Hasan TÜLÜCEOĞLU

htuluceoglu@hotmail.com



Bookmark and Share

GARPLILAŞMA VE DİNDARLAR


13.01.2020 - Bu Yazı 703 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Batı'nın bugünkü güçlü konuma gelmesinin temelinde, topluma her açıdan hakim kiliseye, onun şahsında vazettiği hırıstiyanlığa karşı mücadelesi ve faal çalışan giyotinlere rağmen bu savaşın kazanılması mevcuttur.

Osmanlı devlet erki, ilk başta kısa bir bocalamadan sonra batılılaşmadan başka çare olmadığını görüp öncelikle askeri alanda ilk adımları attı. Bu çabaların devamında yurda getirilen batılı eğitimciler ile avrupaya gönderilen öğrenciler akışında önemli sayıda osmanlı elit kesimi batıyı yakından tanıma imkanına sahip oldu.

Kiliseye rağmen ilerleyen gelişimini tamamlayan Batı'yı tanıyan Osmanlı elitlerinin çoğu kiliseyi hıristiyanlık olarak görüp bunu İslam diniyle eşleştirerek gelişeyememizliğimizin sebebini İslam dini olarak okudular. Jön Türklerin batılılaşma yaklaşımı böyleydi.

Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz üzere batılılaşma konusunda zamanla üç temel yaklaşım ortaya çıktı. Dini ve toplumsal değerleri dikkakte alınmadan batılılaşmayı amaçlayıp geri kalmışlığımızın sebebini din gören yaklaşım, liberal yaklaşım, dini ve toplumsal değerlerden ödün vermeden batılılaşmayı hedefleyen yaklaşım.

Yazımızın başlığında ifade ettiğimiz üzere burada üzerinde duracağımız dini ve toplumsal değerleri hedefleyen yaklaşım.

İslamcılar ve benzeri isimler verilmekle birlikte biz bu güruha dindarlar diyoruz. Burada iki yaklaşım söz konusu. Birincisi, başlangıçta bu güruh geleneksel dini değerlere bağlı ve yerine getirmeye çalışan Osmanlı halk tabakası ile ilmiye sınıfı olarak ifade edilen geleneksel eğitim güruhu. Bu grup dindarlar başlangıçta doğal tepki olarak batılılaşmaya karşıt tavır almışlardır. Va'z ettikleri manevi değerlerle büyüyüp güçlenen toplum yüzyıllardır güçlülüğünü korurken İslam dışı bir toplumun büyüklüğünü elbet hemen kabul edemezdi. Bu açıdan ilmiye sınıfı etkisinde bulunan önemli bir toplum grubu Batı'ya, batılılaşma ve Batı'dan gelen her şeye balangıçta aksü'l-amel tavır almışlardır. Bu o zaman hakim Osmanlı toplum direncidir. Eğitim cenahından örneklemek gerekirse Sultan Abdülhamit'le tüm ülkeye yaygınlaştırılan batılı eğitim sistemine geleneksel eğitim kesimi karşıt tepki göstermişlerdir. Bu durum Cumhuriyet dönemine kadar yansımış ve batıcı grup hep bunları dışlayıp eleştirmiş ve romanlarımıza da konu olmuştur. Bu grubun Batı karşıtı yaklaşımı zamanla toplum nazarında gerçekliğini kaybetmiş; özünde Batı karşıtlığı olmakla birlikte değişik cemaatler, tarikatler, gruplar şeklinde uzantılarını devam ettirmiştir.

İkincisi belirli bir tedrisat almış, eğitim seviyesi yüksek dindar güruhtur. Eğitim yoluyla Batı'yı az çok tanımışlardır. İlmiye sınıfı ve geleneksel halk anlayışından farklı olarak batılılaşma taraftarıdırlar. Batının yaptığı bilimsel çalışmaların önemini görmüşler ve bunu tedris etmemiz gerektiğine kanaat getirmişlerdir. Ancak bu bilimsel çalışmalarla sınırlı kalmalıdır. Sosyal yaşamlarına uzak kalınmalıdır. Bu yaklaşımı bu grup “batının ilim ve tekniğini alalım, ancak ahlakını almayalım” şeklinde klişeleştirmişlerdir.

Osmanlı toplumu, bilimsel çalışmalarla ilerleyip güçlenen Batı üstünlüğünü fark ettiğinde -ki bu belirli bir süreç almıştır- herc-ü merç olmuş, müthiş bir sarsıntıyla sarsılmıştır.

Zira bu yeni dünya bambaşka, yeni bir yaşam sunmaktaydı. Mabet ve ibadet merkezli bir toplum yaşamına karşılık mabet ve ibadetin dışarda kaldığı cazip güzellikler ve bol nimetlerle dolu gösterişli renkli bir hayattı bu. Bunu kuranların güçlü oluş ve üstünlükleri bu yaşamı tüm dünyaya cazip kılıyordu. Hayranlık ve özenti Batı toplum yaşamına insanları yöneltiyordu. Bu zaviyeden bakıldığında mabet ve ibadet merkezli, az imkan ve nimetli yaşama alışmış herkes sarsılmıştı bu durumdan. Özellikle güçlü iman sahibi dindarler için bu korlunç bir sarsıntıydı.

İkinci grup eğitimli dindarlar bu yeni durumuı doğru algılayıp yerli yerinde tam olarak değerlendiremediler. Ulaştıkları son nokta “batınnın bilim ve tekniğini alalım ancak ahlakını almayalım”dı. Esasta böyle bir değerlendirmeye de fırsat bulamadılar. Zira bilimsel çalışmaların sunduğu gerçeklik ile geleneksel din anlayışının va'z ettiği esaslar bir çok yerde çelişiyor; tam batılılaşmacılar bu eksiklikleri dini ve dini hayatı etkisizleştirmek için çok iyi kullanıp dini değerlere saldırılarına karşılık eğitimli dindarlar İslam dinini ve dini değerlerini savunma adına bunlara cevap verme ile meşgul olmuşlardı.

İslam dini ve geleneksel değerler ile bunlara tamamen zıt Batı ve sunduğu bilim, teknik ve farklı bir sosyal yaşamı dindarlar tam olarak yerli yerinde değerlendirememişlerdir. Bunun içindir ki batılılaşma sürecimiz hala devam etmektedir. Yine buınun içindir ki başlangıçta tartışılan dini içerikli konular hemen aynı şekilde tartışılmaya devam etmekte. O gün bocalayan, hep dini savunmada kalan dindarlar bugün değişik kulvarlara evrilmişlerdir. Dini ve dini değerleri savunma noktasında bile değillerdir. Batıyı İslam dini açısından yerli yerinde doğru değerlendirme yapılmadıkça dindarların evrilip çevrilmesi devam edecektir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
13.01.2020
GARPLILAŞMA VE DİNDARLAR
26.11.2019
YEDİNCİ KOĞUŞTAKİ İYİ ADAMLAR
8.06.2019
Bir Römork Buğday Bir Vida Ederken
28.1.2019
TOPLUM VERİ TABANI
1.11.2018
BATILILAŞMA SENDROMU
3.10.2018
GARP YOKUŞUNDA DİNDARLAR
23.8.2018
HZ. ÖMER, HZ. MUAVİYE İLE SEKÜLERLİĞE YOL MU VERDİ?
26.3.2018
GÜNCELLEME VE MÜCEDDİD
5.2.2018
İSLAMCILARIN ETKENSİZLİĞİ
18.12.2017
İki cenahında karşıt olduğu sultan
19.9.2017
TEKNOLOJİ VE FARKINDALIK
24.7.2017
HZ. SÜLEYMAN’INKİ BİR SEVDA MIYDI?
6.7.2017
TEKNOLOJİ VE BENLİK
15.6.2017
İLAHİ KELAM’LA SEKÜLERİ HEDEFLEMEK
30.5.2017
İslam oluştan günümüze değişen hassasiyetler
12.4.2017
‘PATRON BEBEK’TE MASUM SAKINCALAR
13.3.2017
ALLAH’IN SÖZÜNÜ İŞİTTİĞİ KADIN
1.1.2017
KARUN’A ÖYKÜNENLER
22.12.2016
DOCTOR STRANGE’DE ÖNGÖRÜLEN SPİRİTÜEL DÜNYA
26.5.2016
Batılılaşmada mündemiç din karşıtlığı
18.8.2015
Amak-ı hayal ve Osmanlı son dönemi dini yaklaşımlar
29.6.2015
Ters köşeye yatan dindarlar
15.6.2015
MERYEM’İN İŞLERİ
14.5.2015
LUCY, VARSAYILAN İNSAN POTANSİYELİ
22.4.2015
LUT'UN EN ZOR GÜNÜ
22.03.2015
SARE’NİN ÇIĞLIĞI
12.03.2015
Görselde kalan batılılaşma
16.02.2015
Batılılaşmanın ilk habercisi
28.01.2015
Çeyrek yüzyıl geciken teknoloji
30.12.2014
OSMANLICA’NIN TÜRKÇESİ
06.12.2014
İKİNCİ MAHMUT’UN ‘FES’İ
01.11.2014
Cumhuriyet tek alternatifti
23.10.2014
Dolmabahçe’de korunmak istenen ihtişam
15.09.2014
Piramitlerden rezidanslara
02.09.2014
Devletin gönlü
31.07.2014
SRAİL VE BİTMEYEN FİLİSTİN DRAMI‏
05.07.2014
‘İmtihan’ın ölümü
19.06.2014
Ayasofya’yı isterken kültür deformasyonunu görmemek
06.06.2014
FETİH, ÇANDARLI’YI NEDEN TASFİYE ETTİ?
23.05.2014
Facialar ve toplumsal sorunlarımız
09.05.2014
Geri kalmışlığımız ve devlet iradesi
21.04.2014
SULTAN II.ABDÜLHAMİT NEDEN BIRAKTI?
17.03.2014
TEKNOLOJİ VE KÜLTÜR
26.02.2014
Ferrariye binen ‘hacı’
29.01.2014
SULTAN II. ABDÜLHAMİT’İN BATI TUTKUSU
06.01.2014
ZİYA PAŞALARIN EKSİKLİĞİ
20.12.2013
‘Bin yılda’ kronometre işliyor mu?
14.12.2013
MIZRAKLARIN UCUNDAKİ DERSHANELER
01.12.2013
Mızrakların ucundaki dershaneler
12.11.2013
MARMARAYLAR YAPTIRMAK
17.10.2013
Trum trum demokratikleşmek istiyorum
04.10.2013
Demokratikleşme paketiyle başörtüsü sorunu çözülecek mi?
24.09.2013
Eğitim sistemimizi Abdülhamit’e mi borçluyuz?
30.08.2013
DİNDARLAR NEREYE?
10.08.2013
NAMIK KEMAL’İN SUÇU NEYDİ?
18.07.2013
Adeviye’den Taksim’e Mısır Türkiye’ye bakar
11.07.2013
KÜLTÜR YAPTIRIMLARI
22.06.2013
Pasif güç
04.06.2013
Alkol mü, kültür mü?
14.05.2013
“Yatçaz kalkcaz, yatçaz kalkcaz”
25.04.2013
YGS din kültürü soruları
23.04.2013
YGS din kültürü soruları
09.04.2013
BATI, OSCAR’LA İRAN’A ‘ARGO’ KONUŞTU
22.03.2013
OTOYOLDAN TREN GELMİYOR
09.03.2013
BARAJLAR TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ İÇİN MİYDİ?
19.02.2013
Tevhidin zorunlu kıldığı hicret
04.02.2013
Batılılaşmaya ilk ayak koyan Levent
18.01.2013
HOLLYWOOD’A GÖRE ABRAHAM LİNCOLN VAMPİR AVCISI
29.12.2012
Kutlama mı,Hıristiyanlaşmak mı?
24.12.2012
Zemzem Tower Kabe’ye karşı
15.12.2012
İslamcı hareketlerin iflası mümkün mü?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive