Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


RAGIP DURAN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Popülizm, kapitalizmin hizmetinde


26.11.2020 - Bu Yazı 167 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Aslında her şey 1989’da Berlin Duvarının yıkılmasıyla başladı. O zamana kadar, hiç olmazsa 1917’den beri, kapitalizmin karşısında bir denge unsuru olarak günah ve sevaplarıyla sosyalizm vardı. Duvar devrilince sadece SSCB çökmedi, başlı başına bir alternatif olan sosyalizm de teorik ve ideolojik olarak ağır bir darbe yedi.

Tek kutuplu dünyada son 30 yılda yükselen ekonomik, siyasi ve ideolojik bir sistem olan neo-liberalizm, çıkmaza girmeye, yani vaatlerinin neredeyse hiç birini yerine getirmediği su yüzüne çıkmaya başlayınca, popülizm, adeta bir koltuk değneği olarak devreye girdi.

Popülizm ile halkçılık çoğu zaman aynı kavrammış gibi kullanılıyor. Oysa ki çok farklı. Her iki kavramın da herkes tarafından kabul görmüş ayrıntılı, derin bir tanımı henüz yok. Türkçe’de kimi yayınlarda popülizm’e karşılık olarak Halk Dalkavukluğu/Yağcılığı kullanılıyor. Verilen isim tayin edici değil.

Popülizmin kime hizmet ettiği konusunda ilk işaretleri 80’li yıllarda Thatcher hükümeti vermişti. Neo-liberal sistemin o zamanki adı Yeni Dünya Düzeni idi. Reagan-Thatcher-Özal üçlüsünün temsil ettiği akım, ‘’Popüler Kapitalizm’’ adı altında herkesin kendi işini kurduğu, herkesin borsada oynadığı zengin bir dünya rüyasını yaygınlaştırdı. Bu rüya hiç gerçekleşmediği gibi son 40 yılda bu sistem nedeniyle toplumsal adaletsizlik de gelir eşitsizliği de fevkalade arttı.

Yakın geçmişteki en tipik popülizm tezahüratını, maske ve aşı karşıtlarının gösterilerinde gördük. ABD ve Batı Avrupa’da bu protesto eylemlerini organize eden ve katılanların terkibine baktığımızda popülizmin toplumsal tabanı ortaya çıkıyor: Komplo teorisi yanlıları, çeşitli aşırı-sağ akımlar, beyazların üstünlüğünü ve silah edinme/taşımayı savunanlar, dünya düzdür diyenler, apolitik ve dogmatik ekolojistler, banliyözedeler, kırsaldan göçmek zorunda kalanlar, Evanjelistler ve çeşitli dinci gruplar, Trump-Bolsonaro-Duterte yanlıları, her türlü kolektif ve kooperatif girişim muhalifleri, bireyi her kavram ve olgunun üstünde tutanlar…vs… Her biri ayrı bir mücevher!

Bizden bir örnek: TV’lerdeki sokak röportajlarında (Vox Pop), ekonomik sıkıntılardan yakındıktan sonra Reis’e hayran olduğunu söyleyen ve AKP’ye oy verdiğini/vereceğini ifşa eden yurttaşlar, popülizmin kurbanlarından başkası değil.

Dünyada son 30 yılın siyasi, ekonomik ve sosyal pratikleri, popülizmin temel niteliklerini gözümüzün içine soktu:

- Bütün yurttaşları monolitik, tek bir kitle olarak gören yaklaşım (Milli ve yerli yani!)

- Geleneksel yönetici elitlere karşı engellenemez bir hınç (Ah Kemalistler!)

- Söylemde ne sağcı ne solcu, hatta aşırı merkezci bir konumda görünüp aslında aşırı sağ bir ideoloji ve pratik (Müttefiğine bak, anlarsın)

- Kapitalizme değil sistemin sadece ayan beyan aksayan yönlerine muhalefet etmek (Faiz?)

- Muktedir milyarderlerin, yoksul insanların sözcülüğüne/avukatlığına soyunması

- Bilime karşı çıkıp inanç ve hurafelere ağırlık vermek

- Sürekli olarak BİZ ve onlar ayrımını gündeme getirmek

- Milliyetçi, dinci, yabancı ve kadın düşmanı tez ve uygulamaların yoğunlaşıp yaygınlaştığı bir mecra

- Sol, sosyalizm, komünizm gibi kavramlara gözü kapalı bir şekilde karşı koymak

- Özgürlük-Eşitlik-Kardeşlik ilkesi yerine Otorite-İktidar-Üstünlük talep eden bir yaklaşım

‘’Hepimiz Popülistiz’’, Le Monde Diplomatique’in 2019 Nisan-Mayıs tarihli özel sayısının kapağındaki manşet. 98 sayfalık derlemede popülizmin dünü, bugünü, yarını, evrensel özellikleri, siyasi, ekonomik, toplumsal, kültürel, ideolojik boyutları irdeleniyor. Zengin, bilgi dolu, ufuk açıcı bir derleme.

Ben simültane çevirmenlik perspektifi ve deneyimimle, yabancı dilde okuduğum dış dünyaya ait her metni neredeyse otomatik olarak Türkiye’ye tercüme ederim. Bu dosyada bu operasyon hiç de zor olmadı. Çünkü ABD’deki Evanjelist aşırı sağdan, Fransa’daki Sarı Yeleklilere, Avustralya’daki yeni aristokrat proletaryadan İtalya’da Berlusconi dönemine kadar her konuda, bugünkü Türkiye toplumunda revaçta olan sözcük, deyim ve uygulamalar pırt diye sahneye çıkıyordu. Ayrıca derlemede ‘’Anadolu Kaplanları’’ başlıklı kısa bir makale de mevcut.

Avrupa ve ABD’nin önde gelen siyaset ve toplum bilimcileri ile ekonomistlerinin (Neden hiç Doğulu yok!?) makalelerinden oluşan özel sayıdan birkaç başlık aktarsam, sanırım anlamlı bir özet ya da genel tablo sunmuş olurum:

- Popülizm: ‘Panik’ anlamına gelen bir kelime

- Halk adına mı halkla birlikte mi?

- Ne sağ ne sol…ne de merkez

- Bu anonim canavar: Sokaktaki adam

- Tekno demagoji çağı

- Sistem karşıtı bir kaynama

- Sağcı bir kızgınlığın anatomisi

- Aşırı merkezin ufkunda

- Aklın ırkçılığı

- Peroncu Yürüyüş

Popülizmin sağcı hatta aşırı-sağcı karakterini ifşa eden incelemelerin yanı sıra ‘’Sol popülizm’’ ya da ‘’Solcu Popülizm’’i teşhir eden tahliller de önemli. Sol ya da solcu kapitalizm olamayacağına göre, sol popülizm de bir aldatmaca, bir yanılsama.

Bu özel sayılarda, her zaman olduğu gibi, iki bölüm okurun ilgisini çekiyor. Dergi makalesiyle yetinmemek için popülizm konusunda başta İngilizce ve Fransızca olarak çeşitli dillerde son zamanlarda yayınlanmış kitapların kısa tanıtımı. Bir de iktidar, muhalefet, akademi ve medya temsilcilerinin popülizm hakkında söylediği özlü sözler, alıntılar kataloğu.

Beni en çok ilgilendiren iki alan, popülizmin yükselişi ile ‘’Yalan Haber’’ciliğin yaygınlaşması arasındaki paralellik. Bir de, egemenlerin, popülist ideolojiyi kitleselleştirmek için en sık kullandıkları ideolojik araçlar: Mağduriyet, Milliyetçilik ve Din.

Sonuç olarak Duvar yıkılınca kapitalizm rakipsiz kaldı. Ama popülizm, neo-liberalizme karşı bir ideoloji ya da politika olarak doğup gelişmedi. Tam aksine popülizm bugün, krizde olan kapitalizmin kurtuluş yollarından biri olarak, neo-liberalizmin karnından çıktı ve pazarlanıyor. Halkla İlişkilerle, reklamla, ajit-prop’larla. Ve tabi ki en çok da yaygın medyada.

Kurtuluş, Sarı değil Kızıl Yeleklilerde. Bildiğimiz sıradan, klasik, geleneksel hatta eskimiş, devre dışı kalmış, tekaüt kızıl değil ama…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.01.2021
Boğaziçi Üniversitesi nasıl da rahatsız etti iktidarı
11.01.2021
Amerikalı kanka’yı fena götürdüler
4.01.2021
Yarabbim bana akıl fikir ver: Bir iktidar nasıl inşa edilir
31.12.2020
İnanç, dolayısıyla pek doğru değil…
28.12.2020
'Merkez sağda siyaset yaptım, TV açtım, kapattım'
24.12.2020
Hariciye
17.12.2020
Zalimle mazlumun kavgasında gazeteci
10.12.2020
Türk Resmi Irkçılığı popüler ve ikiyüzlüdür!
7.12.2020
Yarının özgür medyası
30.11.2020
Pandemide ilk kurtarılacak olan can mı kâr mı?
26.11.2020
Popülizm, kapitalizmin hizmetinde
23.11.2020
Çöküş
13.11.2020
Türkiye neden Batılı değil ve olamaz?
9.11.2020
Seçmen, Trump’ı medya ve yargının desteğiyle devirdi
26.10.2020
Türk Orta Çağ'ından Fransız laikliğine cevap: 'Senin zihinsel tedaviye ihtiyacın var'
15.10.2020
Haritaların da vardır aklı ve yüreği
2.10.2020
İşte gazetecilik budur!
21.09.2020
AB ve NATO, Erdoğan’ı neden frenleyemiyor?
14.09.2020
Muhalefet, iktidarın milli ve yerli koltuk değneği
11.09.2020
AİHM Başkanı Mardin’e çay toplamaya gitti
7.09.2020
Ελληνοτουρκικό καφέ (*)
24.08.2020
Yalan haber katildir!
20.08.2020
Batı, Erdoğan’ı yatıştırabilir mi?
17.08.2020
Dış haber yoktur, bütün haberler iç haberdir
4.08.2020
Galatasaray Lisesi sizin ‘İnancınızda, örfünüzde olmayan bir okul’dur
27.07.2020
Tek başına ama sıkı muhalefet üstelik de global
20.07.2020
Bizim Genel Yayın Yönetmeni siyasete transfer oldu
17.07.2020
Berlin yapmıştı, Reis yapamadı
13.07.2020
Resmi medya Ayasofya'da
9.07.2020
Z Kuşağı’nın Türkiye yansımaları
2.07.2020
Duran biri, yürüyenden hoşlanmaz
29.06.2020
Reis, futbol ve faşist vatandaşlar
15.06.2020
Vitrinlerle heykeller berhava olurken…
11.06.2020
Protestolar Medyaya da Ayar Veriyor
8.06.2020
Hepimiz George Floyd olduk ama…
4.06.2020
Yalnız ve çaresiz ama umutlu
1.06.2020
Kemal ile Ali İsmail’i Minneapolis’de bir daha öldürdüler!
29.05.2020
Sürü bağışıklığının İsveç yenilgisi
21.05.2020
Er Abuzittin’i Kurtarmak
18.05.2020
'Ben siyasetçinin ahlâklı, şeffaf ve halk için çalışanını severim' Yunan atasözü mü?
15.05.2020
Yeni Faşizm
12.05.2020
Goebbels de son ana kadar propagandaya çok güvenmişti
9.05.2020
Salgın, gerçekleri gizleyerek önlenemez
30.04.2020
Virüs Global, Mücadele Alaturka
26.04.2020
24 Nisan anması için
20.04.2020
Alaturka bir Sistem: 5 gün Sürü/2 gün Bağışıklık
14.04.2020
Virüs Yayma Cemiyeti
6.04.2020
Salgının öğrettikleri ve gelecek (*)
31.03.2020
Turuncu alarm
27.03.2020
Dünya nerede, Türkiye nerede?
19.03.2020
Mat rejime şeffaf Bakan, bozuk ekonomiye maske ve kolonya
10.03.2020
Moskova Bozgunu
3.03.2020
İdlib bozgunu
28.02.2020
COVID-19’a karşı dut pekmezi, kelle paça çorbası ve silah
24.02.2020
Kızıl Afiş’in Adıyamanlı Silahlı Şairi
21.02.2020
Diyalektik
17.02.2020
Tek adam rejimi insanları öldürüyor
13.02.2020
Deli Kral, Aptallar ve Salaklar
10.02.2020
Boykot, peki sonra?
6.02.2020
Cumhuriyet’in Diplo’su Türkçede
4.02.2020
TV tartışmalarındaki şiddet ve bayağılık normaldir
27.01.2020
Enkaz altında kalan devlet ve resmi gazetecilik
23.01.2020
Yeni sansür
20.01.2020
Sakallı Dedeyi ziyarete gittik
16.01.2020
Köln’de Gestapo Merkezi
14.01.2020
Charlie Hebdo Türkçeye nasıl çevrildi?
12.01.2020
Vedalaşma
9.01.2020
'Kaos Mühendisleri'
7.01.2020
Basında 78’liler
31.12.2019
Yurttaş Gazeteciliği
27.12.2019
Kalabalığa ve kabalığa karşı hakikat
20.12.2019
1 bakan, 1 provokatör, 1 futbolcu ve 1 devlet… Pöh pöh pöh!
16.12.2019
Ah Mahmut Vah Kemal Ah Kenan Vah Recep!
13.12.2019
Nobel’den bahisle…
2.12.2019
Yalanlar arşivi
29.11.2019
Çevre de aslında bir sınıf meselesi
25.11.2019
Kim daha önemli, değerli ve kalıcı?
22.11.2019
Hakiki gazetecilik
19.11.2019
Beyaz Saray’da sahte bir gazeteci yakalandı
11.11.2019
Jambon Müzesi, Prado, Sofia ve İnebahtı…
7.11.2019
İki yeni slogan
4.11.2019
İstibdat üzerine
2.11.2019
İlişkiler kanıtlanırsa eyvaaah!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive