İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

Muhalefete muhalefet etmek


6.08.2020 - Bu Yazı 206 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Seçimin üzerinden henüz iki yıl geçti, bir sonraki seçime daha üç yıl var. Ama sanki yarın seçim olacakmış gibi bir hava esiyor memlekette. Yalnızca bu değil, “siyaset normalleri”ne uymayan başka bir tablo daha göze çarpıyor: Normal şartlar altında muhalefet iktidarın yaptıklarıyla uğraşır, eleştirir, yol gösterir. Bizde iktidar bunları muhalefete karşı yapıyor. “Normal şartlarda” kendi işine odaklanması, ülkenin sorunlarıyla uğraşması, elindeki ajandayı uygulamaya çalışması, millete verdiği sözleri yerine getirmek için çabalaması gereken iktidar partileri daha ziyade “muhalefete muhalefet etmekle” meşgul görünüyorlar.

Muhalefete muhalefet etmenin bazı faydaları olabilir aslında. Kendi tabanını diri tutmaya yarayabilir mesela. Karşı tarafın tehdit kaynağı olarak görülmesi ve bu tehdidin sürekli gündemde tutulması tabanda bir dağılma, bir gevşeme, bir erime yaşanmasını engelleyebilir. 

Ortadaki problemlerin sorumluluğunu başkalarının üstüne atmanın da siyasi kazanca dönüşmesi mümkün. Sözgelimi vaktiyle FETÖ’nün devlet kurumlarına sızıp yerleşmesinin suçlusu olarak CHP’yi gösterdiğinizde CHP’nin aynı suçlamayla sizin karşınıza çıkmasının önünü almış olursunuz. Böylece bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz. Ekonomide yaşanan problemlerin sebebi olarak dış güçlerin saldırılarını göstermek de aynı şekilde duble kazanç sağlamaya yönelik bir tutum. Hem tabanını “dış tehdit ve saldırılara” karşı heyecanlandırıp konsolide etmeye hem de kendi suçunu başkasının üstüne atıp başarısızlık suçlamasından kurtulmaya yarayacak bir hamle.

* * *

Ne var ki belirli bir süredir uygulanan ve bir yere kadar sonuç da veren bu stratejinin ilânihaye fayda sağlamasını beklemek şartları fazla zorlamak olur. Ülkenin onca büyük meselesi giderek içinden çıkılmaz noktaya doğru ilerlerken, sürekli muhalefete muhalefet ederek toplumdan destek bulabilmek kolay değil artık. İktidar partilerinin tabanının bile tamamını değil, ancak dar bir kesimini motive edebilecek siyasi söylemle yürünecek yol çok uzun olamaz. 

Geçmişte kimlik siyaseti değil hizmet siyaseti yapmakla övünen bir partinin şimdilerde bütün siyasi stratejisini kimlik sembolleri ve ideolojik değerler üzerinden sürdürmeye mecbur kalışındaki trajedi bir yana, kimlik siyasetinin alıcı kitlesinin hiçbir zaman çok geniş olmadığı ortada. Bu çerçevede, Türkiye’nin muhafazakâr/milliyetçi/dindar toplum kesimlerinin neredeyse rüyası durumundaki Ayasofya konusunda dahi beklenen ölçüde bir heyecanın üretilememiş olması dikkate değer olmalı. 

* * *

Öyle anlaşılıyor ki iktidar partileri durumun vahametinin farkındalar ve buradan bir çıkış arıyorlar. Ancak akla gelen çare sorunları çözmek ve vatandaşın desteğini sağlamaya yönelik değil. Çare olarak düşünülen şey muhalefeti parçalamak veya koalisyona yeni ortaklar eklemek. Böylece bir kere daha seçim kazanmanın yolunu bulmayı umuyorlar. Ne var ki Akşener’e “yuvaya dön” çağrısı yapmakla veya İnce’nin CHP oylarını bölmesini beklemekle elde edilmesi arzulanan sonucun matematik karşılığının olmadığını görmüyorlar. Belki de görmek istemiyorlar.  

Erdoğan ilk defa böyle bir durumla karşılaştığı için ne yapacağını bilmiyor olabilir ama ortağı Bahçeli böylesi krizler konusunda tecrübeli bir siyasetçi. MHP lideri 1999’da ANAP ve DSP ile gerçekleştirdiği ilk koalisyon deneyiminde de hem bir ekonomik krizle hem de bir doğal afetle karşılaşmış ve bu iki sürecin yönetilmesinde gösterilen zaaf yüzünden çok ciddi bir oy kaybına uğramıştı. Hatta 2002 seçimi sonrasında iş başına gelecek olan AK Parti iktidarlarının da önünü açan Anasol-M hükümetinin başarısızlığıydı. 

Bugün de bir yandan ekonomideki dev sorunların, bir yandan da küresel ölçekli virüs salgınının yönetilmesi gerekiyor. Ekonomi hakkında fazla bir şey söylemeye gerek yok maalesef. Başlangıç sürecinde birtakım hatalara rağmen hiç de kötü yönetilmeyen virüs salgını konusunda ise “normalleşme” kararı sonrasındaki “kontrolsüz gevşeme” gelecek günler için pek iyi olmayan sinyaller veriyor. Günlük yeni vaka sayısı yeniden binin üstüne çıktı ve hükümet yetkilileri bu konuda da hata yapıldığını kabul edemeyip -muhalefet partilerini de suçlayamadıkları için- “dikkatsiz ve ihmalkâr” vatandaşı suçluyorlar. Oysa bu “refleks” iktidar için iyi günlerin habercisi gibi görünmüyor.

* * *

Ekonomideki sorunun aynası siyaset: Dış kaynaklı sıcak parayla büyüyen -ve bu sıcak parayla dönen- ekonomi düzenimizin artık dışarıdan yatırım çekemediği için krizle karşı karşıya olması gibi, “hiç hata yapmayan, her konuda haklı olan” mevcut siyasi iktidar da “daima mağdur edildiği ve sürekli saldırı altında olduğu” iddiasıyla toplumdan çektiği krediyi harcayıp bitirdi son birkaç yıldır. Yeni kredi çekemeyeceğini biliyor, borçlarını üstlenecek yeni ortak arıyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.09.2020
Avrasyacı fantezilerin iflası
26.09.2020
HDP’ye operasyonun siyasi şifreleri
24.09.2020
Saldım çayıra mevlam kayıra siyaseti
22.09.2020
Devletin paşası mı “Paşanın devleti” mi?
19.09.2020
‘Firavun Sisi’ şimdi ‘Dostum Sisi’ mi olacak?
15.09.2020
Atatürk’e ‘Gazi’ diyen hainler
13.09.2020
Dışımızdaki İrlandalılar
10.09.2020
HDP’ye nerede bir yer bulunur
6.09.2020
‘Çatı aday’ kim olursa sorun olmaz
3.09.2020
Trump arayı nasıl kapattı
1.09.2020
Anıtkabir’in fethi
29.08.2020
Ecdat ekonomiyi böyle yönetmiyordu!
25.08.2020
‘Gaz bulduk sevinmediler’ siyaseti
22.08.2020
Sevinirken temkini kaygılanırken ümidi kaybetmeyelim
19.08.2020
Niye herkes bize düşman?
15.08.2020
‘Beşik uleması’nın dönüşü: Önce zihniyet bozuluyor, sonra kurumlar
14.08.2020
İnce’nin hamlesi Kılıçdaroğlu’nun stratejisi
11.08.2020
Yalanın kibarcası ‘post-truth’
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
17.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
29.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
24.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
17.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
10.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
26.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive