Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

"Karar alıcılar radikal önlemler almazlarsa, kamu borç dengeleri zor günlere gebe"

23.7.2018 - Bu Yazı 912 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hakan Özyıldız*

Son günlerde, utangaç bir şekilde olsa da özel sektörün aşırı borçluluğundan, maliye politikasının borç geri ödemeye nasıl yardımcı olabileceğinden bahsedilmeye başlandı. Ben böyle sözleri duyunca hemen kamu borç stokunun durumuna bakarım. Bilirim ki artan borcun ülkeye ve ekonomiye maliyeti oldukça fazladır. Bana göre “Borç alan emir alır”. 

Bu bağlamda borç stokunun geleceğini klasik bütçe açığı üzerinden değil, nakit hareketleri özellikle de faiz dışı denge hareketlerinden izlerim.

Nedenine gelince…

Önce bazı basit teknik açıklamalar yapmama izin verin. Faizler her yılın bütçesinden ödendiği için, borç stoku = anapara demektir. Stokun içinde faizler yoktur. Diğer bir yaklaşımla, borç stokunun artmaması demek, dönem başındaki anapara stokunun, dönem sonundakine eşit olmasıdır.

Borç neden artar? Bütçe açık verdiği için değil mi? Bütçe açığının finansmanı ile faiz ödemeleri ve faiz dışı denge arasında yakın bir ilişki vardır.

Ne demek istediğimi aşağıdaki tablonun yardımı ile açıklamaya çalışayım. 

Tabloda 2008-2017 arasındaki dönem yılsonlarını, 2018 için ilk aylık dönemi içeren bütçe nakit verileri görülüyor. Bütçe nakit açığı (finansman ihtiyacı) = faiz ödemeleri – faiz dışı denge denklemiyle tanımlanabilir. Denklemden de kolayca anlaşılacağı gibi; (Faiz ödemeleri = Faiz dışı fazla) olduğu zaman bütçede nakit finansman ihtiyacı olmuyor.(Açıktan fazla borçlanma Hazine’nin kasasına para aktarmak, az borçlanma ise kasadan para almak anlamına geliyor.)

Konuyu teknik ayrıntılardan uzaklaştırmak istersek işin özet şu: Ne kadar az faiz yükü olursa bütçenin açığı o kadar azalacaktır. Çünkü faiz ödemeleri bütçe ödenekleriyle yapılıyor. Diğer bir deyişle, yeniden borç alarak yapmak istemiyorsanız, o yıl ödeyeceğiniz faizler kadar faiz dışı fazla vermeniz gerekiyor.

Buradan hareketle son dönemdeki faiz dışı denge rakamlarına bakalım. Üç tür faiz dışı denge verisi var:

1)Tabloda yer alan nakit bazlı, borçlanmayı belirleyen Hazine rakamları; 

2)Bütçe ödeneklerinden elde edilen Muhasebat Genel Müdürlüğü Kamu Hesapları Bülteni verileri; 

3)Hazine’nin yayımladığı IMF tanımlı, bir defalık gelirlerin hesaplara dâhil edilmediği rakamlar. 2017 yılsonu itibariyle 1. rakam -5 milyar TL; 2. rakam +9,3 milyar TL, 3. Rakam ise – 14,6 milyar TL imiş.

Bu yılın ilk altı ayında durum farklı. Nakit faiz dışı açık -6 milyar TL, kamu hesapları bültenine göre faiz dışı açık -12,3 milyar TL, IMF tanımlı faiz dışı açık ise -36,8 milyar lira olmuş. 

Rakamların birbirinden bu kadar uzak olmasının arkasında nakit bazlı hesaplamada tüm nakit girişlerinin hesaba dâhil edilmesi gerçeği var. Muhasebat Kamu Hesapları Bülteni’nde ödenek bazlı hesaplar esas alınıyor. IMF, özelleştirme gelirleri, bedelli askerli ödemleri, TCMB ve kamu banklarının kar ve temettü gelirleri vb. kalemleri hesaba katmıyor. Bu tür gelirleri bir defalık, devamlılığı tartışmalı olarak kabul ediyor. Borç stokunun geleceğini değerlendirirken bu tür gelirleri riskli görüyor.

Özetlemek gerekirse, dünyada faizler yükselmeye başladığı dönemde bizde de kamu faiz ödemeleri artış eğiliminde. Yanı sıra bütçe dengeleri de gittikçe bozuluyor, faiz dışı denge açık vermeye başladı. Şimdilik çok fazla hızı olmasa da borç stokunun artışı dikkat edilmesi gereken bir noktada.

Olası bir borç ödeme sıkıntısı durumunda kamuya gelecek yüklerin tahmini büyüklüğü de düşünülürse, kamu borç stokunun çok rahat bir konumda olduğunu söyleyemeyiz. Karar alıcılar şimdiden faizleri düşüren, faiz dışı fazla vermeyi sağlayan radikal önlemler almazlarsa, kamu borç dengeleri zor günlere gebe olabilir. 

Bunun yaman bir çelişki olduğunu, ekonomide küçülme anlamına geldiğini biliyorum. Ama el atına binerek buraya kadar çalım satılabiliyor.


*Bu yazı hakanozyildiz.com'dan alınmıştır.

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
"Karar alıcılar radikal önlemler almazlarsa, kamu borç dengeleri zor günlere gebe"
Hakan Özyıldız*...
  
...
  
...
  
...
  
...
  
Ahmet İnsel: SYRIZA radikal sol gömleği çıkarırken
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın beklenmedik bir anda hükümetinin istifa ettiğini ilan edip, ...
  
Mesut Yeğen: Radikal demokrasi yolunda
HDP seçim bildirgesi açıklandı ve beklenen eleştiriler gecikmedi. Eleştirilerin bir ayağında bildik...
  
Nabi Yağcı:HDP ve Radikal Demokratik Değişim İhtiyacı
“Radikal” sözcüğü Syriza’nın başarısından sonra güncel bir vurgu kazandı, çok da iyi oldu. Siyaset ...
  
Korkmaz: Hava kirliğini önlemek için radikal tedbirler alınmalı
Düzce Milletvekili İbrahim Korkmaz dün akşam katıldığı Haftaya Bakış programında özellikle hava kirl...
  
Salih Memecan'dan 2015'e radikal giriş; Sabah'ta eleştirel AK Parti çizimleri!
2014'ün özetlendiği karikatürde, ağzı olmayan bir karakter 'gazeteci' olarak yansıtıldı, ağaç kesimi...
  
Burhanettin Duran:Cemaat daha da radikalleşebilir
Siyaset Bilimci Burhanettin Duran'a göre Cemaatin en büyük sorunu yerlilikten uzaklaşması. Hareket'i...
  
Ömer Şahin: Operasyon: Dün Radikal, bugün Zaman.Peki Yarın…
Türkiye çok operasyon gördü de böylesi ne pek tanık olmamıştık....
  
Nuray Mert: Muhafazakar demokratlıktan radikal İslamcılığa: Tehlikenin farkında mısınız?
“Misak-ı Milli cenderesinde sıkışmışken zihinler, daha şehirden şehire gidemiyorken tatlı su aydınl...
  
Davutoğlu'ndan ABD'nin Suriye politikasına yorum: Radikal bir dönüşümün kuvvetli işaretleri var
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün(15 Mayıs 2014) katıldığı G-20 zirvesi sırasında görüştüğü ABD Başkanı ...
  
Mehmet Şevket Eygi: Okullarda başörtüsünün serbest olması yetmez, çok daha radikal kararlar alınmalı!
Mehmet Şevket Eygi, 20 maddelik öneri listesi yazdı...
  
Murat Yetkin: Bir türlü akıllanmıyorlar: Bugünün "ılımlıları", yarının "radikalleri"
Einstein'ın "Cinnet aynı şeyleri tekrarlayıp farklı sonuçlar beklemektir" demesi gibi Batı'nın "siy...