Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Somut şartların somut tahlili


24.02.2020 - Bu Yazı 157 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1970’li yılların hararetli tartışmaları içinde sık duyulan ifadelerden biri "somut şartların somut tahlili"ydi.

Bir yandan değişimin kaçınılmazlığını diğer yandan değişimin ortaya çıkardığı yeni koşullara göre analiz yapılmadıkça doğru politikalar üretilemeyeceğini vurgulamak için kullanılırdı.

Koşullar değiştiği halde siz eski koşullar varmış gibi eski politikalarda ısrar ederseniz amacınıza ulaşmanız mümkün olmaz.

Türkiye, Suriye politikasında değişen koşullara göre analiz yapıp yeni politikalar belirleme konusunda bu ilkeyi pek dikkate almıyor, almaya karar verdiğinde ise genellikle geç kalmış oluyor.

Değişen şartlar

Suriye’de bugünkü koşullar iç savaşın başladığı yıllardaki koşullardan çok farklı. Sahada da masada da çok şey değişti.

Suriye iç savaşında taraf olan ülkelere baktığımızda Türkiye dışında, başlangıç şartlarına takılı kalmış başka ülke görünmüyor.

Örneğin Beşar Esad’ın devrilmesi…

Başta ABD olmak üzere Türkiye ve bazı Arap ülkeleri, "Arap Baharı"nın Esad’ı da devirmesi için gayret gösterdiler.

Ancak koşullar değişti…

Rusya’nın 2015 yılında sahaya inip Esad’a verdiği güçlü askeri ve siyasi destek durumu değiştirdi. Esad güçlendi. Rusya’nın savaşa müdahil olmasıyla, Esad, kaybettiği toprakları geri kazanmaya başladı.

ABD, Esad’ı devirme amacından vazgeçti. Hem Rusya’nın desteğiyle koşulların değiştiğini hem de Esad devrilirse yerine radikal cihatçı grupların geleceğini gördü.

Türkiye ise iki amacından vazgeçmedi.

Birincisi Esad’ı devirmek, ikincisi radikaller de dahil dinci grupları desteklemek, onları yeni Suriye’de söz sahibi yapmak ve hatta mümkünse Esad’ın yerine geçirmek.

Türkiye’nin Rusya ve ABD’ye karşın bu amaçlarına ulaşması çok zayıf bir olasılıktır.

Koşulların değişmesine karşın Türkiye’nin tek başına bu hedeflere varması, bu uğurda bedel ödemeyi sürdürmesi gerçekçi bir politika değildir.

Esad kısa ve orta vadede gidecek gibi görünmüyor.

Türkiye’nin koruduğu ve birlikte hareket ettiği ÖSO, yeni adıyla Suriye Milli Ordusu’nun (SMÖ) da Rusya’nın desteklediği Suriye ordusunu yenmesi olasılık dahilinde değil.

İdlib'deki sıkışma

Suriye ordusunun kuzeye doğru ilerledikçe İdlib’e dayanacağı ve burayı da Şam’ın egemenliği altına almak isteyeceği belliydi.

Türkiye, Suriye ordusunun bu hamlesine SMÖ’yü destekleyerek ve İdlib’e askeri yığınak yaparak karşılık verdi.

Ankara’nın bu hamlesinin gerekçesi Soçi Mutabakatı. Bu mutabakata göre kurulan Türk askeri gözlem noktalarının Suriye ordu birlikleri arasında kalması, topçu ateşiyle Türk askerlerinin şehit edilmesi ve bu saldırılara Rus savaş uçaklarının da katılmasına Ankara tepki gösterdi.

Rusya ise Türkiye’nin Soçi’de üstlendiği İdlib’in cihatçı terör örgütlerinden temizlenmesi taahhüdünü yerine getirmediğini, aksine Suriye Milli Ordusu adı altında bu örgüt mensuplarının saldırılarını sürdürdüğünü, Türkiye’nin de bu örgütlere destek olduğunu ve Türk silahlı Kuvvetleri’nin topçu koruma sağladığını öne sürdü.

Karşılıklı hamleler içinde Türkiye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ağzından ültimatom niteliğinde bir açıklamayla son sözünü söyledi:

"Rejim Soçi Mutabakatı’ndaki sınırlara çekilmezse, Suriye birliklerini her yerde vuracağız."

Çekilme koşulu yerine getirilmezse bir çeşit savaş ilânı sayılacak bu açıklamayla verilen sürenin sonu yaklaşıyor.

Ancak yaşanan gerçek şu ki, Suriye birlikleri geri çekilmediği gibi egemenlik alanını genişletmek, M-5 ve M-4 karayollarını, Türkiye’nin Cilvegözü kapısıyla İdlib arasındaki yolun kontrolünü almak için askeri hamlelerini sürdürüyor.

Rusya da Şam üzerinde Türkiye’nin beklediği baskıyı yapmıyor. Suriye ordusuna desteğine devam ediyor. O kadar ki, 2 askerimizin şehit olduğu son saldırının Esad’ın isteği üzerine Rus savaş uçakları tarafından yapıldığı Moskova’nın resmi açıklamalarından da anlaşılıyor.

Türkiye'nin amacı

Eğer Türkiye’nin amacı ne pahasına olursa olsun Esad’ı devirmek, cihatçı örgütlere İdlib’de devletimsi bir egemenlik sağlamak değil de Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini korumak, Suriye’nin kuzeyinde bir PKK devletçiği kurulmasını önlemek ise yapması gereken değişen koşullara göre yeni bir politika kurmasıdır.

Soçi’de taahhüt ettiği gibi radikal örgütleri silahtan arındırmak, haklı olarak büyük bir göçü önlemek konusunu önceleyerek ilgili ülkelerle görüşerek ortak önlemler almak yerine Rusya’yı da karşıya alarak cepheyi genişletmeye yönelmek gerçekçi bir politika değildir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABD'nin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürk'ün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiye'nin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdeniz'de tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisi'nin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacan'ın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlu'nun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtı'nın siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABD'nin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuz'dan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive