İbrahim Tenekeci

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Böyle mi olacaktı?


23.9.2018 - Bu Yazı 237 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Samimiyetine güvendiğimiz ve emeğini, evveliyatını bildiğimiz birçok kıymetli insandan aynı şikâyetleri duyuyor, okuyoruz. Esas gidişatın iyi olmadığı görülüyor. İktisadi sorunlar bir şekilde düzelir. Peki, sözünü ettiğimiz vaziyeti ne yapacağız?

Aydın Ünal’ın önceki günkü yazısını okumayan varsa okusun lütfen. Hiç Yazasım Yok.

On dört gün önce bizim de böyle bir başlığımız vardı: Yazamamak.

Erol Erdoğan, sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı: “Bugünlerde ‘insanların hangi incinmişliğini gidermek istersin’ diye sorulsaydı, kesinlikle ‘adalet’ derdim.” Cümlenin devamında itimat bahsi de bulunuyor.

Hasan Öztürk, yerel yönetimler konulu köşe yazısında bir soru yöneltti: “Belediyelerdeki kibir abideleri yüzünden millette oluşan gönül kırgınlığına bakmak gerekmiyor mu?”

Bu minvalde ilerleyen anlamlı ve haklı serzenişler. Bir tat eksikliği açıkça görülüyor. Demek ki yolunda gitmeyen yahut gönlümüze uymayan bir şeyler var. Örneğin: Yeni bakanlar kurulu karşısında yaşanan şaşkınlık ve hayal kırıklığı, herkesin bildiği bir sırra dönüştü. İnsanlar birbirine “ne oluyor” diye soruyor. Bunca emek ve fedakârlık nereye gidiyor?

Oy vermediğimiz ve asla vermeyeceğimiz birçok bakana, tam yetkili bürokrata, belediye başkanına sahibiz. “Geçiş dönemi” diyerek sessiz de kalabilirdik.

Sayısız nedenden dolayı mütedeyyin camiada genel bir burukluk ve bıkkınlık birikti. Mücadele azmi düşüyor. Bunu görmek gerekir.

Sürekli gittiğim bir mahalle camisi var. Avlusu çiçek dolu. İnsanı din’lendiriyor. Son gittiğimde, şöyle bir uyarı yazısıyla karşılaştım: “Lütfen çiçeklere izmarit atmayın.” Buraya kalben gelen biri, çiçeklere izmarit atmaz. Bilmem anlatabiliyor muyum?

Derdimize, davamıza ve kırk yıllık yürüyüşümüze yabancı insanlar bizi ne kadar anlayabilir?

Mesela “adalet” diyoruz. Adaletten kastımız, öncelikle hâkimler, savcılar, mahkeme binaları, duruşma salonları vesaire değil. Adalet, her şeyin yerli yerinde olmasıdır.

Genel görünüm: İyi niyetli fakat beceriksiz. Samimi lakin yetersiz. Sadık ama başarısız. Bilgili ve kibirli. Buna karşılık, meziyet ve şahsiyet sahibi, tevazu ehli birçok insanın küstürüldüğüne, bir kenara itildiğine, hatta tasfiye edildiğine şahit oluyoruz.

Edebiyat muhit, siyaset ekip işidir. İthal isimlerden yerli fikir, emeksiz ilerleyenden eser çıkmaz.

Adaletsizlik, incinmişlik, tedirginlik, güvensizlik, kendi içinde bile ayrımcılık, şımarıklık, güç zehirlenmesi, önceliklerin değişmesi, kimi kişilerin ekonomik bağımsızlığa ulaştıktan sonra camiayı beğenmemesi, menfaat, kibir, klikleşme… Bu tür olumsuzlukları son zamanlarda ne çok yaşıyoruz. İmkânlardan sonuna kadar faydalananlar, dönüp bakmayanlar ve haksızlığa maruz kalanlar. Sanki üç ayrı dünya oluşuyor.

Bu sözü haklı çıkarmaktan vazgeçmeliyiz artık: Dışardan yahut sonradan gelen her zaman daha değerlidir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
5.12.2018
Devlet aklı
28.11.2018
Menfaat
21.11.2018
Yerel seçimler yaklaşırken
17.11.2018
Yeniden çalışmamız gereken
14.11.2018
Son günlerin dünyası
4.11.2018
Hafızamızı tazeleyelim
31.10.2018
Yeni havalimanı ve civarı
27.10.2018
Şu ittifak meselesi
24.10.2018
Aman avcı vurma beni
20.10.2018
Kitaplar arasında
17.10.2018
Siyaset ile insaniyet arasında
13.10.2018
Mecburi istikamet
10.10.2018
Hayret duygumuzu kaybediyoruz
6.10.2018
Yıllar geçer, ihtimaller azalır
3.10.2018
Allah sabredenlerle beraberdir
30.9.2018
Tekrar selâm ederim
26.9.2018
Ne anladın, anlat?
23.9.2018
Böyle mi olacaktı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8