İbrahim SEDİYANİ

sediyani@gmail.com



Bookmark and Share

'Müslümanlar'ı yeniden Kardeşler yapan Müslüman Kardeşler


22.07.2013 - Bu Yazı 3011 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 'İhvan-ı Müslîmin' anlam olarak 'Müslüman Kardeşler' demektir ve şu ibretâmiz hadiseye bakın ki, İhvan-ı Müslîmin, tıpkı ismine layık bir şekilde tüm Müslümanlar'ı yeniden 'Kardeşler' yapmıştır

 2010 sonu ile 2011 yılı başında, tam olarak 18 Aralık 2010 günü Tunus'ta başlayan, daha sonra Mısır'la devam edip tüm Mağrîb ve Ortadoğu ülkelerine sıçrayan ve 'Yasemin Devrimi' olarak isimlendirilen, günümüzde ise 'Arap Baharı' olarak nitelenen hâdiseler, üç yılını doldurdu.

'Arap Baharı', hemen hemen tüm Arap ülkelerinde az çok etkisini hissettirdi ancak en çok da Tunus, Mısır, Libya, Yemen, Suriye ve Bahreyn'de etkisini gösterdi. Ancak 'domino etkisi' gibi yayılan bu hâdiseler, adı geçen bu ülkelerin hepsi için 'bahar' olamadı. Devrimlerin başladığı yerler olan Tunus ve Mısır, ilk aşamada gerçek anlamda 'bahar' ve 'kurtuluş' yaşarken, Libya, Yemen, Suriye ve Bahreyn için tam bir 'cehennem' oldu, ne yazık ki. Bunlardan Yemen, Suriye ve Bahreyn, bu ateşte yanmaya devam ediyorlar.

Tunus ve Mısır için 'bahar' olan 'Yasemin Devrimleri'nin Yemen, Suriye ve Bahreyn için 'cehennem' olmasının biri 'küresel' biri de 'yerel' olmak üzere iki temel sebebi vardır. Ve sadece bu iki temel sebebi vardır. Burada en önemli 'kırılma noktası' Libya'dır. Libya'da yaşanan tecrübedir.

YEREL OLGU KÜRESEL OLGU

Önce, 'Libya'dan Önce' sayfasını okuyalım. Yani Tunus ve Mısır'ı:

- Tunus ve Mısır'daki halk hareketleri, çok kısa sürede başarıya ulaştılar. Çünkü mevcut rejim ve diktatörler (Tunus diktatörü Zeyn'el- Âbidîn bin Ali ve Mısır diktatörü Mûhâmmed Hûsnî el- Seyyîd Mûbarek), bu sosyolojik devinime karşı direnç göstermediler. Hemen teslim oldular ve yenilgiyi kabul ettiler. (Yerel Olgu)

- Tunus ve Mısır'daki halk hareketleri ve devrimleri olduğunda, emperyalist devletler ve küresel güç odakları henüz sürece dahil olmamışlardı. Özgürlük ve kurtuluş için, izzetli ve onurlu bir hayat için ayağa kalkan mazlum halklar, başlarındaki diktatörlük düzenini sadece sloganlarla, gösterilerle devirdiler. Tek kurşun bile sıkmadan! Bir kişinin bile canına kıymadan! Üstelik hiçbir dış destek almadan. (Küresel Olgu)

İLLÜSTRASYON: CEMİLE AĞAÇ YILDIRIM

YEREL KIRILMA KÜRESEL KIRILMA

Ancak bu halk devrimlerinin 3. ülkesi olan Libya ile birlikte, bu her iki durum da, hem de yüzseksen derece değişti:

- Libya diktatörü Muammer Mûhâmmed Ebû Minyar el- Qaddafî, Tunus ve Mısır diktatörleri gibi ödlek çıkmadı, korkak davranmadı ve özgürlükleri için ayağa kalkmış mazlum halk kitlelerine teslim olmadı. Direndi. Binlerce insanı katletme pahasına direndi; iktidarını korumak için gözünü kırpmadan insanları öldürdü. Direndikçe daha çok öldürdü; öldürdükçe de yıkılışını geciktirdi. Qaddafî'nin bu cesareti ve direndikçe iktidarının bir türlü yıkılmayışı, bu halk hareketlerinin sonradan sıçrayacağı diğer Arap ülkerindeki diktatörlere de cesaret verdi; 'Demek direnirsek bize galebe çalamazlar' düşüncesinin oluşmasına yol açtı. (Yerel kırılma)

- Libya ile birlikte, dünyanın şeytanî güçleri olan emperyalist devletler ve küresel güç odakları da sürece dahil oldu. NATO, ABD, AB, Fransa, İngiltere, İtalya, Türkiye, Arap Birliği, Suudî Arabistan, Katar, hepsi de aynı anda, aynı amaçla ve aynı çatı altında sürece dahil oldular. Libya'nın başına musallat olmuş bir 'yerel şer kuvveti' olan Mûammer Qaddafî diktatörlüğü, dünyanın başına bela olmuş 'küresel şer kuvveti'nin direk müdahalesiyle ve onlar tarafından, hem de Libya şehirleri bombalanarak, şehirlerin ve insanların üzerine bombalar yağdırılarak ortadan kaldırıldı. Bu noktadan itibaren artık 'Arap Baharı', emperyalist güçlerin direk işin içinde olduğu bir sürece doğru evrildi. (Küresel kırılma)

Mısır'da Temmuz 2013'te İhvan-ı Müslîmin (Müslüman Kardeşler) iktidarına karşı gerçekleştirilen askerî darbe ve Mısır'ın 'seçimle işbaşına gelen ilk devlet başkanı' olan Cumhurbaşkanı Mûhâmmed Mursî'nin ABD – Suud destekli cunta tarafından devrilmesi, üç yıldır devam edegelen Arap Baharı'nda 3. sayfanın açılmasına yol açmıştır. Arap Baharı yeni bir sürece girmiştir.

Bu yeni süreç, emperyalist güçlerin müdahale ve komplolarına karşı tüm Dünya Müslümanları'nın yekvücûd olduğu bir süreçtir.

Arap Baharı'nın 2. sayfasında (Libya, Suriye ve Bahreyn) korkunç bir mezhebî kutuplaşmanın ve çıkar eksenli çatışmaların kurbanı olan, yüzyılın hiç tartışmasız en büyük fitnesine müptela olan ve bundan nasıl kurtulacağını da bilmeyen İslam Ümmeti, Mısır'da İhvan'a karşı gerçekleştirilen askerî darbe sayesinde yeniden vahdeti sağlayıp 'ortak hissiyata' ve 'ortak söyleme' sahip olmayı başarmıştır.

Allâh-û Teâlâ, Kûr'ân-ı Kerîm'de şöyle buyuruyor:

'Olur ki hoşunuza gitmeyen birşey, hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda şer olabilir. Allâh bilir, fakat siz bilmezsiniz.' (Bakara, 216)

Mısır'da gerçekleşen ve Müslümanlar'ı büyük bir üzüntüye garkeden askerî darbe neticesinde yaşanan birlik ve kenetlenme, sanki bu âyet-i kerimenin yeniden tecelli etmesi gibi bir duruma işaret ediyor.

İHVAN-I MÜSLİMİN NE DEMEKTİR?

Üç yıldır devam eden Arap Baharı'nı doğru okuyabilmek için, süreci tek bir sayfada değil, 3 ayrı sayfada okumak gerekiyor:

1. Sayfa: Müslüman halkların, başlarındaki diktatörlere karşı kıyam etmesi (Tunus'ta başladı; 18 Aralık 2010)

2. Sayfa: Emperyalist güçlerin sürece dahil olması ve İslam dünyasına sokulan büyük fitne, Müslümanlar arasında yaşanan kutuplaşma (Libya'da başladı; 19 Mart 2011)

3. Sayfa: Emperyalist güçlerin müdahale ve komplolarına karşı tüm Dünya Müslümanları'nın birlik ve vahdeti (Mısır'da başladı; 3 Temmuz 2013)

Arap Baharı'nın her sayfası, ayrı bir Mağrib ülkesinde başlamıştır. Mısır'daki askerî darbeyle birlikte Arap Baharı yeni bir sürece girmiştir. Sürecin 3. sayfası açılmıştır.

Bu yeni sayfa, İslam dünyasına 2. sayfada sokulan büyük fitnenin – inşallâh – ortadan kalktığı ve Ümmet'in yeniden kutlu vahdeti sağladığı mübarek bir sayfadır. Bu vahdetin mübarek Ramazan ayıyla birlikte yeşermesi, ayrıca anlamlıdır.

İhvan'a destek veren Müslüman halk, her gün Rabia'tül- Adeviyye Meydanı'nda milyonluk gösteriler yapmaktadırlar. Dünya Müslümanları ise Şiî, Sünnî, Türk, Kürt, Arap, Fars, Urdu, Bengal, Malay, tüm kalpleriyle Mısırlı kardeşlerinin yanındadır.

İhvan yeniden iktidar olur mu bilinmez, ama İhvan'ın yeniden iktidar olması sadece 'küçük zafer' olacaktır. Asıl 'büyük zafer' ise şimdiden gerçekleşmiştir; İslam Ümmeti'nin vahdeti, mezhep – etnisite ayrımı gözetmeden tüm Müslümanlar'ın kardeşliği.

'İhvan-ı Müslîmin' anlam olarak 'Müslüman Kardeşler' demektir ve şu ibretâmiz hadiseye bakın ki, İhvan-ı Müslîmin, tıpkı ismine layık bir şekilde tüm Müslümanlar'ı yeniden 'Kardeşler' yapmıştır.

Yeni Şafak

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.12.2018
Kirletme
12.11.2018
Fenike Kızı Yelizabel
7.12.2017
Selahaddîn Eyyubî ve Yahudî Düşmanlığı
25.4.2017
Kürtler Ne Oy Verdi?
19.4.2017
Devlet % 51 – Millet % 49
18.8.2015
Tağut Ne Demek?
12.8.2015
‘Terörist’ olan Doğu Türkistan değil, işgalci Çin devletidir
2.8.2015
Millet Olmanın Erdemi ve Asıl Büyük Felâket
30.7.2015
Saray Medyası
13.7.2015
Kürt milliyetçiliğini Türk, Fars ve Arap milliyetçilikleriyle bir tutmak adil midir
24.6.2015
Amerika’nın kucağında oturup Kürtler’i ‘Amerikancılık’ ile suçlamak
2.6.2015
Cennet’e Gitmek Gittikçe Zorlaşıyor
28.5.2015
Kürdistan Tarihinin En Mübarek Yol Arkadaşlığı
16.5.2015
Zaman ve Zemin Aşımına Uğrayan Erdemli Tavırlar
1.5.2015
Türkiye, dünyanın en adaletsiz ikinci ülkesi
23.4.2015
Kürt medyası 117 yaşında
18.4.2015
Dünyayı Düzeltmenin Yolu
15.4.2015
Azadî Liderleri Cibranlı Halid Bey ve Yusuf Ziya Bey
11.4.2015
Sünnîlerin saldırdığı Kenya’nın bağımsızlık mücadelesini Şiî bir Müslüman başlatmıştı
01.03.2015
Bana Bir Mektup Yaz
28.12.2014
Barış Manço Bir Sanatçı Değil, Bir Sanat Ekolüdür
26.12.2014
Bu Yazım Kürtler ve Kürdistan Üzerine Değil
17.12.2014
Türkiye’deki Tüm İl ve İlçelerin Eski Gerçek İsimleri
14.12.2014
Analfabet Toplumda Alfabe Tartışmaları
11.12.2014
“Şeyh Said Kıyamı, hem dînî hem millî bir başkaldırıdır”
09.11.2014
Kürdistan İslam Devleti İçin Canlarını Veren Türkler, Çerkesler, Alevîler
18.08.2014
I. Dünya Savaşı Sonrası Kurulan Kürt Cemiyetleri
17.07.2014
'Her Roj Yek Dolar'
18.06.2014
Dünya Kupası’nda Avrupa ülkelerini göçmen futbolcular sırtlayacak
13.06.2014
Kürdistan’da Türkmen Sorunu
05.06.2014
64 yıl sonra aynı noktadayiz: Dünya Kupası’nda yokuz ama ‘Stratejik Derinlik’ devam ediyor
02.06.2014
Dünyanın En Mazlum Milleti: Rohingyalar
28.05.2014
İdam sehpasına yürürken ‘Yaşasın Kürdistan’ diye haykıran Türk- İslam âlimi
27.05.2014
“Herkes ‘barış olsun’ istiyor ama ‘barış’ derken aynı şeyi kastetmiyor”
21.05.2014
Kazandıklarınızla, Kaybettiklerinizi Satın Alamayacaksınız!
18.05.2014
Siz hiç acılar içinde siyaset yapar mısınız
27.04.2014
Nehirleri değil, barajları durdurun!
20.04.2014
Ermeni katliamına karşı çıkan İslam âlimleri
04.04.2014
Zayıflar farklılara, güçlüler benzerlere düşmandır
27.03.2014
Yeryüzünün İlk Kavmi Kürtler ve Konuşulan İlk Dili Kürtçe
25.03.2014
İslam Putu
04.03.2014
Nuh Tufanı ve insanlık tarihinin başladığı Kürdistan
23.02.2014
Peygamber ismi taşıyan Kürdistan şehirleri
10.02.2014
Kürt sahabeler
04.02.2014
Diyanet’in dini Diyanet’e, Kürtler’in dini Kürtler’e
27.01.2014
Elmas Ana’ya kimlik vermek için de mi rüşvet istiyorsunuz
15.01.2014
Çaldıran’ın 500. yıldönümünde Kürdistan’ın bölünmesini ve Şiî – Sünnî ihtilafını konuşmak
02.01.2014
Roboskê’de asıl konuşulması gereken
22.12.2013
Diyarbekir Tarihinin Gizlenen Katliamı: Çılsıtun
09.12.2013
1652 – 1992: Kölelikten Özgürlüğe Güney Afrika
08.12.2013
Kürt Halkının Siyahî Kardeşi: Nelson Mandela
18.11.2013
Aman Dokunmayın Dershanelerine
05.11.2013
Örtünmek ile Soyunmak Arasında Kadının Utanç Duvarı
27.10.2013
Anadil herkese ana sütü gibi haktır
26.10.2013
Kürt İslam Âliminin Dünyaya İkrâmı: Sıcak Kahve
15.10.2013
Kurban
07.10.2013
Şehir ve Köylerimizin Eski Gerçek İsimleri
03.10.2013
Bütün Yer İsimleri İade Edilmelidir
01.10.2013
Bugün Köylerimizin Bayram Günüdür
29.09.2013
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 45
24.09.2013
Kıbrıs’tan Gelen İran – Türkiye Sınır Mektubu
20.09.2013
Başbakan Erdoğan’a Açık Mektup
09.09.2013
Mısır’da “Gel Musa Gel”, Suriye’de “Gel USA Gel” Diyorlar
20.08.2013
Mim–Sad–Ra ve 4. süreç: Rabiâ
17.08.2013
Mısır İslam Devrimi
06.08.2013
Mârifet; Muhalif ya da Taraftar Olmak Değil, Erdemli Olmaktır
02.08.2013
Gezi’nin Kemalist Çevrecileri, Dut Ağaçlarını da Severler mi?
29.07.2013
Evvel The Times İçinde, Kalbur Saman İçinde...
24.07.2013
Alev Alatlı Roman Serisi
22.07.2013
'Müslümanlar'ı yeniden Kardeşler yapan Müslüman Kardeşler
20.07.2013
Üç Tarafı Kürdistan’la Çevrili Barış Süreci
24.06.2013
Yazarlarımız “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı”nda Ne Dediler?
18.06.2013
Kürtler’in Mücadelesi Rejim Değişikliği Değil, Hürriyet ve İstiklâl Mücadelesi Olmalıdır
31.05.2013
Kürtçe Edebiyatın İlk Çizgi Çocuk Kahramanı “Guldexwîn”, Dîwan Yayınları’ndan Çıktı
26.05.2013
Yalnızlık Büyük Bir Nimettir
18.04.2013
Altan Tan: Kürt Ergenekonu açılsın, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulsun‏
21.02.2013
1923 CHP, 2023 AK Parti: Bu Utanç Mirasını mı Paylaşamıyorsunuz?
28.12.2012
- Robozkê şehîdlerinin âzîz hatırâsına -
25.12.2012
Seyyid
24.12.2012
Arap Baharı'nın İki Sayfası
15.12.2012
Bir Yanım Su, Bir Yanım Ateş; Aç Bana Kucağını Bangladeş – 1
1 0
Ad Soyad Giriniz... 21.07.2013 - 09:39:09
Kurtlerin Ihvanin yaninda oldugunu sanmiyorum! Herkes bilirki araplarda da turklerde de etnik kimlik muslumanlaiktan once gelir. Kurtler islamiyetle olan koklu baglarina ragmen arap ya da turk muslumanlarin dusmanligindan kurtulamamistir. Bakiniz Suriye, bakiniz Turkiye!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%56,83
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8