İbrahim SEDİYANİ

sediyani@gmail.com



Bookmark and Share

Gezi’nin Kemalist Çevrecileri, Dut Ağaçlarını da Severler mi?


02.08.2013 - Bu Yazı 2419 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son üç yıl içinde Türkiye’de, toplumun tüm farklı kesimlerinin aynı hassasiyetle sokağa döküldüğü, hangi dünya görüşüne ve siyasî çizgiye mensup olursa olsun herkesin aynı kaygılarla meydanlara akın ettiği iki toplumsal hadise yaşandı.

     Ve şu ilginç tecelliye bakın ki, ikisi de takvimler 31 Mayıs gününü gösterirken cereyan etti: 31 Mayıs 2010 ve 31 Mayıs 2013.

     Biri 31 Mayıs 2010 günü, Gazze’ye insanî yardım götüren Mavi Marmara gemisinin siyonist korsan saldırıya uğraması ve 9 insanımızın şehîd edilmesi üzerine Türkiye’deki insanların meydanlara dökülmesi.

     Diğeri de 31 Mayıs 2013 günü Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilip AVM yapılması düşüncesi (veya girişimi) üzerine insanların meydanlara dökülmesi.

     Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki, hiçbir siyasî parti veya iç politik hesaplara dayanmadan, tamamen insanî bir refleksle başlayan her iki “31 Mayıs toplumsal hadisesi” de, siyasî partiler tarafından süreç içinde iç politik hesaplara kurban edildi.

     Birincisi iktidardaki AK Parti tarafından, ikincisi de muhalefetteki CHP tarafından.

     Ancak toplumsal hadisenin iç politik hesaplara kurban edilmesi, birincisinde daha uzun bir süreye yayılan ve peyderpeyh gelişen bir şekilde, hatta belki de tabiî seyri içinde kendiliğinden oluşurken – ki bu haklı dâvâda bile iktidar partisi daha sonra diğer partiler tarafından yalnız bırakıldı -, ikincisinde ise ivedi bir şekilde ve hemen iki gün içinde oldu.

     31 Mayıs’ta başlayan Gezi Parkı olaylarının ilk iki gününü, hadisenin bütününden ayırmak gerekiyor, kanaatindeyim. Çünkü 31 Mayıs’ta çevreci bir refleksle başlayan hadiseler, 2 Haziran’a kadar da bu mâsumiyetini korumuştu. Olayların ilk iki gününde bir “çevreci” olarak ben de gösterilere destek vermiştim. Ülkedeki hiç kuşkusuz her “çevreci”nin verdiği gibi.

     Ancak 2 Haziran’dan sonra olayların rengi değişti. Bu renk, başta orman ve çevre katliâmları olmak üzere onlarca katliâm, sürgün ve asimilasyonun mimarı olarak halkımız indinde oldukça sabıkalı bir geçmişi olan “Kemalist” bir renkti. İstiklâl Mâhkemeleri kurularak binlerce ağacın kesilip darağacı yapıldığı, bu darağaçlarında Şeyh Said (rh. a.), İskilipli Âtıf (rh. a.) başta olmak üzere binlerce İslam âliminin sallandırılıp idam edildiği, hususen Kürdistan coğrafyasında olmak üzere onlarca ormanın yakıldığı, dökülen kanlardan dolayı nehirlerin mavi yerine kızıl aktığı bir kirli geçmişin temsilcisi olarak Kemalizm’in iş bu Taksim’deki “ağaç sevgisi” ve “doğa sevgisi”, halkımız nezdinde pek de inandırıcı bulunmadı, “doğal” olarak.

     “Gezi rûhu” dedikleri olay, belki bazılarının indinde “çok şeyler” ifade ediyor olabilir, ancak – içinde şiddet, saldırganlık ve terör de barındıran – bu eylemlerin bilhassa Kürt insanından hiçbir destek bulamaması, bizler indinde “daha fazla şey” ifade ediyor.

     Gösteriler hem mevcut meşrû Hükûmet’e karşı ğayr-ı meşrû bir kalkışmaya, seçim sandığıyla devrilemeyen AK Parti iktidarını antidemokratik yollarla, darbeye davetiye çıkartarak devirmeye yönelik bir harekete dönüştü, hem de bu gösteriler esnasında – dünyanın en demokratik ülkeleri kabul edilen İsviçre, Norveç, Finlandiya dahil olmak üzere dünyadaki hiçbir devletin müsamaha gösteremeyeceği – şiddet, saldırganlık ve teröre başvuruldu. Kamu düzeni hedef alındı. Tek suçları “oradan geçmek” olan başörtülü hânımlara yönelik saldırılar oldu. Sokağa çıkanlar, saldırıya uğramamak için Kürtçe konuşmamaya dikkat ettiler.

     Bunların hepsi de yaşandı. Aylardır konuşulan / bilinen hadiseler olduğundan, hepsini tek tek belgelemek durumunda değiliz.

     Gezi olaylarının en sıcak günlerinde Diyarbakır ve Elazığ’a yaptığım üç haftalık gezi, “Batı”daki bu hadiselere “Doğu”da nasıl bakıldığını anlamak açısından da iyi bir fırsat sunmuştu bana.

     Haziran ayında üç hafta boyunca Diyarbakır ve Elazığ’daydım; oradaki halkın nerdeyse tamamı, Gezi olaylarına iktidarın ve iktidar yanlısı medyanın baktığı pencereden bakıyordu. Buna, AK Parti seçmeni olmayan Kürtler dahil.

     Elinde Atatürk’ün posteriyle, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarıyla yapılan bir eylemin Kürt insanının nezdinde elbette bir itibarı olamazdı. Hele ki, tam da “Barış Süreci”yaşanırken. Kürt halkı, “Barış Süreci”nin geçmiş kemalist rejim tarafından değil, bilakis onun tüm vesayetçi kurumlarına karşı sivil bir duruş sergilemiş olan AK Parti Hükûmeti tarafından başlatıldığının bilincinde. Ve geçmiş kemalist rejim artıklarının bu süreci sabote etmek, baltalamak için her türlü fırsatı kolladıklarının da bilincinde.

     Ve bugün Rojava’da yaşanan hadiseleri dahi, bu odaklar Türkiye’deki “Barış Süreci”ni bitireceği umuduyla izlemektedir. Bereket ki, son İmralı görüşmeleri bu beklentileri boşa çıkardı.

     Dersim ve Zilan katliamlarının faili, Şeyh Said Kıyamı’nda binlerce dut ağacını kesip darağacı yapan, bu darağaçlarında onbinlerce insanı idam eden diktatörlüğün resimlerini taşıyarak, “askerleriyiz” diyerek ağaç sevgisi (!) için gösteri yapmak, bırakın insanları, o ağaçların üzerine tünemiş kargaların bile güleceği bir olay!

     Sadece 1925 Şeyh Said Kıyamı esnasında kemalist diktatörlük tarafından; 

     - Binlerce dut ağacı kesilip darağacı yapıldı.

     - Tam 14 şehir zarar görüp hasara uğradı.

     - 700 köy yakılıp haritadan silindi, insanları sürgün edildi.

     - 9 bin ev harabeye döndü.

     - 50 bin Kürt göç ettirildi.

     - 7 bin 500 Kürt zindanlara atıldı.

     - 660 Kürt idam edildi.

     - 80 bin Kürt öldürüldü.

     - Birçok yerde insanlar ahırlarda toplu bir şekilde yakıldılar.

     Zalimler için çocuk, ihtiyar, kadın veya hayvan hiç fark etmiyor. Hepsi birlikte yakılıyorlardı.

     Böyle bir kirli geçmiş ortadayken, “ağaç sevginize” (!) kim inanır?

     Taksim’deki iki tane meşe ağacını bu kadar seviyorsunuz da, peki ya Diyarbekir’deki, Piran’daki, Dara Hênê’deki, Palu’daki, Elazîz’deki onbinlerce dut ağacı?

     O ağaçlardan niçin nefret ettiniz? Neden katlettiniz?

     Yoksa siz insanlar gibi ağaçları da mı “Türk – Kürt”, “Laik – İslamcı”, “Kemalist – Muhafazakâr” diye ayırıyorsunuz?

     Ağaçların, çiçeklerin, böceklerin ve kuşların da mı “ideolojileri” var, sizin gözünüzde?

     “Mustafa Kemal’in askerleri”, ağaçları korumak için eylem yapıyormuş!

     Doğrudur; Kemalistler’in ağaçları ne kadar sevdiğini en çok da biz Kürtler biliyoruz.

     Kemalistler ağaçları çok severler. Özellikle de darağaçlarını.

sediyani@gmail.com 

 

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.12.2017
Selahaddîn Eyyubî ve Yahudî Düşmanlığı
25.4.2017
Kürtler Ne Oy Verdi?
19.4.2017
Devlet % 51 – Millet % 49
18.8.2015
Tağut Ne Demek?
12.8.2015
‘Terörist’ olan Doğu Türkistan değil, işgalci Çin devletidir
2.8.2015
Millet Olmanın Erdemi ve Asıl Büyük Felâket
30.7.2015
Saray Medyası
13.7.2015
Kürt milliyetçiliğini Türk, Fars ve Arap milliyetçilikleriyle bir tutmak adil midir
24.6.2015
Amerika’nın kucağında oturup Kürtler’i ‘Amerikancılık’ ile suçlamak
2.6.2015
Cennet’e Gitmek Gittikçe Zorlaşıyor
28.5.2015
Kürdistan Tarihinin En Mübarek Yol Arkadaşlığı
16.5.2015
Zaman ve Zemin Aşımına Uğrayan Erdemli Tavırlar
1.5.2015
Türkiye, dünyanın en adaletsiz ikinci ülkesi
23.4.2015
Kürt medyası 117 yaşında
18.4.2015
Dünyayı Düzeltmenin Yolu
15.4.2015
Azadî Liderleri Cibranlı Halid Bey ve Yusuf Ziya Bey
11.4.2015
Sünnîlerin saldırdığı Kenya’nın bağımsızlık mücadelesini Şiî bir Müslüman başlatmıştı
01.03.2015
Bana Bir Mektup Yaz
28.12.2014
Barış Manço Bir Sanatçı Değil, Bir Sanat Ekolüdür
26.12.2014
Bu Yazım Kürtler ve Kürdistan Üzerine Değil
17.12.2014
Türkiye’deki Tüm İl ve İlçelerin Eski Gerçek İsimleri
14.12.2014
Analfabet Toplumda Alfabe Tartışmaları
11.12.2014
“Şeyh Said Kıyamı, hem dînî hem millî bir başkaldırıdır”
09.11.2014
Kürdistan İslam Devleti İçin Canlarını Veren Türkler, Çerkesler, Alevîler
18.08.2014
I. Dünya Savaşı Sonrası Kurulan Kürt Cemiyetleri
17.07.2014
'Her Roj Yek Dolar'
18.06.2014
Dünya Kupası’nda Avrupa ülkelerini göçmen futbolcular sırtlayacak
13.06.2014
Kürdistan’da Türkmen Sorunu
05.06.2014
64 yıl sonra aynı noktadayiz: Dünya Kupası’nda yokuz ama ‘Stratejik Derinlik’ devam ediyor
02.06.2014
Dünyanın En Mazlum Milleti: Rohingyalar
28.05.2014
İdam sehpasına yürürken ‘Yaşasın Kürdistan’ diye haykıran Türk- İslam âlimi
27.05.2014
“Herkes ‘barış olsun’ istiyor ama ‘barış’ derken aynı şeyi kastetmiyor”
21.05.2014
Kazandıklarınızla, Kaybettiklerinizi Satın Alamayacaksınız!
18.05.2014
Siz hiç acılar içinde siyaset yapar mısınız
27.04.2014
Nehirleri değil, barajları durdurun!
20.04.2014
Ermeni katliamına karşı çıkan İslam âlimleri
04.04.2014
Zayıflar farklılara, güçlüler benzerlere düşmandır
27.03.2014
Yeryüzünün İlk Kavmi Kürtler ve Konuşulan İlk Dili Kürtçe
25.03.2014
İslam Putu
04.03.2014
Nuh Tufanı ve insanlık tarihinin başladığı Kürdistan
23.02.2014
Peygamber ismi taşıyan Kürdistan şehirleri
10.02.2014
Kürt sahabeler
04.02.2014
Diyanet’in dini Diyanet’e, Kürtler’in dini Kürtler’e
27.01.2014
Elmas Ana’ya kimlik vermek için de mi rüşvet istiyorsunuz
15.01.2014
Çaldıran’ın 500. yıldönümünde Kürdistan’ın bölünmesini ve Şiî – Sünnî ihtilafını konuşmak
02.01.2014
Roboskê’de asıl konuşulması gereken
22.12.2013
Diyarbekir Tarihinin Gizlenen Katliamı: Çılsıtun
09.12.2013
1652 – 1992: Kölelikten Özgürlüğe Güney Afrika
08.12.2013
Kürt Halkının Siyahî Kardeşi: Nelson Mandela
18.11.2013
Aman Dokunmayın Dershanelerine
05.11.2013
Örtünmek ile Soyunmak Arasında Kadının Utanç Duvarı
27.10.2013
Anadil herkese ana sütü gibi haktır
26.10.2013
Kürt İslam Âliminin Dünyaya İkrâmı: Sıcak Kahve
15.10.2013
Kurban
07.10.2013
Şehir ve Köylerimizin Eski Gerçek İsimleri
03.10.2013
Bütün Yer İsimleri İade Edilmelidir
01.10.2013
Bugün Köylerimizin Bayram Günüdür
29.09.2013
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 45
24.09.2013
Kıbrıs’tan Gelen İran – Türkiye Sınır Mektubu
20.09.2013
Başbakan Erdoğan’a Açık Mektup
09.09.2013
Mısır’da “Gel Musa Gel”, Suriye’de “Gel USA Gel” Diyorlar
20.08.2013
Mim–Sad–Ra ve 4. süreç: Rabiâ
17.08.2013
Mısır İslam Devrimi
06.08.2013
Mârifet; Muhalif ya da Taraftar Olmak Değil, Erdemli Olmaktır
02.08.2013
Gezi’nin Kemalist Çevrecileri, Dut Ağaçlarını da Severler mi?
29.07.2013
Evvel The Times İçinde, Kalbur Saman İçinde...
24.07.2013
Alev Alatlı Roman Serisi
22.07.2013
'Müslümanlar'ı yeniden Kardeşler yapan Müslüman Kardeşler
20.07.2013
Üç Tarafı Kürdistan’la Çevrili Barış Süreci
24.06.2013
Yazarlarımız “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı”nda Ne Dediler?
18.06.2013
Kürtler’in Mücadelesi Rejim Değişikliği Değil, Hürriyet ve İstiklâl Mücadelesi Olmalıdır
31.05.2013
Kürtçe Edebiyatın İlk Çizgi Çocuk Kahramanı “Guldexwîn”, Dîwan Yayınları’ndan Çıktı
26.05.2013
Yalnızlık Büyük Bir Nimettir
18.04.2013
Altan Tan: Kürt Ergenekonu açılsın, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulsun‏
21.02.2013
1923 CHP, 2023 AK Parti: Bu Utanç Mirasını mı Paylaşamıyorsunuz?
28.12.2012
- Robozkê şehîdlerinin âzîz hatırâsına -
25.12.2012
Seyyid
24.12.2012
Arap Baharı'nın İki Sayfası
15.12.2012
Bir Yanım Su, Bir Yanım Ateş; Aç Bana Kucağını Bangladeş – 1
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8