Hakan Aksay

T24



Bookmark and Share

İmamoğlu mazbatayı aldı ama devrim falan olmadı, İstanbul fethedilmedi, ‘hürriyet kavgası’ kazanılmadı


20.4.2019 - Bu Yazı 228 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Seçim sonuçları sevindirdi.

Çok sevindirdi.

Halkın en az yarısını.

Hele İstanbul’da günlerdir beklenen mazbata sahibini bulunca, “mutluluğun resmi” çizildi.

Coşku sadece gözlerden okunmuyor.

Sözlerden de her yere yayılıyor.

Üzülmek gibi sevinmek de insani bir duygu, ne denir ki!

“Motorları maviliklere sürün çocuklar!”

Ama tek teker üstünde şaha kaldırmayı denemeyin!..

*          *          *

Bazı coşkular sınır tanımıyor.

Sosyal medya, maşallah, kaynıyor.

WhatsApp grupları kıpır kıpır.

“Ne iyi oldu da iktidara ders verildi” diyen çok.

Ve tabii bunu demenin epeyce yolu var.

Bazıları çıtayı yükselteceğim derken gökyüzünü delip geçiyor.

Zafer naraları atanlar mı dersin...

Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasını Ulusal Kurtuluş Savaşı’na benzetenler mi...

Onunla Atatürk’ü epeyce zorlama montajlarla el sıkıştırırken görüntüleyenler mi...

17 Nisan 2019’u “Fetih 2019: İstanbul’un AKP’den kurtuluşu” ilan edenler mi...

AKP taraftarlarına yönelik olarak “Artık akıllı olacaksınız, zaten buna mecbursunuz” diyenler mi...

*          *          *

Bir dakika arkadaşlar!

Ne oluyor?

Devrim mi oldu?

İktidar düştü de yerine yenisi mi geldi?

Bir şeyler geri dönülmez biçimde değişti de biz mi fark edemedik?

İmamoğlu’nun mazbatayı aldığı İstanbul’da, “suçu”, Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı bir “seçkinler düğünü” dolayısıyla durdurulan trafiğin açılmasını talep etmek olan genç bir avukat, hâlâ yüzü gözü dayaktan şişmiş halde ev hapsinde tutuluyor.

Bir televizyon programında iki kelime eden Ayşe Öğretmen hapse tıkılıyor.

“Terörist Cumhuriyetçiler” tekrar içeri girmek için valizlerini yerleştiriyor.

Türkiye’nin basın özgürlüğü bakımından dünyada 157. sırada olduğu ilan ediliyor.

İktidar sahipleri mazbatayı geri almanın yollarının daha tükenmediği havasında karanlık voltalar atıyor.

Velhasıl, “daha gün o gün değil” demek için yüzlerce, binlerce neden var.

O halde ne oluyor?

Ne bu aşırı coşku, heyecan?

*          *          *

Şimdi buraya kadar yazdıklarıma baktım da...

Bazılarınızın ne dediğini duyar gibiyim.

Ne kadar sıkıcı bir adamım, değil mi?

Yahu hiç mi sevinmesin insanlar bunca zamandan sonra?

17 yıllık iktidara yerel seçim dersi vermenin tadını hiç mi çıkarmasınlar?

Hiç mi gülüp eylenmesinler, halay çekip dans etmesinler?

Yok, hayır; elbette, o tatsız siyasetçiler gibi “sözlerim maksadını aştı” (ne demekse!) falan gibi şeyler yazmayacağım şimdi buraya.

İnsanlar sevinecek tabii.

Moraller düzelecek.

Yüzler aydınlanacak.

Başlar öne değil ileriye çevrilecek.

Adımlar sıklaşacak.

Ama...

*          *          *

Birincisi, lütfen abartmayalım!

İkincisi, coşku selinin içindeki kötülüklere dikkat edelim (örneğin, yukarıda yazdığım, AKP’lilere yönelik olarak “Artık akıllı olacaksınız, zaten buna mecbursunuz” uyarısı, coşku ve heyecandan çok daha fazlasını akla getiriyor; kabalık, tehdit ve intikamcılık kokuyor. Ve “yok aslında birbirinizden farkınız” dedirtiyor).

Üçüncüsü, AKP’ye karşı olan on milyonlarca insan var. Bunları belki birkaç sosyal ve siyasal kümede görmek mümkün. O kümeler dün sandık başında aynı tavrı alsa da, çıkan sonucun nasıl bir işbirliğinin ürünü olduğunu hepsi tarafından anlaşılmadı henüz. Herkesin zaferi farklı sanki. Kimse, işin ucundan tutan ötekinin katkısını hakkıyla görmekten yana değil.

Yani yerel seçimlerde kazanılan başarı tam olarak analiz edilmedi, herkesçe sindirilmedi. Bazı paylaşımlara bakıyorum da, AKP karşıtı Kemalistlerin, Kürtlerin ve muhafazakârların zaferleri genellikle birbirinden farklı ve ilgisiz gibi görünüyor.

Hata anlaşılmazsa tekrarlanır.

Başarı ise anlaşılmazsa tekrarlanmayabilir.

Seçim sonuçlarında CHP’nin, - pek çokları ne kadar kızarsa kızsın - Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ayrıca onunla işbirliği yapan sağ, muhafazakâr çevrelerin ve kuşkusuz “bağrına taş basarak da olsa” Millet İttifakı’nı destekleyen HDP’lilerin rolü iyi anlaşılmalı. Ve tabii ki İmamoğlu faktörünün önemi...

Muhalefet liderlerinin akıllı ve soğukkanlı bir tutumla provokasyona meydan vermeyen çizgisi de iyi özümsenmeli (bence iktidar 17 gün biraz da bunu bekledi; hatta bugün hâlâ bu bekleyiş içinde).

*          *          *

Ayrıca şimdi yaşananın benzeri bir coşkunun 7 Haziran sonrasında da hissedildiği, ancak sonrasında 1 Kasım’a bağlandığı hiç unutulmamalı.

Elbette bugün yeni 1 Kasımlar yaratmak o zamanki kadar kolay değil. Ama henüz imkânsız da değil.

Onun için siyasette dengeleri değiştirmenin çok önemli bir etkeni olan iyimserlik enerjisini ve moral üstünlüğünü, ansal şovlara ve sabırsız sonuçlara dönüştürmekten kaçınmakta yarar var.

Şair boşuna yazmamış:

“Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.

Safları sıklaştırın çocuklar!

Bu kavga faşizme karşı,

Bu kavga hürriyet kavgasıdır.”

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.05.2019
Ne güzel başbakanımızdın sen, Binali Abi!..
26.4.2019
Çocukluk aşkım, arkadaşım, sırdaşım
20.4.2019
İmamoğlu mazbatayı aldı ama devrim falan olmadı, İstanbul fethedilmedi, ‘hürriyet kavgası’ kazanılmadı
12.4.2019
Sayın Sadi Güven, Gladyatör filminin 141. dakikasını izlediniz mi?
30.3.2019
Erdoğan küskün muhalifleri oy kullanmaya ikna etti
15.3.2019
Vedalaşma zamanı...
23.2.2019
Erdoğan’ın ‘zırhlı araba’ merakı, Putin’in dalga geçen cevabı
25.1.2019
Erdoğan - Putin #10YearChallenge: Bir ‘like’ yapıp geçse miydim?
18.1.2019
Kapasitesi sınırlı ve narin hafızalarımızda bu kadına özel bir yer ayıralım lütfen!
11.1.2019
Rusya: Suriye'de ‘aslan' ama ya ‘dünkü kardeşleri' ile?
6.1.2019
Sonu zaferle bitmeyen mücadeleler her zaman kayıp hanesine mi yazılır?
30.12.2018
Eksik bir yılbaşı gecesi: Bir mucize olsa da 2019'da hayat normale dönse...
23.12.2018
Tek bir söz hayat verir, tek bir söz için hayat verilir
16.12.2018
Hayatımızın kıyısından geçip giden insanlarla beraber neler kaybediyoruz?
9.12.2018
Seks iyi hoş da, erkekler pek zavallı...
26.11.2018
Gazetecilik, yazarlık ve parasızlık üzerine
19.11.2018
Tanya'ya mektup: Bugün senin ölümünün dokuzuncu günü...
11.11.2018
Çocukları çok mu seviyorsunuz, milliyetçi bayım? Hangilerini?..
4.11.2018
'Sıla'yı savunmak' veya 'çarpıcı' bir Türk erkeğinin ikiyüzlü öfkesi
28.10.2018
Cesaret üzerine sorular
25.10.2018
Bekir Ağırdır: ‘Gün Olur' yeni MC iktidarı kurulur...
21.10.2018
Güzel ve talihsiz bir ülke ve ona benzeyen bir kadın...
14.10.2018
Kabasınız, kaygısızsınız, saygısızsınız, densizsiniz, özensizsiniz; hayat size güzel...
7.10.2018
‘Çok cahilsin, keşke ölsen! Ama madem çok güçlüsün, o halde ben de...'
30.9.2018
7 soruda Rusya'nın Suriye'deki üç yılı
23.9.2018
Ruhumun acelesi var, an'ı yaşamak istiyorum...
16.9.2018
Yine mi güzeliz, yine mi çiçek?..
3.9.2018
Seçim bugün olsa sandığa gitmem. Ne yani, Kemal Bey, sizce ben AKP'li miyim?
27.8.2018
Yazacak bir şey yok artık, okuyacak da, konuşacak da... Sadece fotoğraflara bakın!..
19.8.2018
Ermenistan'ın hızlı değişimi: Darbe? Devrim? Karşı devrim?..
12.8.2018
‘Dolara molara' karşı Allah'a, imana yaslanan bir iktidar düşürülebilir mi? Asla!
5.8.2018
Rus komünistleri ve bizim CHP: Bıkkınlık ile tiksinti arasında
29.7.2018
Solculuğunuz, sağcılığınız, milliyetçiliğiniz falan sizin olsun; insanlıktan haber verin siz!
22.7.2018
Bizde böyle bir cumhurbaşkanı mı? Ne diyorsunuz! Ya devlet ciddiyeti?
15.7.2018
İktidar kalitesi, muhalefet kalitesi, hayat kalitesi...
8.7.2018
Muharrem Bey'e açık (sözlü) mektup
1.7.2018
‘Her şeyin bittiği yer'de (?) kötümserlik ve iyimserlik üzerine
24.6.2018
Kelebekler, hayat, ölüm ve ‘kelebek etkisi'
17.6.2018
Seçim sonucu tahminleri ve 25 Haziran'da Erdoğan, Bahçeli, İnce, Akşener...
10.6.2018
İyi başlayan İnce iyi bitirebilir mi? Cumhurbaşkanı seçilemezse CHP lideri olur mu?
3.6.2018
Adaletsiz şartlarda mücadele ve her şeye rağmen giderek büyüyen ‘sürpriz' ihtimali
27.5.2018
‘İkinci sınıf aday' İnce, CNN Türk'te ‘cici gasteciler'in tadını kaçırdı
20.5.2018
Seçim süreci Kürt düşmanlığı virüsünden kurtulmak için bir fırsattır
13.5.2018
Tabii kazanırsınız da... Diyelim ki olmadı... Erdoğan'dan sonra ne yapacaksınız beyler?
6.5.2018
Bu sefer Erdoğan yenilgiye uğratılabilir
29.4.2018
Sayın Gül, aynı anda hem cesaret hem de ürkeklik sergilemeyi başardınız
22.4.2018
Seçim sürecinin tembelleri, karamsarları, mızmızları ve ürkekleri üzerine
15.4.2018
Trump'ın tuhaf saldırısı, Esad'ın mutluluğu ve Erdoğan'ın riskleri
9.4.2018
Ünlü bir sanatçının ölümü
1.4.2018
‘Komünistler Moskova'ya!' sloganından bu yana değişenler ve değişmeyenler
25.3.2018
Hedef 20 milyon tirajlı Hürriyet olmalı!
19.3.2018
İstiklal Marşı'nın bestesi için önerim, Orhan Gencebay'ın Batsın Bu Dünya şarkısıdır
11.3.2018
İnternetten boşuna gelen mesajlar ve bir türlü gelmeyen mektuplar
4.3.2018
Putin ABD'yi tehdit etti, 120 dakikada 60 alkış aldı, seçimleri kazandı
25.2.2018
Asansördü, yorgandı, damacanaydı derken: Allah erkeklere yardımcı olsun
18.2.2018
Ya soyağacınızın dallarına sevmediğiniz uluslar tünemişse?
11.2.2018
Biz seninle böyle anlaşmamıştık, Nabi Bey!..
4.2.2018
Memleket isterim...
28.1.2018
Erkekler için aşk, oyun ve iktidar
21.1.2018
Rusya, Türkiye'nin askerî harekâtından gerçekten rahatsız
14.1.2018
Diktatörün 'sağ kolu' olmak
7.1.2018
Rusya medyasında Türkiye’ye yönelik önemli iddialar
24.12.2017
Kemal Bey 2019’da yüzde 60’la Yunanlıları yenecek
17.12.2017
Gülümse, hadi gülümse, bulutlar gitsin
10.12.2017
ABD: Bırakın kavga etmeyi, siz kardeşsiniz!..
4.12.2017
Ne de olsa aynı gemide miyiz? Sizinle mi? Daha neler!..
26.11.2017
Erdoğan ile Putin’in ‘dostluğu’ bozulursa ne olur?
19.11.2017
Depremlerde Kürtlerden başka kimlerin gebermesini isterdiniz?
12.11.2017
Atatürkçülük meselesi ve yalan makinesi
22.10.2017
Şarkı dinlemek tehlikelidir bazen
8.10.2017
Tek bir cümle için…
1.10.2017
Erdoğan-Putin zirvesi: ‘Eski dostum Esad’ ile barışmaya doğru
24.9.2017
Sıkıysa vazgeçin iktidardan, siyasi güçten, paradan puldan da görelim!
11.9.2017
Enseste karşı adalet mitingine var mısınız, Kemal Bey?
3.9.2017
Macron’un kabalığı, Erdoğan’ın kibarlığı, Fransız ve Türk raconları..
27.8.2017
Kefenleri giymeye hazır mıyız?
20.8.2017
Kaçınız katilsiniz? Kaçınız sapık? Kaçınız hırsızsınız? Kaçınız âşık?
6.8.2017
‘Made in USA’ hazır devlet başkanı, ihtiyacı olan buyursun!
10.7.2017
Adalet Yürüyüşü iktidarın 2019 hesaplarını bozdu
26.6.2017
Dindar mı, yoksa sapık mı?
11.6.2017
Eyvah, TKP bölünmüş; ne yapacağız biz şimdi?..
4.6.2017
Kusura bakma Nâzım, sana gelemedim, ama mazeretim vardı!
28.5.2017
Ermenistan izlenimleri: Ağrı Dağı kimin? Ya Sarı Gelin?
21.5.2017
Türkiye-Rusya: Barıştık, ilişkiler düzeldi, demekle her şey hallolur mu?
7.5.2017
Susun artık, Sayın Baykal, bırakın lütfen, gidin!
11.4.2017
Ya Putin de referandumda hayır oyu kullanırsa?
9.4.2017
ABD’nin Suriye saldırısının Ankara’da bu kadar coşku uyandırması ürkütücü
26.3.2017
Referandum hesapları uğruna Rusya da feda edilebilir mi?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net