Hakan Aksay

T24



Bookmark and Share

Seçim bugün olsa sandığa gitmem. Ne yani, Kemal Bey, sizce ben AKP'li miyim?


3.9.2018 - Bu Yazı 563 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Size bir çift lafım olacak, Kemal Bey.

Duydum ki “küskün seçmenler”e kızmışsınız.
Küskünlerin yerel seçimleri boykot edebileceği konusuyla ilgili sert konuşmuşsunuz:
“Neymiş, küskünler seçimi boykot edecekmiş. Boykot etmek demek, AK Parti’ye oy vermek demektir. Böyle düşünenler boykot edeceğine gitsin, doğrudan AK Parti’ye oy versin!”
Gerçekten böyle mi dediniz, Kemal Bey?
Sizin ve başkalarının birlikte küstürdüğünüz seçmenlere böyle fırça mı attınız?
İnsanların size küsmesinden, kırılmasından çok mu rahatsız oldunuz?
Ya da CHP’yi destekleyen insanların eleştirilerini sadece sözle değil, oy vermeme gibi ciddi bir tepki biçimi ile gösterme ihtimalinden?
Bu rahatsızlığınızı, kızgınlığınızı neredeyse en kestirme yoldan, tahammülsüz bir karşı atakla yansıtmışsınız:
“Bizi boykot ederseniz, Ak Parti’yi güçlendirirsiniz. Gidin açık açık ona oy verin o zaman!” anlamında bir açıklama yapmışsınız.
Aslında söylediğiniz bir açıdan doğru.
Seçimlerde CHP’nin boykot edilmesi sizi zayıflatırken AK Parti’yi güçlendirir, sevindirir.
Boykot yöntemiyle, size (ve diğer muhalif partilere) oy vermeyerek tepkisini ortaya koymak isteyen seçmenlerin bunu anlamayacak kadar aptal olduğunu mu sanıyorsunuz?
Elbette “boykot”un kısa vadede iktidarın işine yaraması ihtimali güçlüdür.
O halde insanlar niye bu yola yöneliyor, bunu kendinize sordunuz mu hiç?
Ve “boykot”un aslında ne kadar “büyük bir çaresizlik” olduğunu, bu kararı alacaklara ne kadar acı vereceğini tahmin etmeyi hiç denediniz mi?

*               *               *

Sanırım siz bunu anlayamazsınız.
Ama ben anlarım.
Çünkü benim psikolojim de bu “küskün” gruba benziyor.
CHP’li ya da başka partili değilim ve şu anda hiçbir parti yönetimini beğenmiyorum.
24 Haziran’da oyumu sizin gösterdiğiniz aday olan İnce’ye verdiğim için pişmanım.
Bu pişmanlık, benim de içimde seçim gecesi parladı ve sonraki haftalarda iyice alevlendi.
Kapasitesinin epeyce sınırlı olduğu, herkesin önünde verdiği (“her oya sahip çıkmak”, “asla Kurultay önerisi yapmamak”, “bütün Türkiye’yi dolaşmak”, “CHP’ye üye kampanyası başlatmak” vs.) sözleri tutmaya özen göstermediği ortaya çıkan, sadece Erdoğan’a tıpkı onun gibi ve hatta bazen daha güzel bağırıp meydan okuma özelliği olan İnce’yi desteklemekle sanırım hata yaptım.
Ve sizin seçim sonrası herkese yaşattığınız utanç verici “Kurultay tartışmaları” benim aklımı değil midemi bozma aşamasını geldi.
İki ayı aşkındır seçim sonucunu bile doğru dürüst değerlendirmediniz ve seçmenlerinize hesap vermediniz.
Daha öncesinde olduğu gibi, yine yuvarlak laflara ve eylemsizliğe devam ettiniz.
İç ve dış politika ile ekonomide onca hata yapan ve toplumsal desteği ince bir denge çizgisinde seyreden iktidara karşı akıllı ve cesur tek bir çıkış gerçekleştiremediniz.
Hatta zaman zaman (sözüm ona ABD’ye karşı, ekonomik krizi önlemek amacıyla) Külliye’nin arkasında saf tuttunuz. Güya “yerli ve millî” olduğunuzu kanıtlamak için.
Bakın geçen hafta ve dün “Cumartesi Anneleri” meselesi hangi boyutlara geldi! Siz neredesiniz? Birkaç milletvekilinden değil, bütün CHP’den bahsediyorum.
Ne iş yaparsınız siz?
Merak ediyorum, Çankaya’daki koskoca CHP Genel Merkezi’nde ne yapılır? Orada çalışıp para alanlar günlerini nasıl geçirir?
İktidar cephesinden her gün karşı çıkılacak birçok karar ve uygulama ortaya dökülüyor. Sizse bunların sadece bazılarıyla ilgili haftada birkaç “sıkı konuşma" yapıp en yakınınızdakilerden alkış toplayınca muhalefet ettik sanıyorsunuz.

*               *               *

Son yıllarda başarılı olduğunuz tek ciddi iş Adalet Yürüyüşü idi. Sonra ne oldu? Piliniz bitti...
Hiçbir yürüyüş insanın bu kadar uzun süre dinlenmesine yol açamaz, Kemal Bey.
Siz korkuyorsunuz!
Erdoğan’dan korkuyorsunuz.
Korktuğunuz bir gücü asla yenemezsiniz.
Dahası korkunuzdan kendinizi sık sık onun yanında, hatta yanında da değil, arkasında bulursunuz.
Aynı korkudan, yine “yerli ve millî” görünme kaygısından dolayı HDP’yi iktidarın önüne attınız. Ne oldu sonra? CHP’li Berberoğluda içerde. Erdem de. Belki yakında başkaları da alınır.
Dişe dokunur hiçbir şey yapmadığınız gibi, partinizin güçlenmesi ve yenilenmesi için de adım attığınız yok.

*               *               *

Yakında yerel seçimler var.
Ne olacak?
Daha da başarısız olacaksınız.
İzmir ve birkaç şehirle önemli bazı ilçeleri elinizde tutmaya çalışacaksınız.
Atak yapacak gücünüz yok. En fazla orta halli bir savunma yapmaya gayret edeceksiniz.
Bir kez daha kaybedeceğiniz seçimlerden sonra yapacağınız konuşmayı bugünden hazırladınız mı, Kemal Bey? Bu tür konuşmalarda ustalaştınız.
Peki, CHP’li ve kendini CHP’ye yakın hisseden seçmenler ne yapmalı sizce?
Demokratik işleyiş içinde”, “farklı görüşleri ve eleştirileri olsa bile” sonunda tıpış tıpış gidip size oy vermeli, değil mi? Ne güzel bir çark bu!
Tıpkı son seçimde olduğu gibi. Ve ondan önceki kim bilir kaç seçimde olduğu gibi...
Kerhen” desteklenme konusunda ne kadar arsız bir alışkanlığı oldu CHP’nin!
Ne ders çıkarıyor...
Ne sorunların giderilmesi için adım atıyor...
Ne de artık farklı seslere hoşgörü gösteriyor...
Eleştirmekten, üzülmekten, hatta (24 Haziran sonrasında) hayal kırıklıkları yaşamaktan yorulan seçmeni, artık başka hiçbir çare kalmadığı için “bari sandık başına gitmeyeyim ve tepkimi böyle göstereyim” dediği zaman, hemen fırçalıyor:
“Neymiş, küskünler seçimi boykot edecekmiş. Boykot etmek demek, AK Parti’ye oy vermek demektir. Böyle düşünenler boykot edeceğine gitsin, doğrudan AK Parti’ye oy versin!”

*               *               *

Yahu Kemal Bey, siz bir politikacısınız, bir lidersiniz. Belki yüz binlerce, hatta milyonlarca insanı etkileyen psikolojiyi hissedip ona göre bir arayışa girmeniz, insanları kazanmaya, onların gönlünü almaya çalışmanız gerekmiyor mu?
Bu ne kibirli, ne kadar tepeden bakış!
“Nasıl boykot edersin? Git AKP’ye ver o zaman!”
Bu ne kabalık!
Bugüne kadar CHP’ye oy verenler sizin marabanız mı, köleniz mi?
Niye onlara saygı göstermek ve anlamaya çalışmak yerine onları “AKP’li olmakla” suçluyorsunuz?
Nerede kaldı sizin o ünlü nezaketiniz, beyefendiliğiniz?

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.9.2018
Ruhumun acelesi var, an'ı yaşamak istiyorum...
16.9.2018
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?..
3.9.2018
Seçim bugün olsa sandığa gitmem. Ne yani, Kemal Bey, sizce ben AKP'li miyim?
27.8.2018
Yazacak bir şey yok artık, okuyacak da, konuşacak da... Sadece fotoğraflara bakın!..
19.8.2018
Ermenistan'ın hızlı değişimi: Darbe? Devrim? Karşı devrim?..
12.8.2018
‘Dolara molara' karşı Allah'a, imana yaslanan bir iktidar düşürülebilir mi? Asla!
5.8.2018
Rus komünistleri ve bizim CHP: Bıkkınlık ile tiksinti arasında
29.7.2018
Solculuğunuz, sağcılığınız, milliyetçiliğiniz falan sizin olsun; insanlıktan haber verin siz!
22.7.2018
Bizde böyle bir cumhurbaşkanı mı? Ne diyorsunuz! Ya devlet ciddiyeti?
15.7.2018
İktidar kalitesi, muhalefet kalitesi, hayat kalitesi...
8.7.2018
Muharrem Bey'e açık (sözlü) mektup
1.7.2018
‘Her şeyin bittiği yer'de (?) kötümserlik ve iyimserlik üzerine
24.6.2018
Kelebekler, hayat, ölüm ve ‘kelebek etkisi'
17.6.2018
Seçim sonucu tahminleri ve 25 Haziran'da Erdoğan, Bahçeli, İnce, Akşener...
10.6.2018
İyi başlayan İnce iyi bitirebilir mi? Cumhurbaşkanı seçilemezse CHP lideri olur mu?
3.6.2018
Adaletsiz şartlarda mücadele ve her şeye rağmen giderek büyüyen ‘sürpriz' ihtimali
27.5.2018
‘İkinci sınıf aday' İnce, CNN Türk'te ‘cici gasteciler'in tadını kaçırdı
20.5.2018
Seçim süreci Kürt düşmanlığı virüsünden kurtulmak için bir fırsattır
13.5.2018
Tabii kazanırsınız da... Diyelim ki olmadı... Erdoğan'dan sonra ne yapacaksınız beyler?
6.5.2018
Bu sefer Erdoğan yenilgiye uğratılabilir
29.4.2018
Sayın Gül, aynı anda hem cesaret hem de ürkeklik sergilemeyi başardınız
22.4.2018
Seçim sürecinin tembelleri, karamsarları, mızmızları ve ürkekleri üzerine
15.4.2018
Trump'ın tuhaf saldırısı, Esad'ın mutluluğu ve Erdoğan'ın riskleri
9.4.2018
Ünlü bir sanatçının ölümü
1.4.2018
‘Komünistler Moskova'ya!' sloganından bu yana değişenler ve değişmeyenler
25.3.2018
Hedef 20 milyon tirajlı Hürriyet olmalı!
19.3.2018
İstiklal Marşı'nın bestesi için önerim, Orhan Gencebay'ın Batsın Bu Dünya şarkısıdır
11.3.2018
İnternetten boşuna gelen mesajlar ve bir türlü gelmeyen mektuplar
4.3.2018
Putin ABD'yi tehdit etti, 120 dakikada 60 alkış aldı, seçimleri kazandı
25.2.2018
Asansördü, yorgandı, damacanaydı derken: Allah erkeklere yardımcı olsun
18.2.2018
Ya soyağacınızın dallarına sevmediğiniz uluslar tünemişse?
11.2.2018
Biz seninle böyle anlaşmamıştık, Nabi Bey!..
4.2.2018
Memleket isterim...
28.1.2018
Erkekler için aşk, oyun ve iktidar
21.1.2018
Rusya, Türkiye'nin askerî harekâtından gerçekten rahatsız
14.1.2018
Diktatörün 'sağ kolu' olmak
7.1.2018
Rusya medyasında Türkiye’ye yönelik önemli iddialar
24.12.2017
Kemal Bey 2019’da yüzde 60’la Yunanlıları yenecek
17.12.2017
Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin
10.12.2017
ABD: Bırakın kavga etmeyi, siz kardeşsiniz!..
4.12.2017
Ne de olsa aynı gemide miyiz? Sizinle mi? Daha neler!..
26.11.2017
Erdoğan ile Putin’in ‘dostluğu’ bozulursa ne olur?
19.11.2017
Depremlerde Kürtlerden başka kimlerin gebermesini isterdiniz?
12.11.2017
Atatürkçülük meselesi ve yalan makinesi
22.10.2017
Şarkı dinlemek tehlikelidir bazen
8.10.2017
Tek bir cümle için…
1.10.2017
Erdoğan-Putin zirvesi: ‘Eski dostum Esad’ ile barışmaya doğru
24.9.2017
Sıkıysa vazgeçin iktidardan, siyasi güçten, paradan puldan da görelim!
11.9.2017
Enseste karşı adalet mitingine var mısınız, Kemal Bey?
3.9.2017
Macron’un kabalığı, Erdoğan’ın kibarlığı, Fransız ve Türk raconları..
27.8.2017
Kefenleri giymeye hazır mıyız?
20.8.2017
Kaçınız katilsiniz? Kaçınız sapık? Kaçınız hırsızsınız? Kaçınız âşık?
6.8.2017
‘Made in USA’ hazır devlet başkanı, ihtiyacı olan buyursun!
10.7.2017
Adalet Yürüyüşü iktidarın 2019 hesaplarını bozdu
26.6.2017
Dindar mı, yoksa sapık mı?
11.6.2017
Eyvah, TKP bölünmüş; ne yapacağız biz şimdi?..
4.6.2017
Kusura bakma Nâzım, sana gelemedim, ama mazeretim vardı!
28.5.2017
Ermenistan izlenimleri: Ağrı Dağı kimin? Ya Sarı Gelin?
21.5.2017
Türkiye-Rusya: Barıştık, ilişkiler düzeldi, demekle her şey hallolur mu?
7.5.2017
Susun artık, Sayın Baykal, bırakın lütfen, gidin!
11.4.2017
Ya Putin de referandumda hayır oyu kullanırsa?
9.4.2017
ABD’nin Suriye saldırısının Ankara’da bu kadar coşku uyandırması ürkütücü
26.3.2017
Referandum hesapları uğruna Rusya da feda edilebilir mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8