Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Mensur Akgün

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Başladığımız yere mi döndük?


9.1.2019 - Bu Yazı 237 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yılbaşından önce ABD Başkanı Trump Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı bir telefon görüşmesi sırasında askerlerini Suriye’den çekeceğini açıklamış, bunun ardından da hem Amerikan yönetimi içinde hem de ABD’nin müttefikleri arasında ciddi bir çalkalanma yaşanmıştı. Gelen tepkiler yüzünden Trump’ın kararını gözden geçirebileceğini düşündüren gelişmeler olmuştu.

Trump belli ki kararının hala arkasında duruyor. Fakat ABD Yönetimi’nin üst düzey yetkilileri İsrail gibi hayati konumda gördükleri müttefiklerinin endişelerini gidermeye çalışıyor, asker çekimini zamana yayacak tedbirler almak için özel çaba harcıyor. Bazıları İran’ın bölgedeki ağırlığının artmasından, bazıları da Suriye’nin Rusya’ya kalmasından rahatsız. PYD/PKK aracını kaybedeceklerinden de bariz bir şekilde endişeliler.

Bu yüzden de Kürt sorununa PYD/PKK üstünden sahip çıkarlarmış gibi açıklamalar yapıyorlar. Türkiye’yi ve Türkleri kategorik Kürt düşmanları olarak tanımlamak ve konumlandırmak istiyorlar. Oysa pek ala biliyorlar ki, Türkiye’nin Suriyeli Kürtlerle değil, onların önce IŞİD’e karşı savaşta, şimdi de Rusya ve İran nüfusunu kırmada araçsallaştırdıkları PYD/PKK ile sorunu var.

Anlamak istemedikleri şey aslında çok basit. Türkiye Suriye’nin kuzeyinde kendisine ileride tehdit olabilecek, toprak bütünlüğüne meydan okuyabilecek adına ne derseniz deyin bir yapılanmanın zemin bulmasına müsaade etmeyeceğini açıklamalarıyla da, eylemleriyle de belli ediyor. Bu sorun Türkiye açısından bir ulusal güvenlik sorunu. Yerinde hangi devlet olsa, iktidarında kim bulunsa benzeri tepkiler vereceği bir konu.

Ankara sorunun çözümü için farklı yollar denemeye açık ama ertelenmesine, kendisine sanki böyle bir sorun yokmuş gibi davranılmasına karşı. Türkiye, ABD’nin NATO müttefiki olarak, yani ittifakın herhangi bir üyesine saldırı olduğunda onu koruyacağını imzaladığı antlaşmayla taahhüt etmiş bir devlet olarak, kendi hasımlarına karşı da aynı hassasiyetin gösterilmesini müttefiklerinden, özellikle de ittifakın asıl gücü olan ve PKK’yı çoktandır terör örgütü olarak tanıyan Amerika’dan bekliyor.

İşbirliği yaptığı Rusya’nın PKK’yı terör örgütü olarak tanımaması da bu gerçeği değiştirmiyor. Çünkü Rusya Federasyonu ile Türkiye arasında 1952’den bu yana hukuken, 1946’dan bu yana da fiilen var olan bir ittifak ilişkisi bulunmuyor. İşbirliği var, ortak çıkar alanları mevcut. Ama Rusya ile Türkiye arasında Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesinden doğan bir kader birliği yok. İstemediğimiz bir savaşa sürüklenmemiz, diyelim ki Polonya’nın toprak bütünlüğünü koruyacağız diye nükleer saldırıya maruz kalmamız söz konusu değil.

Bu yüzden ABD’den bizim hayati gördüğümüz çıkarlarımıza, toprak bütünlüğümüzü tehdit edebilecek oluşumlara karşı hassasiyet göstermesini beklemek hakkımız. Bu hakkın ihlal edildiğini gördüğümüzde tepki vermek de öyle. Diğer yandan da unutmayalım ki, Suriye’den asker çekme kullanılan retorik dışında çok boyutlu ve çok kapsamlı bir sorun. Terör örgütlerine fırsat yaratmayacak nitelikte, düzenli bir çekilme bizim de yararımıza. Zaman da gerekebilir, yüzde yüz istediğimizi de elde edemeyebiliriz. Ama şurası gerçek ki başladığımız noktada değiliz.

İlk günlerden bu yana çok yol aldık. PYD, PKK değildir iddiaları bitti. Türkiye düzenlediği sınır ötesi operasyonlarla, Astana süreciyle, Soçi mutabakatıyla, İdlip’de kurduğu gözlem noktalarıyla, Rusya ve İran’la geliştirdiği ilişkilerle, hepsinden önemlisi de muhalif unsurlarla kurduğu işbirliği modelleriyle zeminde de, masada da ciddi güç kazandı. Sorunlar çok ancak Suriye’nin bölünmesi olasılığı artık iyice azaldı. ABD de Suriye’den çıkacağını en üst düzeyde açıkladı. Dün de Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın çekilmenin 120 gün içinde olacağının kendilerine iletildiğini söyledi.

İnişler çıkışlar tabii ki olacaktır. Türkiye sadece ABD ile değil Rusya ve İran ile de şimdi ve gelecekte görüşmek, konuşmak, pazarlık etmek zorunda kalacaktır. Fakat Türkiye’nin elinin güçlü olduğunu, ahlaki açıdan da, hukuki açıdan da, siyasi açıdan da ABD’nin tavrının sürdürülemez olduğunu hepimizin anlamasında yarar var. Bunu Trump anladı, PYD/PKK yerine Türkiye’ye dayanmaya karar verdi. Eminim yakında yönetimindekiler de anlayacaktır. Ki bence Bolton ve delegasyonunun Ankara ziyareti anladıklarına, anlamaya başladıklarına işaret ediyor…

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.3.2019
S-400’ler ve CAATSA yasası
6.3.2019
İran, Rusya ve Çin çevrelenirse…
3.3.2019
Victor Hugo Green
24.2.2019
Alfred Rosenberg’in hayaleti…
20.2.2019
Üyeliğimizin 67’nci yılında NATO…
17.2.2019
Evrensel bir sorun olarak beka
13.2.2019
İran devrimi 40 yaşında
11.2.2019
İnşa edici bir unsur olarak savaş
6.2.2019
Nükleer savaş çıkar mı?
3.2.2019
ABD yine en ciddi tehdit
30.1.2019
Ebedi savaş…
23.1.2019
Eşitsizlik artarken…
16.1.2019
Trump’ın üslubu…
13.1.2019
Yüzüncü yılında Versay Antlaşması…
9.1.2019
Başladığımız yere mi döndük?
30.12.2018
Geçiş törenleri
26.12.2018
2018 Bilançosu
23.12.2018
Bu büyük bir başarıdır…
16.12.2018
Arabesk sever misiniz?
13.12.2018
Girmesi zor, çıkması daha da zor...
9.12.2018
Benim çocukluğumda Google yoktu...
5.12.2018
Kerç Boğazı ve Türkiye
2.12.2018
Geçmişe özlem…
28.11.2018
Silahsızlanma ilke olmaktan çıkarken
26.11.2018
Zeytin sever misiniz?
19.11.2018
Ütopya
11.11.2018
Fabrika ayarlarına geri dönüş
7.11.2018
Yeni yaptırımlar, yeni sorunlar belki de yeni imkanlar
4.11.2018
Daha güçlü bir Türkiye’ye doğru
31.10.2018
Orta menzilli füzeler sorunu
29.10.2018
Göç...
24.10.2018
Cumhurbaşkanı’nın konuşması
22.10.2018
Mistura ayrılırken…
17.10.2018
Kaşıkçı sorununun muhtemel siyasi sonucu
14.10.2018
Kriz yönetimi başarısı
10.10.2018
Amerika ne yapacak?
7.10.2018
Nobel Barış Ödülü ve cinsel şiddet
3.10.2018
Çözüm umudu var mı?
30.9.2018
BM konuşmalarının satır araları
26.9.2018
Sivil kayıplar
23.9.2018
Tasarım ya da tasarımı sorgulama bienali…
19.9.2018
Soçi mutabakatının sonuçları
16.9.2018
Soçi öncesinde bir değerlendirme
13.9.2018
Yolun sonu mu?
10.9.2018
Glocalization, Kars ve Kaşar…
5.9.2018
Devletler pozisyon değiştirir
2.9.2018
Bir pazar yazısı olarak arkadaşlık
29.8.2018
Eksen kayması
26.8.2018
Pazar yazısıyla huzur aramak…
22.8.2018
Kofi Annan’ın ardından
19.8.2018
Amatör izlenimler
16.8.2018
Tansiyon düşerken
12.8.2018
Kriz tırmanırken
9.8.2018
9 Ağustos 1945
5.8.2018
Krizi yaşarken ve aşarken…
2.8.2018
Suriye sorunu çözülürken
29.7.2018
BRICS
24.7.2018
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’yla ufuk turu
22.7.2018
Bir diplomatik, bir de askeri zafer
16.7.2018
Dünya siyasetini magazinleştirmemek
8.7.2018
AB topu taca atıyor...
4.7.2018
NATO krizine doğru
1.7.2018
İran senaryoları…
27.6.2018
Sorunlar ve çözümler…
24.6.2018
Yarının gündemi
21.6.2018
Mülteci sorunumuz
17.6.2018
Çözüm belli ama irade yok
13.6.2018
İyi bir başlangıç ama sonucu kestirebilmek güç
10.6.2018
Bir sarsıntı daha
6.6.2018
Sevindirici bir gelişme
3.6.2018
Ticaret sadece ticaret değildir
30.5.2018
Nükleer silahlar yayılabilir
27.5.2018
Pozisyon almak güçleşiyor
23.5.2018
İmkansızı istemek
20.5.2018
Said’den günümüze Filistin sorunu...
16.5.2018
Dünya düzeni de sarsılıyor
14.5.2018
Batı ittifakı çökerken
9.5.2018
Biraz da alanımız üstüne…
2.5.2018
Birleşme yerine bir arada yaşama
30.4.2018
Marx 200 yaşında…
25.4.2018
Trump’ı ikna edebilecek mi?
22.4.2018
Montrö’nün değişmesi gerekmiyor
18.4.2018
Amerika’nın müdahaleleri
15.4.2018
Dünya savaşı riski azaldı
12.4.2018
Seçim yapmak gerekli mi?
8.4.2018
Veliaht prensin ABD ziyareti
2.4.2018
15 yıl sonra
28.3.2018
Varna buluşmasının ardından
25.3.2018
Haluk Ülman’ın ardından
21.3.2018
Afrin Harekatı’nın sonuçları
19.3.2018
Yeni Dışişleri Bakanı
14.3.2018
İpek Yolu canlanırken
11.3.2018
Büyük bir kriz ertelendi
7.3.2018
Yeni silahlar ve yeni dengeler
4.3.2018
Ticaret savaşları
28.2.2018
Çin…
25.2.2018
Çözüm için çözüm…
18.2.2018
Normalleşmeye doğru
14.2.2018
Kore’den Suriye’ye Amerika
11.2.2018
Ya normalleşecek ya da kopacak
7.2.2018
İki ülkenin de dikkatli olması gerekiyor
4.2.2018
Türkiye’nin dış politika algısı
31.1.2018
ABD’nin önündeki dört engel
28.1.2018
Soçi toplantısına doğru
24.1.2018
Operasyonun hedefleri
21.1.2018
Pence’in Ortadoğu ziyareti
10.1.2018
KKTC seçimleri ve Kıbrıs sorunu
7.1.2018
PESCO
3.1.2018
İran’ın sorunu aslında bizim de sorunumuz
24.12.2017
Göründüğünden daha da önemli bir diplomatik başarı
17.12.2017
İİT zirvesi neden başarılıydı?
13.12.2017
2017 Nobel Barış Ödülü
10.12.2017
Kudüs’ün statüsü
6.12.2017
ABD Büyükelçiliği sorunu
3.12.2017
Kuzey Kore’nin son denemesi
29.11.2017
Umut vaat eden gelişmeler
19.11.2017
Bir krizin ardından
15.11.2017
Boğazlar hakkında bir hatırlatma
12.11.2017
Kendi kaderini belirleme üstüne
8.11.2017
Yeni bir istikrarsızlık riski
1.11.2017
Balfour Deklarasyonu 100 yaşında
30.10.2017
Katalonya krizi derinleşirken
25.10.2017
Dünya siyasetinde mükemmeli aramamak
22.10.2017
Mızrak çuvala gerçekten sığmıyor
18.10.2017
Üyeliği değil, ilişkileri düşünme zaman
15.10.2017
Bu kez de İran yüzünden
11.10.2017
Yeni bir yöntem gerek
8.10.2017
Katalonya sonrası
4.10.2017
iyi şeyler de oluyor..
1.10.2017
Katalonya referanduma giderken
27.9.2017
Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmak
24.9.2017
Dengeli bir açıklama..
17.9.2017
Astana’dan Cenevre’ye
13.9.2017
Referanduma tepki
6.9.2017
Hidrojen bombası
3.9.2017
Rohingyalar için ne yapabiliriz
30.8.2017
Dünyaya nasıl bakmalı?
28.8.2017
SETA’nın Fırat Kalkanı raporu
23.8.2017
Thucydides tuzağı
20.8.2017
Otonom silah sistemleri
16.8.2017
ABD, Venezuela’ya müdahale eder mi?
13.8.2017
Kriz kontrolden çıkarsa
6.8.2017
AB ve ABD arasında yeni bir sorun
2.8.2017
Dmitri Trenin karamsar değil
30.7.2017
Zamanı geriye sarmak mümkün değil ama…
26.7.2017
722 sayılı yasa taslağı
23.7.2017
Türkiye'de dış politika algısı..
19.7.2017
Altı cephede savaş
16.7.2017
Bir yılın ardından
12.7.2017
Musul kurtarıldı...
9.7.2017
Bir tur daha bitti
2.7.2017
Türkiye’nin askeri varlığı
25.6.2017
Körfez gerilimi tırmanırken
21.6.2017
Son bir deneme?
14.6.2017
Michael Pence’i daha iyi tanımamız gerekebilir…
11.6.2017
Trump Doktrini
7.6.2017
Katar krizi
4.6.2017
Mülteci sorunu
31.5.2017
Atlantik İttifakı zayıflarken…
28.5.2017
NATO ile müdahale
24.5.2017
Trump değişti mi?
22.5.2017
İlk turda seçildi
21.5.2017
İlk turda seçildi
17.5.2017
‘Din’ anlayışımız üzerine
14.5.2017
53 yıl sonra bir ilk…
10.5.2017
Avrupa derin bir nefes aldı
7.5.2017
Taksit-taksit barış
3.5.2017
Yeni bir fırsat penceresi
30.4.2017
Makedonya krizi
23.4.2017
Bitirilemeyen bir savaş
19.4.2017
Bardağın dolu yarısı
16.4.2017
17 Nisan’ın gündemi
13.4.2017
Büyük pazarlık
9.4.2017
Amerika’nın müdahalesini anlamlandırmak
5.4.2017
Sisi’nin Washington ziyareti
2.4.2017
Lavrov’dan önemli açıklamalar
29.3.2017
60 yaş krizi
22.3.2017
IŞİD yenilirken...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net