Kemal BURKAY



Bookmark and Share

24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?


15.6.2018 - Bu Yazı 629 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 24 Haziran seçimleri yaklaşıyor. Eğer müzmin bir boykotçu veya bana ne diyenlerden değilseniz, oy kullanacaksınız.

Bu durumda kime oy vermeli?

Elbet ben kendi adıma konuşuyorum. Benim oy vereceğim parti ülkenin yüz yüze olduğu sorunları uygarca, çağdaş bir anlayışla çözecek bir parti olmalı.

En başta ülkenin en büyük sorunu olan Kürt sorununu çözmeli. Bu sorun ise yasaklarla, şiddet yöntemleriyle değil, Kürt halkına eşit haklar tanıyarak, yani eşitlik temelinde çözülebilir. Bunun uygun, çağdaş bir biçimi federasyondur.

Ülkenin diğer bir önemli sorunu olan Alevi sorunu, laiklik ilkesine uygun biçimde Alevilerin inanç özgürlüğüne saygı gösterilerek, bu alandaki engeller kaldırılarak çözülebilir.
Diğer bir deyişle benim oy vereceğim parti Kürt ve Alevi sorunlarını çözecek bir parti olmalı. Buna uygun projeleri toplumun önüne koymuş ve güven verici olmalı.

Ülkeye barış ve demokrasi de ancak böyle gelir.

Bir başka deyişle, bu parti gerçekten barışı ve çağdaş, ileri bir demokrasiyi amaçlamış olmalı.

Böyle bir demokraside kadınlar şiddete uğramazlar, her alanda erkeklerle eşit haklara sahip olurlar.

Böyle bir demokraside tam bir düşünce ve örgütlenme özgürlüğü olur. İnsanlar görüş ve düşüncelerinden dolayı hapsi boylamazlar.

Böyle bir demokraside emekçilerin sendikal hakları ve bir bütün olarak çalışma hakları güvencede olur.

Böyle bir demokraside sosyal haklar yoksul, az gelirli toplum kesimleri için güvence olur; işsizlik, yardımı, konut yardımı, sağlık ve eğitim alanında muhtaç olanlara yardım gibi.

Ülkenin ekonomik gelişmesi de böyle bir barışa ve demokrasiye bağlıdır. Özellikle Kürt ve Alevi sorunu gibi önemli sorunları çözerek sağlanacak barış ortamında kaynaklar savaşa, çatışmaya değil, ekonomik ve sosyal gelişmeye yönelir. Bugüne kadar, özellikle Kürt halkına yönelik baskı ve eşitsizlik ve bunun yarattığı çatışma nedeniyle yüz milyarlar böylesine yıkıcı bir alana gitti; tanklara, toplara, savaş uçaklarına gitti.

Kürt halkıyla barış, komşu ülkelerle de barışı getirir. O zaman bugünkü gibi devasa bir orduya ve polis gücüne, bunca savaş aracına gerek kalmaz.

Peki, şu anda seçime giren partiler içinde bunları yapacak biri var mı?

İktidar Partisi AKP mi? Ana muhalefet partisi CHP mi? Yoksa MHP, İyi Parti ve ötekiler mi?

Hayır, hiçbiri. AKP birkaç yıl öncesi, reform sayılabilecek bazı sınırlı adımlar attı. Ama orada durdu, hatta geriye, eski politikalara döndü.

Ana Muhalefet CHP, ülkenin bugün yüz yüze olduğu ciddi sorunların geçmişteki sorumluluğunu taşıyor olmanın yanı sıra, politikalarını değiştirmiş değil. Ne Kürt sorununun çözümü, ne de Alevi sorununun çözümü, yani gerçek bir laiklik konusunda hiçbir projesi, öngörüsü, önerisi yok. Bu haliyle iktidara gelse ne yapacak ki?

MHP den, ondan kopmuş “İyi Parti” oluşumundan söz etmeye gerek görmüyorum. Bunlar gölge etmesinler, başka ihsan istemez.

Ya HDP? Kimilerine göre AKP’yi ve Erdoğan’ı iktidardan uzaklaştırmanın aracı. Bu kesimler Haziran 2015 seçimlerinden önce de aynı anlayışla HDP’ye destek verdiler. Ama sonuç ne oldu?

HDP’nin daha önceki onca milletvekili gibi, gibi Haziran 2015’te barajı aşıp çıkardığı 80 milletvekili de bir işe yaramadı. Çünkü PKK’nin kuyruğundan kopup bağımsızca siyaset yapmadı, yapamadı. Bu 80 milletvekili, onların yanı sıra 100 dolayındaki belediye ve büyük kitle desteği, PKK’nin “halk savaşı” adı altında açtığı provokatif hendek ve çukurlara gömüldü.

Çünkü HDP kendi iradesine sahip değil. Ayrıca HDP’nin, Kürt sorunu da dahil, çözüme elverir, yukarda sözünü ettiğimiz türden bir programı yok.

HDP de aynen PKK ve çatı örgütü KCK gibi Kürt halkının temel haklarını savunmuyor. Kürt halkı için bir şey istemiyor. Bağımsızlık, federasyon bir yana, otonomi bile istemiyor. Talepleri arasında Kürtçenin resmi dil olması, eğitim dili olması bile yok.

PKK’nin kuyruğundan kopamadığı için barışa da hizmet etmediği görüldü.

HDP’nin de aynen KCK gibi, İmralı sürecinde Kürt hareketine yön vermek, bir başka deyişle bu hareketi bitirmek, sıfırlamak için derin –veya açık- devlet tarafından oluşturulduğu bir sır değil.

Bunu bilmeyenler, görmeyenler, siyaset alanında olan bitenlerden bir şey anlamayan saflardır. Bilip görüp de hâlâ HDP’yi Kürtleri temsil eden bir parti gibi gösterenler veya ona demokrasi konusunda büyük misyon yükleyenler ise dürüst değiller. Bunlar kişisel çıkarları gereği, küçük hesaplarla HDP’nin kuyruğuna takılanlardır. En azından gerçeği dile getirecek kadar cesarete ve sorumlu tutuma sahip olmayanlardır.

Öyle olunca da kitlelere hiçbir umut vermeyen, onların haklı taleplerini karşılamayacak olan, işleri güçleri kitleleri oyalayıp mevcut çağdışı sistemin ömrünü uzatmak olan bu partilere neden oy vermeli?

Hayır, bunların hiçbiri oyumuzu hak etmiyor.

Peki sahnede sorun çözmeye, ülkeye barış ve demokrasi getirmeye elverir bir parti hiç mi yok? Var:

HAK ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) var.

Buna ve HAK-PAR’ın bu seçimdeki durumuna ve tutumuna da yazımın 2. bölümünde değineceğim.

.

Facebook Yorumları

Kod8
14.10.2018
BALIK HAFIZASI
28.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE
17.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ÜZERİNE 2. Bölüm
15.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?
10.10.2017
Mam Celal'in ardından
9.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
30.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
30.4.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
01.03.2015
Ortadoğu’da acımasız oyun
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
1 0
Mourat 15.6.2018 - 18:52:16
Bosuna giden 5 dakika!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,85
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8