İlker DEMİR

il_demir@hotmail.com



Bookmark and Share

Ahmet Altan, sivil bir isyan!


20.2.2018 - Bu Yazı 285 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 T.C., İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Fevzi Yazıcı 'ya "Anayasayı ortadan kaldırmak"tan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye ve Avrupa Güvenlik ve İş birliği Teşkilatı (AGİT) Medya Özgürlüğü Temsilcisi Harlem Desir, "karar ifade özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne kabul edilemez bir saldırıdır" dedi. 

Desin, o laflar hukuken.

'Atı alan Üsküdar'ı geçti' fiilen. 

Revaçtaki politika, Üsküdar'ı geçmek.

11 Ocak'ta da Anayasa Mahkemesi, M. Altan ve Şahin Alpay'ın yaptığı  ifade hürriyeti kapsamlıdır, serbest bırakılmalıdır dedi ama mahkeme reddedince müebbet, karar oldu.

Yani şimdi biri çıkıp da bu mahkeme kararı, hükümet ne karışır demesin, adalete tebessüm-i elem ettirmesin.

Subliminalin bir 'delil' olduğuna kim kanar, geçmişi yok, hukuku yok,  bir anlık etkileme olarak kullanan reklamcılar bile şaşırdı duyduğunda. 

Ciddiyi bırak, her hangi bir delil dahi bulmadan verilen hüküm 18 yıl olsa, müebbet olsa ne yazar, hüküm kaç kez gölgelendi siyasal damgayla.

Çok yorumlayan oldu ama Anayasa Hukuku profesörü Mustafa Erdoğan'ın şu yorumundan sonra iyice perçinlendi: 

"Anayasa Mahkemesi'nin ihlâl tespit kararı ilgili mahkemenin kararının açıkça anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu tespit eden ve gereği ancak ihlâlin derhal kaldırılması yoluyla yerine getirilebilecek olan bir karardır." 

Verilen rahmetli Turgut Özal'ın ifadesiyle hüküm, açık ve seçik olarak hak savunucusu yazar Ahmet Altan'ın düşünceleri ve duruşuna siyasal bir 'ceza'. 

Altan'a, adeta  'dışarıda mangalda kül bırakmayan cümlelerle yazmak kolay, kodese gir, müebbeti al da gör gününü' dendi. 

Altan kodese girdi, müebbeti aldı ama 'gününü görmedi', boyun eğmedi, pusuda bekleyenlere 'gün gösterdi', "yol gösterdi.'

Savunmasıyla bir hukuk ve dik duruş dersi verdi:

"Bugüne kadar yüzlerce kez yargılandım. 28 Şubat'ta yargılandım, sıkıyönetim mahkemelerinde yargılandım, devlet güvenlik mahkemesinin ucubelerinde yargılandım, fakat ilk defa anayasa suçu işleyen bir mahkemede yargılanıyorum. Böyle bir yargılama ne Osmanlı'da ne Cumhuriyet tarihinde görüldü. Hiçbir devlet, iki siyasetçiyle iki yargıcın hukuk devletini çökertmesine izin vermez. Vermeyecektir de. Hukuk dışı, Anayasa dışı, yasa dışı yolculuktan vazgeçmeniz herkes için daha hayırlı olacaktır" dedi.

Devleti hukuka, kanunlara davet etti.

Davet eden, eski TİP milletvekili, yazar Çetin Altan'ın oğluydu ama o kendi mücadelesiyle, bedelini göze ala ala  Ahmet  Altan oldu.

Ahmet Altan ne sağcı ne solcuydu.

Solcuymuş gibi boş yere eleştirilse de yüzü sadece sola dönük, ama haklı bulduğu için düelloyu göze alan bir doğrucuydu. 

Televizyonlarda, yazılı basında yılmaz bir insan hakları savunucusu bir gazeteci, çok okunan romanların yazarıydı.

90'lı yılların başında televizyondaki Kırmızı Koltuk proğramında konukları tam anlamıyla "soruya çekti"; çanak sorularla iktidar propagandası yapmadı, hak ve özgürlüklerin yolunu açtı.

O programlar, güvenilirliğini büyüttü.

Ve hatırlaması bile bir kabus olan devamı yıllar, 93'de zirveye çıkan katliamlar, insanların canhıraş çığlıklarla diri diri asit kuyularına atıldıkları, faili meçhullerin yoğun olduğu o dönemde, aralık 1994'de, Özgür Ülke gazetesi bombalandı, ölü ve çok sayıda yaralı vardı.

Aydınlardan çıt yok, korku sarmışken her tarafı,  Altan, sahip çıktı, koşa koşa gitti, Özgür Ülke'yle dayanıştı, Beyoğlu'da bir militan gibi Özgür Ülke dağıttı.

Yine o günlerde, hükümden beter baskılara aldırmadan statükoya tavır aldı, kendisini Milliyet'ten kovdurtan  "Atakürt" yazısını yazdı.

Sicillendi, tescillendi, herhalde o yazıdan sonra 'defteri dürüldü'.

Artık iflah olmazdı, herkesi ona taş attırıcaklardı.

Sağ zaten atıyordu, devletin eteğinden tutan 'sol' da.

Statükoya karşı demokrasi mücadelesi devlet içi kavgada kullanılmak istendi.

Öyle umuldu..

O bir komünist değildi, sınıf analizi ondan beklenemezdi.

Ama pabuç bırakmadı.

Kendi yoluna çekildi, bildiklerini açıklaması kodesle durduruldu. 

Roman yazarı, popüler gazeteci ve düşün adamı Ahmet Altan içeride yılmadı, mahkeme salonlarında baskıların verdiği korkulara karşı, sivil asi, evrensel doğru demokratik duruşu savundu:

"Unutmayın hayat geçici bir şeydir, hepimiz öyle ya da böyle geçip gideceğiz, korkmaya değmez. Korkacaksanız, sevdiklerinizin tutuklanmasından, ölmesinden değil, onların boyun eğdiklerini, onurlarından vazgeçtiklerini, ruhlarını sattıklarını görmekten korkun."

Ve gazeteci meslektaşlarına da seslendi:

"Gazetecilerin, devlet konusunda kendi mesleklerinden uzaklaşıp "devlet görevlisi" kılığına girmesi toplum için en büyük tehlikelerden biridir ve bu büyük tehlike dünyanın her yerinde, her toplum için vardır."

Tarih şahittir ki, delilsiz, siyasi  hükümlerin hükmü yoktur, her hüküm bir siyasi karardır.

Siyasi hükümle gelen siyasi hükümle gider.

Atı alan Üsküdar'ı geçse de, 'yanlış hesap Bağdat'tan döner.'

.

Facebook Yorumları

reklam
20.2.2018
Ahmet Altan, sivil bir isyan!
16.2.2018
HDP kongresi ve demokratik 'saçma'lar
13.2.2018
Öcalan, HDP; barış
9.2.2018
Türkiye partisi ısrarı bir ıslah mı?
6.2.2018
Devlet, CHP ve sol yol ayrımında
2.2.2018
Murat Belge eleştiriyi hakediyor!
30.1.2018
Ya Efrin Hristiyan olaydı?
26.1.2018
Acilen devlet lazım!
23.1.2018
Hepimiz Afrinliyiz, işgale son!
19.1.2018
HDP'ye rağmen HDP adına
13.1.2018
Selo Başkan Halklar İktidar!
4.1.2018
DİYANET KAPATILMALIDIR!
27.12.2017
KANUNİ ÇETE, KANUNİ MUHALİF!
19.12.2017
BARİ ŞİDDETE YALAK OLMA!
6.12.2017
DİSK BAŞKANI KANİ BEKO NE SORDU?
25.11.2017
HERKESİN ÖĞRETMENLER GÜNÜ KENDİNE!
17.11.2017
DİB, HAZİRAN, DEMOKRATLAR..
15.11.2017
PROLETARYA DİKTASI!
26.10.2017
SİVİL İTAATSİZLİK ŞART!
21.10.2017
AVRUPALI MENDELCİLER!
14.10.2017
ORTADOĞU HALKLARI DA GÜVENİLİRDİR!
12.10.2017
MÜSTEHAK
7.10.2017
DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!
28.9.2017
EŞİT HALKLAR KARDEŞTİR!
23.9.2017
Muharrem Ayı!
15.9.2017
DURUM ÖLÜMDEN ÖTEYSE!
13.9.2017
TÜRKİYE HİÇ LAİK OLDU MU?
30.8.2017
CHP ADALET KURULTAYI
20.8.2017
MURAT BELGE GİBİ LİBOŞLAR!
11.8.2017
Demokrat Cumhuriyet Nuray Mert'i atmış duydunuz mu?
7.8.2017
OĞAN'IN SUÇU NE?
27.04.2014
Başbakan: ‘1 Mayıs kutlanacaak, kutlayın!’
18.04.2014
Demokratik Özerklik bir üniter çözümdür
07.04.2014
Demokrasi mi yüzde 7, demokrat oranı mı
25.03.2014
Tatavayapmaoylarhalkınpartisine
15.03.2014
Kanundan tünel diktatörlüğe çıkar
05.03.2014
Memleketin hâl-i pürmelâli
21.02.2014
Filistin Güncesi, Piştgiriya Navnetewî(*)
04.02.2014
Münevver olamamanın ‘useful idiot’(*) açmazı
24.01.2014
Burjuvasına bak solunu anla
14.01.2014
12 Eylül rejimine İslami makyaj girdabı
09.01.2014
Ermenilerden kim özür dilemelidir
01.01.2014
Haksız kazanç kapitalizmin mayasıdır
26.12.2013
Seçmene operasyon
13.12.2013
‘Oy yoksa, hak yok’, halkı tehdittir!
26.11.2013
Barzani buluşması: ‘Ne mutlu Müslüman’ım diyene!’
19.11.2013
Millet/ulus ne, halk ne
12.11.2013
Bir yaşam tarzını aşağılama kanunlaşıyor
03.11.2013
HDP Türkiye partisi olur mu
24.10.2013
AK Parti’den devlet adamı çıkar mı
17.10.2013
12 Eylül Siyasi Partiler Yasası
09.10.2013
‘Reform’lar 12 Eylül’e vız gelir!
01.10.2013
Dinci faşizm, devrimci faşizme karşı
24.09.2013
Bölücülük bir hak mı
17.09.2013
Cami- Cemevi projesi bir asimilasyon mu
10.09.2013
Kürt yorumzedeler
03.09.2013
Suriye'ye küresel demokratik çözüm
28.08.2013
Yeter ama evet/hayır!
23.08.2013
Küresel statü Kürtlerin de hakkı
16.08.2013
Ergenekon, yeni sol kültür, Arınç...
10.08.2013
Ergenekon bir algoritma mı
01.08.2013
Başbakan Milli Görüş’e mi koşuyor
24.07.2013
Medet ya Gezi!
12.07.2013
Mısır'da Hiyeroglif darbe!
02.07.2013
Kürt barışı çıkmaza mı girdi?
22.06.2013
Mücadele yenilendi, ayakta esiyor yel
14.06.2013
Gezi Parkı için referandum olamaz!.
05.06.2013
Gezi Direnişi bir demokrasi dersi
28.05.2013
İçki İçerken Dua Edilir mi?
16.05.2013
Akillerin Çilesi
03.05.2013
Ak Parti'den Sol Beklenti
22.04.2013
Ak Parti Barışa Direniyor
10.04.2013
İmanlı Sol
27.03.2013
Barışa bahaneler..
23.03.2013
Ya Apo Statükocu Olursa?
13.03.2013
Kürt Barışı Egemenlik Uzlaşısı
03.03.2013
Kürt Barışında APO Depremi
28.02.2013
"APO'DAN ÇOK APOCULAR!"
20.02.2013
TERÖRÜN KÖKÜNÜ GÖR E Mİ!
02.02.2013
Sayın Güler'in Suçu Ne?
20.01.2013
Ölüm-i Devlet
03.01.2013
Ak Parti'nin Mazoşist Pervaneleri
30.11.2012
Organik Sol Parti
13.11.2012
Grevler İnfazdır!
02.11.2012
Bütün Halklar Haklara!
23.10.2012
Kürtlerin açlık grevi
13.10.2012
Kürt Çözümünde Paradoksun Cinneti.
10.10.2012
Genç siviller, karta mı kaçtı, ne!
29.09.2012
Başbakan BDP'ye borçlu..
23.09.2012
Legal İllegal Ölümler..
14.09.2012
Yaşam hakkına tahkir ve tezyif..
02.09.2012
Sol, Prof. Berktay'ı anlayamıyor..
28.08.2012
KÜRDİSTAN FOKUR FOKUR..
22.08.2012
Kürt Gerillaya kaç selam!
03.08.2012
Başbakanın Malatya tahlili..
31.07.2012
Başbakanın kindarı!.
16.07.2012
Başbakanın 'Başbakanı'!
28.06.2012
Küreselin Başbakanı!
18.06.2012
LEYLA ZANA'NIN BAŞBAKANI!
04.06.2012
Başbakan, kaba bir materyalist!
23.05.2012
Solun 1 Mayıs Statiği..
12.05.2012
Profesörün yanlışı profesyonel olur.
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı