Gökhan BACIK



Bookmark and Share

Yeni partiyi günahı olmayanlar (!) kursun


15.07.2019 - Bu Yazı 183 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Uzun süredir beklenen oldu ve Ali Babacan, AKP’den istifa edip yeni bir parti kuracağı sinyalini açık biçimde verdi.

Ancak Ali Babacan, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu ve hatta Bülent Arınç gibi siyasiler bir hareketlenme içine girince nedense soldan ve sağdan çeşitli kişiler hızla bunların eski defterlerini karıştırıp bu kişilerin geçmiş hatalarını gündeme getiriyorlar.

Elbette yıllardır siyasette tanıdığımız Babacan, Davutoğlu gibi isimlerin geçmişte yaptıkları ve eleştirilecek pek çok şey var. Ancak bu tür eleştiriler, Türkiye siyasetini gerçekçi analiz etmemekten kaynaklanıyor. Belki de bu tür eleştirilere idealist eleştiri demek gerekiyor.

Bir kere, bu şekilde her siyasiyi eleştirmek mümkündür. Türkiye’de geçmiş defterleri açarak konuşursak hemen her siyasi aktör ve grup payını alır.

İkincisi, biraz geriye gidelim... Aynı eleştiriler Mansur Yavaş için söylenmişti. 2014 yılında Mansur Yavaş aday gösterilince Kemal Kılıçdaroğlu için sağcı adaylarla hareket ettiği dile getirilmişti. Bugün Mansur Yavaş, Ankara’da başarılı bir belediye başkanlığı performansı çiziyor.

Yine aynı şekilde Meral Akşener’in milliyetçi ve sağcı kimliği tartışılmıştı. Ancak Akşener’in kurduğu parti belki de AKP’ye en büyük seçim darbesini vurdu.

Hâlbuki hafızamızı yoklarsak pek çok kişinin Akşener ve Mansur hakkında eski defterleri açarak eleştiri yapmış olduğunu görürüz. Ancak seçim zaferinden sonra bu eleştiriler buharlaştı.

Üçüncüsü, Babacan ve Davutoğlu gibi isimler bir ölçüde zaten kendini Erdoğan’dan ayırmıştır.

Babacan bugüne kadar istese bir bakanlık koltuğu alabilirdi. Davutoğlu da en kötü ihtimal yüksek bir konumda hayatının geri kalanını iyi şartlarda yaşayabilirdi.

Zaten dikkatle bakılırsa bu isimlerin çoğu AKP yönetimi ile kademeli olarak yolunu ayırmış ve kendilerine göre uygun zamanda AKP’den ayrı bir yol haritası çizmiştir.

Bu insanların ellerine sopa alıp Erdoğan ile kavga etmesini bekleyemezsiniz. Türkiye siyasetinde ayrışmak ve ayrılmak yavaş gelişen bir süreçtir. Bu sürecin şartları ve zamanlaması vardır. Bunları gözden kaçırıp “ama niye Erdoğan’ı eleştirmediler?” diye soru sormak yanıltıcıdır.

 

Dördüncüsü, Türkiye’de pek çok kesimde “büyük kırılma” düşüncesi var. Bu düşünceye göre büyük kırılmalar olacak bir günde akla kara belli olacaktır.

Hâlbuki Türkiye’de büyük kırılmalar nadiren olur. 1980 darbesinden sonra yüz binlerce kişi mağdur olmuş ancak bunlar yaklaşık 10 yıllık bir doğal süreçte haklarını almıştır.

1980 ile ilgili büyük bir kırılma da olmamış sadece Kenan Evren ölümüne yakın gayet sembolik bir mahkemeye çıkmıştır.

Türkiye’de büyük siyasi krizlerden sonra 5 ila 10 yıl kadar süren bunalımlar ve sonra düzelmeler olur. Hâlihazırda da gidişat böyle orta ve uzun vadeli bir normalleşmenin ancak mümkün olacağına işaret ediyor.

O nedenle “nasıl olsa bir büyük kırılma olacak, akla kara belli olacak” rahatlığı içinde yeni oluşumları doğduğuna pişman etmek yerinde bir bakış değildir.

Beşincisi, bir eleştirinin alternatifi nedir? Babacan ve benzerleri çıkıp “haklısınız biz de düşündük geçmişteki hatalarımızdan dolayı üzüldük ve yeni parti kurmuyoruz” deseler, B planı nedir? Bu kişiler yeni partiler kurmasa memleket için daha iyi mi olacaktır?

Yeni siyasi hareketleri beğenmeyenlerin geniş halk kesimlerini peşine takacak lider adayları kimlerdir? Var mıdır?

Hâlihazırda Türkiye siyasetinin sorunu şudur: Erdoğan ile temsil edilen siyaset, politik ve ekonomik olarak iflas etmiştir. Erdoğan ise bu iflasa rağmen ayakta kalmak için normal olmayan yollarla yoluna devam etmek istemektedir.

Ne var ki, iflasa rağmen mevcut statükoyu değiştirmek için gerekli bir tetikleyici neden de bir türlü gerçekleşmemektedir.

Ankara ve İstanbul seçimleri, kısmı bir değişim sağlamıştır ancak bu iki seçim galibiyetinin arkasında partiler ittifakı, sağ adaylar transfer etme gibi her zaman tekrar edilmesi zor ve o nedenle bir parça yapay durumlar da olduğunu unutmamak gerekiyor.

O nedenle kilitlenmenin temel nedeni AKP’yi destekleyen büyük bir kitle için alternatif parti olmamasıdır. O nedenle bu kilitlenmeyi aşmak için merkez sağ veya liberal sağ bir partiye ihtiyaç var.

Babacan gibi aktörlerin kuracağı yeni partiler, bu tetiklemeyi sağlayabilir.

Bugünkü Türkiye siyasetinin bir numaralı sorunu mevcut krizi aşmaktır. Burada akla Mecelle’den bir kaide geliyor: “Def-i mefasid celbi menafiden evladır” yani önce sorun halledilir sonra iyi olan nedir ona bakılır.

Dolayısı ile yeni partiler mevcut statükonun aşılmasında faydalı mekanik enerji sağlayabilir. Daha sonra insanlar, eğer Babacan ve benzerlerine geçmişlerinden dolayı rezervasyonları varsa zaten oy vermezler.

Yahut kimseyi beğenmeyen “mükemmelciler” sahaya çıkıp kendileri bir parti kurarlar ve millete alternatif bir adres sunarlar.

Herkeste bir kusur arayanlar, kusursuz adamlar bulup halkı ikna edecek bir parti ile ortaya çıkmadığı sürece, siyaset mevcut aktörler üzerinden devam eder. O nedenle Türkiye’de gücün merkezileşmesini ortadan kaldıracak her türlü ciddi siyasi parti denemesi son derece faydalı bir iştir.

Uzlaşı ne siyasi ne sosyolojik düzeyde Türkiye’de itibar görüyor. O nedenle tek çare gücü paylaşan aktörlerin sayısını arttırmaktır. En azından bir tane aktörün memleketi domine etmesinin önüne geçilmiş olur.


© Ahval Türkçe

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.07.2019
Yeni partiyi günahı olmayanlar (!) kursun
5.07.2019
21 Haziran Öcalan hadisesi
20.06.2019
Dış politikada krizin temel nedeni nedir?
15.06.2019
İkinci Johnson Mektubu vakıası
8.06.2019
Yeni bir safsata: 'Yeni Zelanda, İsviçre ve Norveç en İslami ülkelerdir'
17.05.2019
Ekonominin fiilen nasıl durduğunu izliyoruz
12.05.2019
İslamcı postmodern darbe
6.05.2019
Yeni parti hangi boşluğu dolduracak?
27.4.2019
Sistem tıkandı: Rejim bunalımı kapıda
18.4.2019
"Yeter söz milletindir" öldü, yaşasın "son söz YSK’nindir"
11.4.2019
31 Mart’tan sonra Erdoğan: İstikamet Kürt Sorunu
4.4.2019
Yerel seçimlerin sonucu
28.3.2019
31 Mart Seçimleri: Devlet partisi mi, parti devleti mi?
7.3.2019
Türkiye’de İslami grup teorisi
3.3.2019
'Türkiye’de bundan sonra seçimle iktidarın değişeceğine inanıyor musunuz?'
25.2.2019
Ekonomik krizin olası sonuçları: Üç senaryo
15.2.2019
Olağan şüpheli olarak ekonomi
11.2.2019
Papa, İslam ve Türkiye
25.1.2019
Türkiye’nin rejimi: Bilim ne diyor?
4.1.2019
2019’a girerken Türkiye: Normalleşmenin haram olduğu ülke
14.12.2018
Alaturka adalet: Maslahat mülkün temelidir
30.11.2018
Bir Şark kurnazlığı: 'Anneleştirmek'
23.11.2018
Seküler İhvan ve Erdoğan
8.11.2018
Türkiye’de kimlik tartışmaları: Lafla yürümeyen peynir gemisi
25.10.2018
Ezilenin rızası: Ters sosyoloji
20.10.2018
Sağ Kemalizm ve ordu
12.10.2018
Krizin köklerine bakmak: İslami hareketin rantiyeci doğası
30.9.2018
Türkiye iş dünyasının entelektüel sefaleti
20.9.2018
Ekonomik kriz ve devlet: çıkış mümkün mü?
13.9.2018
Türkiye’nin Suriye’de büyük hayalleri: İdlib
3.9.2018
Türkiye: Sağcı bir memleket
25.8.2018
Türkiye’den Ortodoks ekonomik politika beklemek gerçekçi mi?
15.8.2018
Ekonomik kriz: Türkiye’yi yanlış okumak
9.8.2018
Türkler Amerika’dan neden nefret ediyor?
2.8.2018
Türkiye ve Amerika: İslamcı bir kopuş mümkün mü?
26.7.2018
İslamcılar tarikatları bitirir mi?
18.7.2018
Türkiye’nin İslamcıları ve Faiz Konusu
11.7.2018
Yeni Devletin sahibi kim?
26.6.2018
AKP'nin rakibi artık siyasi partiler değil
22.6.2018
Helva Tanrı’dan kek Devletten: Türklerin gerçekleşen ütopyası
15.6.2018
İslami Devrim’in gölgesinde Türk siyaseti
8.6.2018
Osmanlının mirasçısı kim?
31.5.2018
İslami geleneği yenilemek mümkün mü?
26.5.2018
İslamcılığın halleri ve Türkiye’nin İslamcıları
16.5.2018
Cemaatin entelektüel krizi
9.5.2018
Gülen Cemaati bu noktaya nasıl geldi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive