Pelin CENGİZ

pelincengiz@gmail.com



Bookmark and Share

Beş maddede doğa için neden Hayır denmeli


9.4.2017 - Bu Yazı 568 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 1

 "Evet" çıkması halinde Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yasamaya ait yetkiler büyük ölçüde tek kişiye devredildiği ve OHAL kararnamelerinin bile tabi olduğu sınırlara tabi olunmayacağı için, OHAL sisteminden daha ileri bir uygulama, genel idare sistemi haline gelmiş olacak.

Türkiye, gelecek hafta bugün Cumhuriyet tarihin en kritik seçimlerinden birini gerçekleştirecek. Son güne kadar taraflar, neden "Evet" ya da neden "Hayır" denmesi gerektiği konusunda tüm argümanlarını ve savunmalarını ortaya koydu. Her ne kadar pek çok kamuoyu araştırmasında kararsızların oyunun bu referandumda çok önemli olduğu belirtilse de, seçime bir hafta kala kararsızların da saflarının artık hemen hemen belli olduğunu varsayabiliriz.

Darbe girişiminin ardından alınan OHAL kararı, özellikle çevre hareketleri açısından sorunları derinleştirdi. OHAL, ekolojiyle birebir bağlantılı meseleleri görünmez kıldı. Valilik emirleriyle itiraz hakkının ve her türlü hak mücadelesinin engellenmesi, bilgi edinme hakkının ve halkın katılımının istisnaileştirilmesi, mahkeme kararlarının uygulanmaması hukuksuzlukları arttırdı. Bunların yanı sıra hesap verilebilirlik ve şeffaflık tamamen devre dışı bırakıldığı için yapımı süren veya planlanan projelerin finansal olarak da takibi zorlaştı. ÇED raporlarıyla ilgili yapılması gereken halkın katılımı toplantıları yapılmadan, tartışmalı projelerle ilgili yeni izinler verildi.

"Evet" çıkması halinde Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile yasamaya ait yetkiler büyük ölçüde tek kişiye devredildiği ve OHAL kararnamelerinin bile tabi olduğu sınırlara tabi olunmayacağı için, OHAL sisteminden daha ileri bir uygulama, genel idare sistemi haline gelmiş olacak. Yasama, yürütme ve yargının tek kişiye bağlandığı böyle bir sistemde yürütmenin, ne yasama yoluyla etkin denetiminden ne de HSYK'nın oluşumu nedeniyle yargı yoluyla denetiminden söz edilemeyecek. Bağımsızlığını tamamen kaybetmiş bir yargı aracılığı ile idarenin işlemlerinin hukuksal denetimi de anlamını yitirecek. Bu çevre mücadelesi açısından ölümcül sonuçlar doğuracak.

"Evet" çıkması halinde tüm hak arama, itiraz, denetleme ve müzakere kanallarının kapatılacağı bu yeni sistemde, OHAL öncesinde de zaten olağanüstü hal koşullarına sahip olan doğa hakları ve çevre mücadelesi açısından başımıza neler gelebilecek? Cumhurbaşkanı tek adam olarak çevre ve doğa hakları açısından hangi yetkilere sahip olacak, hangi kararları tek bir imzayla alabilecek? Doğa ve doğanın hakları için, çevre mücadelesi için neden "Hayır" denmeli, beş maddede özetlemeye çalıştım:

  • Madde 80: OHAL kararnameleri kapsamında çıkarılan Madde 80, hükümetin stratejik proje bazlı yatırımları hızlandırarak, tabiat varlıkları ve SİT alanlarına yapılacak yatırımları tüm denetim mekanizmalarının dışında tutuyor. Aynı yasayla bu yatırımlara Kurumlar Vergisi ve Gümrük Vergisi muafiyeti ile Gelir Vergisi stopajı teşviki tanınıyor. Hazine arazilerinin 49 yıllığına bedelsiz tahsisi sağlanıyor. Bu yasaya yönelik en büyük eleştiri, tek bir Bakanlar Kurulu toplantısı kararıyla nükleer santrallerin, HES'lerin, termik santrallerin, mega projelerin Danıştay'ın defalarca verdiği iptal kararlarına rağmen onaydan geçecek olmasıydı. Madde 80, Bakanlar Kurulu'na TBMM'den üstün yasama, bakanlıklardan üstün yürütme yetkisi veriyordu. Anayasa değişiklikleriyle birlikte bu yetkilerin hepsini Cumhurbaşkanı tek başına kullanacak. Kanal İstanbul, nükleer santral, havaalanı, köprü, otoyol gibi yatırımlara kararnamelerle tek başına karar verecek.
  • Varlık Fonu: Yine OHAL döneminde uygulamaya sokulan Varlık Fonu'nun yasalaşmasının ardından değerli kamu kurumları bu fona devredildi. Bu fonla sermaye yaratmak isteyen AKP iktidarı, aynı zamanda beton, asfalt ve kirli enerjilere dayalı ekonominin can damarı konumundaki mega projelere de kaynak aktarmak için yeni bir yöntem yarattı. Varlık Fonu adı altında denetimden muaf adeta ikinci bir Hazine oluşturuldu. Yasa gereği Bakanlar Kurulu'nun kontrolünde olan Varlık Fonu, çeşitli vergi muafiyetlerine sahip. Mega projelere kamu kesiminin borcu arttırılmadan sermaye yaratılması, yaratılan kaynağın da Varlık Fonu çatısı altında toplanarak bu mega projelere aktarılması planlanıyor. Çevre ve yaşam alanlarında geri dönülmez tahribatlar yaratan ve bu fonla finanse edilecek mega projelere dair yetkiler, referandumdan "Evet" çıkması halinde tamamen Cumhurbaşkanı'na ait olacak. Bu yatırımlar için verilecek acele kamulaştırma kararlarını, Cumhurbaşkanı tek başına verecek.
  • Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği: Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler yine OHAL döneminde yürürlüğe girdi, Bakanlar Kurulu kentsel dönüşümde söz sahibi oldu. İnşaat sektörünün önün açmak için yapılan değişikliklerle artık tek tek binalarla uğraşılmayacak, Bakanlar Kurulu devreye girip belli bir bölgeyi "riskli alan" ilan edebilecek. Yeni sistemde kamu yararı ve vatandaşın şartları ve talepleri yerine, emlak ve inşaat şirketlerinin talepleri doğrultusunda bir kentsel dönüşümle konutlara, mahallelere el konabilecek. Kamu düzeni, güvenlik gibi muğlak ifadelerle yapılarının yüzde 65'i imar mevzuatına aykırı ya da ruhsatsız olan alanları doğrudan riskli alan ilan ederek; aflarla hak kazanmış eski gecekondu alanları veya hisseli arazi tapulu alanlarda kazanılmış konut haklarını geri alarak; kentlerin neredeyse tamamı riskli alan haline getirilebilecek. Tüm bunlar Cumhurbaşkanı'nın tek başına yetkisi dahilinde gerçekleşecek. Cumhurbaşkanının tüm yasama ve yargı denetimlerinden azade olması nedeniyle, bir gece ansızın ilan edilen KHK'larla tapulu ya da tapusuz tüm vatandaşların mülkleri tek kişinin verdiği kararlara bağlı olacak. Temel bir sosyal hak olan konut hakkı, tek bir kişinin kararnameleriyle düzenlenerek yok sayılabilecek.
  • ÇED Yönetmeliği: OHAL koşulları, ÇED süreçlerinin hızlandırılmasında adeta bir fırsat olarak görüldü, ÇED raporlarına jet hızında onaylar verilmeye başladı. İlk kez 1993'te yayımlanan ÇED Yönetmeliği, AKP iktidarları döneminde yedi kez ana değişiklik olmak üzere 20'ye yakın defa değişikliğe uğradı. Delik deşik edilen ÇED Yönetmeliği'ndeki değişikliklerle yeni rant ve talan kapılarını açan çevre felaketleri artarken, işletilmeyen ya da mahkeme kararlarına rağmen eksik/yanlış işletilen ÇED uygulamaları Türkiye'de çevre davalarının ana gündemini oluşturdu. OHAL süreci, zaten uygulama aşamasında ciddi sorunlar yaşanan ÇED'leri tamamen etkisiz ve işlevsiz hale getirilmek için kullanılırken, yeni Anayasa değişikliği ihtimali ciddi bir tehdit haline geldi. Cumhurbaşkanına tanınan kararname çıkarma, kanunların uygulanmasına dair yönetmelik düzenleme yetkisi, çevre koruma mevzuatının dengeleyici ve denetleyici etkisini devre dışı bırakacak. Yönetmelik düzenlemeleri, yargı denetimi ve mahkeme kararları, Cumhurbaşkanı'nı donatan yeni yetkilerle birlikte tamamen ortadan kalkacak.
  • SİT alanları statüleri: Daha önceki yıllarda da gündeme gelen ancak gerçekleştirilemeyen SİT alanlarını talana ve ranta açacak düzenlemeler OHAL fırsatçılığıyla halledildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, doğal SİT alanlarını yeniden "gözden geçirerek" bazı alanların SİT statüsünü kaldırdı, bazılarının SİT derecesinde de değişikliğe gitti. Bazı altyapı projelerinin yapımınında "ayak bağı" olan SİT statüleri, Bakanlığın ihaleyle verdiği işler kapsamında özel şirketler tarafından belirlendi. Yeni durumda doğal, kültürel, tarihi SİT alanları birilerinin insafına bırakılmış durumda. Daha önce, I., II., ve III. olarak anılan SİT alanları bunların yerine Kesin Korunacak Alan, Nitelikli Doğal Koruma Alanı, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilecek. Anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi halinde, Bakanlar Kurulu kaldırılıp, Cumhurbaşkanı yürütme organı haline geleceği için SİT alanları statülerine de tek kişi karar verecek.

Doğaya ve kentlere darbe etkisi yaratacak denetimden muaf yasaların tek bir kişi tarafından çıkarılmasına,

Bu yasalara karşı itiraz ve dava açma hakkınızın elinizden alınmasına,

Varlık Fonu ile mega projeler için yandaş şirketlerin doğayı talan etmesine,

Türkiye'nin dört bir yanında ÇED süreçlerinin devre dışı bırakılmasına,

Evinizin, mahallenizin riskli alan ilan edilerek elinizden alınmasına,

Koruma kararlarının ortadan kaldırılmasına,

Acele kamulaştırma ile yaşam alanlarının gasp edilmesine razı mısınız?

Değilseniz, kararınızı verdiniz demektir...

.

Facebook Yorumları

reklam
24.9.2017
Kadir Topbaş neden istifa etti
20.9.2017
Gelin Hasankeyf'e, herkes gelsin Hasankeyf’e!
13.9.2017
Bizde ağaç kesmek serbest, Komşu'da hapis
11.9.2017
İklimi değiştirip, geleceği karartan şirketleri tanıyalım
6.9.2017
Varlık Fonu'ndan Kanal İstanbul'a ne kadar para akacak?
3.9.2017
Küresel iklim değişikliği kumarı
30.8.2017
İklimin küresel barışa ve güvenliğe etkisi
28.8.2017
Sur sokakları hafızadır, hafızayı yok etmeyin
23.8.2017
Yaka yaka bitiremediniz memleketin ormanlarını
20.8.2017
Hasankeyf, hafriyat oluşturmak için dinamitleniyor
16.8.2017
Cerattepe’nin, Dersim’in, Hasankeyf’in suçu neydi?
14.8.2017
Ceratttepe geçilirse, Türkiye'de her yer geçilir
9.8.2017
İstanbul'u bekleyen tehlike
6.8.2017
Endekslere bakmak faydalıdır, zihin açar
2.8.2017
2017’yi bugün tükettik, artık 2018’den yiyoruz
30.7.2017
İklimi dünyadaki kaç milyarder kurtarabilir
26.7.2017
İnsanlık hafriyat kamyonlarının altında
23.7.2017
Giderek düşmanlaşan bir dünyada çevre mücadelesi
19.7.2017
AKP'nin kentsel iflası
17.7.2017
Bu mücadele ölümle yaşam arasında
12.7.2017
İğneada sizin eve kaç kilometre uzakta?
9.7.2017
İklim adaleti olmadan gerçek adaletten bahsedilemez
5.7.2017
İklim değişikliğiyle yüzleşmeye hazır mısın Türkiye
2.7.2017
KHK ile çiftçiliği de kaldırırlarsa şaşırmayalım
25.6.2017
Bu yasaya itirazımız var!
21.6.2017
Askerleri neden zehirliyorsunuz?
14.6.2017
Zeytinlikler için durmak yok mücadeleye devam
11.6.2017
UNESCO'ya "zeytinlikler için harekete geç" çağrısı
7.6.2017
İklim meselesi Türkiye'nin samimiyet testi
4.6.2017
Kravatlı adamlar ve Dünya Çevre Günü
3.6.2017
Trump, gezegenin ateşini yükseltecek
31.5.2017
Ölümünüz kömür tozuyla olsun ister misiniz?
28.5.2017
AKP’nin sıradaki talanı Filyos Vadisi mi
24.5.2017
Türkiye için zeytinle vedalaşma vakti
21.5.2017
Sen kuşun kurdun hakkını savunursun, o gelir seni vurur
17.5.2017
Kalkınırken öldüren AKP'nin sıfır kaza hedefi inandırıcı mı
14.5.2017
Süreç buzdolabından oda sıcaklığına getirilmeli
10.5.2017
Güneş, kömür ve nükleeri zorluyor
7.5.2017
Şu domatesi enine boyuna konuşalım mı
3.5.2017
Enerji bağımlılığına karşı kooperatif çözümü
30.4.2017
Buğday ambarına termik santral hançeri
26.4.2017
Bankwatch uyarıyor: TANAP'ı desteklemeyin
23.4.2017
Yükselen otoriteye sivil itaatsizlik ayarı
19.4.2017
Ekonomide tek eksiğimiz başkanlık mıydı
16.4.2017
Türkiye nükleercilerin açık pazarı mı?
12.4.2017
AKP için kömürü savunmak giderek zorlaşıyor
9.4.2017
Beş maddede doğa için neden Hayır denmeli
5.4.2017
Ekolojik bir anayasa olsa nasıl olurdu?
2.4.2017
Büyümüyorsak neden bu kadar enerji yatırımı?
29.3.2017
Kıskanılan Türkiye’de tek istikrar işsizlik artışında
26.3.2017
Herkes hesabını Alman usülü öderse
22.3.2017
Avrupa ile köprüleri atarken köprüler inşa etmek
20.3.2017
Yükselen popülizme karşı Yeşiller freni
15.3.2017
Toprağını denizden ödünç alanlarla toprağını ranta açanlar
8.3.2017
8 Mart hangi kadınların günü?
21.6.2015
Türkiye’nin kömürlü termik santral çıkmazı
17.6.2015
Sanayiciye paradan para kazanmak tatlı geldi
14.6.2015
Avrupa Parlamentosu’ndan Akkuyu mesajı: Vazgeçin!
10.6.2015
Sıra cinsiyetçi barajları yıkmaya geldi
7.6.2015
Sesi de görüntüsü de kirli siyaset
17.5.2015
Anlatılan senin hikâyendir
13.5.2015
Soma’daki büyük resme bakalım mı
10.5.2015
Soma’nın yasını bir yıldır birlikte tuttular
3.5.2015
Hükümetin ilk büyük yenilgisi Kıbrıs
26.4.2015
Neden nükleer enerjiye karşıyız: Cevabı Çernobil’de
22.4.2015
Ekoloji mücadelesi HDP’siz olmaz
15.4.2015
Yolsuzlukla mücadelenin 50 tonu
8.4.2015
Dünya ‘unicorn’ şirketleri biz yasakları konuşuyoruz
05.04.2015
Türkiye, nükleercilerin yeni deneme tahtası
29.03.2015
İstanbul’u sıfırlamak isteyenleri tanıyalım
26.03.2015
Hukukun üstünlüğü zedelenince hepimiz kaybettik
22.03.2015
Suyun değerini ona sahipken bilelim
15.03.2015
İyi hikâyeler yazılıyor ama burada değil…
11.03.2015
Nükleer santral çözüm değil ölüm getiriyor
08.03.2015
8 Mart hangi kadınların günü
04.03.2015
Kabaran enerji faturasına Ak Saray katkısı
01.03.2015
Erdoğan’ın ekonomiyi kontrol saplantısı
25.02.2015
Medya özgürlüğü dikensiz gül bahçesi değil
22.02.2015
HDP’siz bir Meclis’in ağır sonuçları olur
18.02.2015
Ataerkil düzen, siyasetin dili tamam da, peki ya yargıçlar
15.02.2015
Kadına şiddetin caiz olduğu ülke
11.02.2015
Fosil yakıtlara teşviki durdurun
08.02.2015
Türkiye, dünyanın çöplüğü mü
04.02.2015
Sisifos’un kayası, SYRİZA, Troyka
01.02.2015
Komşu’da yeşil/sol bir iktidar umudu
28.01.2015
Cenevre’de havuz medyasına konuşur gibi
25.01.2015
Yoksulluk da artıyor gelir eşitsizliği de
21.01.2015
SYRİZA, sonra Podemos, belki yarın HDP
18.01.2015
Davos’un gündemi değişen havalar
11.01.2015
Je suis Charlie
07.01.2015
Ahbap çavuş ekonomisi AKP’nin fıtratında var
31.12.2014
İstatistiklere bakmak faydalıdır
28.12.2014
Turnalar türkülerde kalmasın istiyorsan…
24.12.2014
Hasankeyf’i yok eden bir barış süreci olmaz
21.12.2014
Özgürlüğün bedeli sürekli tetikte olmaktır
17.12.2014
Marmara için Kadıköy’de saflar sıklaşacak
14.12.2014
100 eşyayla ya da 1000 odayla yaşamak
10.12.2014
HES’çi banka, çiftçi dostluğuna soyunursa…
07.12.2014
12 yılda iki Trakya’yı yok ettiler
03.12.2014
Nükleer santral kurma başka ihsan istemez
30.11.2014
Mor jakarandalar arasında elektrikli teller
26.11.2014
Koç 2015’te dümeni Uzakdoğu’ya kıracak
16.11.2014
Kıbrıs’ta soruna artık küresel sermaye de dâhil
10.11.2014
Kürtlerle hareket edilseydi Türkiye tarihe geçerdi
02.11.2014
Kömüre teşvik, ölüme teşvik
30.10.2014
TEMA uyarmış: Konya’da kömür çıkartmak için tüm yeraltı sularını çekmek gerek
29.10.2014
İstanbul ve yeşil (y)alanlar üzerine
19.10.2014
Zeytin karası değil bu yüz karası
05.10.2014
Tek dünya herkese yeter; yaşamasını bilene...
01.10.2014
Parayı veren suyun başını tutacak
28.09.2014
Adı konulmamış savaş hâli: Acele kamulaştırma
24.09.2014
Çatışma ve kuraklık arasında kalan insanlık
21.09.2014
İklim adaleti olmadan başka adalet olmaz
19.09.2014
Kutuplaşmanın baş mimarına 'kutuplaşmayı bitir' mesajı
14.09.2014
Türklerle Rumların yeni buluşma noktası
12.09.2014
Kasımda İstanbul’u “Yeşillendiriyoruz”
10.09.2014
İşçinin cehennemi, cennet vaat ediyor
24.08.2014
Patlarsa çıkan ses balondan fazla olur
10.08.2014
Dert etmeyin İstanbul’un Kadir Abisi var
06.08.2014
Bu karnede rakamlar yok, yeşilin tonları var
03.08.2014
Kadına yönelik imajınızı nasıl alırdınız
30.07.2014
Cumhurbaşkanının yeşil olma ihtimalini sevmek
09.07.2014
Durmak yok ÇED’den proje kaçırmaya devam
06.07.2014
Eroğlu’nun bıyıkları için son kavşaktayız
02.07.2014
Barışı konuşurken eve dönüşü de konuşalım
29.06.2014
Kastamonu'nun gör dedikleri...
25.06.2014
Sanayici üretimden uzaklaştı borca saplandı
18.06.2014
Yine seçim yine şeffaflık
15.06.2014
Futbol topunun diğer yüzü
11.06.2014
‘İki gündüz iki gece yandı Lice’
08.06.2014
Türkiye çevre koruma ağı
04.06.2014
Dünya Çevreye Gününü Gösterme Günü
01.06.2014
Sessiz katil aramızda dolaşıyor
28.05.2014
Milliyetçilik gölgesinde yeşil siyaset
25.05.2014
Acilen Soma Kanunu’na ihtiyacımız var
21.05.2014
İnsan değil kömür yerin altında kalsın
18.05.2014
İnsanlığınızın fıtratından çalmışlar
14.05.2014
Emeğin için Diren Çiftçi
11.05.2014
Nükleer tüccarları işbaşında
07.05.2014
Rant ve talanın Truva atları
04.05.2014
Basın özgürlüğünde Şanghay kriterleri
30.04.2014
Cehennemden kaçış yok
27.04.2014
Anlayın artık, halk nükleer istemiyor
13.04.2014
İklim insanı açlıkla sınayacak
05.03.2014
Türkiye’yi sıfırlama politikası
19.02.2014
‘Bizim uşaklar Kürtlerle siyaset yapıyor’
16.02.2014
Adrese teslim yasadaki oyun
09.02.2014
Turkish Pravda ya da Turkish palavra
19.01.2014
Hepimiz Gamonalıyız, direnvakeparki
15.01.2014
Her yer susuz, her yer kurak
01.01.2014
İçinden ekoloji geçen yeni yıl yazısı
25.12.2013
İktidarın can simidi: Dış mihrak
22.12.2013
Çılgın projeler askıya alınsın
15.12.2013
Ölüm üzerinden yükselen kalkınma
05.12.2013
Doğaya fırlatılan bumerang
24.11.2013
Varşova’da iklim fiyaskosu
13.11.2013
Kömürcü Polonya’da iklim zirvesi!
10.11.2013
Kadın! Doğur, çalış, güven!
03.11.2013
100 yıllık suskunluğu bozmak
27.10.2013
Beyaz fillerimiz, çılgın projelerimiz
23.10.2013
Çevre faslında kaldığımız yerden
20.10.2013
Çevre faslında yine sınıfta kaldık
16.10.2013
İnsanlığın gıda paradoksu
13.10.2013
Yerel temsilde kadının yokluğu
09.10.2013
Demokrasiyi petrollü mü alırsınız kömürlü mü
06.10.2013
‘Dört ülke, bir zirve’nin hikâyesi
29.09.2013
El birliğiyle yaktık dünyayı
25.09.2013
Hasankeyf’e son bir bakış
22.09.2013
İstanbul ve Diyarbakırlı işadamlarından ortak isyan
15.09.2013
Doğal kaynakları tüketene kredi yok
11.09.2013
Rüya bitti, gerçekleri görelim
08.09.2013
Çevreci şirket olma vizyonu
01.09.2013
Griye direnen merdivenler
28.08.2013
Kimileri ‘sıcak’ sever
25.08.2013
Suriye iç savaşının diğer yüzü: Mülteciler
21.08.2013
İklim, ikdam, inkâr
18.08.2013
Ekolojik Ayak İzi’niz kaç numara
14.08.2013
Değişen iklimi kim düzeltecek
11.08.2013
Nükleer lobiciler atakta
07.08.2013
Yunanistan’da Suriyeli bir Ermeni
24.07.2013
500 büyüğün anlattıkları
21.07.2013
Adalete ve Saygıya Çağrı
17.07.2013
Biraz ağaç biraz deniz kaç para
14.07.2013
Yanlışlar köprüsü
10.07.2013
Kalkınmanın öldüren cazibesi
07.07.2013
Ekonominin yüzde 40’ına sahip ordunun darbesi
30.06.2013
Endonezya ve Türkiye’den politikacı manzaraları
26.06.2013
Çözüme yatırım için buradayız
23.06.2013
Sivil itaatsizlik: Vicdanın siyaseti
19.06.2013
Avrupa ile kritik inatlaşma
16.06.2013
Size Aarhus’tan bahseden oldu mu
12.06.2013
Otoban kenarı çevreciliği
09.06.2013
Çevresel mücadele şimdi başlıyor
05.06.2013
Ağaçların ardındaki ‘beton’ siyaseti
30.05.2013
Ağacı kes, betonu koru
27.05.2013
Alkol yasağı: İktidar sarhoşluğu
22.05.2013
Çılgın proje Avrupalı Yeşiller’in markajında
12.05.2013
Muhafazakârlık mı dediniz
30.01.2013
AB’yi unutmak
27.01.2013
Ekonominin kaderi iklimden geçiyor
16.01.2013
İzmir’in çamuruna çözüm
13.01.2013
Esas çevre duyarsızlığı büyümenin önünde engel
02.01.2013
Öz hakiki ilerleme raporu
30.12.2012
Kıyameti beklerken...
26.12.2012
Nükleerde fasit döngü
23.12.2012
Kömür karanlığı
21.12.2012
Satranç değil bilardo zamanı
19.12.2012
Yolların yeni efendileri
13.12.2012
Hızlı büyüme geri gelmeyebilir
12.12.2012
Kaldığımız yerden kirletmeye devam
06.12.2012
Siyasette otoriterlikle büyüme olmaz
05.12.2012
Kredi notuna çevre faktörü
02.12.2012
Farklı bir gayrımenkul hikâyesi
29.11.2012
Cari açığın anahtarı hukuk devletinde
28.11.2012
İklim değişiyor, Türkiye değişmiyor
25.11.2012
Yanı başımızda bir başarı öyküsü
22.11.2012
Reform fırsatlarını kaçırdık
18.11.2012
Hasankeyf de yakında Miniatürk’te
15.11.2012
Ülke olarak bıçak sırtında değiliz
14.11.2012
Robin Hood geri döndü
11.11.2012
Bu değişim sizin mirasınız olsun
08.11.2012
En zayıf halka siyasi istikrar
07.11.2012
Katar camilerinde ekoloji vaazı
04.11.2012
Fetih, işgal, dekadans
01.11.2012
Büyüme değil yavaşlama konjonktürü var
31.10.2012
Küresel ısınma, fırtınaları katlıyor
28.10.2012
Gutenberg Galaksisi’nden son haberler
25.10.2012
Krizden Yeşiller de ders çıkardı
24.10.2012
Gangnam Style ekonomisi
21.10.2012
Beton ekonomisine çevre dengesi lazım
17.10.2012
Kentsel dönüşüm ‘Musibet’i
15.10.2012
Kentsel dönüşüme Sulukule emsal olur
15.10.2012
Türkiye’ye not artışı gelir mi
15.10.2012
Dünyanın en büyük şantiyesi
15.10.2012
Türkiye’nin suç ekonomisi
1 1
mehtap 13.7.2017 - 03:30:37
İyi haber, ben ankara'dan Mehtap Bayraktar'ım. Tek güvenilir şirketten hızlı ve güvenli krediler alın, Bireylere ve işletme sahiplerine geniş finansal yelpazede finansal hizmetler sunmaktayız. 1 ila 30 yıl arasındaki dönemde% 3'lük çok düşük bir oranda 5.000 $ 'dan 2.000.000 $' a kredi vermekteyiz. Bugün e-posta ile bize ulaşın: mehtapbay244@gmail.com veya (mehtapbay244@gmail.com) Web sitesi: mehtapkredisi.wordpress.com
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%53,85
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı