Barış Sürecine katkı sunan kitap: “Türk Sorunu”


06.05.2013 - Bu Yazı 14000 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugünkü yazımda sizlere yaklaşık 3 hafta önce Profil Yayınlarında çıkan Türk Sorunu adlı kitabımdan bahsetmek istiyorum. Bu kitabı hazırlama amacım Türkiye kamuoyunun çıktığı barış ve kardeşlik yolculuğuna bir nebzede olsa katkı sunmak. Bu kitapta farklı fikirlere sahip birçok aydınımızın görüşleri ve çözüm önerileri yer alıyor. Bundan dolayı da benim için çok kıymetli bir kitap. Süreci anlama ve anlamlandırmak isteyenler için ise tam bir ‘süreci anlama kılavuzu’ niteliğini taşıyor. 30 yıldır Türkiye kamuoyunu meşgul eden ve bir türlü çözülemeyen meseleye çözüm arayışı yolculuğuna girdim. 19 aydın ve sanatçıyla görüştüm. Yüzlerce soruya cevap aradım.

 Doğu Ergil’in önsözünü yazdığı Mümtaz’er Türköne’nin arka kapağını kaleme aldığı ‘Türk Sorunu’ adlı kitabımda şu değerli isimler yer alıyor: “Ümit Fırat, Prof. Dr. Mesut Yeğen, Dr. Tarık Ziya Ekinci, Nevzat Çiçek, Muhsin Kızılkaya, Ferhat Tunç, Mehmet Ali Birand, Fetullah Erbaş, Nazlı Ilıcak, Süleyman Çevik, Süleyman Karadağ, Müfid Yüksel, Prof. Dr. Mehmet Altan, İbrahim Candan, Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Oral Çalışlar, Abdulvasi Yaz, Sadullah Ergün, Muhammed Tayyip Elçi.”

Farklı fikirleri bir araya getirme sebebim ise ‘tarafsız bir çözüm nasıl sağlanabilir’ sorusuna cevap vermekti. Bu arayışın sonunda gördüm ki; değerli aydınlarımız ne kadar farklı fikirleri savunsalar da hem fikir oldukları nokta ‘kanın biran önce durması ve barışın sağlanmasıydı’. Bu da benim içimdeki barış umudunu yeşertti. Şimdi size kitaptan tadımlık kısımlar paylaşacağım.

Öncelikle geçtiğimiz ocak ayında vefat eden duayen gazeteci Mehmet Ali Birand ile başlamak istiyorum. Birand’la röportaj yaptıktan 3 hafta sonra Birand, hayata gözlerini yummuştu. Onu rahmetle anıyoruz. İşte Birand’ın Türk Sorunu kitabına verdiği demeç;

Mehmet Ali Birand

Soru: Kürt Sorunun çözüm sürecinde bir algı olarak ‘Türk sorununu’ nasıl değerlendiriyorsunuz ve sizce bu Türk sorunu nasıl çözülür?

M. Ali Birand: Türk sorunu, Kürt sorunundan daha büyük bir sorundur. Aynı zamanda Kürt sorununun çözümü önünde büyük bir engeldir. Türk milliyetçiliği, Kürt milliyetçiliğinden daha fazladır. Aynı zamanda da Türk milliyetçiliği zarar verici bir derecededir. Buna geçmişte şahit olduk. Zaman zamanda şahit oluyoruz. Şahit olmaya da devam edeceğiz gibi görünüyor.

 

Prof. Dr. Mesut Yeğen

Soru: Kürtlerin eşit yurttaşlar olması bölünmenin ilk adımı mıdır?

Mesut Yeğen (sosyolog):  Şöyle bir ebleh, öz güvenle konuşmak istemem. Bunlar olursa hiçbir şekilde bölünme olmaz şeklinde bir ebleh öz güvenle konuşmak istemem. Şu doğrudur; bir etnik meselenin, ulusal meseleyi bastıraraktan çözme reçetesi yok, tanıyarak ta çözmenin bir reçetesi yok. Bunları söyledikten sonra somut durumun analizini nasıl yaptığıma gelince şunu söyleyebilirim, benim kanaatim Kürtlerin eşitliği demin dediğim çerçevede tanınırsa çözülme değil, bütünleşme süreci Türkiye de başlar. Aksine Kürtlerin eşitliğinin tanınmaya başlamaması bizi bölünmeye götürüyor. Yani biz otuz sene daha PKK dağda silahlı faaliyetini devam ettirsin, Kürtlerde Diyarbakır’da şurada, burada sürekli çatışsın ikliminde devam edemeyiz. Geride bir otuz sene bıraktık bir otuz sene daha bırakamayız. Irak’ta yaşanan durum belli, Suriye’de de yaşananları görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye bu genel süreçten kendisini ayrı tutmamalı ve ayrı düşünmemeli. Yani Kürtlerin eşitliği demin dediğim enstrümanlar, Kürtleri daha fazla bir ulusal kimlikle biz farklıyız ruh haliyle buluşturacaktır. Buda Türkiye’de yüz yıldır tahayyül ettiği durum homojen bir kimlik yaratmaktı. Bu da onun tam aksini sağlayacaktır.Hele Türkiye gibi medeniyetlerin kavşağında yer alan zengin bir kültüre ve çeşitliliğe sahip ülkeler homojenleştirilerek tek bir nüfus haline getirilemiyorlar. Ancak heterojenliğini tanıyarak bir ulus haline getirilebilir Türkiye.

 Gazeteci Oral Çalışlar

Soru:Size göre çözüm nasıl sağlanır?

Oral Çalışlar: Hak hukuk meselesi. Sen bir Türk olarak kendi kimlik hakkını, özgürce siyaset yapma hakkını dokunulmaz görüyorsan aynı hakları diğer bütün etnik kökenli insanlara da tanımayı kabul edeceksin. Bu bölünmeyi değil eşit yurttaşlar olarak bir arada yaşamayı sağlar. Almanya'da Türkler Alman devletinden kendi kimlikleri için ne istiyorsa, en azından Kürtlere de bu haklar verilmeli. Kaldı ki Almanya'daki Türkler sonradan oraya gidip haklar elde ettiler. Kürtler bu toprakların sahiplerinden birisi... 

Araştırmacı Yazar Muhsin Kızılkaya

 

Soru: Türkiye’de Kürt nedir?

Muhsin Kızılkaya: İnsanların etnisiteleri üzerinden bir tanım yapmak zor birşeydir. Kürtleri diğer halklardan ayıran özellikleri, birilerinin boyunduruğu altında yaşıyor olmalarıdır. Tabi boyunduruk altında yaşamaları bir tür eziklikte yaratmıştır. Bu eziklik, onların karakterlerinede yansımış vaziyettedir. Eğer bir topluluk içerisinde; biraz mahcup, biraz çekingen, birazda ezik birini görürseniz o kişi mutlaka Kürt’tür. Ayrıca onları ele veren bir diğer özellik ise şiveleridir. Çünkü konuştukları dil hiçbir zaman onların dili olmamıştır.

Gazeteci Nazlı Ilıcak

Soru:Çok uzağa değil 90’lı yıllara baktığımızda bile yapılan zulümleri net bir şekilde görmek mümkün. Toplum neden buna tepki göstermedi. Bunun sebebi devletçi, milliyetçiliği sahiplenmelerine bağlayabilir miyiz?

Nazlı Ilıcak: Yakın tarihe baktığımızda yani 90’lı yıllarda yaşanan o faili meçhuller ve benzeri yaşanan olaylar Kürtlerin ne kadar çok mağdur edildiğini gözler önüne seriyor. Fakat bu yaşanan acı olaylar Türklerin bilgisi dâhilin de yapıldığını söylemek mümkün değil. Bir devlet insiyatifin de yapılmış bir olaydır. Yani halkın bilgisi dışında yapıldığı için büyük bir Türk sorunundan bahsedemeyiz. Türk halkı bu yapılanlardan habersizdi, haberi olanda milliyetçilik çerçevesinden baktı ve bu kadar büyük bir facianın ortaya çıkacağını hesap etmedi. Yani bu yapılan işkence ve cinayetlerin vahametini hesaplayamadı. Fakat Türklerde genelinde bir devlet duruşu var. Devletin beslediği bir milliyetçilikte var. Kürtlere karşı giderek güçlenen bir kuşkuda var. Hani bunları bir sorun paketi içerisine koyabilirsiniz.

 

Ümit Fırat (araştırmacı-yazar)

Soru: Kuşkusuz Kürt Sorunu Türkiye’nin en önemli sorunudur. Bunu Cumhurbaşkanı da sık sık dile getiriyor. Ben şunu sormak istiyorum sizce milliyetçilerin gözünde Kürt sorunu nedir?

Ümit Fırat: Kemalizm’i sevmiyorum, Kemalizm’in benim için bir doktrin, kötü bir ideoloji olduğunu çokça dile getiriyorum. Buna rağmen eğer benim düşüncem bu ülkeye hâkim olursa Kemalistleri asla fırınlara sokup yakmayacağız. Kendi düşüncelerini özgürce konuşmaya hakları olduğunu biliyoruz ve bu özgürlüğü onlara da tanımak gerekiyor. Beraber yaşama hukukunu temin etmek zorundayız. Ben böyle düşünüp buna inanıyorum. Onların bana reva gördüğü şeyleri ben onlara reva görmem; çünkü ben bir insanım ve insan hakkına ve hukukuna engel olunması biçiminde değil insanların birbirlerine katlanması ve empati duygularının gelişmesini sağlamak gerektiğine inanıyorum. Kürtlerin kendi haklarını alması hiçbir zaman bir rövanş duygusuna dönüşmeyecektir, bundan emin olsunlar. Türklerin artık bölünme korkusundan da arınmaları lazım. Bölünme diye bir şey yoktur, olamaz da. Kürtler demokratik bir Türkiye’nin özgür bir Kürdü olmak istiyor.

 

Ben bu çalışmayı hazırlarken çok şey öğrendim. Sizin de şuan içerisinde bulunduğumuz barış sürecini nasıl konumlandırmanız gerektiği konusunda da size yardımcı olacaktır.

 

.

Facebook Yorumları

reklam
06.05.2013
Barış Sürecine katkı sunan kitap: “Türk Sorunu”
03.05.2013
Sakin ve medeni ülke Romanya
09.04.2013
İDEALİST GENCİN HAZİN SONU
08.04.2013
Çözümün Şifresi -2
03.04.2013
ÇÖZÜMÜN ŞİFRELERİ -1
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı