İbrahim SEDİYANİ

sediyani@gmail.com



Bookmark and Share

Çaldıran’ın 500. yıldönümünde Kürdistan’ın bölünmesini ve Şiî – Sünnî ihtilafını konuşmak


15.01.2014 - Bu Yazı 5994 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

      Yılın ilk gününde, Milliyet gazetesinde bir haber yayınlandı. “Barzanî’den tuhaf mesaj: Kürdistan’ı Yavuz Selim parçaladı” başlıklı bu haber, aslında Kürdistan Federe Devlet Başkanı Mesud Barzanî’nin “yeni yıl mesajı”nı aktarmaktan ibaret bir haberdi.

     “Habercilik”, kamuoyunu salt “haberdar etmek”le sınırlı bir çaba değildir. Çünkü “haberdar” ederken, “yönlendirir” de. Mesud Barzanî’nin “yeni yıl mesajı”nı haber olarak veren sözkonusu gazete, başlıkta “tuhaf”, “ilginç”, “çarpıcı”, “flaş”, “önemli”, “tarihî” gibi nitelemeler arasından istediği birini seçebilirdi. Milliyet, bütün bunların arasından “en reddiyeci olanı”nı seçti; “tuhaf”...

   Bu bir zihniyet meselesidir. Bununla, ortaya bir “duruş” koyarsınız. Barzanî’nin “durduğu yer” haberin “içeriğinde” saklıdır; Milliyet’in “durduğu yer” ise haberin “üslûbunda”.

     Ancak bir de “hakikat” dediğimiz bir olgu var ki, işte o sizin “Türk”, “Sünnî” ya da “gazeteci” olmanızla değişmez. “Hakikat” öyle bir cevherdir ki, kendisini “üstün ırk” zanneden “Türklük”, kendisini “fırka-i naciye” (kurtuluşa erenler) zanneden “Sünnîlik” ve kendisini “asla sorgulanamaz” zanneden “gazetecilik” bile onu bulmak, yakalamakla mükelleftir.

     Öncelikle, Barzanî’nin “yeni yıl mesajı”ndaki o çarpıcı paragrafı paylaşalım:

     “Yeni yıl aynı zamanda Kürdistan topraklarını parçalayan Çaldıran Savaşı’nın da 500. yıldönümü.  2014 yılının Kürtler’in onurlarının, haklarının ve topraklarının verilmesinin başlangıcı ve Kürtler’in meşrû mücadelesinin ilerlediği bir yıl olmasını umuyorum.”

 

     * * *

     Yaşadığımız coğrafyanın son 500 yıllık kaderini, 1514 Çaldıran Savaşı ve 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması şekillendirmiştir.

     Birinci hadise “ezelî bir mezhep kavgası”nı “ebedî bir kan dâvâsı” haline getirmiş, ikinci hadise de kadim Kürdistan topraklarını tarihte ilk kez bölüp parçalamıştır. Bıraktıkları miras pek hoş olmasa da, sonuçta bizim kendi tarihimizdir. Konuşulması, tartışılması gerekir.

     1514 Çaldıran Savaşı, “etnik” boyutundan öte “mezhebî” boyutu olan bir hadisedir. Etnik – kavmî bir yaklaşım, hadiseyi anlamamıza yardımcı olmaz. Bunu en basit ve pratik bir formülle şöyle anlatabilirim:

     Osmanlı – İran savaşlarının arasında kalan iki coğrafya, Kürdistan ve Azerbaycan’dır. Savaşların neticesinde Azerbaycan İran’da, Kürdistan Osmanlı’da kalmıştır. “Mezhebî” değil “kavmî” anlamda hadiseler olmuş olsaydılar, tam tersi bir neticeyle sonuçlanması gerekirdi. Yani Azerbaycan’ın Osmanlı’da, Kürdistan’ın İran’da kalması.

     Şöyle ki: 15. – 18. yy’la arasında, yüzyıllar boyunca süren Osmanlı – İran savaşlarının tam ortasında kalan ve bu savaşların birinci derecede acısını yaşayan iki halk olan Kürtler ve Azerîler, savaşan taraflarla olan “ortak payda”larına göre “çapraz bir benzeşme” gösterirler. Azerîler Türk ve fakat Şiî iken, Kürtler de Arî ve fakat Sünnî’dirler. Yani Osmanlı – İran arasında kalan iki halktan, Azerîler ırk olarak Osmanlı’ya ve fakat mezhep olarak İran’a yakın iken, Kürtler tam tersi, ırk olarak İran’a ve fakat mezhep olarak Osmanlı’ya yakındır. Osmanlı – İran savaşlarının ortasında kalan Kürtler ve Azerîler’in bu özellikleri için “çapraz benzeşme” nitelemesinde bulunmamın sebebi bu.

     Çok önemli bir şey daha: O dönemin Osmanlı ve İran devlet erkine hâkim olan “mezhebî anlayış”, İslam’ın özüne uygun “Sünnet Sünnîliği ve Ali Şiâsı” değildir. Çaldıran Savaşı, tam da Dr. Ali Şeriâtî’nin belirttiği gibi “Emevî Sünniliği ile Safevî Şiâsı”nın kapıştığı bir muharebedir.

     Yani her iki mezhebin de “tevhîdi” olan aslının değil, “saltanatçı” olan bozulmuş hallerinin kozlarını paylaştığı bir kirli savaştır.

     İslam dünyasının 20. yy’da yetiştirdiği – tartışmasız – en büyük düşünür olan Ali Şeriatî, günümüz dünyasındaki Sünnîlik’in aslında “Emevî Sünnîliği”, günümüz dünyasındaki Şiîlik’in de aslında “Safevî Şiâsı” olduğunu söyler ve şu çağrıyı yapar: Sünnî dünyası Emevî Sünnîliği’nden arınıp Sünnet Sünnîliği’ne dönmeli, Şiî dünyası da Safevî Şiâsı’ndan arınıp Ali Şiâsı’na dönmeli.

 

     * * *

     Tarihî olayların, hele ki etkileri yüzyıllar boyunca devam eden böylesi hadiselerin 100’üncü, 500’üncü, 1000’inci gibi önemli yıldönümlerinde daha güçlü bir şekilde hatırlamak, getirileri ve götürüleri hakkında daha cesur tartışmalar yapmak, bir gelenektir ama aynı zamanda bir zarurettir.

     Hatırlarsınız belki: Bundan 22 yıl önce, 1992 yılı, Beyaz Adam’ın Yeni Dünya’yı işgalinin ve insanlık tarihinin – hiç tartışmasız – en büyük soykırımı olan Kızılderili Soykırımı’nın 500. yıldönümü olduğu için, 1992 yılında başta ABD ve Latin Amerika olmak üzere, tüm dünyada bu tarihî hadise yeniden gündem olmuş, bütün bir yıl boyunca Kızılderili Soykırımı’nı konu alan etkinlikler, paneller, konferanslar, forumlar düzenlenmişti.

     Hatta o korkunç soykırımdan dolayı, bir nevî “günâh çıkarma” bâbında, 1992 yılında “Nobel Barış Ödülü”, Guatemalalı Kızılderili kadın edebiyatçı ve aktivist Rigoberta Menchú’ya verilmişti.

     Çaldıran Savaşı’nın 500. yıldönümü olan 2014 yılında da yıl boyunca bu tür etkinlikler, paneller, konferanslar ve forumlar düzenlenmesini teklif ediyorum.

     “Türk” olduğunuz için dünya hayatınızı, “Sünnî” olduğunuz için de âhiret hayatınızı peşinen kurtarmış (!) kişiler olarak belki bu durum pek umurunuzda olmayabilir, ancak “Kürt” ve özellikle de “Alevî” iseniz, durum farklı tabiî ki.

     Sadece son üç ay içinde Türkiye’de yaşanan iki hadise bile, Alevîler’e yönelik hasmane tutum ve anlayışın halen devam ettiğini göstermesi bakımından, ibret vericidir: Osmaniye F Tipi Cezaevi’nde yatmakta olan Mithat Algül adlı hükümlünün Ekim ayında, Alevî olduğu gerekçesiyle cezaevi infaz kurumuna “inancının dîn adamıyla” görüşmek istediğini belirten bir dilekçe yazması ve bu dilekçeye cezaevi yönetimi tarafından “Alevî isen dede yok, Caferî isen bizim Sünnî imamla idare et” cevabının verilmesi (Ezgi Başaran’ın Radikal gazetesinde 12.12.2013 tarihli yazısı), geçen gün de Amasya Mehmet Paşa Ortaokulu dîn öğretmeninin derste öğrencilerine “Bir Sünnî eğer bir Alevî ile evlenirse 140 kırbaçla cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür” demesi (Ceyda Karan’ın Taraf gazetesinde 03.01.2013 tarihli yazısı), aradan geçen 500 yılda 500 metrelik bir mesafe bile katedilmediğini gösteriyor.

     Bu noktada, 2014’te tüm yıl boyunca Çaldıran’ı konu alan konferanslar, etkinlikler, forum ve paneller düzenlenmesini teklif ediyorum. Önerdiğim bu etkinliklere Sünnî, Şiî, Alevî, Kürt, Azerî, Türk, Fars, Çaldıran’ın tüm bileşenleri katılmalı, her toplumun kanaat önderleri, bilim adamları, aydınları, gazeteci ve yazarları dâvet edilip konuşturulmalıdır. Etkinliğe hem Türkiye hem İran’dan tebliğciler dâvet edilmelidir.

     Sözünü ettiğim etkinlikler, Van şehrinde düzenlenmelidir. Zirâ “zaman”a riayet edildiği gibi “mekân”a da riâyet edilmelidir. Bu konferans, panel ve forumların İstanbul’da, Ankara’da veya Tahran’da, Erbil’de düzenlenmesi pek bir anlam ifade etmeyecektir. 500 yıl önceki Çaldıran Hadisesi nerede yaşandıysa, bu “anlama” etkinlikleri de aynı yerde düzenlenmelidir.

    “Doğunun incisi” güzeller güzeli Van şehrimizde.

 

sediyani@gmail.co

     TARAF GAZETESİ

.

Facebook Yorumları

reklam
7.12.2017
Selahaddîn Eyyubî ve Yahudî Düşmanlığı
25.4.2017
Kürtler Ne Oy Verdi?
19.4.2017
Devlet % 51 – Millet % 49
18.8.2015
Tağut Ne Demek?
12.8.2015
‘Terörist’ olan Doğu Türkistan değil, işgalci Çin devletidir
2.8.2015
Millet Olmanın Erdemi ve Asıl Büyük Felâket
30.7.2015
Saray Medyası
13.7.2015
Kürt milliyetçiliğini Türk, Fars ve Arap milliyetçilikleriyle bir tutmak adil midir
24.6.2015
Amerika’nın kucağında oturup Kürtler’i ‘Amerikancılık’ ile suçlamak
2.6.2015
Cennet’e Gitmek Gittikçe Zorlaşıyor
28.5.2015
Kürdistan Tarihinin En Mübarek Yol Arkadaşlığı
16.5.2015
Zaman ve Zemin Aşımına Uğrayan Erdemli Tavırlar
1.5.2015
Türkiye, dünyanın en adaletsiz ikinci ülkesi
23.4.2015
Kürt medyası 117 yaşında
18.4.2015
Dünyayı Düzeltmenin Yolu
15.4.2015
Azadî Liderleri Cibranlı Halid Bey ve Yusuf Ziya Bey
11.4.2015
Sünnîlerin saldırdığı Kenya’nın bağımsızlık mücadelesini Şiî bir Müslüman başlatmıştı
01.03.2015
Bana Bir Mektup Yaz
28.12.2014
Barış Manço Bir Sanatçı Değil, Bir Sanat Ekolüdür
26.12.2014
Bu Yazım Kürtler ve Kürdistan Üzerine Değil
17.12.2014
Türkiye’deki Tüm İl ve İlçelerin Eski Gerçek İsimleri
14.12.2014
Analfabet Toplumda Alfabe Tartışmaları
11.12.2014
“Şeyh Said Kıyamı, hem dînî hem millî bir başkaldırıdır”
09.11.2014
Kürdistan İslam Devleti İçin Canlarını Veren Türkler, Çerkesler, Alevîler
18.08.2014
I. Dünya Savaşı Sonrası Kurulan Kürt Cemiyetleri
17.07.2014
'Her Roj Yek Dolar'
18.06.2014
Dünya Kupası’nda Avrupa ülkelerini göçmen futbolcular sırtlayacak
13.06.2014
Kürdistan’da Türkmen Sorunu
05.06.2014
64 yıl sonra aynı noktadayiz: Dünya Kupası’nda yokuz ama ‘Stratejik Derinlik’ devam ediyor
02.06.2014
Dünyanın En Mazlum Milleti: Rohingyalar
28.05.2014
İdam sehpasına yürürken ‘Yaşasın Kürdistan’ diye haykıran Türk- İslam âlimi
27.05.2014
“Herkes ‘barış olsun’ istiyor ama ‘barış’ derken aynı şeyi kastetmiyor”
21.05.2014
Kazandıklarınızla, Kaybettiklerinizi Satın Alamayacaksınız!
18.05.2014
Siz hiç acılar içinde siyaset yapar mısınız
27.04.2014
Nehirleri değil, barajları durdurun!
20.04.2014
Ermeni katliamına karşı çıkan İslam âlimleri
04.04.2014
Zayıflar farklılara, güçlüler benzerlere düşmandır
27.03.2014
Yeryüzünün İlk Kavmi Kürtler ve Konuşulan İlk Dili Kürtçe
25.03.2014
İslam Putu
04.03.2014
Nuh Tufanı ve insanlık tarihinin başladığı Kürdistan
23.02.2014
Peygamber ismi taşıyan Kürdistan şehirleri
10.02.2014
Kürt sahabeler
04.02.2014
Diyanet’in dini Diyanet’e, Kürtler’in dini Kürtler’e
27.01.2014
Elmas Ana’ya kimlik vermek için de mi rüşvet istiyorsunuz
15.01.2014
Çaldıran’ın 500. yıldönümünde Kürdistan’ın bölünmesini ve Şiî – Sünnî ihtilafını konuşmak
02.01.2014
Roboskê’de asıl konuşulması gereken
22.12.2013
Diyarbekir Tarihinin Gizlenen Katliamı: Çılsıtun
09.12.2013
1652 – 1992: Kölelikten Özgürlüğe Güney Afrika
08.12.2013
Kürt Halkının Siyahî Kardeşi: Nelson Mandela
18.11.2013
Aman Dokunmayın Dershanelerine
05.11.2013
Örtünmek ile Soyunmak Arasında Kadının Utanç Duvarı
27.10.2013
Anadil herkese ana sütü gibi haktır
26.10.2013
Kürt İslam Âliminin Dünyaya İkrâmı: Sıcak Kahve
15.10.2013
Kurban
07.10.2013
Şehir ve Köylerimizin Eski Gerçek İsimleri
03.10.2013
Bütün Yer İsimleri İade Edilmelidir
01.10.2013
Bugün Köylerimizin Bayram Günüdür
29.09.2013
Yaseminler Gülümsüyordu Ellerimiz Kavuştuğunda – 45
24.09.2013
Kıbrıs’tan Gelen İran – Türkiye Sınır Mektubu
20.09.2013
Başbakan Erdoğan’a Açık Mektup
09.09.2013
Mısır’da “Gel Musa Gel”, Suriye’de “Gel USA Gel” Diyorlar
20.08.2013
Mim–Sad–Ra ve 4. süreç: Rabiâ
17.08.2013
Mısır İslam Devrimi
06.08.2013
Mârifet; Muhalif ya da Taraftar Olmak Değil, Erdemli Olmaktır
02.08.2013
Gezi’nin Kemalist Çevrecileri, Dut Ağaçlarını da Severler mi?
29.07.2013
Evvel The Times İçinde, Kalbur Saman İçinde...
24.07.2013
Alev Alatlı Roman Serisi
22.07.2013
'Müslümanlar'ı yeniden Kardeşler yapan Müslüman Kardeşler
20.07.2013
Üç Tarafı Kürdistan’la Çevrili Barış Süreci
24.06.2013
Yazarlarımız “Kuzey Kürdistan Birlik ve Çözüm Konferansı”nda Ne Dediler?
18.06.2013
Kürtler’in Mücadelesi Rejim Değişikliği Değil, Hürriyet ve İstiklâl Mücadelesi Olmalıdır
31.05.2013
Kürtçe Edebiyatın İlk Çizgi Çocuk Kahramanı “Guldexwîn”, Dîwan Yayınları’ndan Çıktı
26.05.2013
Yalnızlık Büyük Bir Nimettir
18.04.2013
Altan Tan: Kürt Ergenekonu açılsın, Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulsun‏
21.02.2013
1923 CHP, 2023 AK Parti: Bu Utanç Mirasını mı Paylaşamıyorsunuz?
28.12.2012
- Robozkê şehîdlerinin âzîz hatırâsına -
25.12.2012
Seyyid
24.12.2012
Arap Baharı'nın İki Sayfası
15.12.2012
Bir Yanım Su, Bir Yanım Ateş; Aç Bana Kucağını Bangladeş – 1
1 0
Ro$ev sîtav 15.01.2014 - 11:21:35
Dogru söze ne denilir ki.. Haydi çaldiran konferensina, haydi Mesud Barzani nin açiklamasina destek vermeye, özcesi hadi insanligi savunmaya.. Eline saglik Ibrahim karde$..
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%46,43
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı