Hidayet Şefkatli TUKSAL

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)


29.1.2017 - Bu Yazı 925 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki yıldan itibaren yeni bir müfredatı tedavüle sokmayı düşünüyor; bizlerden (herkesten) de bu konudaki görüş ve önerilerimizi dile getirmemizi istediler. Ben de eğitimin hayatımızda ne kadar yer kapladığının farkında bir yurttaş olarak, yeni eğitim müfredatlarının içeriğini ve uygulama yönergelerini gerçekten merak ettim. Bu amaçla  Talim Terbiye Kurulu’nun ana sayfasını açıp, oradaki linklerden hem eğitimin felsefesi konusundaki yaklaşım ve çerçeveleri, hem de çeşitli derslerin müfredatları hakkında üretilen taslak programları okudum; birkaç yazımı bu konudaki değerlendirmelere ayırmaya karar verdim.

Öncelikle, MEB’in bu müfredat çalışmaları münasebetiyle haberdar olduğum iki çerçeve belgesinden söz etmek istiyorum. Bu iki belge de, artık eğitim işinin uluslararası standartlar gözetilerek planlandığını ve uygulamaya konduğunu göstermesi açısından önemli. 2008 yılında Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi tarafından Hayat Boyu Öğrenme İçin Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi’ne ilişkin bir tavsiye kararının yayınlanması üzerine, Birliğe üye veya üyelik sürecinde olan 36 ülke ulusal yeterlilik çerçevelerini geliştirdiler ya da geliştirme aşamasındalar.  Türkiye de, hem kendi ihtiyaçlarını karşılamak hem de bunu Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi ile uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek için, ilgili kurumların temsilcilerinden oluşan bir komisyonla, Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi belgesini oluşturmuş bulunuyor.

Peki, bu belgelerin temel kavramı olan ‘yeterlilik’ le ne kastediliyor acaba? Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi’ ne  göre, yeterlilik, sorumlu kurum tarafından bireyin öğrenme kazanımlarını belirli ölçütlere göre edindiğinin bir değerlendirme ve geçerlilik kazandırma süreci sonunda tanınması halinde elde edilen resmi belgedir. Bu çerçeve belgesini, Türkiye’deki örgün ya da yaygın bütün eğitim alanlarını hayat boyu öğrenme esasına göre yeniden tanımlayan, seviye ve kriterleri belirleyen, üstelik bunların bütün dünyada kabul görecek standartlarda gerçekleştirilmesini teşvik eden bir belge olarak tanımlayabiliriz.

Bir başka önemli belge ise MEB Kalite Çerçeve Belgesi.  Bu belgede de, öğrencilerin temel öğrenme kazanımlarının tanımlanmasından başlayıp, beşeri, fiziksel, mali altyapıyla ilgili kriterlere, çevre koşullarına, başarı ve izleme kriterlerine kadar uzanan pek çok konuda, eğitimde kalitenin kriterlerinin belirlendiğini görüyoruz.

MEB Kalite Çerçevesi Belgesi’nde, hoşuma gittiği için dikkatimi çeken kriterlerin bazılarından bahsederek, konuyu biraz örneklendireyim. Öğrencilerin temel öğrenme kazanımları alanında; insan hakları,  yurttaşlık ve demokrasi alt alanında tanımlanan bileşenlerden bazıları şöyle sıralanmış:

* Bağımsız düşünme, inanma, karar alma, davranma ve insana karşı ahlaki davranma bilinciyle hareket etme.

* Kişi hak ve hürriyetlerini tanıma.

* Kültürel farklılığı kabul etme.

* Katılımcılığı ve çoğulculuğu önemseme.

* İnsanlığın temel hak ve hürriyetlerine dair üst metinleri kabul etme.

* Toplumsal sorunlara ve gelişmelere duyarlı olma.

* Yönetim süreçlerine katılma.

* Demokratik değerleri benimseme ve yaşama geçirme.

Şimdilerde epeyce tartışmalı olan bu kriterlerin MEB Kalite Çerçevesi Belgesi’nde yer alması bence önemli.

Kağıt üzerinde ideal standart ve kriterler oluşturmak o kadar zor değil; peki, bunlar uygulamaya nasıl ve ne kadar yansıyacak derseniz, işte o konu, herkesin ilgisi ve himmetini gerektiriyor. Devlet bu konuyla ilgili çeşitli kurullar oluşturmuş; ancak bence eğitimle ilgilenen sivil toplum kuruluşlarının da, uygulamaları takip etmek üzere ekipler oluşturması; gelişmelerden, pozitif uygulamalardan, başarılardan olduğu kadar, eksiklikler ve sorunlu alanlardan da kamuoyunu haberdar etmesi gerekiyor. Yapıcı ve mesnedli müdahalelerin karşılıksız kalacağını sanmıyorum, ama takip ve alâka şart.

.

Facebook Yorumları

reklam
8.3.2017
MEB müfredat taslakları konusunda değerlendirmeler ve öneriler (IV)
29.1.2017
MEB müfredat taslağı konusunda değerlendirmeler ve öneriler (I)
23.07.2014
Ayeleth Şaked’in suretine bürünmek
19.05.2014
Soma ateşi ve 16 Ton
03.05.2014
Sınırsız Kardeşlik İnisiyatifi’nin Mısır bildirisi
25.03.2014
‘Başörtülü bacı’ edebiyatı
19.03.2014
Star’dan nasıl ayrıldım? Gerçekler ve yalanlar
03.03.2014
Hükümetin sorumluluğu
28.02.2014
‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti
25.02.2014
Sözü dinlenen birisi olmak üzerine…
20.02.2014
Zehra Develioğlu vakasının düşündürdükleri
15.02.2014
Cemaatsel sosyolojik vasatımızın düşündürdükleri
31.01.2014
Yerel seçimler, medya ve partilerin ‘kadın’ karnesi
28.01.2014
‘Sekülerizm, dindarların tartışmalarından meydana geldi’
23.01.2014
Masum değiliz, hiçbirimiz!
12.01.2014
En uzun 15 günüm
24.12.2013
Allah’ın yakasından düşün, kozunuzu kendi üzerinizden paylaşın!
17.12.2013
Küfür, şal ve ötesi
14.12.2013
Kadın örgütlerinin inkâr politikası
11.12.2013
“Affedilmişliği” affetmeyen kızlar
08.12.2013
Kadınlar ve fitne söylemi
05.12.2013
Fitne kelimesi ve hatırlattıkları
30.11.2013
O kadar sevinmeyin…
23.11.2013
Nepal’de “aydınlanma”
20.11.2013
Beton medeniyetinden toz, toprak ve nehir medeniyetine…
15.11.2013
Başbakan ne için özür dileyecek?
11.11.2013
Çok sesli, farklılıklara saygılı, dayanışmacı bir ekiple karşınızdayız
24.09.2013
Keşke Siz de Zerdüşt Olsaydınız
02.05.2013
Şimdi sizin sınavınız başlıyor!
25.04.2013
23 Nisan, 24 Nisan
18.04.2013
Kutlu doğum ve zamanın ruhu
11.04.2013
Cezaevinde unuttuklarımız
28.03.2013
Kutsal nefretimizden vazgeçebilecek miyiz
21.03.2013
Barış sürecinde lider kültü
14.03.2013
Feminizmin cennetinde 8 Mart
07.03.2013
Kadınların Taraf’ı
28.02.2013
Görünmez insanlar
21.02.2013
İhtilafta rahmet ve Taksim
14.02.2013
‘Malan Barkirin’
07.02.2013
En büyük kast
31.01.2013
Kadın sorunundan ‘rahatsız erkekler’e
24.01.2013
Kendilerine yakışanı yaptılar!
17.01.2013
İmanlı ve vicdanlı insanlara çağrı!
10.01.2013
Barışmazsak ne olur
03.01.2013
Roboski yükü
27.12.2012
Gelecek yılın son haftası
20.12.2012
Eksik de olsa...
13.12.2012
Bir taciz soruşturmasının serencamı
06.12.2012
YÖK ‘görevsizlik kararı’ verebilir mi
29.11.2012
Kör nokta
22.11.2012
Bölünmemek için Kürtleşmek zorundayız
15.11.2012
BİZ’e güvenip de kavga ediyorsanız...
08.11.2012
Ölenler ölmüş olsa da...
01.11.2012
Yeniden umutlanalım diye
25.10.2012
Alın silahlarınızı ve ...
18.10.2012
Okulda cinsel taciz
11.10.2012
İnsanlar ve isimler
04.10.2012
Tek adamlığın vebali
27.09.2012
Keşke olmasaydı!
20.09.2012
Tanrı, vatan, aile
13.09.2012
Üç konu
06.09.2012
Terör, trafik ve eğitim meselemiz
30.08.2012
‘Milat’ gazetesi ‘Yeni Akit’in neyi olur
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı