Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Mustafa Karaalioğlu

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Obama bizi aldattı mı?


21.4.2017 - Bu Yazı 257 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski ABD Başkanı Obama’nın Türkiye’yi aldattığını söyledi. Cumhurbaşkanı, “Obama, PYD ve YPG konusunda bizleri aldatmıştır ama şu andaki yönetimin aynı durumda olacağına ihtimal vermiyorum” dedi.  ABD yönetiminin, bizim bilinen şiddetli itirazlarımıza rağmen bu örgüte Suriye operasyonlarında destek vermesinden şikayetçi oldu.

Erdoğan haklıdır. Aldatma mı, iki tarafın gelişmeleri farklı okuması mı ya da bazı adımların uzun zamana yayılmasından kaynaklanan dikkat dağınıklığı mı bilinmez ama toz bulutu indiğinde ABD’nin yaptığı şeyin bizim beklediğimiz olmadığı bellidir.

Mesele sadece YPG/PYD’nin ABD tarafından himaye edilmesi ve müşterek operasyon gücü olarak benimsenmesi değildir.

En başa dönelim. Obama’nın ikinci başkanlık döneminin öncesinde ve sonrasında Türkiye’nin beklentisi, ABD yönetiminin Suriye’deki iç savaşa ve Esad statükosuna çözüm üretecek çapta müdahalede bulunmasıydı. “Obama seçimi kazansın, bu iş tamam” boyutunda bir yaklaşım vardı. Sonrasında yaşanan gelişmeler; daha doğrusu gelişmelere karşı ABD’nin ve dolayısıyla Türkiye’nin pasif rol izlemesi malum. Obama, ülkesinin Suriye dosyasındaki rolünü zaman içinde IŞİD’le mücadeleye indirgedi. Boş bıraktığı sahayı Rusya ve İran’ın doldurmasına aldırmadı. Yerel müttefik olarak da PYD’nin operasyon ortaklığı talebi kolayına geldi.

Bir anlamda Rusya, İran, Esad ve PYD manzarayı, nasıl olsa ABD’nin bu işe karışmayacağı ve önlerinin açık olduğu şeklinde okudu. Kabul etmek lazım ki bu doğru bir okumaydı. Nitekim, kendi alanlarını genişletmekle kalmadılar, hakimiyetlerini de facto yollarla legalize etmeyi de başardılar.

Bütün bunlar 2012’den başlayan ve yıllar süren uzun bir süreçte oldu. Obama yönetimi, Suriye’de politika değişikliğini başta Türkiye olmak üzere müttefiklerinden önce gizledi sonra da iş işten geçmiş olduğu için işbirliği anlamını yitirdi. Devamında, sonuç alacak bir hamle imkanı neredeyse kalmadı.

O kadar kalmadı ki Türkiye, PYD’nin Fırat’ın doğusunda kapattığı 800 küsur kilometrelik alana itirazını güçlü ifadelerle ileri süremez hale geldi. Politikamız, “Hiç olmazsa Fırat’ın batısına geçmesinler”e kadar geriledi. Fırat Kalkanı operasyonu da IŞİD’i durdurmanın yanında aynı zamanda bu hattı koruma amacı taşıyordu. Günün sonunda Türkiye’nin sınır güvenliği bu tehditle karşı karşıya kalınca Esad’ın yaptığı katliamlara karşı çıkmak da anlam ifade etmemeye başladı. Çünkü artık karşımızda Esad değil Rusya ve İran da bulunuyordu. Yanımızda aynı dili konuştuğumuz ABD yoktu.

Tablo böyle okunduğunda Obama Türkiye’yi aldatmıştır.

***

Ne var ki aldatma hali, yani sözkonusu politikanın hükmü devam ediyor. Trump yönetiminin yaklaşımları da farksız seyrediyor. Umut verici bir perspektif değişikliği kesinlikle yoktur. Kimyasal saldırıya karşı “bir seferlik” askeri cevap verilmesi eskiyle kıyaslandığında olumlu ama mesele Ankara’nın isteklerine geldiğinde elle tutulacak bir tavır görünmüyor. Yeni yönetim PYD/YPG ile işbirliğine Obama döneminden daha iştahlı bir tempoda devam ediyor. ABD’nin Rusya ile birlikte PYD’yi kazanma yarışında olduğunu iki hafta önce Dışişleri Bakanımız söyledi.

Suriye politikamız PYD parantezinde kalmaya devam ederse bütün belirtiler ve devam etmekte olan hamleler can sıkıntımızın süreceğini gösteriyor. Bu parantezi genişletmek ise Türkiye bir yana, ABD’nin gücünü bile aşıyor. Bir başka ifadeyle Trump, böyle bir hedefi çaba göstermeye değer bulur mu? Suriye’de statükoyu değiştirmek için Rusya ile çatışmayı göze alır mı?

Bu soruların hiç olmazsa Türkiye’yi ilgilendiren kısmına cevap bulmak için Erdoğan’ın ABD Başkanı’yla görüşmesini beklememiz gerekecek.

.

Facebook Yorumları

reklam
26.5.2017
Kahır ve vicdan
23.5.2017
Yeni dönemin anahtarı
19.5.2017
ABD ziyareti başarılı mı başarısız mı?
17.5.2017
Demokratlardan Cumhuriyetçilere bir Beyaz Saray geleneği
16.5.2017
‘Teker teker gelin’ dedirten bir atmosfer
13.5.2017
Yeni durumda masada ne olacak?
12.5.2017
Haklı olmak yetmiyor
10.5.2017
Makulün zaferi
5.5.2017
Kilidi açmak için yeni fırsat
2.5.2017
Erdoğan’lı Ak Parti ne yapacak?
29.4.2017
Avrupa bizi sevmesin
26.4.2017
AKPM kararından sonra ne olur, ne olmalı?
24.4.2017
Domates
21.4.2017
Obama bizi aldattı mı?
19.4.2017
Pozitif gündem
17.4.2017
Sandığın kararı Erdoğan’ın başarısı
15.4.2017
Yarın ve sonrası
12.4.2017
Putin’in yüzü niye bir türlü gülmüyor?
11.4.2017
Kampanyanın en iyi cümleleri
8.4.2017
Trump ne yapmış oldu?
7.4.2017
ABD’yi Esad kadar ciddiye alan lider yok!
4.4.2017
Demokrasiyi ıskalayan bir dünya
1.4.2017
Tillerson’ın Ankara turu nasıl geçti?
31.3.2017
FETÖ iadelerinden daha öncelikli meselemiz yok
28.3.2017
Ne ihanet ne kurtuluş
25.3.2017
Laptopu valize koyunca hangi sorun çözülür?
24.3.2017
Bu terazi bu sıkleti çekemez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı