Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Muhalefeti yargı eliyle bastırmak


21.02.2020 - Bu Yazı 134 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son dönemlerde yaşananlar gösteriyor ki, iktidar siyasal ve toplumsal muhalefeti yargı eliyle bastırmak istiyor.

Yargı erki de yürütme erkinin etkisi altında, iktidarın beklentilerine uygun kararlar verildiği izlenimi yaratıyor.

Bu mekanizma her şeyden önce demokrasinin temelini oluşturan kuvvetler ayrılığı ilkesiyle çelişiyor. Bu çelişki bazen o kadar belirgin oluyor ki, "kararları mahkemeler vermiyor mu" kuşkusu yaygınlaşıyor.

Bu kuşkuyu doğuran nedenlerin başında Avukat Uğur Poyraz’ın ifadesiyle, aynı mahkemenin, aynı davada 15 gün önce "siyah" dediğine 15 gün sonra "beyaz" diyebilmesi geliyor. Bu uygulamanın son örneği Osman Kavalı davasında görüldü.

15 gün önceki duruşmada Kavala’nın tahliye talebini reddeden heyet, 15 gün sonra ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan Kavala hakkında beraat ve tahliye kararı verdi.

Tahliye edilmesi beklenen Kavala, daha önce yine tahliye kararı verilen bir başka soruşturma nedeniyle tutuklandı ve cezaevinden çıkamadı. Tutuklama kararının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, "bir manevra ile beraat ettirileceklerdi" konuşmasından sonra gerçekleşmesi, yargı erkinin, yürütme erkinin yönlendirmesiyle karar aldığı kuşkusunu güçlendiriyor.

Siyasi rakiplerin baskılanması

İktidar, siyasi alanda, demokratik yollardan mücadele etmesi gereken muhalefet liderleri ve mensuplarını yine yargı yoluyla etkisiz kılmaya çalışıyor.

Bunun son örneğini de MHP’nin CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında suç duyurusunda bulunması oluşturdu. Bu suç duyurusu fezlekeye dönüşüp Meclis’e gelirse ana muhalefet Lideri Kılıçdaroğlu, dokunulmazlığının kaldırılması ve yargılanması baskısıyla karşı karşıya kalacak.

Oysa, rakip liderlerin ve partilerin birbiriyle mücadeleleri demokratik ortamda, demokratik kurallar çerçevesinde ve siyasi alanda yapılması gereken bir mücadeledir. Bu mücadeleye, iktidarın nüfuz alanından tümüyle kurtulamamış yargının karıştırılması, iktidarın orantısız güç kullanması anlamına gelir.

Kılıçdaroğlu hakkında sık sık açılan büyük tutarlardaki tazminat davalarının yanında hakkında suç duyurusunda bulunulması, iktidarın siyasi muhalefeti yargı eliyle baskılamak istediğinin göstergesidir.

Aynı şekilde HDP eski Başkanı Selahattin Demirtaş ve diğer HDP yöneticilerinin de yıllardır tutuklu olması diğer örneklerdir.

İktidarın yargı üzerinden liderler ve siyasi partiler üzerinde kurduğu baskı, liderlerin ve partilerin eşit şartlarda siyaset yapmalarına engeldir.

Toplumsal muhalefet

İktidar, muhalefetteki siyasi partilere uyguladığı yöntemi toplumsal muhalefet için de kullanıyor.

Muhalif pozisyon alan sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticilerine karşı da "yargı sopası" gösteriliyor ve kullanılıyor.

Gezi eylemleri bunun en canlı örneklerinden birini oluşturuyor. Örneğin Gezi eylemleri nedeniyle Taksim Dayanışması bileşeni olarak yargılanan ve beraat eden Mücella Yapıcı, yine Gezi eylemleri nedeniyle bu kez Kavala davasında tekrar yargılanabiliyor.

Anayasal ve yasal güvence altında olan toplantı ve gösteri hakkının da emniyet güçlerinin orantısız güç kullanımıyla bastırılıyor ve arkasından yargı devreye girerek gözaltı ve tutuklamalar yapılıyor. Bu yöntem kadın cinayetlerini protesto etmek için şiddete başvurmadan yapılan bir protesto yürüyüşünde bile uygulanabiliyor.

Bu tablo Türkiye’yi insan hakları, demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, inani gelişim sıralamasında her geçen gün bir adım daha geriye düşürüyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive