İoannis N. Grigoriadis



Bookmark and Share

Yunanistan uçurumun kenarında


22.6.2015 - Bu Yazı 8239 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sonbahar 2009 yılından itibaren Avrupa gündeminden hiç düşmeyen Yunanistan, ekonomik krizinin yeni bir dönüm noktasına varıyor. Bugün pazartesi, Euro Bölgesi’nin liderlerinin, Brüksel’de olağanüstü bir toplantı yapıp, Yunanistan’a yardım paketi konusunda bir karara varmaları bekleniyor. Son haftalarda çeşitli toplantılar ve çetin müzakerelere rağmen Yunanistan SYRİZA- ANEL koalisyon hükümeti ile, yapılması gereken reform konusunda bir anlaşma sağlanmadı. Bugün onun için son fırsat olabilir.

Bu süreçte Yunanistan’a siyasi destek giderek azaldı. Ciddi reform adımları konusunda ısrar eden Almanya ve IMF’yi bir kenara bırakalım. İlk baştan Yunanistan’ın pozisyonlarına daha büyük anlayış ile yaklaşan Avrupa Komisyonu’nun başkanı Jean-Claude Juncker, Avrupa Birliği’nin sunduğu önerilerle ilgili Aleksis Tsipras’ı açıkça yalan söylemekle suçladı. İtalya Başbakanı Matteo Renzi ise, Yunanistan’ın, İtalya gibi kendi sosyal sigorta sistemlerinde reform yapmak zorunda kalıp mali durumunu iyileştiren ülkelerden Yunan sosyal sigorta sistemine dokunmamak için parasal yardım beklememesi gerektiğini vurguladı. Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk ise, anlaşmaya varılmadığı takdirde Yunanistan için tek yolun iflâs olacağı uyarısında bulundu.

Durumun ciddiyeti, banka gişelerinde belli oldu. Bu son hafta Yunan vatandaşları, hesaplarından milyarlarca euro çekmiş veya yurtdışındaki mevduat hesaplarına havale etmiş. Yunan banka sistemini ayakta tutabilmek için, Avrupa Merkez Bankası Cuma günü olağanüstü mali desteğini artırmak zorunda kaldı. Ancak bunun devam etmesi, bugünkü toplantının sonucuna bağlı. Siyasi müzakerelerde olumlu bir sonuç çıkmazsa eğer, Yunan banka sistemi çöküşle karşı karşıya kalabilir. O anda Yunan hükümeti de sermaye hareketleri sınırlayan olağanüstü tedbirler almak zorunda kalabilir.

Bu esnada Tsipras’ın durumu hiç iç açıcı değil. İktidara ulaşmak için her türlü vaatte bulunan Tsipras, şimdi meşhur John Kenneth Galbraith’in deyimiyle “tatsız” ve “feci” kararların arasından birini seçmek zorunda. Acı ilaç hapını yutup anlaşmayı kabul ederse, o zaman kendi partisinin ve Yunan kamuoyunun içerisinde büyük isyan çıkabilir. Aksi takdirde, anlaşmaya hayır derse, tarih onu “Yunanistan’ın tarihî bir felaketinin baş sorumlusu” olarak andıracaktır. Yunanistan’ın Euro Bölgesi hattâ Avrupa Birliği içerisinde kalması çok büyük tehlikeye girebilir. Bunun farkında olan Yunan kamuoyu aniden Tsipras ve SYRİZA’ya karşı dönebilir. Durumun en büyük hayal kırıklığı yaratan tarafı ise, Yunan hükümetinin samimiyetsizliğidir. Müzakere detaylarına bakarsanız eğer, SYRİZA- ANEL hükümetinin direnişi, krizden gelirine büyük yara alan, işini kaybeden, fakır Yunan vatandaşını değil, devlet sektörünün “elit” gruplarının mensuplarını korumak amaçlıdır. Cari açığı kapatmak için devlet sektöründe emeklilik yaşını Avrupa ortalamasına getirmesi gerektiğini savunan troyka kurumlarına karşı direnirken, SYRİZA- ANEL hükümeti alternatif olarak yeni vergi paketleri sunuyor. Bu önerilen vergi paketleri, fakir, işsiz vatandaşın maddi durumuna bir daha darbe vurup, hak edilmeyen emeklilik maaşlarının ödenmesinin devam etmesini sağlayacağını öngörüyor.

Son ayların müzakerelerinde ne kadar başarısız olursa olsun, SYRİZA- ANEL hükümeti, olası bir Yunanistan iflasına tek sorumlu tutulamaz. Ülkeyi iflas eşiğine getiren geçen hükümetlerin sorumluluğu da tarihî niteliktedir. Hâlbuki eğer iflas hüsranı meydana gelirse, SYRİZA, PASOK gibi, aniden çökebilir. Böyle bir vaka da Yunan soluna karşı büyük darbe olup, Yunan siyasi parti sisteminin köklü bir değişimine yol açabilir.

karsitaraftan@gmail.com

.

Facebook Yorumları

reklam
22.6.2015
Yunanistan uçurumun kenarında
28.4.2015
Göçmen faciası ve Avrupa Birliği
02.03.2015
SYRİZA’nın gerçekle imtihanı
16.02.2015
Yunanistan ekonomisi kritik noktada
02.02.2015
Yeni Yunan hükümetinden izlenimler
27.01.2015
SYRİZA’nın zaferinden tuhaf koalisyon hükümetine
26.11.2012
CHP için tarihî bir fırsat
12.11.2012
Yunan siyasi parti sisteminin çöküşü üzerine
29.10.2012
Nobel Barış Ödülü ve Avrupa Birliği
15.10.2012
Davutoğlu’nun gözden kaçmış Atina ziyareti üzerine
17.09.2012
‘Altın Şafak’ yeniden gündemde
20.08.2012
Türkiye’nin kiliseleri, Yunanistan’ın camileri
23.07.2012
Türk-Yunan ilişkileri ve vize politikaları
09.07.2012
Türkiye’de bir ‘Rum Baharı’ var mı
25.06.2012
Yunanistan’ın yeni başbakanı ve Türkiye ile ilişkileri
19.06.2012
Yunanistan nefes aldı, fakat asıl sorun yönetilebilirlik
16.06.2012
SYRİZA bilmecesini anlamaya doğru
11.06.2012
‘Altın Şafak’ vakası ve Yunanistan’da şiddet
28.05.2012
Alman-Yunan ilişkileri, dünden bugüne...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı