M.Şükrü HANİOĞLU

Sabah GAZETESİ



Bookmark and Share

“Beka” kadar “Gelecek”i düşünmek


23.10.2017 - Bu Yazı 297 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’de yeni bir ivme kazanan beka temelli siyaset “gelecek tasavvurumuz”un hayata geçirilmesi önündeki bir engele dönüşebilir

Türkiye siyasetinde "beka" vurgusu hissedilir bir ağırlık kazanmıştır. Bunun zamanın ruhu, tarihî miras, siyasal kültür ve güncel gelişmeler ile uyumlu olduğunu belirtmek gereklidir.

Marc Abélès'in derinlikli bir antropolojik tahlil çerçevesinde vurguladığı gibi korumacılığın kapsamlı darbeler aldığı, bireyselleşmenin tırmandığı ve "güvensizlik"in kurumsallaştığı güncel toplumda "beka siyaseti (politique de la survie)" ön plana çıkmaktadır. Bu yeni siyaset anlayışının düşünsel arka planının basit bir "güvenlikçi ideoloji" olduğunun varsayılması ciddî bir indirgemeciliktir.

Bilgi ve teknoloji alanındaki takibi güçleşen gelişmeler, bireyselleşme, küreselleşme ve "iktidar"ın uluslararası yapılar tarafından paylaşımı ortalama toplum üyesinde güçlü tehdit algısının oluşmasına yol açmakta, bu ise "siyaset"in karakterini değiştirmektedir.

Ancak Türkiye'nin artan bir ivme ile "beka siyaseti"ne yönelişinin modern toplumlarda yaşanan küresel ölçekli değişimden ziyade devralınan tarihî ve kültürel miras ve güncel koşullardan kaynaklandığı vurgulanmalıdır.

"Beka-yı devlet"

Son dönem Osmanlı toplumunda karşılaşılan sorunların cesameti ve katlanılan kayıpların ağırlığı iç içe geçmiş alanlar olan siyaset yapımı ve entelektüel tartışmanın "beka-yı devlet" merkezli bir faaliyete dönüşmesine neden olmuştur.

Bu süreçte münevverân "devleti kurtarma" merkezli "siyaset tarzları" yaratmaya çabalarken ricâl de "devlet-i ebedmüdded" ifadesinde mündemiç iddianın sürdürülmesi için uğraş vermiştir.

Güneydoğu Avrupa'dan İstanbul kapılarına gerileyen, toplumun çimentosu olduğu varsayılan Osmanlılık ideolojisinin ayrılıkçı milliyetçilikler karşısında hızla zemin kaybettiği bir toplumda "beka-yı devlet"in siyaset yapımının merkezine yerleşmesi şaşırtıcı değildir.

"Ebediyen" yaşayacağı düşünülen devletin ölümü, onun kalıntıları üzerine bir "İstiklâl Harbi" verilerek kurulan Türkiye'de de "beka" endişesinin siyasetin temel belirleyicilerinden birisi olmasına neden olmuştur.

Atatürk'ün "ile-l-ebed payidâr olma"ya yaptığı vurgu, "Gençliğe Hitabe"nin yeni nesillere istiklâl ve cumhuriyeti "ile-l-ebed muhafaza ve müdafaa" vazifesini tevdi etmesi devlet kurucularının derin bir "beka" kaygısı taşıdıklarını ortaya koyar. Bu endişe, Erken Cumhuriyet ideolojisi üzerinde etkili olan Sosyal Darwinist mülâhazalarla da tahkim edilecektir.

İlerleyen yıllarda kendisini değişik biçimlerde yeniden üreten bu kaygı farklı siyasal tercihleri olan toplumsal kesimlerce içselleştirilmiş, neredeyse tüm dünyanın "düşmanlık" beslediği bir yapıyı "koruma" Türkiye'de siyaset üstü bir "siyaset" haline gelmiştir.

Mevcut konjonktür

Altı çizilmesi gereken husus, bu yaklaşımın toplumun sadece "Sèvres sendromu"nu atlatamayan kesimleri tarafından değil ezici çoğunluğunca içselleştirilmiş olmasıdır. Bunun da siyaset yapımının "beka" merkezli olarak sürdürülmesinde önemli rol oynadığı açıktır.

Yirmi birinci asrın ilk on yılında düşüş eğilimi gösteren "beka temelli siyaset" iki etken nedeniyle hatırı sayılır bir ivme kazanmıştır. Bunlardan birincisi Türkiye'nin coğrafyasının yeniden düzenlenmesi sürecidir. Ortadoğu'da yeni bir "status quo" oluşturulması mücadelesinde gelinen aşama, coğrafyanın tüm unsurları gibi Türkiye'nin de "varlık sürdürme" alanındaki endişelerini derinleştirmiştir.

Sınırdaş ülkelerin dış müdahale ve iç savaşlar ile parçalandığı, yeni devletler kurulması çabalarının hız kazandığı, değişmez olduğu varsayılan sınırların esnekleştiği bir dönemde bu şaşırtıcı bir gelişme olmamıştır.

Söz konusu endişeleri artıran bir diğer etken de "bölünme" korkusunu içselleştirmiş bir toplumun, askerî ve sivil bürokrasi içinde örgütlenerek devleti, taşeronu durumuna geldiği yabancı güçlere "devir-teslim" girişiminde bulunan bir kapalı yapının saldırısına maruz kalmasıdır.

Adı geçen yapının da darbe girişimi sırasında bozuk bir Türkçe ile "milletin ve devletin bekasını devam ettirmek" vurgusu yapması ilginçtir. Bu şüphesiz darbeyi, toplumdaki "beka" kaygısına cevap vererek meşrulaştırmayı hedefleyen bir çabanın göstergesidir.

"Beka" ve "gelecek"

Türkiye'de siyaset yapımının küresel ölçekli değişimler, tarihî miras, coğrafyada yeni düzen oluşturulması süreci ve darbe girişiminin yarattığı derin travma nedeniyle "beka"ya odaklanması önemli neticeler doğurmaktadır.

Bu temelde yapılan "siyaset," "beka" dışında tüm hedefleri ikinci plana atmak ve "olağanüstülüğü olağanlaştırmak"la kalmayarak "hikmet-i hükûmet" merkezli yaklaşımı egemen kılarak çoğulcu tartışmayı da dışlama eğilimi göstermektedir. Bunun da "geleceğimiz" açısından ciddî sorunları beraberinde getireceği ortadadır.

Türkiye fazlasıyla zor bir dönemden geçmektedir. Coğrafyasında küresel, bölgesel güçler ve yerel aktörlerin kıyasıya çatıştığı, ülkeyi "işgal girişimi"nde bulunan kapalı bir yapının TBMM'yi bombaladığı bir toplumun siyaseti "beka" kaygısından âzade olarak şekillendirmesi kolay değildir. Ancak siyasetin "bütünüyle bu merkezde" yapılması zikrettiğimiz sakıncalara neden olmaktadır.

Dolayısıyla "beka" ile sınırlı kalmayan, onun kadar "gelecek tasavvurumuz"u da siyaset yapımının merkezine yerleştiren bir yaklaşıma yönelmek gereklidir. Diğer bir ifade ile siyaset "varlığı devam ettirme"nin sağlanmasına indirgenmeyerek "yaşamın hangi koşullar çerçevesinde sürdürüleceği" üzerine de yoğunlaşmak zorundadır.

Varlığı sürdürmek şüphesiz "geleceğimiz" için "gerek koşul"dur. Ancak onun "yeter koşul" da olduğunu varsaymak, Türkiye'nin demokrasi liginde alt kümelere düşmesi, hukuk devleti idealinden uzaklaşması ve çoğulculuğa sırt çevirmesi benzeri olumsuzluklar doğurabilecektir.

O nedenle içinden geçtiğimiz zor süreçte "beka"yı sağlayacak tedbirler kadar "geleceğimiz" üzerine de düşünmek ve siyasetler üretmek gerekmektedir.

Bu alanda düşülecek önemli bir hata "beka" ve "gelecek"i hedefleyen siyasetlerin çelişeceğinin düşünülmesidir.

Bu varsayımın tersine yaşamsal tehditleri göz ardı etmeden gelecek tasavvurumuzun hayata geçirilmesi üzerine yoğunlaşma her iki hedefe de ulaşılmayı temin edebilecektir.

Dolayısıyla hedefimiz sadece Türkiye'nin yaşaması, "varlığını sürdürmesi" değil onun "hayatı"nı ileri bir liberal demokrasi ve hukuk devleti olarak idame ettirmesi olmalı, siyaset bunun üzerinde de yoğunlaşmalıdır.

Bu sadece "beka" hedefli olması nedeniyle "hikmet-i hükûmet" temelinde icra edilen siyasetin çoğulculuğa yönelmesini de sağlayacaktır.

"Beka," son tahlilde öncelik taşıyan bir hedeftir. Ama ona tanınacak öncelik "baki kalanın geleceği"ni en iyi biçimde inşa etmemizi engellememelidir.

.

Facebook Yorumları

reklam
20.11.2017
“Kemalizmler”in çoğalması çoğulculuk göstergesi mi?
13.11.2017
Sorun “Türk olan her şeyden körü körüne nefret edenler”
6.11.2017
Laboratuvara kızarak tahlil yapılabilir mi?
30.10.2017
“Cumhuriyetçilik” nasıl “oluştu”?
23.10.2017
“Beka” kadar “Gelecek”i düşünmek
16.10.2017
Vizeler yeniden verilecek; ama tasavvurlar örtüşecek
9.10.2017
Dillerde “çoğulculuk” kalplerde “tekçilik”
2.10.2017
“Musul” neleri değiştirdi? Benzer etkiler nasıl önlenir?
24.9.2017
Yeni bilimcilik ve siyaset
18.9.2017
“Derinlik”in faturasını ödemek: Şerif Mardin
11.9.2017
Arakan’da medeniyetler çatışması mı yaşanıyor?
4.9.2017
Entelektüel karşıtlığı ve maliyeti
28.8.2017
“Baskıcı iktidar-komplocu muhalefet” sarmalını kırmak
21.8.2017
“Ortaklık” yeniden inşa edilebilir mi?
14.8.2017
Bir “Ortaklık”ın yeniden tanımlanması
7.8.2017
“Bir Türkiye” nasıl yaratılabilir?
31.7.2017
“İki Türkiye” nasıl ayrıştı ve kutuplaştı?
24.7.2017
Doğmayan “Hürriyet”
22.7.2017
Yarın seçim olsa durum ne?
17.7.2017
Kaçırılan fırsat ve telâfisi
10.7.2017
Tarihe tanıklık eden “Ev”
3.7.2017
Siyaset ve adalet
26.6.2017
“Yerlilik”i yeniden inşa etme
19.6.2017
Katar devre dışı bırakılırsa
12.6.2017
Kültürel Hegemonya ve Muhafazakârlık
5.6.2017
İmaj yönetimi ve gerçeklik
28.5.2017
Felsefesiz bir toplumda ahlâk
22.5.2017
Olduğumuz yerde kalarak virgüller koymak
15.5.2017
Hakaret revizyonist tarihçilik değildir
8.5.2017
“Ortadoğululuk”tan “Batılılık”a kimlik serüvenimiz
1.5.2017
Bir muhalefet söylemi olarak “demokrasi”
25.4.2017
Sistem değişiminde uyum yasaları
16.4.2017
Seküler olsun, yüz binlerce kişiyi öldürsün (mü?)
10.4.2017
“Zımmî”siz yaşayamayan toplum
2.4.2017
“Avrupa,” Kültürel Çoğulculuk ve Müslümanlar
27.3.2017
Teleolojik tarihin kahramanları
19.3.2017
Görsel medya, tarih, güncel siyaset
14.3.2017
“Millî Kültür”ü nasıl tanımlayalım?
23.8.2015
Şiddet ve uluslararası bağlam
26.7.2015
Neden olmuyor?
12.7.2015
Türk milliyetçiliği "Çözüm Süreci"ne karşıtlığı mı gerektirmektedir?
5.7.2015
İdeal tiplerden gerçek insanlara, toplum mühendisliğinden siyasete
21.6.2015
Bir dönem, bir ideoloji, bir lider
14.6.2015
Kimlikler özgürleşirken kimlik siyaseti yoğunluğu azalmalıdır
7.6.2015
Bir “gelenek” olarak “Fetih”
31.5.2015
Enver Paşa'yı "kendisi" olarak tarihselleştirmek
24.5.2015
Modernleşme-demokrasi hiyerarşisi anlamlı mı?
17.5.2015
"Sol" ve İslâm: Bağdaştırmayı kim yapacak?
11.5.2015
Başka bir "sol" mümkün mü?
3.5.2015
Birinci Dünya Savaşı'nın temel nedeni "Osmanlı paylaşımı" mıydı?
26.4.2015
“Adı” tarihçi koymayacaktır
19.4.2015
Yukarıda demokrasi aşağıda çoğulculuğun reddi
12.4.2015
Siyasal şiddet neden bitmiyor?
06.04.2015
“Mezhepçilik” eleştirilmeli ama “mezhep”in önemi anlaşılmalıdır
29.03.2015
Sistemi “sistem” olarak tartışmak
22.03.2015
“Çanakkale”den alınacak farklı bir ders
16.03.2015
Post-Kemalist toplum ve yeni Kemalizm
08.03.2015
"Türk Usûlü Başkanlık"ın kökü İttihad ve Terakki'de mi?
01.03.2015
Demokratikleşmeyi engelleyen global trendler mi?
23.02.2015
Neden kutuplaşıyoruz?
16.02.2015
Öncelikli sorun
09.02.2015
Bizim SYRIZA hangi parti?
02.02.2015
Tarihin önü açılırken siyaset devreye girmelidir
25.01.2015
Cevabı kim verecek?
18.01.2015
Onlar da "gerçeklik " iddiasına
12.01.2015
Siyasal hareketler ve
05.01.2015
Büyük sorular kesilmeyen tartışmalar
29.12.2014
Bu sarmalı kırmamız gerekmektedir
21.12.2014
Katastrofik başarıdan geri dönüş mümkün mü?
14.12.2014
Söylemden eyleme geçebilmek (2)
07.12.2014
Söylemden eyleme geçebilmek (1)
30.11.2014
Batı "modeli"nden "sapmak"
23.11.2014
Sykes-Picot eleştirisi Neo-Osmanlıcılık ve İslâmcılık mıdır?
16.11.2014
Atatürk, kurucu felsefe ve siyaset
09.11.2014
Demirel ve
02.11.2014
'Barış'ın milliyetçilik(ler)le "savaş"ı
26.10.2014
Cumhuriyet ve cumhuriyetçilik: Neyi sorgulamalıyız?
19.10.2014
Müttefik ile bölgesel rekabet
13.10.2014
Reddedilen
05.10.2014
Egemen parti ve toplumsal dönüşüm
28.09.2014
1920 Ruhu
22.09.2014
İktisadiya'dan Tarihistan'a göç eden bir mültecinin ardından
15.09.2014
CHP'nin temel sorunu siyaset yelpazesindeki yeri midir?
08.09.2014
"Osmanlılık"tan "Türkiyelilik"e
31.08.2014
Ortadoğu'daki sorunların suçlusu bulundu; rahat olabiliriz
24.08.2014
Demokrasiyi "getiren" parti
18.08.2014
Cumhurbaşkanlığı seçimi:
10.08.2014
Post-Kemalist Türkiye "Kemalizm" karşıtlığı üzerinden inşa edilebilir mi?
03.08.2014
Bir asır sonra 2 Ağustos ittifakı
27.07.2014
Cumhurbaşkanı adayları neyi sembolize ediyor?
20.07.2014
Asırlık düşünsel vesayet
14.07.2014
Osmanlı'nın
06.07.2014
"İyi Arap"lar "kılavuz" mu?
29.06.2014
Ortadoğu'da yeni düzen
22.06.2014
Ethnoslar mütarekesinden demos inşasına
16.06.2014
İslâm siyasal tasavvuru çoğulculuk ve demokrasiyle bağdaşamaz mı?
09.06.2014
Bir sene sonra
02.06.2014
Kemalist Aysun dindar mı?
25.05.2014
Yukarıdan aşağıya siyaset ve reform tuzağı
18.05.2014
Hangi siyasal doğruluk?
12.05.2014
Olağanüstüyü olağanla aşmak
04.05.2014
Tarihi özgürleştirmek
27.04.2014
"Karma" demokrasimiz fabrika ayarı mı?
20.04.2014
"Demokrasisiz millî hâkimiyet" ile çoğunlukçu "millî irade" yorumu arasında
13.04.2014
Muhalefet sorunu: Kırıkçının macunu
06.04.2014
Muhalefet karşıtlığa dönüşürse
30.03.2014
Daha sonra "harcanan fırsat" denecektir
23.03.2014
Sürecin süreci
16.03.2014
İttihad ve Terakki'den günümüze "liderlik," "siyaset" ve "demokrasi" (II)
09.03.2014
İttihad ve Terakki'den günümüze "liderlik," "siyaset" ve "demokrasi" (I)
23.02.2014
Erken Cumhuriyet'ten Beyaz Türklere "bireysel dindarlık"
16.02.2014
Coğrafyamızdaki eski sulama sistemi bizi vesayete mi mahkûm ediyor?
09.02.2014
Tunus'tan alınacak ders
02.02.2014
Müslümanlar İslâm'ı akademik olarak değerlendirebilir mi?
27.01.2014
Müzakereci demokrasi ve katılım mı, devrim mi?
19.01.2014
Kuvvetler ayrımı ile kontrol mekanizmaları güçlendirilmelidir
12.01.2014
Garplılaşmanın bir yerinde olma sorunu nasıl bitti?
05.01.2014
İslâm ve demokrasi
29.12.2013
AİHM kararını nasıl okumalı?
22.12.2013
Cumhuriyet-Osmanlı "mücadelesi" söylemi anlamsızdır
15.12.2013
Osmanlı ve Türklük
08.12.2013
Türklük ve ırk
01.12.2013
"Andımız" anayasasıyla "kral çıplak" demek mümkün mü?
25.11.2013
Karşıolgusallığı mı tartışıyoruz?
10.11.2013
Atatürk ne okudu?
03.11.2013
"Bizde o da var" ideolojisi neyi temsil ediyor?
27.10.2013
"Cumhuriyet"i demokrasi karşıtı "Cumhuriyetçilik"ten kurtarmak
21.10.2013
"Liberal" seçkinciler, demokrat muhafazakârlar
06.10.2013
Neden demokratikleşemiyoruz?
29.09.2013
İki "İki Türkiye" (II): İkincisi çatışır ve bölünebilir
22.09.2013
İki "İki Türkiye" (I): Birincisi çatışır ama bölünmez
15.09.2013
Bir totaliter ideoloji defnedilirken
08.09.2013
Sadece merdivenle kalmasın
01.09.2013
Sandık - demokrasi, vesayet - çoğunlukçuluk
26.08.2013
Temerrüd, devrim, darbe
18.08.2013
Kutuplaşma yapısal bir sorun mudur?
11.08.2013
Ortadoğu'nun trajedisi
04.08.2013
Kendine özgü toplum "dar alanda siyaset"i nasıl aştı?
29.07.2013
Liderlik demokrasisi
22.07.2013
İttihad ve Terakki; Vazife ve Mesuliyet
14.07.2013
Darbeye neden darbe denilemiyor?
07.07.2013
Siyaset ve kültürel çatışma
01.07.2013
Herkes öteki, herkes zenci, herkes mağdur
24.06.2013
Kırılamayan sarmal
16.06.2013
Hayat tarzı endişesi siyaseti önemli bir sorundur
09.06.2013
Siyaset nefretinin siyasallaşması
02.06.2013
Siyaset anayasa yapımına farklı yaklaşabilir mi?
27.05.2013
Torosyan'ın hâtıraları, tarihin Türkleştirilmesi ve siyasî doğruluk
19.05.2013
Türk Oryantalizmi'nin "Doğu"su olarak Ortadoğu
12.05.2013
Sorun Türklük, Kürtlük değil ethnos temelli toplum tasavvurudur
05.05.2013
Türkiye bölünmüyor birleşmeye çalışıyor
28.04.2013
"Kutsal"ı mı koruyalım yoksa nefret suçlarını mı engelleyelim?
21.04.2013
Thatcher öldü, Thatcherizm yaşayacak mı?
14.04.2013
Vatandaşlık tanımı hangi tasavvura dayanacak?
31.03.2013
Bir hukuk devinin ardından
24.03.2013
Zaman ne 1930'larda ne de 1918'de durmadı
17.03.2013
Meselelerimizi "devlet aklı" değil siyaset çözecektir
10.03.2013
Vatanseverlik milliyetçilik midir?
03.03.2013
Şemseddin Sami Bey olması gereken yerdedir
24.02.2013
Sorun milliyetçilik değil toplumsal mühendisliktir
17.02.2013
Erken Cumhuriyet ırkçılığı ve siyasî Türkçülüğünün mesajı aynı idi
10.02.2013
Ya tektipleştirme ya sınır değişikliği mi?
03.02.2013
"Türk" olabilirdi; ama "Türk" olmadı, şimdi "Türk" olur mu?
27.01.2013
"Ulusalcılık" milliyetçiliğin Türkçesi midir?
20.01.2013
Olmayan 'sol'un peşinde
13.01.2013
Çoğunluğu kimlik siyasetine yöneltmek felâkete davetiyedir
06.01.2013
Toplumsal sermaye yatırımını yapıyor
30.12.2012
Türkçülük ve Kürtçülükle olmuyor; İslâmcılıkla olur mu?
23.12.2012
Neden milliyetçi-ayrılıkçı vizyon kazandı? Bu kaçınılmaz mıdır?
16.12.2012
Tartıştığımız tarih değildir
09.12.2012
Sorun Arabesk'i beğenmek değildir
02.12.2012
Praetorian rejim biterken
25.11.2012
Arabesk, vatan hainliği, Türk Oryantalizmi
19.11.2012
Adından çok içinin dolduruluşu önemlidir
11.11.2012
Tarihî Atatürk'e kavuşmak
04.11.2012
Kutsallık koruması ve ifade özgürlüğü
28.10.2012
Bu bizim kavgamız değil
21.10.2012
Gurur kırılmasından öte
14.10.2012
Nefret suçları, din, İslâmofobi ve ifade özgürlüğü
07.10.2012
Geleneğin son temsilcisi olarak Hobsbawm
30.09.2012
Âkil adamlar ve Kürt sorunu
23.09.2012
Müfredat değişikliği mi?
16.09.2012
İslâmcılık ve entelektüel alan
09.09.2012
"İslâmcılık" tartışması üzerine notlar (2): Kökler
02.09.2012
"İslâmcılık" tartışması üzerine notlar (1): Kavram
26.08.2012
Şiddet ve derecesi sorunun niteliğini değiştirmiyor
19.08.2012
CHP geçmişini ne yapmalı?
12.08.2012
'Ya Hâfız' levhasının altına sigorta levhası asılınca
05.08.2012
Post-Kemalist CHP dogmatizmden kaçınmalıdır
29.07.2012
At sepete solundan ideolojiye
22.07.2012
Sorun 10 Temmuz mu?
15.07.2012
Aydınlanmamıza katkıda bulunup buharlaştı mı?
08.07.2012
Stratejik derinlik ve komşularla sıfır sorun
01.07.2012
En asil duygunun tarihçiliğinden apolojetik tarih yazımına
24.06.2012
Ortak tasavvur geliştirilemezse sonuç alınamaz
17.06.2012
Bürokrat seçkinlik biterken
10.06.2012
Neden otoriter siyaset üretiyoruz?
03.06.2012
İhtilâl-vesayet sarkacında geçen yıllar
27.05.2012
Sorun kutlama değil kutsallar çatışmasıdır
21.05.2012
Fenerbahçe ve İttihadçılık (2)
20.05.2012
Fenerbahçe ve İttihadçılık (1)
13.05.2012
Tarih bilincimizi artıralım, "tarihçi"likten kurtulalım
06.05.2012
Asır sonu dünyası ve Tek Parti
29.04.2012
Ne idik? Ne olduk? Ne olabiliriz?
22.04.2012
Türkiye mutlaka birisine mi kalmalı?
15.04.2012
Muhafazakâr sanat
08.04.2012
Adem-i merkeziyet gereklidir ama Kürt sorununu çözmez
01.04.2012
Halil Sahillioğlu'na saygı
25.03.2012
Beşikten mezara toplumsallaştırılma anlamlı mı?
18.03.2012
W. T. Stead'i doğru mu anladık?
11.03.2012
Hayatımızı değiştiren kitap günümüz Türkçesinde
04.03.2012
Sosyal demokrasi mümkün mü?
29.02.2012
Ahmed Rıza Bey'i neden hatırlamıyoruz?
19.02.2012
Bir kolonyalizm mirâsı daha tarihe karışırken
12.02.2012
Kemalist oryantalizm
05.02.2012
Maymun taklidi yapana karışmamalı mı?
29.01.2012
Bir logokrasinin son günleri
22.01.2012
19 Mayıs törenlerinin esin kaynağı nedir?
15.01.2012
Sorgulamadan itaat ve liderlik kutsaması muhafazakârlığa mı özgü?
08.01.2012
"Millet-i Hakime"siz toplum tasavvuru
01.01.2012
Fransa'dan alınacak ders ne olmalı?
25.12.2011
Göbeklerini kaşıyan notemigonus crysoleucaslar demokrasiye katkıda bulunuyorlarmış
18.12.2011
Toplumumuzun Thurgood Marshall'ı kitleler mi?
11.12.2011
Sykes-Picot ve Sèvres sendromları ve kapalı toplum
04.12.2011
Dönemin koşulları göz önüne alınırsa
27.11.2011
Dersim'de ne oldu? Kolektif hafıza resmî tarihe karşı
20.11.2011
Türk muhafazakârlığı Tanzimat ile barışıyor mu?
20.11.2011
Tarihselleştirilemeyen geçmiş, insanlaştırılamayan kurucu
20.11.2011
Yemen'i nasıl hatırlıyoruz? Neden?
20.11.2011
Lenin'den Wall Street'i işgale
20.11.2011
İdeolojisiz anayasa talebi: Rus örneği
20.11.2011
Zizek, imparatorluk, çok kültürlülük
20.11.2011
Üç milliyetçilik
20.11.2011
Hikmet-i hükûmetçi bürokrasi ve demokratik siyaset
20.11.2011
Yeni Anayasa ve Kemalizm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı