Mehmet Acet

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İfade özgürlüğünü genişletme arayışları


11.09.2019 - Bu Yazı 126 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Evrensel hukuka göre şiddeti öven, teşvik eden, yaygınlaştıran, insan onuruna yönelik hakaret elbette ki özgürlük değildir. Bunların dışında ifade özgürlüğü sınırlandırılamaz. Eleştirilerin de hiçbir zaman cezaya konu olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Mevzuatta böyle. Ama uygulamada bakıyorsunuz, üç hâkimli heyette bir hâkim farklı bakıyor. Yorum farklılığını üst mahkemeler değerlendiriyor. Reform paketinde ifade özgürlüğünün önünde uygulamalardan kaynaklanan engellemeleri kaldırmak için çalışma yaptık.”

Bu uzun alıntıyı, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün Hürriyet Gazetesi’ne verdiği demeçten yapıyorum.

Ekim ayında ilk aşaması Meclis gündemine gelmesi beklenen ‘yargı reformu paketinin’ içeriğine dair ipucu veriyor Bakan Gül.

Adalet Bakanlığı çevrelerinden edindiğim izlenim, yargı paketinin öncelikleri arasında ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmeye dönük adımların olacağı yönünde.

Somut bir bilgi vereyim.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7’nci maddesine şöyle bir ekleme yapılması öngörülüyor:

“Terör örgütü propagandası suçuyla bağlantılı olarak, haber verme sınırlarını aşmayacak şekilde olan veya eleştiri içeren düşünceyi açıklama hakkının kullanıldığı durumlarda, bu fiil suç oluşturmayacak.”

Terörle Mücadele Kanunu’nun 7’nci madde ikinci fıkrasının mevcut hali şu şekilde:

“Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.”

Yapılmak istenen düzenlemeyle ilgili fıkrayı birleştirdiğiniz takdirde, nasıl bir amaç güdüldüğü anlaşılabiliyor.

Haber verme ya da eleştiri düzeyindeki görüş beyanlarını, suç teşkil eden diğer söylem/eylemlerden ayırarak, kanunu uygulayan makamlara esneklik imkanı sunmak.

Siyasi iktidarların ya da devletin adalete dönük beklentileri karşılaması büyük ölçüde ‘iklim oluşturmaktan’ geçer.

Bu iklim ise, yine büyük ölçüde ‘irade beyanı’ ile karşılık bulur.

Meclis’ten bir kanun çıkmışsa, bunu uygulayanlar her daim kanun koyucunun meramını dikkate alarak hareket ederler.

Bu durumda ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmaya dönük bir arayıştan söze edeceksek, böyle bir iradenin ‘uygulayıcılar’ için bir tür pusula işlevi sağlayacağını da düşünebiliriz.

Uygulayıcılar derken yargı makamlarını kastettiğimiz ortada.

Bir ülkenin içinde bulunduğu atmosferden en fazla yargı camiası etkilenir derler.

Bunun dışında Adalet Bakanı’nın da dile getirdiği gibi, uygulama farklılıklarından kaynaklanan sorunlar, toplumun adalet duygusunu zedeleyen sonuçlar üretebiliyor.

Bakan Gül, şöyle diyor:

“Uygulamada bakıyorsunuz, üç hâkimli heyette bir hâkim farklı bakıyor. Yorum farklılığını ise üst mahkemeler değerlendiriyor.”

Bu sorun ifade suçları için de geçerli.

Daha doğrusu iki türlü sorun var.

Birincisi, Adalet Bakanı’nın da dediği gibi mahkeme üyelerinin aynı dosyada kimi zaman taban tabana zıt kanaat geliştirip farklı istikametlerde hareket etmeleri.

Hukuk dediğimiz şey büyük ölçüde ‘kanaat belirtmekten’ ibaret olduğuna göre bir yere kadar bu türden farklılıkları anlayabilmek mümkün.

Ama nereye kadar?

Ya da ideal olan ne olmalı?

Birinci derece mahkemelerin yanı sıra, İstinaf Mahkemeleri de kendi içinde tutarlılığı olmayan kararlarla karşımıza çıkabiliyor.

İkinci sorun, 5 yılın altındaki kovuşturma dosyalarına İstinaf Mahkemelerinin, 5 yıl üstüne Yargıtay’ın bakması.

Aynı gerekçelerle suçlanan kişiler İstinaf’tan ceza alırken, Yargıtay, hakkında 5 yıldan fazla mahkumiyet istenenler için bu cezayı bozabiliyor.

Bu anlamda yargıda ‘uygulama birliğini sağlamak’ gibi önemli bir hedef karşımıza çıkıyor ki, yargı reformu paketinin içeriğinde bu konu da yer alıyor.

Peki, bu nasıl olacak?

Yine Adalet Bakanlığı makamlarından edindiğim izlenim, Yargıtay’ın bu tür tartışmalı alanlarda tek söz sahibi haline getirileceği yönünde.

Geçmişte “ele geçirilecek mevzi” olarak görüldüğü için, gerek FETÖ’nün etkili olduğu dönemlerde, gerekse ondan önceki döneme ait ‘ideolojik’ kararları nedeniyle Yargıtay’ın ‘adalet dağıtma anlamında’ tartışılan bir makam olduğu su götürmez bir gerçek.

Ancak, son dönemde hem olgu, hem de algı anlamında Yargıtay’ın kredisinde önemli bir düzelme olduğunu da söyleyebilirim.

Mesela özgürlük/güvenlik dengesini ince ince hesaba katarak kıymetli içtihatlar geliştiren 16’ncı dairenin kararlarına dikkatinizi çekerim.

Bu durumda ifade özgürlüğü gibi kişiden kişiye değişebilen bir alanda, son söz hakkının Yargıtay’a verilmesi, önemli bir kazanım olacaktır.

Özgürlük/Güvenlik dengesi zor bir alan.

Öncesi ve sonrasında 15 Temmuz’u hatırladığımızda, hendek terörüyle ortaya çıkan tabloyu gözümüzün önüne getirdiğimizde, kamu güvenliğini tehdit eden gelişmelerin geri kalan her şeyi nasıl sıfırlayabileceğini yaşayıp gördük.

Diğer taraftan adalet duygusunun zedelenmesinin, yargı kararlarının kimi zaman vicdan yaralayan çelişkiler üretmesinin de bir güvenlik sorunu üretebileceğine dair örnekler de az değil.

Güvenlik algısını bozmadan özgürlük alanlarını genişletebilmek.

İdeal olan bu.

Kolay bir cümle kurmadığımın farkındayım ama umut dolu yarınlara yelken açmanın yolu da tam olarak buradan geçiyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.10.2019
Harekat bölgesinde enteresan gelişmeler yaşanıyor
14.10.2019
Sınır hattından harekât izlenimleri ​
9.10.2019
Ordu sefer emrinde bunlar bando derdinde: Hulusi Akar neden hedefte?
7.10.2019
YPG’ye karşı ‘Kürt Şahinleri’
3.10.2019
“Kaybedecek tek bir günümüz yok”
2.10.2019
Kırbaç testi
16.09.2019
Bir milli güvenlik meselesi olarak ‘tohumculuk’
12.09.2019
“Söyler misin, Erdoğan ülkesindeki ‘oligarkları’ nasıl yenilgiye uğrattı?”
11.09.2019
İfade özgürlüğünü genişletme arayışları
9.09.2019
Çıkış formülü belli: Hukuk güvencesini güçlendirmek
15.07.2019
Üçüncü yıldönümünde 15 Temmuz
8.07.2019
Kısa vadede kayıplarımız olur ama...
4.07.2019
En kritik hafta yaklaşırken…
27.06.2019
Nehrin suları nereye doğru akıyor?
20.06.2019
İstanbul için son hafta atakları
17.06.2019
En kötü senaryoya göre hazırlık
23.05.2019
Savunma bakanından S-400 açıklamaları
22.05.2019
İstanbul için taktik savaşları
20.05.2019
S-400 için kum saati işliyor
13.05.2019
İstanbul seçmeninin anatomisi
9.05.2019
İstanbul için büyük kapışma
8.05.2019
YSK’nın İstanbul kararının perde arkası
6.05.2019
Ankara’nın NATO üzerinden yeni S-400 hamlesi
2.05.2019
CHP’nin köprüyü geçme stratejisi: Radikal Sevgi-2
1.05.2019
CHP’nin köprüyü geçme stratejisi: Radikal Sevgi-1
29.04.2019
Kızılcahamam kampının perde arkası
24.4.2019
Yumruk saymayı bıraksak iyi olacak sanki
22.4.2019
İstanbul seçimlerinin akıbetine dair 10 soru 10 cevap
18.4.2019
YSK, AK Parti’nin İstanbul itirazına nasıl karar verecek?
17.4.2019
YSK İstanbul kararını ne zaman verecek?
15.4.2019
En kritik döneme girerken…
11.4.2019
Seçim sonuçları: Algılar/olgular
10.4.2019
Büyükçekmece’de ‘Alicengiz Oyunları’
8.4.2019
İstanbul için en doğrusu oyların yeniden sayılması
4.4.2019
İstanbul için nefes kesen taktik savaşları
3.4.2019
Ekonomi ile ‘Beka’nın çarpışmasından böyle bir netice çıktı
28.3.2019
31 Mart’ta Kürt oylarının dağılımı nasıl olacak-2
25.3.2019
Aday deyip geçmeyelim
20.3.2019
Tayyip Erdoğan ile canlı yayının perde arkası
18.3.2019
Yeni Zelanda Müslümanlarının bilinmeyen hikâyesi
13.3.2019
Şehir hastaneleri yanlış bir fikir miydi?
7.3.2019
Ankara’da seçim sonuçlarını bu iki tartışma mı belirleyecek?
6.3.2019
Seçim sonuçlarını ‘Kararsızlar’ mı belirleyecek?
4.3.2019
Anketlere hangi durumda ne kadar güvenmeli?
25.2.2019
31 Mart’ta hangi partinin ne kadar oy aldığını öğrenemeyeceğiz
21.2.2019
Fırat’ın doğusu ‘Gordion Düğümüne’ döndü
20.2.2019
Ankara yarışı ne durumda? Mehmet Özhaseki Başkent’e ne vadediyor?
18.2.2019
AK Parti ve MHP ittifak çatısına hangi illeri ekledi?
14.2.2019
İşini gönülden yaparsan gönüller kazanırsın
13.2.2019
31 Mart akşamı iki kere iki kaç edecek?
11.2.2019
Hatay’dan bildiriyorum
6.2.2019
Münbiç için birkaç hafta, Fırat’ın doğusu için birkaç ay
4.2.2019
Muhalefetin seçmeni uyutarak seçim kazanma stratejisi
31.1.2019
Sandığa gitmeyeceğim diyenlerin sayısı neden artıyor?
28.1.2019
Adana mutabakatı neden gündeme geldi? Ankara neden sıcak bakıyor?
24.1.2019
İstanbul ve Ankara için ince hesaplar
23.1.2019
2019’un büyük sorusu: Fırat’ın doğusunda kim kazançlı çıkacak?
21.1.2019
Eğitimde ezber bozma zamanı
16.1.2019
ABD ile güvenli bölge uzlaşması sağlandı mı?
9.1.2019
Ankara’nın Suriyeli Kürtleri koruma planı
3.1.2019
Göç zenginliktir, korkuya gerek yok
2.1.2019
Türkiye ve Rusya Suriye’de yeni neler yapabilir?
31.12.2018
Yerel seçimlere doğru son kulisler
27.12.2018
Ankara’nın Suriye için yol haritası -2
26.12.2018
Ankara’nın Suriye için yeni yol haritası
24.12.2018
Trump o kararı nasıl aldı? Türkiye şimdi ne yapacak?
19.12.2018
ABD’nin doğu Fırat baskısına nasıl cevap verilebilir?
17.12.2018
ABD Doğu Fırat operasyonunu durdurabilecek mi?
10.12.2018
TSK operasyon için hazır ama…
6.12.2018
AK Parti’nin İstanbul adayının açıklanması neden ertelendi?
5.12.2018
CHP-HDP ittifakının çatısı yine Almanya’da mı kuruluyor?
3.12.2018
Seçimlerin ekonomisi mi ekonominin seçimleri mi?
29.11.2018
Yolun sonunda ne görünüyor?
28.11.2018
Veliaht Prenslerin fonlama sistemi nasıl çalışıyor?
26.11.2018
AK Parti’nin İstanbul, Ankara ve İzmir adaylarının ilânı neden gecikti?
22.11.2018
Büyükşehirlerde sürpriz adaylar
21.11.2018
Erdoğan Bahçeli’ye neyi teklif edecek?
20.11.2018
AK Parti’nin sürpriz adayları
15.11.2018
AK Parti’nin anketlerinden hangi sonuçlar çıkıyor?
14.11.2018
Sıkıştılar, çıkış stratejisi arıyorlar
12.11.2018
İkinci perde nasıl açılacak?
8.11.2018
Enişte bizi niye öptü?
5.11.2018
İsteyen için zor diye bir şey yoktur
1.11.2018
MHP kaynakları ne yapmaya çalışıyor?
31.10.2018
Sırada Tel Abyad mı var?
24.10.2018
AK Parti-MHP işbirliği dönemi kapanıyor mu?
22.10.2018
Bölünme değil bölüşme
18.10.2018
4 Kasım’da ne olacak? ABD ile yeni bir gerilim yaşanır mı?
17.10.2018
Emeklilikte yaşa takılan genç adamın dramı
15.10.2018
Trump ile nereye kadar neler yapılabilir?
11.10.2018
Kaşıkçı olayını ses kayıtları mı çözecek?
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı’nın başına neler geldi?
8.10.2018
S-400 füzeleri F-35’lerin sırlarını ifşa mı edecek?
4.10.2018
Suriye’den bir iyi bir kötü haber
1.10.2018
Ekonomi yerel seçimleri nasıl etkileyecek?
28.9.2018
Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
26.9.2018
Fırat’ın doğusuna nasıl bir operasyon yapılabilir?
24.9.2018
AK Parti-MHP ittifakı zora mı girdi?
20.9.2018
İdlib zaferinin bilinmeyenleri
19.9.2018
Türkiye’nin İdlib zaferi
17.9.2018
Erdoğan: İsraftan tasarruf yapacağız
13.9.2018
MİT’ten nefes kesen operasyonlar
12.9.2018
Merkez Bankası ne yapacak?
10.9.2018
Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik
6.9.2018
İdlib sancısı
5.9.2018
Bu iş çözülecekse yine Trump ile çözülecek
3.9.2018
Eylül ekonomi için fırsat ayı olabilir mi?
30.8.2018
Türkiye İdlib konusunda Rusya ile gizlice anlaştı mı?
29.8.2018
Kovboy filmi gibi
27.8.2018
Ruslar İdlib saldırısına yeşil ışık yakar mı?
23.8.2018
Sırada hangisi var?
20.8.2018
Adeta gölge kabine…
16.8.2018
Kur saldırısından dersler çıkarmak
15.8.2018
Ekonomik saldırıya nasıl bir cevap verilebilir?
13.8.2018
Olduğunuz yerde çökün!
9.8.2018
ABD ile gerilim neden yumuşamıyor?
8.8.2018
Türkiye’yi döviz kuruyla terbiye etmek
2.8.2018
Yine Suriye üzerinden mi geliyorlar?
1.8.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı -2
30.7.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı?
26.7.2018
Hep onun yüzünden oldu
25.7.2018
Adım Mesut, göbek adım Bahtiyar
23.7.2018
Azerbaycan diyarından size selâm getirmişem
18.7.2018
OHAL kalıcı hale mi geliyor?
16.7.2018
Genelkurmay Savunma Bakanlığı’na bağlandı, şimdi ne olacak?
12.7.2018
Yeni dönemde ABD ile ilişkiler düzelecek mi?
11.7.2018
Başkanlık döneminin şifreleri
9.7.2018
Erdoğan kabineye kimleri alacak?
5.7.2018
ABD ile Münbiç anlaşması yürüyor mu?
4.7.2018
Yeni kabinede kimler olacak?
28.6.2018
10 soruda yeni dönemin kodları
27.6.2018
Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?
26.6.2018
Seçimlerin satır arası mesajları
21.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı belirleyebilir
20.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı mı belirleyecek?
18.6.2018
Son hafta rüzgârını kim estirecek?
14.6.2018
Bir yıl sonra yeni bir seçim mi var?
13.6.2018
O mu? Bu mu? Hangisi gerçek Muharrem İnce?
11.6.2018
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
6.6.2018
Muhalefet blokunda İnce/Akşener krizi
4.6.2018
“Memleketi 16 yılda borç batağına soktular”
31.5.2018
Washington’da kritik randevu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive