İbrahim Kiras

Karar



Bookmark and Share

İktidar ‘negatif propaganda’ aşamasında


24.10.2020 - Bu Yazı 158 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Son zamanlarda nedense “kötü yönetim” tabirini çok sık kullanıyoruz. Nedense dedim ama nedeni az çok belli tabii. Mevcut iktidarın özellikle son üç dört yıldır izlediği yol itibarıyla karşımıza çıkan problemlerin tanımı ve kaynağı konusunda toplumda bilinçli olarak oluşturulan bir kafa karışıklığı var. İktidar kendi mevcudiyetinin devamının gereğini toplumda karşılığı bulunan birtakım yüksek hedeflere ulaşma arzusuyla izah edip kendi yol açtığı problemleri de dış güçler, içerideki hainler gibi aktörlere ciro ederek ustaca karıştırıyor kafaları. Hem olumsuz gelişmelerin sorumluluğundan kurtuluyor hem de tabanını kenetleyip yerinde tutabiliyor böylece.  

Kötü yönetim açıklamasına işte burada ihtiyaç oluyor… Türkiye’nin de her devlet gibi rakibi -veya duruma göre düşmanı- durumundaki “dış güç”lerin (yani milli çıkarlarının çakışmadığı ülkelerin) mevcut olduğu ve bunların ellerine fırsat geçtiğinde doğal olarak kendi çıkarları adına önümüze engel çıkartmak için çaba gösterecekleri bir hakikat olmakla birlikte son zamanlarda maruz kaldığımız sıkıntıların bununla değil, ülkenin yönetiminde yapılan vahim yanlışlarla ilgili olduğunu ifade etme sadedinde kullanılıyor “kötü yönetim” tabiri. 

Haddizatında “dostların azalması, düşmanların çoğalması” dediğimiz durum da -iddia edildiğinin aksine- dış güçlerin 2023’te uçuşa geçecek olan ülkemizi durdurmak için gösterdikleri telaşla değil süregiden kötü yönetimin dış politika boyutuyla ilgili… Ülkenin uluslararası ilişkilerindeki hassas çıkar dengeleri görmezden gelinerek dış politika kredilerinin iç politika piyasasında harcanıp tüketilmesiyle yani… 

**** 

Esas itibarıyla kötü yönetim derken bir makinanın kötü olmasından değil, bu makinanın iyi yönetilmemesinden söz ediyoruz. Çünkü kötü yönetim (sistemi) yoktur, işini kötü yapan yönetici vardır. Yönetim dediğimiz makina kendi başına kötü olmaz, o makinayı çalıştıran yöneticilerin doğru veya yanlış tercihleri olur. Trafik kazasını kötü otomobil yapmaz, kötü sürücü yapar. 

Peki, ülke yönetiminde yaşanan trafik kazaları hangi hataların sonucu? Bugünkü yönetimde kişisel çıkarla parti çıkarının, parti çıkarıyla milli çıkarın birbirine karışması en önemli mesele. Bir bakıyorsunuz, “milli çıkar” diye anlatılan bir konunun aslında parti çıkarlarıyla ilgili olduğunu görüyorsunuz; “partinin siyasi çıkarı” diye ileri sürülen bir mesele ise tamamen kişisel çıkar konusu çıkabiliyor. Devletin çıkarlarının gözetilmediği devlet yönetimi, partinin çıkarlarının gözetilmediği parti yönetimi doğal olarak iyi yönetim veya başarılı yönetim sayılamaz. Böyle bir yönetim sürecinde olumlu veya toplumu memnun edecek sonuçlar ortaya çıkamaz. 

Bu tablo gitgide daha görünür olmaya başladıkça tabanda rahatsızlık ve nihayet kopmalar boy gösterdiği için şimdi bütün bunları yoğun bir propaganda kampanyasıyla toplum nezdinde izah edilebilir veya kabul edilebilir hale getirme çabasıyla karşı karşıyayız.   

*** 

Ne var ki propaganda işinde de sıkıntılı bazı hususların tezahürü görülüyor... Son günlerde bazı AK Partili milletvekilleri televizyonlara çıkıp “CHP iktidara gelirse dinimizi yaşayamayız, başörtüsü yasaklanır vs.” diye konuşmaya başladılar.  

Mütedeyyin kitleyi korkutmak için “Davutoğlu gelirse, Babacan gelirse...” demek işe yaramayacağı için özellikle CHP diyorlar tabii ama burada önemli olan “kimlerin geleceği” meselesi değil, “kimlerin gideceği” meselesi. Bunu biliyoruz. 

Anlaşılan o ki iktidarı elde tutmanın artık risk altında olduğunun görülmesi karşısında harekete geçilmiş. Ama bu çok geç kalmış tedbirin doğru tedbir olduğunu söylemek zor. “Biz gidersek şu gelir bu gelir” demek “negatif propaganda” yapmaya mecbur kalmış olmak demek.  

Negatif propaganda çaresiz kalındığında baş vurulan bir yoldur. Genel olarak da dünyada iktidarlardan ziyade güçsüz muhalefet partileri sığınır bu yönteme. Çoğunlukla da başarı getirmez.  

Oysa “Hiç kimse ekonomiyi, dış politikayı, eğitimi, sağlığı, tarımı vs. bizim kadar iyi yönetemez” diyebilmesi gerekir iktidar olmak veya iktidarda kalmak isteyen partinin. Bunu söyleyebilecek, bu iddiayla ortaya çıkabilecek durumda değilse milleti öbürleriyle korkutarak oy istemesi çok fazla işe yaramayacaktır artık. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.11.2020
MHP ‘tamam’ deseydi ne olacaktı?
26.11.2020
Bu muhalefetin ülkeye verdiği zararlar
24.11.2020
Erdoğan’a rağmen Erdoğancılık
21.11.2020
Hukukun dışına çıkan hukuk tartışması
14.11.2020
‘Rasyonel yönetime dönüş’ün tek şartı
12.11.2020
Karabağ’da kim kazandı kim daha çok kazandı
10.11.2020
Her şeyin dört dörtlük özeti
5.11.2020
Anketler yalan mı söylüyor?
3.11.2020
Seçimden sonra Türkiye-ABD ilişkilerinde ne bekleyelim?
24.10.2020
İktidar ‘negatif propaganda’ aşamasında
22.10.2020
İYİ Parti’ye ‘operasyon’ mu yapılıyor?
20.10.2020
Valinin biri denetime çıkmış
15.10.2020
Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi
13.10.2020
Önce hukuk sonra siyaset
10.10.2020
İktidarın avantajı muhalefetin ihtiyacı
6.10.2020
Bize de mi hukuk!
3.10.2020
Oyunun kuralıyla oynamak zaaf belirtisi
1.10.2020
Rusya neden hep karşımızda
29.09.2020
Avrasyacı fantezilerin iflası
26.09.2020
HDP’ye operasyonun siyasi şifreleri
24.09.2020
Saldım çayıra mevlam kayıra siyaseti
22.09.2020
Devletin paşası mı “Paşanın devleti” mi?
19.09.2020
‘Firavun Sisi’ şimdi ‘Dostum Sisi’ mi olacak?
15.09.2020
Atatürk’e ‘Gazi’ diyen hainler
13.09.2020
Dışımızdaki İrlandalılar
10.09.2020
HDP’ye nerede bir yer bulunur
6.09.2020
‘Çatı aday’ kim olursa sorun olmaz
3.09.2020
Trump arayı nasıl kapattı
1.09.2020
Anıtkabir’in fethi
29.08.2020
Ecdat ekonomiyi böyle yönetmiyordu!
25.08.2020
‘Gaz bulduk sevinmediler’ siyaseti
22.08.2020
Sevinirken temkini kaygılanırken ümidi kaybetmeyelim
19.08.2020
Niye herkes bize düşman?
15.08.2020
‘Beşik uleması’nın dönüşü: Önce zihniyet bozuluyor, sonra kurumlar
14.08.2020
İnce’nin hamlesi Kılıçdaroğlu’nun stratejisi
11.08.2020
Yalanın kibarcası ‘post-truth’
6.08.2020
Muhalefete muhalefet etmek
4.08.2020
İstanbul Sözleşmesi’ne kim neden karşı?
1.08.2020
Padişah ile Şeyhülislam arasında bir ‘macera’
30.07.2020
Osmanlı’ya hilafet geldi mi?
25.07.2020
Ayasofya açıldı şimdi ne olacak?
18.07.2020
Bir FETÖ daha çıkar mı?
16.07.2020
‘Yeni AK Parti’ye yeni sözleşme
14.07.2020
Milletin Ayasofya’sı siyasetin Ayasofya’sı
9.07.2020
Trollerle siyaset
4.07.2020
Koca yürekli bir dost geçti bu dünyadan
2.07.2020
Herkese bir yeşil top
30.06.2020
Barolar niye bölünsün?
25.06.2020
Adalet mülkün temeli ama
23.06.2020
Yerli, milli ve İslami
18.06.2020
Devlet nasıl yönetilmez
17.06.2020
İktidar ‘tweet’ işini abarttı
13.06.2020
‘Eski AK Parti’ ve ‘yeni AK Parti’
9.06.2020
AK Parti ile HDP’nin ‘ittifak’ları
6.06.2020
Hizmet siyasetiyle gelip kimlik siyasetiyle gitmek
4.06.2020
CHP’nin ‘merkez’ine yolculuk
2.06.2020
Amerika kaybedecek, Trump kazanacak
30.05.2020
Batı’nın ahlakını mı alsaydık yoksa?
29.05.2020
İç tehdit, dış tehdit, full tehdit!
24.05.2020
Ufukta erken seçim mi var
19.05.2020
‘Namuslu aydın’ mı ‘organik aydın’ mı?
17.05.2020
Kendi soyundan olmayana kim güvenir
14.05.2020
HDP’nin meşruiyeti
12.05.2020
‘Enseyi karartmayalım’
10.05.2020
Muhalefetin meşruiyeti
7.05.2020
Lütfen darbe yapmayalım, yapanları uyaralım
5.05.2020
Amerika önümüzde diz çöktü!
2.05.2020
Yanlıştan dönmek o kadar mı zor!
30.04.2020
İsveç’ten hasta kurtaran ülke
28.04.2020
Bu defa mesele Diyanet değil
26.04.2020
Virüs siyasete bulaşmasın yeter
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive