Nihat Ali Özcan

Milliyet



Bookmark and Share

ABD-Rusya füze anlaşmasının karakteri değişirken…


6.2.2019 - Bu Yazı 468 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Almanya Dışişleri Bakanı H. Mass, birkaç gün önce ABD ile Rusya’nın 1987 de imzaladığı ve INF olarak bilinen “Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması”nın feshedilme-sinden duyduğu kaygıyı dile getirdi. Asılında bu sadece Almanya’nın değil tüm Avrupa’nın duygularına tercüman olmaktı. Çünkü Rusya’nın, INF’den çekilmesinin ardından, elindeki füzelerin çoğunu Avrupa sınırına yerleştireceği açık.  

Bu hamlenin zaten Rusya ile gerilimli günler yaşayan Avrupa’nın güvenlik kaygılarına yeni bir boyut kazandırması sürpriz olmayacak. Her ne kadar gelişmeleri tam olarak kestirmek mümkün olmasa da ABD’nin tehdit algısı Çin’e doğru kaydıkça, Avrupa’nın güvenliğine katkısını azaltacağı, bu ülkelerin Putin ile benzer sorunları daha fazla yaşayacağı ortada.       

Sovyetler Birliği ile ABD arasında imzalanan “Nükleer Başlıklı Orta Menzilli Füzelerin Sınırlandırılması” anlaşması Soğuk Savaş döneminin önemli bir dönüm noktasıydı. Üstelik böyle bir anlaşma imzalaması bile Sovyetler’in çöküşünü önleyemedi. Sovyetler’in son devlet başkanı Gorbaçov, iktidara geldiği 1985’te ülkesinin ABD ile yürüttüğü sert bir silahlanma yarışını kucağında buldu. İki küresel güç, geliştirdikleri atma vasıtalarıyla (füze, uçak, denizaltı) birbirlerinin topraklarını nükleer silahlarla vurabilecek aşamaya gelmişlerdi. Öyle ki SSCB 1977’den itibaren SS-20 olarak tanımlanan mobil ve 5000 km menzilli füzeleri üreterek ağırlıklı olarak Avrupa sınırlarına konuşlandırmaya başladı. Füzelerden 280’i 1982 yılında hizmete girerken, bu sayı 1986’da 400’e ulaşmıştı. Öte yandan, NATO da cevaben, benzer özelliklerde, fakat daha kısa menzilli, uçaktan atılabilen Pershing ve Cruise füzelerini geliştirerek Avrupa’ya yerleştirdi. 

Bu yarış bir dizi karşılıklı hamlenin yanı sıra, çarpıcı sonuçlar da doğurdu. Sovyetler’in üstünlük çabalarını ABD “Yıldız Savaşları” projesiyle çökertti. Sovyet füzelerini uzaya yerleştirilecek lazer silahlarıyla vurmayı hedefleyen ABD’nin teknolojik üstünlüğü tüm dengeleri altüst etti.         

Bir yandan yüksek maliyetli silahlanma yarışı, bir yandan moral ve ekonomik çöküntüye neden olan Afganistan işgali, yine sosyalizmi yaymak için harcanan paralar Sovyet ekonomisini ciddi manada yıprattı. Dahası, 1980’lerin başında sıçrama yapan bilgisayar teknolojisinin ABD ordusu tarafından yaygın kullanımı da Kızıl Ordu’yu tökezletmeye yetti.  

Ekonominin kötü gidişi, önce yarışı yavaşlattı, ardından da Kızıl Ordu’yu pes ettirdi. Sovyet tarafı anlaşmaya evet demek zorunda kaldı. Sovyetler’in yıkılışını takip eden birkaç yıl içinde de Rusya, savunma harcamalarını 137 milyar dolardan 20 milyar dolara kadar düşürmek zorunda kaldı.

ABD, jeopolitik ilgisinin Çin’e kaydığını gizlemiyor. INF anlaşmasına taraf olmayan Çin, İran, Pakistan ve Kuzey Kore gibi ülkelerin orta menzilli füze kapasitesini artırdığı da bir gerçek. ABD’ye göre Soğuk Savaş koşullarında yapılmış düzenlemeler, inşa edilmiş askeri kapasiteler, Kızıl Ordu’yu hedefe koymuştu. Jeopolitik olarak Avrupa’yı merkeze alan bu yaklaşımların değişme vakti gelmiş görünüyor. Bu çerçevede ülkeler için güvenlik üreten, ilişkiler, ittifaklar, norm ve araçlar hızla eskiyor ya da anlamını yitiriyor. Bu nedenle, muğlak bir ortamda her ülke yönünü bulmaya çalışıyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
19.06.2019
İstihbarat ve güven
11.06.2019
İmralı’nın ‘yöntemi’ önceleyen tavsiyelerine dair
28.05.2019
Hukuk ve güç sarkacında ‘yaptırım’ sorunu
21.05.2019
Fırat’ın doğusunda, sınırın güneyine çekilirken PKK
8.05.2019
PKK’nın terör saldırıları tesadüf mü?
23.4.2019
İstanbul’da Suriye gettoları
20.4.2019
Saklanacak yer kalmadı
16.4.2019
BM, İran ve terörist
10.4.2019
Fiziki erişimden siber alana: F-35, S-400 ve istihbarat
3.4.2019
Yerel seçim sonuçlarına farklı bir cepheden bakmak
30.3.2019
Terörizmle mücadelede SİHA/İHA kullanımı
27.3.2019
Yeni Zelanda’dan Suriye’ye dünyanın hali
19.3.2019
Yeni Zelanda’da terörün söyledikleri
26.2.2019
ABD-Rusya aynı çizgide buluşunca, ‘müzmin sorunumuz’ nereye?
15.2.2019
Kırk yıl sonra, yine Suriye, yine PKK...
12.2.2019
TSK’nın on buçuk ‘savaşı’
6.2.2019
ABD-Rusya füze anlaşmasının karakteri değişirken…
29.1.2019
Suriye ve önceliklere dair
25.1.2019
Çağımızın karmaşık dünyasında Suriye gerçekliği: Nasıl yapmalı? (2)
23.1.2019
Çağımızın karmaşık dünyasında Suriye gerçekliği: Ne yapmalı? (1)
18.1.2019
Güvenli/tampon bölge tartışmaları
11.1.2019
ABD, Suriye ve Türkiye için tercihler
9.1.2019
Fırat’ın doğusunda işler karışırken
2.1.2019
Güvenlik prizmasından, 2019’da Suriye’ye bakmak
28.12.2018
PKK’nın müvekkil değiştirme mevsimi geldi mi?
19.12.2018
Reagan’dan Trump’a, Japonya’dan Çin’e ticaret savaşı -1-
11.12.2018
ABD-Çin mücadelesi ve ön cephe: İstihbarat
7.12.2018
Muğlaklık ve kaos ortamında kaybolmamak
5.12.2018
Suriye sınırını Türkiye nasıl okumalı?
24.11.2018
Kaşıkçı cinayeti ve İran’ın geleceği
16.11.2018
Suriye, İran politikasının payandası olurken...
9.11.2018
ABD, güven duygusu ve PKK
6.11.2018
ABD’nin yetenekleri Suriye’de test edilirken
2.11.2018
PKK’nın açmaza giren stratejisinde Suriye’nin rolü
30.10.2018
Suriye’de yeni hesaplaşma dönemi
26.10.2018
Kaşıkçı ve olası siyasi sonuçları
23.10.2018
ABD-Rusya ilişkilerinde yeniden gerilimli günlere doğru
19.10.2018
Örtülü operasyondan ‘devlet terörizmine’ Kaşıkçı hadisesi
16.10.2018
Küresel rekabet, Vizyon Belgesi ve “Milli”lik?
12.10.2018
İdlib ve emeğe saygı
9.10.2018
Elektrik sayaçları ve PKK ile mücadele
5.10.2018
Rus istihbaratı İngiltere’de nasıl ve neden sobelendi?
2.10.2018
‘Bazen öldürmemek en iyi seçenek olabilir’
28.9.2018
İstihbarat dünyasının öncelikleri değişirken
18.9.2018
Suriye ve Türkiye’nin öncelikleri
14.9.2018
İdlib’le yatıp İran ile kalkmak
11.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -2-
7.9.2018
Suriye stratejisinin beş bileşeni -1-
4.9.2018
Esad, Putin ve Suriye okumaları
31.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -3-
28.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -2-
27.8.2018
Rusya’nın ‘muharebe laboratuvarı’: Suriye -1-
26.8.2018
İDLİB'DE BİR ADIM SONRA...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive