Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti Zamları


15.10.2019 - Bu Yazı 670 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ücret, ekonomide emeğin sunulmasının, kiralanmasının bedelidir. Yani bir kişiyi bir iş yaptırmak için tuttuğunuzda o kişiye sunduğu emeğin karşılığında ödenen bedele ücret denir. Bu durumda köprü geçişi sırasında ödenen paraya ücret denmemesi geçiş fiyatı ya da geçiş bedeli denmesi gerekir. Ama bu yanlış ifade yerleşmiş olduğu için olduğu gibi bırakıp biz de ücret diyelim ve “galat-ı meşhur lügat-ı fasihten evladır” (yaygın olarak kullanılan ifade sözlükte yazan doğrusuna tercih edilmelidir) deyişine uyalım.

Bu hafta başından geçerli olmak üzere köprü ve otoyol geçiş ücretlerine ortalama yüzde 20 zam yapıldı ve bu zam oldukça tepki çekti. Tepki çekmesinin nedeni emek karşılığı ücret alanların (gerçek ücret) alabildikleri zamların çok üzerinde olmasıydı. Yapılan açıklamada köprü ve otoyollara her yıl ÜFE oranında zam yapılması gerektiği, geçen yıl yüzde 33,6 oranındaki ÜFE artışına karşılık 21 aydır zam yapılmadığı vurgulanıyor. Meselenin özü de burada zaten.

 

1980 öncesi dönemde, enflasyonun yarattığı aşınmalar kamu fiyatlarına seçim ve oy kaygıları nedeniyle yansıtılmaz kamu kesimi zamları, uygun bir zamanda yapılmak üzere bekletilirdi. Seçim sonrasında gelen hükümet ertelenmiş zamları masada bulur ve ekonomi zarara katlanma sınırına geldiği için hepsini yapmak zorunda kalırdı. 24 Ocak kararlarıyla birlikte kamu kesimi fiyat artışlarının gerektiği zaman yapılması uygulamasına geçildi. Başlarda bu uygulamaya uygun hareket edildi. Zaman ilerledikçe ve iktidar partisi oy kaybetmeye başladıkça eski popülist eğilim yeniden keşfedildi ve zamlar ertelenir oldu. Bunun sonucunda kamu kesimi açıkları büyümeye ve kamu borçlanması artmaya başladı. 2001 krizi sonrasında kamu kesimi mali disiplinini sağlama çabaları sonucu kamu kesiminde gereken fiyat artışları da zamanında yapıldı. Bu eğilim uzunca bir süre devam etti sonra iktidar partisinin oy kaybetmeye başlamasıyla birlikte zamlar yine ertelenir oldu.
 
Köprü ve otoyol geçiş ücretleri kamu kesimi gelirleri arasında belirli bir yer tutuyor. Enflasyon yükseldikçe tıpkı özel kesimin sunduğu mal ve hizmetlere bu fiyat artışlarını yansıtmasında olduğu gibi kamu kesiminin de bu artışları kendi sunduğu mal ve hizmetlere yansıtması gerekiyor. Aksi takdirde kamu kesiminin giderleri enflasyon kadar artarken gelirleri o kadar artmaz oluyor ve kamu açıkları büyüyor. Bu sefer büyüyen açıkları ya yeni vergilerle ya da borçlanmayı artırarak finanse etmek zorunluluğu çıkıyor ortaya. Ki bunların ikisi de sıkıntılı. İktidar partisi vergileri artırsa oy kaybı sorunu bu kez orada karşısına çıkacak. Borçlanmayı artırarak finansman bulsa bu kez borç yükü ve faizler yükselecek. Bu durumda yapılacak en doğru şeyin bu zamları bekletmeden yapmak olduğu anlaşılıyor.
 
Zamları bekletmek ve bir defada yapmak iki büyük sorun yaratıyor: (1) Bekletme süresi arttıkça ilgili kamu kurumunun zararı arttığı ve bu da kamu kesimi borçlanmasını arttırdığı ve faizi yükselttiği için bekletmeden yapılacak zamların toplamından daha fazlasını bir seferde yapmak gerekiyor. (2) Bekletmeden yapılacak zamlara, miktarlar daha küçük olacağı için, insanların tepkisi daha düşük olacakken bir seferde yüksek oranlı yapılan zamlara insanların tepkisi çok daha yüksek olabiliyor.
Zamları bekletmek, mal ve hizmet üreten kamu kurumlarına devletin müdahale etmesi alışkanlığından kaynaklanıyor. Söz konusu kurumlar, gerçekten kuruluş statülerinde değinildiği gibi, özerk bir yaklaşımla yönetilebilseler ve kamu kesiminin müdahalelerinden kurtulabilseler ne zamlar bu kadar yüksek olmak zorunda kalacak ne de insanlar bu kadar tepki gösterecek.
 
Türkiye’de devlet, özelleştirme yapsa da fiyat tespiti alışkanlığından kurtulamıyor.
.

Facebook Yorumları

Emlak8
7.08.2020
Dolar, Euro ve Altın
4.08.2020
Okuduğum Kitaplardan Seçmeler
2.08.2020
Dünya Gelir Sınıflandırması ve Türkiye
27.07.2020
Merkez Bankası Faizi İndirdiği Halde Gösterge Faiz Niçin Düşmüyor?
26.07.2020
İnşaatla Büyüme Çabası: İki Dönemin Hikayesi
21.07.2020
Rezervleri Hesaplama Rehberi
18.07.2020
Bütçe Açığı Üzerine Düşünceler
16.07.2020
Kritovulos Tarihi'ni Okumanın Tam Zamanı
13.07.2020
Gerçek İşsizlik Oranı
10.07.2020
Ekonomideki İllüzyonlar
7.07.2020
Faizi İndirince Enflasyon Düştü mü?
5.07.2020
Can Sıkıcı Bir Dış Borç Hesabı
2.07.2020
Reel Ekonomide 2020’ye İlişkin İlk Sonuçlar
30.06.2020
Merkez Bankası Rezervlerinin Yeterliliği
28.06.2020
Fenerbahçe Yönetimine Son Açık Mektubum
26.06.2020
Türkiye Ekonomisinin Büyüklüğünün G 20 Ekonomileriyle Karşılaştırılması
25.06.2020
Geleceğin Dünyası Üzerine Düşünceler
19.06.2020
Devlet Adamı Deyince
18.06.2020
Geniş İşsizlik Oranı
14.06.2020
Para Basmanın Sonuçları
9.06.2020
Amerika'da Irkçılık
4.06.2020
Ekonomide bazı sorular ve yanıtlar
30.05.2020
İlk Çeyrek Büyümesi ve Kamuoyunun Bakışı
30.05.2020
Korkak Yeni Dünya
28.05.2020
Merkez Bankası'nın Altınları
20.05.2020
ABD, Son Bağımsız Kaleyi de Düşürmek Üzere
13.05.2020
Washington Uzlaşısının 30 Yılı
10.05.2020
Swap Hariç Rezervler Ekside
30.04.2020
Türkiye İçin 2020 Tahminleri
15.04.2020
Döviz Swapı İşlemi
13.04.2020
Covid - 19, Para Basımı ve IMF'nin Yeni İmkânı
6.04.2020
Yöneticiye Öğütler
27.03.2020
Ekonomik Daralmayı Minimum Düzeyde Tutabilmek İçin Öneri
25.03.2020
Çözüm Modern Para Teorisinde mi?
19.03.2020
2020 ve Ötesi
8.03.2020
Çin Giderse Herkes Gider
5.03.2020
Koronavirüs ve İdlib Etkisi
20.02.2020
Faizi Düşürmekle Enflasyon Düşmez
14.02.2020
Kitaplar Üzerine Görüşlerim
11.02.2020
Dolar kuru niçin yükseliyor?
5.02.2020
Faizi Düşürünce Ne Oldu?
6.01.2020
Türkiye Ekonomisinin Son 17 Yılı
12.12.2019
Hukukun Üstünlüğü ve Ekonomi
20.11.2019
Bir Sepet Kitap
13.11.2019
Hazine nakit açığı ve finansmanı
24.10.2019
Merkez Bankası Faizi İndirir mi?
18.10.2019
Dünya Ekonomisi ve Türkiye Ekonomisi Tahminleri
15.10.2019
Köprü ve Otoyol Geçiş Ücreti Zamları
4.10.2019
Okuduğum Kitaplardan Seçmeler
28.07.2019
Faiz Meselesi: Kitap İncelemesi
2.07.2019
Yedek Akçe, Merkez Bankası, Hazine
27.05.2019
Kapitalizmin çelişkili dünyası
20.05.2019
Bütçe ve beyaz filler
14.05.2019
Dolar TL Kurunun Yükselişi ve Düşüşü
15.3.2019
Ekonomik Krizler ve Türkiye
26.2.2019
Kural Dışına Çıkma Dürtüsü
14.2.2019
Piyasa Sisteminde Fiyatlara Müdahale
31.12.2018
2018'den 2019'a Geçerken Türkiye Ekonomisinin Görünümü
24.12.2018
Sisifos ve Tantalus'un Öykülerinden Dersler
17.12.2018
Ata kibirli binen eve yürüyerek döner
5.12.2018
Enflasyon Nasıl Düştü?
28.11.2018
Döviz Kurunun Ekonomik Kararlar Üzerindeki Etkisi
23.11.2018
Türkiye ekonomisi kırılgan beşlinin neresinde duruyor?
20.11.2018
Faizler Nasıl Düşürülür?
8.11.2018
Enflasyonla Göstermelik Mücadele
6.11.2018
Piyasalarda Son Durum ve Türkiye
30.10.2018
Sepet Dolusu Kitap
24.10.2018
Korumacılık ve Türkiye
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive