Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Kudüs bizim neyimiz olur?


14.12.2017 - Bu Yazı 463 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD Başkanı Trump’ın kabul edilemez Kudüs açıklamasının ardından, İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT), dün nadiren gördüğümüz bir karara imza attı ve “Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti'ni tanıdığını” ilan ederek dünyayı da, “Doğu Kudüs’ü Filistin Devleti’nin işgal altındaki başkenti olarak tanımaya davet etti.” Kuşkusuz İİT’nin dönem başkanı olan Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm dünyanın görmezden gelemeyeceği şekilde giriştiği çaba, bu kararın alınmasında belirleyiciydi. Eğer Kudüs’ü önceleyen böylesi olağanüstü bir çaba gösterilmeseydi, Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri liderleri, İsrail’le bilinen yakınlıkları nedeniyle konuyu zamana yayarak gündemden düşürebilir; Tahran’ın ve nüfuzu altındaki devlet ve devlet dışı aktörlerin yapacağı sert çıkışlar, Kudüs’ü Körfez ve İran arasındaki mevcut gerilimin yeni bir malzemesi haline getirilebilir, dolayısıyla konu bugüne kadar olduğu gibi bambaşka bir yöne çekilebilirdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kudüs konusunda daha en baştan ortak bir bildiriye imza atar ve iktidarı muhalefetiyle tek vücut ABD’nin bu kararını tanımazken yine de Türkiye’de de bazı ayrık otları, “Aman başımıza bir de 3 milyon Filistinli çıkmasın” gibi cümleler kurarak, “Kudüs’ten bize ne?” deme gafletine düştü.

“Kudüs bizim neyimiz olur?” sorusunu kendisine hiç yöneltmemiş olanlara bunun üzerine biraz düşünmelerini tavsiye ederim. Kudüs, biz Müslümanlar'ın kutsalıdır; Yahudi ve Hıristiyanlar'ın da kutsalı olduğu için, bugüne kadar verilen Kudüs mücadelesi gereken saygı çerçevesinde verilmiştir. Kudüs dinî bir mesele olmasının yanısıra ve ötesinde, insani bir meseledir. Kudüs işgal altında bir devletin başkentidir; İsrail işgaliyle başlayan hukuk dışı ve gayri insani İsrail politikaları, sadece Müslümanlar'ın değil Filistinli Hıristiyanlar'ın da devasa bir ayrımcılığa ve ırkçılığa maruz kalmasına sebeptir. Sadece küçük bir örnek: Filistinli Hıristiyanlar yıllardır, Yahudiler'in sokakta kendilerine tükürmekten vazgeçmelerini istemektedir.

Yine de, “Bunlardan bize ne, bize dokunmayan yılan bin yaşasın” diyenlerdenseniz, İsrail’in bizim için oluşturduğu güvenlik tehdidinin de farkında değilsinizdir demektir. Lübnan’a, Ürdün’e, Suriye’ye ve Batı’ya gitmek zorunda kalan milyonlarca Filistinli, bu ülkeler konuya müdahil olduğu için değil, İsrail Filistin topraklarını Filistinliler'den temizlemek istediği için yurtlarından olmuştur. Yani yeni bir mülteci akışına olsa olsa ABD ve İsrail’e 'dur' demek değil, dememek sebep olabilir.

İsrail işgalinin yalnız Kudüs’ü değil, ülke topraklarımıza varan bir coğrafyayı hedef aldığı kör göze parmak durumundadır. “Orta Doğu’dan bize ne?” diyenler, hiç tarihe dönüp bakmamış mıdır? 2. Dünya Savaşı’nda Fransa’ya gelip Almanlar'la savaşan İngilizler'in bunu neden yaptığını bile sorgulamamış mıdır? İngilizler, “Manş’ın ötesinde bir katliam varsa ev dediğimiz yer güvende değildir,” diyerek mevcut tehdidi kendilerine ulaşmadan durdurmak için Kıta Avrupası’nda savaşmışken, bizim gerçekten, “Kudüs’ten bize ne?”, “Şam’dan, Halep’ten, Humus’tan bize ne?” deme lüksümüz var mıdır? Sınırımızın ötesinde katliam, işgal, terör ve savaş varken, ev dediğimiz, vatan dediğimiz ulus-devlet sınırlarımız içindeki yer güvende midir?

  • Heathrow Havalimanı'ndan Türk insanı manzaraları
  • Avrupa’daki hava muhalefeti hafta başında büyük bir kaosa sebep oldu. Sadece Pazar günü Amsterdam’da 300, Brüksel’de 200, Frankfurt’ta 300’den fazla sefer iptal olurken, Londra’nın en büyük havalimanı Heathrow’un ana taşıyıcısı British Airlines Pazar ve Pazartesi 270’den fazla uçuşu iptal etti. Hava muhalefeti, kar ve buzlanma uzun ve çileli rötarlara neden olurken, IATA kuralları gereği uçucu ekiplerin uçuş sürelerinin dolması devamında gelen uçuş iptallerinin başlıca nedeniydi.
  • Biz de bir grup gazeteciyle birlikte Heathrow’da 40 saate varan bir çile yaşadık. Havayolu taşımacılığında herşeyin başında güvenlik gelir. Bir yerden bir başka yere kazasız belasız gidebilmek için, hele bir de olumsuz hava şartları yaşanıyorsa, beklenmedik gecikmeleri ve aksamaları en baştan kabul etmelisiniz. Yani lüks bir ulaştırma biçimi olarak algılansa da, havayolu gideceğiniz yere vaktinde varabileceğinizin garantisi değildir.
  • Bu gibi kriz durumlarında, taşımacı şirketin yolcuları bilgilendirme ve yönlendirme kabiliyeti, kaosun minimize edilmesi ve kaosun önlenmesinde altın bir dokunuş gibidir. Pazar günü Heathrow’dan Atatürk Havalimanı'na uçan TK-1972 kodlu Türk Havayolları (THY) uçağının 250 küsur yolcusu maalesef bu altın dokunuştan mahrum kaldı. Yedi saate yakın rötarın ardından uçağın kapılarının kapanmasına rağmen yaşanan iptal sonrası, THY Londra Müdürü’nün orada olmasını, yolcularla gerekli enformasyonu paylaşmasını, en azından yer ekibini iyi yönetmesini beklerdik. Bunu görememek Türkiye’nin en büyük uluslararası markası olan THY açısından üzücüydü. Yer ekibi kadar, söz konusu A-330 uçağının kabin amirinin de böylesi bir kriz durumunda ortalıkta gözükmemesi, havada yaşanabilecek farklı bir kriz durumunda, -Allah göstermesin- neler olurdu diye düşündürdü. Kabin ekiplerinin ana görevi, uçuş güvenliği, yolcu bilgilendirmesi ve yönlendirme değil mi?
  • Hal böyle olunca, tüm yolcular Heathrow’da kendi başının çaresine bakmak zorunda kaldı. Böyle kriz zamanları, yanında gelen stres, yorgunluk gibi faktörleri de devreye girince insanların iyi ve de kötü yanlarını ortaya çıkarır. Tek bir yolcu bile diğer yolcularla gerilim yaşasa, yeni bir huzursuzluk çıkarsa, zaten çok yorucu olan bu deneyim iyice çekilmez hale gelebilir. Bizim yaşadığımız tecrübede böyle bir şey olmadı. Aksine, normal zamanda birbirlerinin hayatlarının yanından temas etmeden geçip gidecek insanların ve özellikle Türk yolcuların birbiriyle dayanışması, sağduyusu, bilgi paylaşımı çok ama çok çarpıcıydı. Öfke ve taşkınlıklara rahatlıkla sebep olabilecek aksilikler zinciri, tüm yorgunluğa, gecikmeye ve yıpratıcılığına rağmen sonunda gülümsemeyi başardığımız bir anıya dönüştü. Ve açıkçası, 'kutuplaştı kutuplaşıyor' denen Türkler'in tüm farklılıklarına rağmen ortak dertte nasıl birleşebildiğini göstermesi açısından fazlasıyla umut vericiydi.
.

Facebook Yorumları

reklam
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı