâhlık işler ve Sudan gerekçeleri
12.4.2019
Devrim Muhafızları’nın adamı Trump!
9.4.2019
Libya’nın laneti: Din için petrol, petrol için din
7.4.2019
Yeni Osmanlı’dan yenik İttihatçıya: Kükreyesin var mı?
3.4.2019
Yerelin aynasında küreselimiz: Kasırga yaklaşıyor
28.3.2019
Şeytani ısrar: Golan’dan sonraki senaryo
20.3.2019
Bağuz’dan sonrası için biriken fırtına
19.3.2019
Bir ziyaretin kodları: Şeytan çarpacak ama…
12.3.2019
Devrimin Kudüs’ü geri mi dönüyor?
7.3.2019
Üç ziyaret, çok kurgu
1.3.2019
Kral ve prensin çalımları: Asıl tecrit olan kim?
25.2.2019
Bu tampon o tampon değil!
21.2.2019
IŞİD bitmiş, teşekkürler Trump!
11.2.2019
İstihbarat rejimi olmak
6.2.2019
Irak’ın Amerikan sancısı depreşirken…
4.2.2019
ABD’nin Hizbullah hesabı neden tutmadı?
1.2.2019
Uyanık kalın, piyangodan bir darbe vurabilir
28.1.2019
Basılan Türk karargâhının anlattıkları…
23.1.2019
Cehennemin kapıları tıklanırken…
16.1.2019
Tampon fantezisi ve Kürtler: TOKİ’den bahçeli evler, iki kat olanından...
15.1.2019
Tampon fakat kime?
14.1.2019
İdlib, buyurun eseriniz!
10.1.2019
Yeni Sykes-Picot ve Suriye’de jandarma olmak
2.1.2019
Orta Dünya’nın simsarları nereye gidiyor?
27.12.2018
İki nehir arasında boğulmak
26.12.2018
Pimi çekilmiş bir çuval el bombası
20.12.2018
ABD’nin çekilmesi ne anlama geliyor?
19.12.2018
Fırat'ta restleşme mi, Şam uçağına bilet mi?
18.12.2018
Sarı Yelekliler nereye koşuyor?
14.12.2018
Fırat seferine ayarlı sandıklar!
11.12.2018
Sarı Yelekliler: Neden eve dönmediler?
4.12.2018
Ve ‘G-20 Testere Ödülü’ goes to ‘Ebu Minşar’
3.12.2018
Meydan muharebesinden Kerç dalaşına: En pahalı faşist kart
27.11.2018
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
24.11.2018
Tampon düşüren tampon
20.11.2018
Kaddafi’nin ahı ve İtalya bozgunu
13.11.2018
Siyon düşünde Arap çözülmesi
11.11.2018
Arap sokağında İran kışı, İsrail baharı: Yoksa serap mı?
6.11.2018
'Ak Gezer'in 'Şir'le savaşı: Kabadayılıkta yeni sezon
30.10.2018
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
23.10.2018
Bela fırtınası: Katar öfkesi, Kaşıkçı intikamı, Kuveyt çalımı ve 'Küçük Saddam'
20.10.2018
Körfez'deki 'pitbull'lar
16.10.2018
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
10.10.2018
Suud işi: Ortadoğu’da oyuncu olmanın ‘elif-ba’sı
7.10.2018
Kafkasya’da tehlikeli restleşmeler
4.10.2018
Kürtler Bağdat’a dönerken…
28.9.2018
Sahi İsrail hiç mi afallamadı?
26.9.2018
Ahvaz tuzağı ve ‘ödenmiş’ devrimciler
20.9.2018
Dehşet dengesine İL-20 girdisi
19.9.2018
Erdoğan eliyle tasfiye
9.9.2018
İdlib zehirlenmesi
4.9.2018
Su savaşlarından ‘Mavi Barış’a
31.8.2018
Bağdat’ta şeytanla dans
28.8.2018
'Stratejik müşteri' ve İdlib çengeli
22.8.2018
İran kumarı ve ilk hasıla
20.8.2018
Çal kemancı!
11.8.2018
Bir başka açıdan İran-ABD gerilimi: Aslında iyi anlaşırlardı
6.8.2018
Diplomaside serseri zamanlar
3.8.2018
Savaşların anası ve nevzuhur İttihatçıların çaresizliği
31.7.2018
Kürtlerle müzakere: Ankara’yı ifrit eden seçenek
24.7.2018
Beyaz Miğferler için tahliye zamanı: Bir rejim değiştirme aparatı emin ellerde
14.7.2018
Moskova’ya çıkan çift şeritli yol: Bir kefede Netanyahu diğerinde Velayeti
11.7.2018
‘Kabadayılar Çetesi’nin son güncesi
6.7.2018
Güneyde ‘dost ihaneti’ ve 'düşman suskunluğu'
4.7.2018
Selefi İslamcıları ‘yetmez ama evetçi’ yapan nedir?
30.6.2018
Sen sus patatesler konuşsun!
27.6.2018
Kapa çeneni!
22.6.2018
Yemen boğun eğer mi? Suudi atası aksini söylüyor
21.6.2018
Gökdelen azgınları ve yalın ayaklar
19.6.2018
Kürtlerin Şam’la diyalogu: ABD’ye rağmen mümkün mü?
18.6.2018
Menbic: Yeni bir fetihçi beklemeyen eski 'kutsal şehir'
13.6.2018
Roket adamların barışı: Dünyanın nasibine düşen ne?
6.6.2018
Ürdün’de isyan; kralca hamleler, bölgesel oyunlar
4.6.2018
Cehennem Borsası
29.5.2018
Golan hesapları: Kaostan lütfa, tampondan petrole
26.5.2018
İsfahan: İnsanın insana bir iyiliği
25.5.2018
12 emir, İran, Suriye: Sanki herkes Putin’e çalışıyor!
11.5.2018
Trump’ın barutu, Bibi’nin ateşi
8.5.2018
Veliahtım, prensim! Lübnan size ‘şey’ dedi
2.5.2018
Trump’a atılan pas İran’a gol olur mu?
30.4.2018
Kore baharındaki 'parlamayan' yıldız
26.4.2018
Bir ‘diyet IŞİD’ almaz mıydınız?
24.4.2018
Toz duman dağılınca geriye kalan
16.4.2018
Küresel küstahlığın yüzünü kurtaran 105 salvo
11.4.2018
Felakete doğru
5.4.2018
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
1.4.2018
Bak şu Elysée’nin işine!
29.3.2018
Batı'nın Rusya krizi ve bizim payımıza düşen
21.3.2018
'Afrin’in Fethi' ve nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi'
15.3.2018
Pompeo orta dünyaya ne pompalar?
13.3.2018
İran, Kürtleri yakın plana alırken…
6.3.2018
‘Makul’ darbeler, ‘biçare’ Yemenliler ve Batılı vicdanı!
24.2.2018
Afrin çıkmazı
20.2.2018
Menbic senaryosu: ABD çekilirse ne olur?
13.2.2018
Savaşın fabrika ayarları
6.2.2018
Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
2.2.2018
Kuvayi Milliye! Hayalden öteye…
30.1.2018
Erdoğan’ın kefil olduğu ‘Milli Ordu’
21.1.2018
Ateşle dansın ‘cool’ partnerleri
16.1.2018
Bir gece ansızın girersiniz ama bin gecede çıkamazsınız!
12.1.2018
Erdoğan'ın yürüdüğü son sahne
6.1.2018
İki gerçek arasında: İran çıkmazı
2.1.2018
İran nereye gidiyor?
25.12.2017
Şu Emirlikler meselesi!
20.12.2017
‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
12.12.2017
Kendi oyununda tepetaklak olanlar
4.12.2017
Yemen’deki hesaplaşma
1.12.2017
Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!
22.11.2017
Bence Lübnan!
13.11.2017
Feyruz’un çocukları!
10.11.2017
Dürzi bahanesiyle yeni bir İsrail işgali mi?
6.11.2017
Suudiler Lübnan’ı neden ateşe atıyor?
3.11.2017
İran’ın oyunu, Bağdat’ın talihi
27.10.2017
Çölün Martin Luther’ine yer açın!
25.10.2017
ABD Kürtlerden vazgeçti mi?
10.10.2017
İdlib’de El Kaide ile Amerikan güreşi!
7.10.2017
Kral hazretleri Rus gemisine neden bindi?
2.10.2017
Çuvala sokulan, Mossad’a çalınan Kürt sandığı
1.10.2017
Rusya’nın Kürdistan nüansı
27.9.2017
Referandumdan sonra: Paniğe mahal yok!
15.9.2017
Golavinka’nın ağacı, Çerkes yarası ve bir sessiz ağıt
7.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 3: Haşd el Şaabi Kerkük için savaşır mı?
6.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı - 2: KDP cephesinden bir bakış: Kürdistan çaresiz değil
5.9.2017
Kürdistan’ın referandum çıkmazı: Tarihi fırsat mı, oyun mu?
25.8.2017
Raconatif diplomasi
23.8.2017
Biçare!
20.8.2017
Kürdistan’daki İsrail parantezi; kârdan çok zarar
14.8.2017
Savaşın en zoru: Deyr el Zor
10.8.2017
Türkiye Çin için Uygurları terk edecek mi?
8.8.2017
Şiiler arasında bir Suud kılıcı! Sahi mi?
3.8.2017
Kıtlıkla beslenen darbe ve Chavismo’nun kaderi
31.7.2017
Pakistan FETÖ’sü darbe mi yaptı?
27.7.2017
Hariri, Trump’la âbâd olurken Lübnan cephesi
23.7.2017
İdlib’deki tuzak: Türk’ün Talibanistan’ında işler karıştı
21.7.2017
Suriye’deki Kafkasya lejyonu: Kadirov’dan ötesi
14.7.2017
Boru hattında yüzen Filistin sevdası!
9.7.2017
Tampon pazarı
7.7.2017
Körfez krizindeki rahmet!
4.7.2017
Irak’ı kurtarmak!
23.6.2017
Taht kavgasından Badiya Çölü'ne
21.6.2017
Ya Fırat kızıla çalarsa!
14.6.2017
Puslu havada ‘Amerikan hilali’
8.6.2017
IŞİD’in püskürtülmesi, Haşd’ın Kürtleri ve alabora hesaplar
7.6.2017
Terör sofrasında terör muhabbeti
6.6.2017
Ah Katar vah Katar!
25.5.2017
Jöleli-Arap-İslam NATO’su
20.5.2017
Diplomaside Yerkelizm
17.5.2017
Noktalı virgül
15.5.2017
Fars mı seçim mi?
5.5.2017
Çatışmasızlık bölgeleri: Bu tampon, başka tampon
30.4.2017
İsrail'in IŞİD ve El Kaide aşkı!
25.4.2017
Referandum Orta Doğu siyasetine nasıl yansıyacak?
22.4.2017
Suriyelinin canı, Katar’ın fidyesi
19.4.2017
Yerim daraldı ama oynayacağım!
10.4.2017
Ebu İvanka! Saçma sıkan kovboy!
7.4.2017
Kimyasal dehşetten sonra
6.4.2017
Kerkük; ateş orada, duman burada
5.4.2017
‘Kiril Mücahitlerle’ yüzleşme
25.3.2017
50 aşiretlik yeni ordu: Yine kâğıttan kaplan
23.3.2017
Kürtlerin 'çıkış' senaryosu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive