Mehveş EVİN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz


20.9.2018 - Bu Yazı 213 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen hafta İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki pasaport kuyruğunda beklerken gözüme Arapça yazılı bir ilan ilişti. Üzerinde ev ve anahtar resimleri olmasaydı dikkatlice bakmayacaktım.

Pasaport kontrolü yapan memurun omzunun hemen arkasındaki emlak reklamlarında, İngilizce yazan kısımları okudum. İnanamadım. Şöyle diyordu:

“Emlak almadan önce bize danışın. İkinci eviniz Türkiye.”

Cep telefonu numarasının altında yine İngilizce olarak “Devlet garantili emlaklar” yazılıydı.

Doğrusu bir ülkeye adım atar atmaz yabancılara devlet garantili gayrımenkul satan ilanlarla hiç karşılaşmadım. Farklı kıtalarda, farklı gelişmişlikte pek çok ülkeyi ziyaret ettim. Ama bir ülkenin kendini bu kadar açık biçimde satılığa çıkarmasına şahit olmadım. Yanlışsa düzeltin.  

Pek çok ülkenin havalimanında reklam panoları vardır; genellikle ülkenin turizmini, kültürünü pazarlar. Bizde de bir zamanlar Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı havalı afişler yer alırdı. Unutuldu o devir.

Turistlere yönelik otel, araba kiralama ya da AVM, sergi reklamlarına da aşinayız. Ama başka bir dilde, “devlet garantili emlak satışı” reklamıyla, daha pasaport kontrolünde karşılaşmak, insanı kendi ülkesine yabancılaştırıyor. Utandırıyor.

EMLAK SEKTÖRÜ YABANCIYA DUACI

Yabancıların Türkiye’de mülk edinmesinin önündeki yasal engel, 2012’de kaldırıldı. O gün bugündür giderek daha fazla yabancı, özellikel de Ortadoğu ülkelerinin vatandaşları Türkiye’de emlak satın alıyor.

Tıpkı başka sektörlerde (turizm, sağlık, hizmet) olduğu gibi emlak piyasası da yabancılar sayesinde/ onların talepleri doğrultusundaevrildi. Belki de yabancılar sayesinde ekonomideki daralma nispeten daha az hissedildi-en azından şimdiye kadar. Sorun esnafa. Yabancı, özellikle de Arap Yarımadas'ndan gelen turistler olmasa, hepsi işlerin çok kesat olduğundan yakınıyor.

Gayrımenkule dönelim... TÜİK’in son rakamlarına göre yabancılara sadece Ağustos ayında yabancılara 3.866 konut satılmış. Bir önceki yıl aynı aya göre yüzde 129.6’lık bir artış sözkonusu. Sırasıyla İstanbul, Antalya, Bursa, Ankara ve Yalova’da emlağa yabancı talebi var. En çok emlak satın alanlar, açık ara Iraklılar. Irak’ı İran, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Rusya vatandaşları izliyor.

Şimdiye kadar yabancılara toplam olarak kaç adet konut, kaç hektar arazi satıldı, bir kaynak bulamadım. Ancak TÜİK’in yıllık verilerinin içinden bunu çıkarmak mümkün. Mesela 2017 verilerine göre yabancılara emlak satışı, önceki yıla göre yüzde 22.2 artmış. En çok satış yapılan ilk dört ili topladığınızda 15.422 adet ediyor.

YABANCIYA VATANDAŞLIKTA KOLAYLIKLAR

2017’de Türkiye’deki toplam konut satışı 1 milyon 409 bin 314. Dolayısıyla yabancılara satılan adet, devede kulak gibi gelebilir. Ancak fiyat, yer, artış oranları gibi kıstasları dikkate almakta fayda var. Ekonomi uzmanları ve yazarları, herhalde bu konuyu daha iyi analiz eder.

Öte yandan TL’nin döviz karşısında değer kaybetmesiyle birlikte Türkiye’de emlağa yatırım yapmak, yabancılar için daha da cazip hale gelecek. Hatta daha da işleri kolaylaştırmak için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla, Türkiye vatandaşlığı kanununda değişiklik yapıldı.

Çoğunluk, vatandaşlık için sermaye yatırımı şartının 2 milyon dolarından 500 bin dolara düşürülmesine takıldı. Önemli başka bir değişiklik daha var: 

En az 1 milyon Amerikan doları tutarında taşınmazın tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın alınması hükmü de değiştirildi. 250 bin Amerikan doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk lirası tutarında taşınmazı satın alan yabancılar bu haktan yararlanabilecek.

Erdoğan dün, "Kriz filan sakın ha bunlara aldırmayın, bunların hepsi manipülasyondur, bizde kriz filan yok" diyordu.

Neydi, Türkiye şirket gibi yönetilecekti. Elde avuçta ne varsa, herşeyi satmak varken endişelenmeye mahal yok. Gerisini, vatan ve toprak için kuru nutuk atanlar düşünsün.  

.

Facebook Yorumları

Kod8
23.10.2018
Baroya sızan siyaset ve seviyesizlik
19.10.2018
Muhalefete çağrı: Bu sistemle, bu tembellikle olmaz
16.10.2018
Çocuk istismarı hücreyi değiştiriyor
13.10.2018
Çay içse örgütsel faaliyet sayılacak!
9.10.2018
Kayyım tayini ve kadın korkusu
2.10.2018
'3-5 tane gazeteci' değil, hepsi için gerekeni yapın
25.9.2018
Hamdolsun, dünyanın en lüks uçaklarından birine sahibiz!
20.9.2018
Krizden korkmayın, ülkeyi parsel parsel satıyoruz
18.9.2018
Maaşın yatmadığında sen ne yapacaksın?
13.9.2018
Dön dolaş, yine 12 Eylül
11.9.2018
Cumhuriyet'in kurtuluşu değil, sonu
30.8.2018
Vatan haini kimdir?
28.8.2018
Kim kandırıyor, kim istismar ediyor?
23.8.2018
Unutmanın panzehiri kitap: Türkiye’deki IŞİD Ağları
21.8.2018
Deprem bilimciyi esir alan, fasulye sattıran 'düzen'
16.8.2018
Boykot mu dediniz?
14.8.2018
'Bize operasyon çekiyorlar'
9.8.2018
Böyle güzellik olmaz olsun Yves Rocher
7.8.2018
Piknik bahçesi
3.8.2018
Çocukların katli
31.7.2018
10 Ekim katliamı davası neden bu kadar mühim?
19.7.2018
Muhalefet halleri ve Demirtaş’ın sessizliği
17.7.2018
Sieg Heil (*)
13.7.2018
Acılar itinayla mavi halının altına süpürülür
10.7.2018
Hiç bitmeyecek bir savaş (*)
5.7.2018
Basın 24 Haziran dersini aldı mı?
3.7.2018
Tüm muhalefet partileri, cevap verin!
28.6.2018
Koltuk sevdalısı yaşlı adamlar ülkesi
26.6.2018
24 Haziran’dan çıkan tavşanlar
21.6.2018
24 Haziran’ın kaderini onlar belirleyecek
19.6.2018
Her köşeden bakan bir Erdoğan
14.6.2018
Ağlayan patron için ağlaya ağlaya çalışan gazetecilere
12.6.2018
Kürt seçmen yine değere bindi
7.6.2018
Ekolojik yıkım muhalefetin radarında mı?
1.6.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
31.5.2018
Şiddetin magazini varken Gezi’den bahsetmek de ne?
29.5.2018
AKP’ye göre 'yıkım ittifakı' ne, muhalefete göre ne?
24.5.2018
AKP neden sandık başına 1 milyon kişiyi hazırladı?
22.5.2018
‘Millet İttifakı’nda beyler yine en önde!
15.5.2018
SIKILDIK biraz hafif kalmadı mı?
10.5.2018
Seçim güvenliği ittifakına TAMAM mı?
8.5.2018
Eksik ittifaka rağmen 24 Haziran’da umut var
3.5.2018
Reis’in mal varlığını açıklamasına ne gerek var?
1.5.2018
Üniversiteden ülkeye: Bölmeye çok meraklılar
26.4.2018
Cumhuriyet davası, Saray yönetiminin özeti
19.4.2018
24 Haziran: Neden bu kadar erken?
17.4.2018
Demirtaş’ı duymanızı neden istemiyorlar?
12.4.2018
Boğaziçili çocuklar
10.4.2018
Kuralsızlık, kural haline gelince...
5.4.2018
Yeni Türkiye’nin şifreleri bu davada saklı
3.4.2018
Meclis’te gösteri skandalı: Kadına dayanamıyorlar
29.3.2018
Medyada kalan son delikler itinayla kapatılır
27.3.2018
Sanata ve sanatçıya sansürde dünya beşincisi Türkiye (Alo Hülya Hanım?)
22.3.2018
Doğan Medya’nın satışı: Şimdi ne olacak?
20.3.2018
Afrin, Şengal, Menbiç: İşgal değil, ihyaymış
15.3.2018
Milliyetçi ittifakın paniği, hayırcıların gücü
13.3.2018
Cumhuriyet davası: Lütfetmenizi değil, adaletin tesisini istiyoruz
8.3.2018
Akvaryumunda mutlu musun kadın?
7.3.2018
Alo BM? Batsın bu dünya!
1.3.2018
Gestapo vatandaş
27.2.2018
Ha cinsel istismar suçları tasarısı, ha ihale şartnamesi
22.2.2018
Tutuksuz yargılanan katırlar, tutuklu yargılanan Başkanlar
20.2.2018
Oh olsun’cular, Saray şakşakçısından ne farkınız var?
16.2.2018
Korkan, birbirine düşman bir topluluğa millet denir mi?
14.2.2018
Formatı robota değil kendinize atın
8.2.2018
Savaş yüzünden konuşulamayanlar
6.2.2018
Canlı ‘faili meçhul’ dönemi
1.2.2018
CHP’den aklın ve vicdanın sesini duymak güzel
30.1.2018
Başrolde SADAT
25.1.2018
The Post ve gazeteciliği özlemek
24.1.2018
Çanakkale geçilecek hem de 500 bin ağaç keserek
23.1.2018
Hazırool! Hadi şimdi rap, rap, rap…
18.1.2018
Yoksa Reis, bir kadından mı korkuyor?
16.1.2018
Asla teslim olmayacağız
9.1.2018
Boğaziçi’yle uğraşmaya doyamadı, acaba neden?
4.1.2018
Yeme bizi Diyanet!
3.1.2018
İkinci makine çağında interneti lanetleyen bir lider
28.12.2017
Ahmet’in sözleri herkese sert bir tokat
26.12.2017
Yeni KHK’ler: İdam fermanı
22.12.2017
Sarı yazmalılara terörist diye saldıran karanlık
20.12.2017
Bilinmeyen diller Meclisi XXX
15.12.2017
'Demokratik toplum adına' Demirtaş’ı tutuklamak...
12.12.2017
Bebelere Kuran eğitimi
7.12.2017
Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’ deme!
5.12.2017
Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var
30.11.2017
Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi...
28.11.2017
'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da görelim
26.11.2017
Rebus sic stantibus
23.11.2017
Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay
21.11.2017
Atatürkçü AKP’ ve Putin ‘antiemperyalizm’i
16.11.2017
AKP’nin sosyal medyadaki paralı asker ordusu büyüyor
15.11.2017
Her tacizci erkek sapık mı?
10.11.2017
Vergi cennetleri yasal, ama meşru değil
7.11.2017
Yazmıyooor, yazmıyooor! Medya neden yaz(a)mıyor?
2.11.2017
At bir ‘Kızıl Soros’ başlığı, altını doldururlar
26.10.2017
Büyük cehalet mi büyük çaresizlik mi?
24.10.2017
İfade özgürlüğüne saldırıların hedefi salt laikler değil
19.10.2017
Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil
12.10.2017
Kabile devleti mi dediniz?
10.10.2017
10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek
5.10.2017
Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
3.10.2017
Damadın davası ve sızdırma gazetecilik
29.9.2017
Rıza Zelyut ve Alev Coşkun
26.9.2017
Suriyeli 1’inci, Karadenizli 2. sınıf vatandaş, öyle mi?
21.9.2017
‘Tek bir delil gösterin, ömrümü hapiste geçireyim’
19.9.2017
‘Vurun liboşlara!’ Bu mudur?
14.9.2017
Cenazeye saldırmaktan daha aşağılık ne olabilir?
12.9.2017
Yazıklar olsun! Cumhuriyet'te tahliye yok
7.9.2017
Yaşam tarzına müdahale, yaşama müdahale
5.9.2017
Hayırdır beyler? Ensest rahatsız mı etti?
31.8.2017
Müşkülpesent okura bir çift söz
29.8.2017
Kürt, Türk fark etmez: Fakirlere ölüm
24.8.2017
Böl ve yönet, böl ve inşa et!
22.8.2017
Muhalefet hep aynı hataları tekrarlayacak mı?
17.8.2017
Molozdan bile değersizsin ey vatandaş!
15.8.2017
Cengiz’in Cerrattepe yalanlarına inanmayın
10.8.2017
Bizimle mi dalga geçiyorlar, kendileriyle mi?
8.8.2017
'Geceyarısı Ekspresi' hafif kalacak
3.8.2017
Kadını tecrit etmenin binbir yolu
1.8.2017
Bu ülkede herşey yarım, sevinmek ve üzülmek de
27.7.2017
Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!*
25.7.2017
10 maddede Cumhuriyet davası ve önemi
20.7.2017
Korku imparatorluğunda yeni bir eşik aşıldı
18.7.2017
OHAL'E HOŞGELDİNİZ: Nerede adalet, nerede haklar?
13.7.2017
Halkın gözündeki 15 Temmuz
10.7.2017
Kemal Bey 2019’a yürüyor
4.7.2017
Müfredat: Sorun muhafazakarlaşma değil, vahhabileşme
29.6.2017
Başkan’ın yakın halkası (Hızlandırılmış kursumuz yoktur)
27.6.2017
OHAL’de ‘herhal’de aşk
23.6.2017
Adalet için yola düşenler ve yoldan çıkanlar
16.6.2017
Bir gazeteci davası, onlarca dram
13.6.2017
Deniz’ler, Aybüke’ler: Evlatlarını ayırt etmeden sev Türkiye
9.6.2017
Kadın, saç, mehter marşı
6.6.2017
Satın, satın... Memleketi toptan satın!
1.6.2017
Gezi’nin yıldönümü: Biraradayız, yan yanayız!
30.5.2017
Onca kötülük varken iyiliği görebilmek
25.5.2017
Yıkımı fon yapıp instagram’da paylaşmak
23.5.2017
Kamu çalışanlarının keyfi ihracı, kapkaranlık bir Türkiye demek
18.5.2017
Uranyumu açıkta bırakan devlet, nükleer santral hevesinde
16.5.2017
Orospu diye bağırsalar, tükürseler de kadınlar yılmadı
11.5.2017
Öğretmenini sivil ölüme zorlayan ülke
9.5.2017
Doğru soru: Panzerin Silopi’de ne işi var?
4.5.2017
'Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın' kafası
2.5.2017
Erdoğan o köprüleri bizzat attı
27.4.2017
‘Nasıl geçti habersiz...’ dememek için
25.4.2017
Çocuklara nefreti öğretmeye doyamadılar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8