Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

RAND Corporation raporu aslında ne diyor?


11.02.2020 - Bu Yazı 249 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Malum. ABD Savunma Bakanlığı’na araştırma raporları ve analizler hazırlayan RAND Corporation Türkiye ile ilgili bir rapor yayınladığında, hatta ABD’nin tüm dünyadaki askeri politikaları ile ilgili bir çalışma yaptığında, içinde ABD çıkarlarının dışında iyi bir şey geçmez. Her ne kadar “Söylediklerimiz Savunma Bakanlığı’nı bağlamaz, biz sadece kendi görüşümüzü sunarız,” deseler de, o iş öyle değildir.

Son yayınlanan “Türkiye’nin Milliyetçi Rotası: ABD-Türkiye Stratejik İşbirliği ve ABD Ordusuna yönelik sonuçları” başlıklı raporları da, ya içeriğindeki kötücül niyeti akıldan hiç çıkarmadan okunmalı ya da kâle bile alınmamalı. En nihayetinde, raporun açıktan yayınlanmasının amaçlarından biri de burada tartışma çıkarmak.

278 sayfalık raporu okudum. Türkiye’nin İsrail-Filistin meselesinden tutun Suriye’ye, Doğu Akdeniz’e, Rusya ile ilişkilerine, hatta Kafkasya’ya kadar tüm siyasi ve askeri politikalarını derinlemesine analiz eden rapor, esasen iç siyasetteki değişime, ama özellikle de TSK içinde 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan temizliğe odaklanıyor. Öyle ki, hava deniz, kara kuvvetlerinde kaç kişinin atıldığının sayısına varacak kadar biliyorlar, jandarmanın durumunu analiz ediyorlar; YAŞ’ın, önceden asker ağırlıklı bir yapıdayken şimdi sivil ağırlıklı bir yapıya dönüşmesinden duydukları rahatsızlığın altını tekrar tekrar çiziyorlar.

Rapor, Türkiye’nin güvenlik yapısının yeni haritasını çıkarmaya çalışması açısından o kadar kapsamlı ki, FETÖ’cülerin sitesindeki bir yazıya atıfla, güvenlik önlemlerinin artırılması amacıyla oluşturulan “mahalle bekçiliği” uygulamasına bile yer verilmiş raporda. 15 Temmuz sonrası TSK’nın içinin temizlenmeye başlamasının ABD cephesinde ne kadar çok rahatsızlık verdiğini anlayabilmek için, orta seviye bir İngilizce yeter de artar. Rapor, “Ah keşkem keşkem bunlar olmasaydı ama n’apalım Türkiye’ye muhtacız; Erdoğan başta Suriye, Doğu Akdeniz olmak üzere her yerde önümüzü tıkadı. Onu diğerlerini yönettiğimiz gibi yönetemiyoruz, o yüzden ya kurtulacağız ya da onunla çalışmanın bir yolunu bulmalıyız,” diye bas bas bağırıyor.

Esprisi bir yana, ABD’li uzman ve çeşitli asker ve bürokratların, ayrıca İsrail’den de benzeri görevlerdeki kişilerin, hem Türkiye’nin NATO içindeki önemi, hem de Şiilerle radikal Sünniler arasındaki çatışmada kritik bir yeri olduğuna vurguda bulunan raporda tekrar tekrar diyorlar ki, Erdoğan otoriter bir lider, ama onun yerini almayı başaracak güçlü bir muhalefet çıkmadığı sürece, çıkarlarımız için onunla nasıl çalışacağımızın bir yolunu bulmalıyız.

Aynı zamanda şunu söylüyorlar: Hulusi Akar, Erdoğan tarafından görevlendirilen, güvenilen ve uzun süre yerinde kalacak gibi görünen bir Savunma Bakanı. Eski Genelkurmay Başkanı olması ve TSK’yı çok iyi tanıması nedeniyle, yeni sivil-askeri yapılanmanın oluşturulması konusunda Cumhurbaşkanı ile beraber çalışıyor. Aynı zamanda, 15 Temmuz sonrası görevden atılan askerlerle ilgili kararları yine Cumhurbaşkanı ile koordineli çalışarak o veriyor. Devam ediyorlar: Gerçekten de sivil-asker ilişkisini güçlendiriyor; eskiden tümüyle ordu hakimiyeti varken bugün sivil irade kritik kararları alıyor ve uygulama emrini veriyor. Ve ekliyorlar: Hulusi Akar burada kilit isim. Nasıl ki, Erdoğan’la çalışmanın bir yolunu bulmamız gerekiyorsa onunla da çalışmanın bir yolunu bulmalıyız. Yani Türk siyaseti açısından muhatabımız Erdoğan olduğu gibi, ABD Savunma Bakanlığı olarak da muhatabımız Akar.

Türkiye’de okuması biraz da yanlış yapıldığı için MSB tarafından “Çelişkiler içeren raporda bize isnat edilen raporda bize isnat edilen yorumlar gerçeklikten uzaktır ve tarafımızca ciddiye alınmamaktadır” şeklinde açıklama yapılan Rand Corporation raporunun Türkiye’de en çok tartışılan kritik yerlerden biri şu: Savunma Bakanı Akar’ın askeriye içinde 15 Temmuz sonrası yapılması gereken ve devam eden değişikliklerde doğrudan rol oynamasının sonucu verilen kararların, orta kademede rahatsızlığa neden olduğunu ve bir darbe olacaksa bunun da yeni sivil-askeri yapıdan ve Akar’ın uygulamalarından rahatsız olanlar tarafından yapılabileceği iddia ediliyor. Bunu da Kadir Has Üniversitesi’nin Aralık 2016’da yayınladığı rapora dayandırıyorlar.

Yazıda 161 kere “darbe” kelimesi geçiyor; bunların 100’den fazlası 15 Temmuz darbesi ile ilgili… Diğerleri ise Mısır darbesi, 60 ve 80 darbeleri ile ilgili, ayrıca rapora kaynak olan atıflardan geliyor. Yani askerin darbe yapma ihtimali sadece bir önceki paragrafta ilettiğim şekliyle yer alıyor.

Ancak raporda dikkatimi çeken küçük detaylardan biri, bir tek Metin Gürcan’ın 15 Temmuz 2016’dan “uprising” yani, yani “isyan”, “kalkışma” diye söz etmesi. Gürcan, eski bir asker. Takip ettiğim kadarıyla Twitter’da askeri konularda oldukça aktif paylaşımlar yapıyor ve Al Monitor sitesinde düzenli olarak yazıları yayınlanıyor. Gürcan, keşke görüşünü sunarken, en azından “armed/military uprising” yani “silahlı/askeri kalkışma” ifadesini kullansaymış ; zira 15 Temmuz’u “darbe,” “darbe kalkışması”, “başarısız darbe,” gibi ifadelerle tanımlıyoruz. Gürcan’ın İngilizcesinin fazlasıyla iyi olduğunu bilsek de, dediğim gibi, bunu küçük bir detay olarak görelim,

Raporda Soner Çağatay’a beş, Amberin Zaman’a beş, Abdullah Bozkurt’a iki atıfta bulunulurken, Metin Gürcan’a tam 39 atıfta bulunuyor. Yani RAND Corporation raporunun oluşmasına Türkiye’den, haberli ve habersiz olarak, en çok katkıda bulunan isim Metin Gürcan. Halihazırda Al Monitor’deki yazılarında, darbe sonrası TSK içindeki değişimlerden detaylı şekilde bahsederek çeşitli çıkarımlarda bulunan Gürcan, son yazılarından birinde, isim vermeden Nedim Şener’in iddiasına dayanarak, “Türk ordusundaki çekişme şahsileşiyor,” şeklinde bir yazı yazmıştı.

Gürcan yazısında, Hulusi Akar’ın FETÖ ile mücadele ve Libya konularında ismi öne çıkan Tümamiral Cihat Yaycı’nın, stratejik toplantılara katılmasını engellediğini ve bazı siyasetçilerin Yaycı’nın Libya konusundaki gelişmeleri kamuoyuna doğrudan aktarması yönündeki isteklerini reddettiğini iddia etmişti. Nedim Şener “Cihat Yaycı’nın emekliliğini ya da istifasını isteyen kim?” sorularına cevaben “Orası biraz karışık” diyerek cevap vermezken, Gürcan Al Monitor’deki yazısında Hulusi Akar’ı işaret etmişti.

RAND Corporation raporu yoğunlukla TSK’daki değişimin Türkiye’nin dış politikasına ve güvenlik politikalarına etkisine odaklanırken, esasen dert ettiği şey, ABD’nin FETÖ sonrası nasıl bir TSK ile karşı karşıya olduğu ve bundan sonra ilişki kurarken nasıl bir yapıyla karşı karşıya kalacağı…

Bunu hesaplarken, Michael Rubin’e dahi atıfta bulunmuşlar: SADAT’ın TSK’yı dindarlaştıracağı iddiası, Türkiye’ye delicesine gibi karşı olan Rubin’in bir yazısından çıkarım. Rubin, 15 Temmuz sonrası Türk Ordusu’nun NATO içinde bir Truva atına döndüğünü söyleyerek, absürt bir şekilde SADAT’ın Türk Ordusu’nu İslamcılaştıracağını iddia etmiş ve bunun önünde geçmenin tek yolunun Avrasyacılarla çalışmak olduğunu önermişti.

Aynı zamanda, Amberin Zaman’a atıfta da bulunan raporda, SADAT’ın, kimlerine göre Selefi-Cihatçılara sempati duyan, pan-İslamcı yapısıyla içeride ve dışarıdaki Ak Parti düşmanlarına yasadışı eylemler yapabileceğini dair endişeler olduğu yazılmış.

Bilindiği gibi SADAT bu iddialardan 180 derece uzak bir Uluslararası Savunma Danışmanlık şirketi ve tahmin edileceği üzere, Türk ordusunun milli eksene yaklaşmasından rahatsız olanların “İslamcı Ordu” yaftasını yapıştırmak için yıpratarak kullandığı bir kalkan.

Özetle, Türkiye’deki bir kesim gibi ABD’nin de gözü 2020 YAŞ kararlarında… Canlarını FETÖ sonrası TSK’daki değişim, yapılan değişikliklerle sivil-asker ilişki yapısının farklılaşması ve bunun Türkiye dış politikasına etkileri sıkıyor. Kim bilir, belki de Rubin’in arzu ettiği gibi, TSK’da iş birliği yapılacak grubun, NATO’cu bir iktidar gelmezse, Avrasyacılar olması gerektiğini düşünüyorlar.

Yani onlara göre, ya Türkiye’de iktidar değişecek (yani değiştirmenin bir yolunu bulacaklar) ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan’la istemeyerek de olsa çalışabilmenin yolunu arayacaklar. Savunma Bakanı Hulusi Akar için de aynı şey geçerli. Cumhurbaşkanı’nın en çok güvendiği isimlerden biri olan Akar’ı ya böyle içeriden ve dışarıdan yazılan garip yazıların da yardımıyla yıpratmaya çalışacaklar ya da onunla da çalışmayı öğrenecekler.

Rapor, bu ana çerçevenin etrafında pek çok konuya değinmiş, ama meselenin özü budur.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive