Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

ÇÖZÜMÜN ŞİFRELERİ -1


03.04.2013 - Bu Yazı 5113 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 KÜRT SORUNUNU ‘GERÇEK MÜSLÜMANLAR’ ÇÖZER

Osmanlı döneminde Amid ve Diyar-i Bekr olarak anılan bir şehirdir Diyarbakır. Bu şehir dokuz bin senelik bir geçmişe sahip. Tarihi yapısı ve manevi atmosferiyle içinize adeta bir sekinenin indiğini hissettiğiniz bu şehirde Hz. Süleyman (r.a), Hz.Hamza (r.a), Selem bin Yes’ub (r.a.) Malik bin Hafiz (r.a.) gibi tam 41 sahabenin mezarı bulunuyor. Bundan dolayı da Diyarbakır’a sahabeler diyarı da deniliyor. İlmin, şefkatin ve merhametin bol olduğu bu topraklar şimdilerde ‘terör’ şehri olarak anılması insanın içini derinden yaralıyor. Diyarbakırlı halk bu durumdan oldukça rahatsız ‘terörü insanlığımızın önüne geçirdiler’ diyerek adeta feryat ediyor. Bu hoş olmayan olaylara rağmen Diyarbakır, gelen misafirlerine bir anne şefkati gibi kollarını açmaktan da ödün vermiyor.

 

ÇÖZÜM YANIBAŞIMIZDA

Kürt Sorunu’nun adeta kalbi diyebileceğimiz bu kadim şehirde ‘Kürt Sorunu’nun çözüm yollarını aradık. Diyarbakır sokaklarını karış karış gezerken hiç tanımadığımız vatandaşları çevirip ‘Kürt sorununu nasıl çözersiniz’ diye sorup onların çözüm önerilerine kulak verdik. Diyarbakır’da gördük ki çözüm ne siyasette, ne güvenlik politikasında, nede ayrılmakta, çözüm yanı başımız da halkın ta kendisindeydi. Biz vatandaşlardan PKK propagandası beklerken şehrin sokaklarında her çevirdiğimiz insanlar sanki ağızbirliği etmişçesine ‘Kürt sorunu ancak Gerçek İslam Kardeşliği ile çözülür’ demesi ise bizi oldukça şaşırtmıştı. Anlaşılan o ki, Kürt sorununun çözümü İstanbul’dan göründüğü gibi çokta uzak değil, aksine çözüm İslam ümmetinin şefkatli kalbinden geçiyormuş…

 

BİRLİKTE VE KARDEŞÇE YAŞAMAK İSTİYORUZ

Diyarbakır Bağlar’ın Karacadağ Bulvarında evinin kapısı önünde oturan bir amcamıza selam veriyor ve yanına doğru yaklaşıyoruz. Bizi sanki kırk yıldır tanıyormuşçasına sıcak bir şekilde karşılayan amcamız banka emeklisi olduğunu ve isminin Mehmet Markan olduğunu söylüyor. Hal hatır sorma faslından sonra lafı hiç dolandırmadan ‘Kürt sorununu siz nasıl çözersiniz’ diye sorunca ‘Çözülmesi çok zor bir sorun değil’ diyerek kısa ve net bir cevap veriyor. Gerçekten de çok kolaysa neden 30 yıldır bir türlü çözülmüyordu bu sorun ve cevap veriyor “Kürt sorunu çözülmesi çok zor bir sorun değildir. İnsanlar kendi anadiliyle özgürce konuştuğu zaman, eğitim gördüğü zaman ve demokrasi içerisinde yaşadığı zaman sorun çözülecektir. Bir Kürt olarak kendi ülkemde kendi dilimle özgürce kısıtlanmadan konuşmak istiyorum. Birlikte ve kardeşçe yaşamak istiyoruz. Bizim Türk kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yok bizim devletin algısıyla sorunumuz var. Tek sorun o algının değişmemesi. O algı değiştiği zaman sorun anında biter” diyor.

 BİZ BÖLÜCÜ DEĞİLİZ

Mehmet Markan sohbetimizin devamında ‘ Biz bölücü değiliz’ diyerek ani bir çıkışta bulunuyor ‘Bizi hep devlete zararlı bir millet olarak gördüler’ diyerek de onları ‘bölücü’ gören zihniyete sitemini dile getiriyor. Markan konuşmasına şöyle devam ediyor:“Kendi resmi dilimiz olan Türkçeyi de konuşmaktan gocunmuyoruz aksine seviyoruz ama anadilimizi de konuşmak ve eğitim dili olarak görmek istiyoruz. Biz bölücü değiliz. Bu sorunun çözülmesini daha fazla evlatlarımız ölmeden istiyoruz. Etle tırnak gibi olduğumuz Türk kardeşlerimizle de ayrılmak istemiyoruz. Biz birlikte eşit bir şekilde yaşamak istiyoruz” diyerek konuşmasını noktalıyor.

‘MÜSLÜMANIM’ DİYENLER DEĞİL ‘GERÇEK MÜSLÜMANLAR’ ÇÖZER

Diyarbakır’ın ismini Dicle nehrinden aldığı Dicle Kent semtinden Şeyh Sait’in idam edildiği yer olan Dağ Kapı’ya gitmek için atlıyoruz bir taksiye… Taksi şoförü Seyit Konuk ile koyu bir sohbete dalıyoruz yolculuk boyunca, Dağ kapıya varana kadar. Fırsat bu fırsat diyerek ona da  ‘Kürt Sorununu nasıl çözülür’ diye soruyoruz. Konuk, ‘Kürt sorunu eğer koltuğa feda edilmezse çok kısa zamanda çözülebilecek bir meseledir’ diyerek manası çok derin bir cümle kuruyor ve ekliyor: “Maalesef ki bizim siyasetçilerimiz sorunları çözmek yerine siyasi hesaplar peşindeler hal böyle olunca da sorunlar bir türlü çözülmek bilmiyor. Sorunun çözümü halktadır. Bana göre Kürt sorununu ‘ben Müslüman’ım’ diyenler değil, ‘gerçek Müslümanlar’ çözer” dedi.

 

OSMANLI TOKADI VURALIM

Dağ Kapı’da Şeyh Sait’in idam edildiği yerin tam karşısında Nimetullah Fidan isimli vatandaş ı ile tanışıyoruz. Kendisi 30 yaşında ve işsiz bir kardeşimiz. Sohbetimiz esnasında iş aradığını da söylemeden geçmiyor. Sohbetimizi dönüp dolaştırıp asıl mesele olan Çözümüne getiriyor ve önerilerini dikkatle dinliyoruz. ‘ Türk kardeşlerimden sorunun çözümü için bir ricam var’ diyerek konuşmasına giriş yapan Nimetullah Fidan şunları söylüyor: “Şu bizlerin oylarıyla koltuğa oturanların bu soruna alakasızlıklarından dolayı önümüzdeki seçimde onlara bir Osmanlı tokadı vuralım. O hak etmedikleri koltuklardan alalım. Çıkar makamlarını ellerinden alalım. Gerçek Müslümanlara ve insana değer verenleri o makamlara oturmaları için seçelim. Bizi on yıldır aldatıyorlar. Bu sorunun çözümü için daha kaç vatandaşımız ölmeli, daha ne kadar kanın akması gerekiyor”diyerek siyasetçilere olan öfkesini dile getirdi.

KARDEŞLİK HUKUKU ÇÖZER

Diyarbakır’ı karış karış gezmeye devam ediyoruz ve üniversite öğrencisi olan Onur Bayar, isimli bir kardeşimizle tanışıyoruz. Hemen ona da kayıt cihazımızı yöneltip çözüm önerilerini dinliyoruz. Bayar sorunun ‘kardeşlik hukukuyla ‘çözüleceğini dile getiriyor. Devlet, İngilizceye, Fransızcaya verdiği önemi Kürtçeye de verseydi sorun çoktan çözülmüştü’ diyor. Bayar sözlerini “ Kürt sorunu kardeşlik hukukuyla çözülebilir. Siyasi hesaplar ve rant kavgalarının arasında çözülmesi imkansızdır. Bir Diyarbakırlı olarak sonuna kadar barış ve kardeşlik diyorum. Ve ayrıca hükümete sesleniyorum İngilizceye, Almancaya, Fransızcaya verdiğiniz önemin yarısını Kürtçeye verseydiniz bu sorun çoktan çözülmüştü”şeklinde noktalıyor.

BDP’YE PKK İÇİN OY VERİYORUZ

Emrullah A… bu kadim şehirde esnaf… Emrullah Bey sohbete   “Ben BDP’ye oy verdim ” diyerek giriş yapıyor. Neden böyle bir giriş yaptığını algılamamakla birlikte ‘Neden BDP ?’ diye sorduğumuzda ‘ BDP’li siyasetçileri ve siyasetlerini hiç beğenmiyorum. Hatta çok boş bir siyaset yaptıklarını düşünüyorum. Biz PKK için ona oy veriyoruz” dedi. Ya PKK sorunu çözülürse diye sorduğumuzda ise BDP’nin PKK’nın bitmesinden sonraki akıbetini adeta gözler önüne sererek, “ O zaman BDP’ye oy vermem, zaten hiçbir Diyarbakırlı da oy vermez. Onların Kürt halkına hiçbir faydası yok. Dağa çıkmış kardeşlerimiz, akrabalarımız için onlara oy veriyoruz” şeklinde ilginç bir tespitte bulunarak BDP’nin yürüttüğü siyasi politikadan değil de PKK’nın desteğiyle ayakta durduğunu da gözler önüne seriyordu.

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
06.05.2013
Barış Sürecine katkı sunan kitap: “Türk Sorunu”
03.05.2013
Sakin ve medeni ülke Romanya
09.04.2013
İDEALİST GENCİN HAZİN SONU
08.04.2013
Çözümün Şifresi -2
03.04.2013
ÇÖZÜMÜN ŞİFRELERİ -1
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive