İbrahim Kiras: ‘Gezi Parkı’ neydi, ne değildi?

6.12.2018 - Bu Yazı 540 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

İbrahim Kiras: ‘Gezi Parkı’ neydi, ne değildi?

 Gezi Parkı olayları aradan beş yıl geçtikten sonra yeniden gündemimize geldi. Galiba konjonktürün getirdiği bir zaruret var ki bugünlerde soruşturma dosyaları yeniden açılıyor, gözaltı ve tutuklama kararları çıkarılıyor, yeni suçlamalar ortaya atılıyor. Güzel ülkemizde çok sık yaşadığımız “deja vu” deneyimlerinden biri daha…

Böyle bir durumda “yeni bir şey söylemeye” gerek yok herhalde. Aşağıdaki yazı 3 Haziran 2013 tarihinde, yani olayların her şeye rağmen henüz tamamen çığırından çıkmadığı günlerde son bir ümitle yazılmış ve “iktidara en yakın” diye tarif edilen gazetede “Gezi Parkı krizinden çıkarılacak dersler” başlığıyla yayınlanmıştı.

***

Taksim Gezi Parkı krizinden bazılarının umduğu, bazılarının da korktuğu şekilde bir netice çıkmayacağı başından beri belli. Önce Taksim’de, sonra İstanbul’un muhtelif bölgelerinde ve hatta diğer şehirlerde gerçekleştirilen protesto gösterileri ne 27 Mayıs öncesinin sokak olaylarına benziyor, ne de 2007 sürecindeki Cumhuriyet mitinglerine.

İşin içine provokatörlerin dâhil olduğu, buradan siyasi bir çıkar sağlamak üzere fırsatçıların işe karıştığı muhakkak. Hatta kimi uluslararası aktörlerin bile Taksim Meydanına gözleri parlayarak baktıkları söylenebilir. Ama gelişmeleri toplumsal dinamiklerden bağımsız değerlendirmeye kalkışmak kimseye fayda sağlamaz. Gerçekte ne olduğunu anlama imkânından mahrum kalırız bunu yaparsak.

“Bu kitlesel eylemler sadece üç-beş tane ağaç için olabilir mi?” diye sormak, atılan sloganların çevre ve şehircilik konusundaki hassasiyetlerle ilgisini sorgulamak haklı ve tutarlı olsa da faydasız bir tutum. Zira resmin tamamını görmeyi sağlamıyor. Aynı şekilde, toplumsal tepkileri “Eski Türkiye’ye dönme arzusu, derin devletin komplosu” vs. diye mahkûm etmek de belki içimizi rahatlatabilir ama çözüm getirmez; olsa olsa sorunu büyütür. Doğru teşhis edilemeyen sorun doğru yöntemle çözülemez. Çözülemeyince daha da büyür.

Öncelikle şunu anlamak lazım ki bu gösterilere katılan vatandaşların tamamının ortak bir amaçla hareket ettiklerini, hatta belirli taleplerinin olduğunu söylemek mümkün değil. Görülen o ki bazı konularda siyasi iktidarın takındığı tutumlara veya kullanılan dil ve üsluba karşı “biriken” tepkilerini ifade etme fırsatı bulduklarını düşünen insanların oluşturduğu, heterojen bir kitle var karşımızda. Dahası, bu kitlenin sadece muhalefet partilerinin tabanından oluşmadığını da düşünmek gerekiyor. İktidar partisinin “doğal tabanında” yer alan insanların kimi uygulamalara veya söylemlere karşı hissettikleri hoşnutsuzluk da bu vesileyle ifade imkânı bulmuş göründü. Gösteri yapılan alanlara gitsin veya gitmesin, bu kesimdeki insanların gerek sosyal medya yoluyla gerekse başka kanallardan ifade etmiş olduğu hissiyatın çok daha ciddi bir sinyal olarak düşünülmesi gerekir.

Her şeye rağmen bu tablonun siyasi iktidar bakımından olumlu bir sonucu var.Öncelikle toplumda biriken tepkinin patlayıp dağıldığını, bu birikimin artmaya devam etmesi halinde ileride daha ciddi zararlara yol açmasının böylece kendiliğinden önlendiğini düşünmek mümkün. Ama bunu da kör bir iyimserliğe saplanmak için değil, tam aksine olan bitenden ders çıkarmak şartıyla yapmak gerekiyor. (…)

Parktaki bazı ağaçların, burada “AVM yapılması için” kesildiği şayiasının çıktığı an konunun birinci dereceden ilgilisi ve sorumlusu olan yerel yönetici çıkıp da bunun doğrusunu kamuoyu ile paylaşsaydı büyük ihtimalle olayların bu noktaya gelmesinin önüne geçilebilirdi. Bu yapılmadı. İstanbul’un yerel yöneticileri olayların başlamasından ancak üç gün sonra ortaya çıkıp ilk günden yapmaları gereken açıklamayı yapabildiler. Belki inisiyatif almanın riski göze alınamadı.

Ama asıl önemli nokta, tarihi Topçu Kışlası’nın yeniden inşası fikrinin başından beri bir “rant girişimi” olarak algılanmasının önüne geçilememesi oldu. Kışla binası konusunda gösterilen ısrarın sebebi izah edilemedi. O yüzden olaylar bu noktaya geldi zaten.

Olayların bastırılmasında kullanılan yöntemin yanlışlığını ise söylemeye bile gerek yok. Gezi parkı krizi “polisiye” yöntemlerle değil, “politik” yöntemlerle çözülebilirdi. Ama bunun polisin yönetebileceği türden bir süreç olmadığını söylemesi gerekenler söyleyemedilerse karşımızda çok daha başka bir mesele de var demektir.

karar

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
İbrahim Kiras: İskilipli Atıf neden idam edildi
İbrahim Kiras: İskilipli Atıf neden idam edildi...
  
İbrahim Kiras: ‘Gezi Parkı’ neydi, ne değildi?
İbrahim Kiras: ‘Gezi Parkı’ neydi, ne değildi?...
  
İbrahim Kiras: AK Parti’yi eleştirmenin dayanılmaz ağırlığı
2002’den bu yana kesintisiz devam eden AK Parti iktidarları döneminde bazı aydınlar demokratikleşme...
  
İbrahim Kiras: AK Parti’yi eleştirme tekeli
İbrahim Kiras: AK Parti’yi eleştirme tekeli...
  
NECLA İBRAHİMOĞLU TOPRAĞA VERİLDİ
ERE...
  
İbrahim Kiras: ‘Andımız’ı okusak da mı ‘millet’ olsak
N...
  
İbrahim Özdemir Oğlunu Evlendirdi
İbrahim Özdemir Oğlunu Evlendirdi...
  
İbrahim Kiras: İslamcılık mı dediniz?
15 yıllık AK Parti iktidarı süresince gündemden hiç düşmeyen tartışma konularımızdan biri İslamcılı...
  
İbrahim Kiras: Yeni bir ‘tarz-ı siyaset’in sembolü: Malazgirt
Ondokuzuncu asrın son ve yirminci asrın ilk çeyreğinde aydınlarımızı peşinden sürükleyen fikir akı...
  
İbrahim Kiras: İYİ Parti’nin bir geleceği var mı?
Biliyorsunuz, Türkiye’de siyasi partilerin, özellikle de sağ partilerin toplumdaki karşıl...
  
...
  
İbrahim Kiras: Bakalım, seçim ittifakları nasıl gidiyor
Partilerin seçim ittifakı yapmasını mümkün kılan yasa değişikliğini aslında cumhurbaşkanlığı hüküme...
  
İbrahim Kalın: Üçüncü dünya savaşı mı çıkıyor?
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Daily Sabah gazetesinde yayımlanan "Üçüncü dünya savaşı mı ç...
  
İbrahim Kiras: ‘İran’ın binlerce yıllık devlet geleneği’
Dikkatinizi çekmiştir muhakkak, İran’da geçtiğimiz hafta başlayan -veya başladığı duyulan- sokak o...
  
İbrahim Kiras:Topluma gerekçe sunmak gerekir
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen gün motorlu araçlar vergisine yapılan zam hakkında dikkat çekici bir a...
  
İbrahim Kiras: 2019 yılı ‘beka’ dönemeci
16 Nisan’ın ardından kısa bir süre seçim atmosferinden çıkmıştı ülke. Bugünlerde yeniden büyük ölçü...