Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Etik, bir et lokantası mıdır?


15.3.2019 - Bu Yazı 295 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Memleketin düzgün hâkim ve savcıları, hukuku ve adaleti yüceltmek için neyi bekliyorlar?

Nusret’in dünya çapındaki şöhretinden sonra böyle bir akım var artık.

Aşçı Nusret’in, lokantasına Nusr’et adını vermesinden kaynaklanıyor.

Mesela ben bir et lokantası açacak olsam isim hazır: Mehm’et.

Kısm’et, Nisb’et, Hasr’et... Böyle uzayıp gidiyor isimler.

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı yargıdaki etik kuralları okuyup, bir de uygulamaya bakınca, bu nedenle tereddüde düştüm.

Acaba bakanlık, adliye yemekhanelerinde hizmet verecek bir et lokantası açtı da, ben mi yanlış anladım diye!

Daha çok etli tencere yemeklerinin satılacağı bir lokanta olabilir diye düşündüm.

Etik değil de Et’ik diye yani!

Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı “savcı ve yargıçların uyacağı etik kurallar” da her halde bu lokantanın menüsüne zemin oluşturacak.

Var ya öyle menüler, sağında solunda şiirler filan yazıyor, ortasında yemek listesi, onun gibi.

Bakanlığın açıkladığı kuralar dizisine göre, hakim ve savcılar:

1) İnsan onuruna saygılıdır, insan haklarını korur ve herkese eşit davranırlar, 
2) Bağımsızdırlar, 
3) Tarafsızdırlar, 
4) Dürüst ve tutarlıdırlar, 
5) Yargıya olan güveni temsil ederler, 
6) Mahremiyeti gözetirler, 
7) Mesleğe yaraşır şekilde davranırlar, 
8) Yetkindir ve mesleklerinde özenli davranırlar.

Böyle kompozisyon ödevi gibi yazınca, kağıdın üzerinde de güzel duracaktır tabii.

Kuşkusuz ki bu özelliklerden sekizine birden uyum gösteren birçok yargı mensubu var.

Saygıdeğer insanlar, hukuktan taviz vermiyorlar, insan haklarını koruyup, herkese eşit davranıyorlar.

Ama bazıları da var ki kusura bakmasınlar ama hiç olmuyor.

Hatta bazı adliyelerde bu özelliklere sahip birini bulabilmek için bir elde kandil öbür elde iskandil çok dolaşmak gerek.

FETÖ’cülerden kalan iddianameler ile insanları yıllarca hapiste tutmaya çalışan mı ararsınız, adliye kütüphanesinde yüzlerce AİHM, AYM ve Yargıtay kararı bulunmasına rağmen o içtihatlar yokmuş gibi iddianame yazıp, kararlar vereni mi?

Yargı düzenimizin çifte standartlı olmasından kim zarar görüyor?

Birinci derecede zarar gören, hâkim ve savcılara duyduğumuz ve duymamız gereken saygı ve güvendir.

Bilinmeli ki şu ya da bu nedenle, karar verirken gözünün ucuyla muktedire bakan, onun talimatlarını emir telakki eden bir yargı mensubu, bütün meslektaşlarını aynı düzeysiz duruma düşürüyor.

“Onu yapmayı gururuna yedirebilen, meslektaşlarının böyle bir zillete düşmesinden de rahatsız olmaz” diyorsanız, size hak vermekten başka çarem kalmaz.

Bir soru ile bitireyim: Memleketin düzgün hâkim ve savcıları, bu tiplere karşı hukuku ve adaleti yüceltmek için neyi bekliyorlar?

***

Adaletin sorunu Reis’ten kaynaklanıyor

Adalet Bakanı, geçtiğimiz yılın son günlerinde bir genel değerlendirme yaparken şunu söylemişti:

“Temel hak ve özgürlüklere orantısız müdahaleler, bazı haklı eleştirilere neden olabilmektedir. Yine bu tür müdahaleler, yargısal tasarrufların meşruiyetine ve yargıya olan toplumsal desteğe de zarar verebilmektedir.”

Dün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hastane açılışında, 8 Mart Kadınlar Günü yürüyüşü ile ilgili olarak şöyle konuştu:

“Toplantı için izni yoktu. Meydana ve caddeye değişik yollardan girmek suretiyle işgal hareketi içine girdiler. Şunu bilecekler artık, Türkiye hukuk devleti içerisinde halkının hukukunu korur. Ancak teröre yönelik adım atanlara göz açtırmaz. Bütün polisimizle askerimizle tepelerine tepelerine bineriz. Bunlar Gezi’de bayraklarımızı yakmadılar mı? Esnafın camlarını çerçevelerini indirmediler mi? Otobüsleri, otomobilleri yakmadılar mı? Biz bunlara iyi yapıyorsunuz mu diyeceğiz?”

Cumhurbaşkanı’nın konuşması, Adalet Bakanı’nın dikkat çektiği “temel hak ve özgürlüklere orantısız müdahalenin” kaynağının neresi olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Türkiye’de bir üst hukuk kuralı. Bir de Anayasa var tabii. Bunlara uyumu denetleyen AİHM ve AYM ile Yargıtay da cabası!

Bu yargı organlarının, AİHS ve Anayasa’ya göre verdikleri kararlar açıkça ortaya koyuyor ki “toplantı için izin almak gerekmez.”

Yine AİHM kararlarına göre insanlar isterlerse “meydana ve caddeye değişik yollardan girerler”, kimse de karışamaz.

Polis ve asker buna karışırsa, temel bir özgürlüğün kullanılmasını engellemiş olur.

Cumhurbaşkanı hukuk okumadı tabii ama madem ki bir üniversite eğitimi aldığını söylüyor, o halde biliyor olmalı ki Gezi’de birileri olay çıkardı diye, başkaları cezalandırılamaz.

Suç kişiseldir, o gün o eylemleri nedeniyle yargılananlar olduysa da cezalarını çekmişlerdir ya da beraat etmişlerdir. Bu 8 Mart’ta yürüyecek kadınlar ile ilgili bir durum değildir.

Polis ve asker, temel haklarını kullanmak isteyenlerin “tepelerine tepelerine” biniyorsa suç işliyordur.

Polis ve askere o emri veren de suç işliyordur. Bu emri bizzat kendisinin vermiş olması, suçu ortadan kaldırmaz.

O sorumsuz olduğu için suçlanamaz ama suç olan emri yerine getiren suçludur, o kadar! Hukuk devleti olmanın gereği budur.

Cumhurbaşkanı, bir demokrasinin Cumhurbaşkanı gibi davranırsa ülkemiz için en iyi şeyi yapmış olur.

Bu tür tavırlar, totaliter rejimlerin, halktan korkan başkanlarına yakışır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na yakıştıramam.

Cumhurbaşkanı, Adalet Bakanı’nın bile yakındığı hukuksuzlukların başlangıç ve sonuç noktasında olmaktan ne kadar uzak olursa, o kadar iyi olur.

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
26.4.2019
Kaybettikleri seçimi çalıp, kaçmak istiyorlar
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
13.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
9.1.2019
Hadi gir ruhuma, sar beni!
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
23.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
11.12.2018
Cumhurbaşkanı polis şiddetinden mi şikayet ediyor?
10.12.2018
Diyanetçi Bey, çocuklara dil uzatma!
8.12.2018
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten!
7.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın bilip de söyleyemediği nedir?
6.12.2018
Çıkarın kağıtları, yazılı yapacağım
5.12.2018
O gün savcılıkta tatlı bir telaş vardı
4.12.2018
Veliaht Albayrak, ötekilerin şansı yok
3.12.2018
"Otokratın keyfi" hukuk olunca
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, rejimin adını koydu
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net