Metin Münir

T24



Bookmark and Share

Adanın birleşmesinin anahtarı kimdedir?


1.10.2019 - Bu Yazı 135 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İkinci Dünya Savaşı 1945’te sona erdi.

Batı Avrupa ülkeleri neredeyse silahlar susar susmaz barışma sürecine geçtiler.

Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu 1951 yılında, 50 milyondan fazla insanın hayatına mal olan savaş sona erdikten altı yıl sonra kuruldu.

Birliği oluşturan Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg, savaşı başlatmış olan Almanya’yı da bu kuruluşta aralarına aldılar.

Avrupa Birliği (AB), Kömür ve Çelik Topluluğu’ndan doğdu.

AB’nin esas amacı ekonomik olmaktan çok, Avrupa ülkelerini bir dostluk çemberi içine alıp kendi aralarında yüzyıllardır süren savaşların tekrarını önlemekti.

Bu yıl, Rumlar ve Türkler birbirlerinden kopuşun 56’ncı yılına, Kıbrıs bölünmüş bir ada oluşunun 45’inci yılına girdi.

Ama sayısız görüşmeye rağmen geçmişin yaralarını sarıp adayı ortak bir amaç etrafında birleştirmek konusunda hiçbir önemli adım atılamadı.

Uzlaşma, aralarında bir anlaşmazlık olan taraflardan hiçbirinin bütün istediklerini elde edememesi durumudur.

Türklerin de Rumların da bu konseptten haberi yok.

Sorun çözülemiyor çünkü her iki toplum da bir tür Soğuk Savaş mantalitesinden kendini kurtaramıyor.

Sürekli olumsuzluk, sürekli saldırganlık, sürekli suçlama, sürekli ağlaşma. Hatta sürekli silahlanma.

Kıbrıslı Rumlar ve Türklerin çoğu geçmişte hapis yaşıyor.

Türkler, 1950 - 1974 döneminin hücresinde kapalı.

O tarihlerde Rumlar adayı Yunanistan’la birleştirmek için İngiliz sömürge yönetimi ile savaşmışlar, 1960’da ada özgür olunca silahlarını Türklere çevirmişlerdi.

Rumlar ise 1974’te kaldı. Türk askerinin adaya çıkışını, on binlerin evinden barkından olmasını, adanın üçte birinden çoğunun Kıbrıslı Türklerin mülkiyetine geçmesini ve Kıbrıs’ın bölünmesini hazmedemiyorlar.

Türkler Rum, Rumlar Türkiye korkusu ile yaşıyorlar. Ve ne yazık ki her iki toplumda da Avrupa’nın savaştan sonra sahip olduğu yöneticiler gibi insanlar yok.  Kendilerini geçmişin ve korkularının esaretinden kurtaracak liderlere sahip değiller.

Kimse barış dilini konuşmuyor.

Ne de her iki toplumda bölünmüşlüğü sürdürerek kazanılan ile kaybedileni ölçecek akıl var.

Bu eksiklik en çok Türkler için acıdır. Rumlar sağlam bir ekonomi ve demokratik bir hukuk devleti kurarak Avrupa Birliği’ne girdi. Biz Türkler ise yalpalıyoruz ve her sahada düşen standartlarla, adil olmayan bir sosyal ortamda yaşıyoruz.

Mevcut durumdan kurtulmanın tek çaresi Avrupa Birliği’ne girmektir. Bunun da yolu adanın birleşmesinden geçer. Bu ise görüşmeleri tıkayan aşırı görüşlerimizi makulleştirmemize bağlıdır.

Rumlarla yan yana yaşamamız için bizim onları, onların bizi sevmesi gerekmez. Büyük bir apartmanın dairelerinde oturanların huzurlu bir yaşam sürmelerini sağlayan sevgi değil, ortak yaşamın yazılı ve yazılı olmayan kurallarına uymalarıdır.

Adanın birleşmesinin anahtarı Rumların değil bizim elimizdedir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
17.10.2019
Rusya ve Suriye’de bir çıkış yolu
15.10.2019
Suriye: Kazandım de, evine dön
8.10.2019
KKTC’de “büyük koçlar” hükûmeti devirmeye çalışıyor
3.10.2019
En çok intihar nerede?
1.10.2019
Adanın birleşmesinin anahtarı kimdedir?
31.08.2019
Robot yasası yasasızlıktır
6.08.2019
Gaz konusunda uzlaşı mümkün mü?
13.07.2019
Tükenmeyen birini bulmak
11.07.2019
Ali Babacan’ın başarı şansı
10.07.2019
Merkez Bankası’nda tahterevalliye devam
1.06.2019
Kıbrıs’ta iki ayrı devlete doğru mu?
23.05.2019
Siz olmadan yapamazdık
14.05.2019
KKTC Hükûmeti neden istifa etti?
12.05.2019
Erdoğan sultan olsaydı, lakabı ne olurdu?
6.4.2019
Ağır bir yağmur düşecek
2.4.2019
Uyan ey Erdoğan
26.2.2019
Mükemmel çıkmaz ve bir öngörü
9.2.2019
Yaratıcılık yasak sürgün
5.2.2019
Petrolsüz Venezuela olmak
31.1.2019
Uzaydan Dünya
29.1.2019
Cennetin sonu
15.1.2019
Türkiye geleceğin ülkesidir ve hep öyle kalacaktır
13.1.2019
YPG konusunu kansız halletmek
11.12.2018
Siz koşturun ben sizin yerinize yavaşlarım
6.12.2018
Yeryüzünün Sonunun Sonu
21.11.2018
Bir milyon gönüllü abonesi olan gazete
13.11.2018
Doğu Akdeniz'de sular ısınmıyor, soğuyor
3.11.2018
Tekerrür eden tarih değil, aptallıktır
1.11.2018
İçeriye kapatan kâinatın ürkütücü genişliği
30.10.2018
CHP yürüyen bir ölüdür
25.10.2018
KKTC'nin en büyük partisinin temizlenmeye ihtiyacı var
23.10.2018
Kaşıkçı: Aptallık, kibir ve melanete dur demek
18.10.2018
Kıbrıs'ta yeni bir tutum, yeni bir ümit
16.10.2018
Yeni kriz çözme yöntemi: Görmezden gelmek
11.10.2018
İstanbul'da bir cinayet
6.10.2018
Kıbrıs: Uzun süren bir kavgada haklı taraf yoktur
4.10.2018
Halka doğruları söyleyin sayın Akıncı
30.9.2018
Kıbrıslı Türk'ün yeşille imtihanı
25.9.2018
Kıbrıs'ta çözümün en büyük engeli Türklerdir
20.9.2018
Erdoğan'ın yeni uçağı onu yere çaktı
18.9.2018
Türkiye'de neden saray yok?
11.9.2018
İdlib: Kaç ve yaşa, kal ve öl
1.9.2018
Ben kapıdan çıkarken bir kelebek
28.8.2018
“Ne istiyor olabilir ölüler bizden?”
4.8.2018
İnsanoğlunun keşfi
31.7.2018
Türkiye'nin Batı ile işi bitiyor mu?
28.7.2018
Hiçbir şey üretmeyen çiftlik
17.7.2018
Beni güzel kadınlarla tanıştırmayın, güzel olmayanlarla da
12.7.2018
Erdoğan'ın başkanlığında yeni eskidir
30.6.2018
AKP-MHP ortaklığında Kıbrıs'ta masaya oturulamaz
26.6.2018
Erdoğan kazandı, Türkiye kaybetti
23.6.2018
Rabbi onu affetsin
21.6.2018
Tiksindirici gazetecilere çağrı
19.6.2018
AKP çağında meleklerin nöbet değişimi
9.6.2018
Tembel miyim, daha tembel mi oluyorum?
1.5.2018
Şimdiden tebrikler sayın Erdoğan
20.2.2018
Kalıntı bir tür
17.2.2018
Yalnız patlıcanı kırağı çalmaz
13.2.2018
Şafak sökerken, elleri bağlı
27.1.2018
Cennetten kovulmanın sonu
20.1.2018
Ayşe'ye mektup
21.12.2017
En az sevilen liderler
14.12.2017
İnsan bazen evinden kaçmalı
30.11.2017
Zarrab'ın cini şişeden çıkıyor
28.11.2017
Bağlantısız devrimci
25.11.2017
Pinokyo'nun armutları
21.11.2017
Latince İncil, Arapça Kur'an
7.11.2017
Sadece akılsızların saati durmadan çalışır
28.10.2017
Akıllılar kuşku içinde, aptallar emin olursa
13.10.2017
Ağacın güzelliği en iyi nasıl görülür?
28.9.2017
Kuzey Irak Kürtleri, bağımsızlık ilan edemez
20.9.2017
Kıbrıs: Önce kendini karşındakinin yerine koy
31.8.2017
Depresyon nasıl çağımızın vebası oldu?
19.8.2017
Rumlar süper dev bir gaz rezervi bulursa ne olur?
15.8.2017
Nuray Mert konusu: AKP ile Atatürkçülerin buluştuğu nokta
8.8.2017
Bana soruyorlar
2.8.2017
Unutmayın efendim, siz tanrı değilsiniz!
27.7.2017
Kıbrıs: Uyan borusunu duyan varsa elini kaldırsın
15.7.2017
Aelian'ın Kargaları
11.7.2017
Düşünülmüyorsunuz sanmayın
27.6.2017
Örümcek onu öldürmeyeceğimi biliyor olabilir mi?
24.6.2017
Gece geç vakitte mesaj atan kadına mektup
22.6.2017
Erler zehirlenmedikleri zaman ne yiyorlar?
17.6.2017
Eğer yüreğinizde özgürlük yoksa
15.6.2017
Benim olan ve olmayan bahçe
13.6.2017
Türk askerinin Katar'da işi ne?
10.6.2017
Nasreddin Hoca’nın gözüyle Kıbrıs görüşmeleri
8.6.2017
Türkiye yeni bir Orta Doğu dönemecinde
6.6.2017
Donald Trump: Aptallığın zaferi
4.6.2017
Kalkınma elçileri
1.6.2017
Blade Runner
30.5.2017
KKTC: Millî dava ile lilli dava
25.5.2017
Kıbrıs: Birlikte 446 yılda ne öğrendiler?
23.5.2017
Hiç kimse ağlamasın, gülmesin de
20.5.2017
Görüşmeler öldü, yaşasın AB üyesi KKTC!
16.5.2017
Düşüncelerin savaşında kitap silah mıymış?
6.5.2017
Tırtıl, Latin çiçeği ve ben
3.5.2017
Aslı Erdoğan’a kapıyı açın
28.4.2017
Tedirgin tedirgin tedirgin
25.4.2017
PKK’nın son görevi
22.4.2017
En iyi intikam iyi yaşamaktır
8.4.2017
Karanlık günler için aydınlık Afrika sözleri
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive