HDP Düzce Milletvekili adayı Yüksel Budak: Seçmen korkuyla yaşıyor!

2.6.2015 - Bu Yazı 5976 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

HDP Düzce Milletvekili adayı Yüksel Budak: Seçmen korkuyla yaşıyor!

Burası Düzce gazetesine açıklamalarda bulunan  HDP Düzce Milletvekili adayı Yüksel Budak, “Bu ülkede insanlar işsizlikten, işsiz bırakılmaktan, çok kimlikli bir toplumda kimliğini ifade etmekten, adil bir yargının olmamasından korkuyorlar” dedi...

 Gazete burasıdüzce'nin röportaj konuklarından HDP 1'nci sıra Milletvekili adayı Yüksel Budak, “Bir kuaför bir milletvekilinin elini sıkmadığı için hem ona dayak atılıyor, hem de ertesi gün iş yerinin kapatılması söyleniyor” diyor.

   Gazete burasıdüzce: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

   Yüksel Budak: Aslen Ağrılıyım. İstanbul'da ikamet ediyorum. Sinema ve televizyon sektöründe uygulayıcı, yapımcı ve yönetmen olarak çalışıyorum. Yaklaşık yirmi yıldır bu mesleği yapıyorum. İlk olarak lise öğrenimimi görürken TRT'de staj yapmaya başladım.

“POLİTİKAYLA HER ZAMAN

İÇLİ DIŞLIYDIM!”

   Siyasi hayatınız nasıl başladı?

   Politikayla her zaman içli dışlıydım. Ama bir örgütlenmeye bağlanmaktansa kültürel anlamda bunu sürdürüyordum. İlk olarak Kürtçe filmlerin çekilmesi ilgimi çekmişti. Çünkü kendi kültür ve dilimizi ifade etme şansımızın olmadığı dönemlerden geçtik. Ağırlıklı olarak hep kültürel tarafta yer aldım. Ama her Türk vatandaşı gibi ben de siyasi süreçlerde yer alarak siyasetin bir parçası oldum. Yaşam siyasetsiz olmuyor. Siz her ne kadar kafanızı kapatsanız da o sizin kafanıza girmenin bir yolunu buluyor. Çünkü hayat bir sistemin içinde yer alıyor ve biz de insan olarak bu sistemin içinde yer alıyoruz.

   Peki neden HDP?

   Tam da bu noktada siyasetin içinde yer almak istememin nedeni HDP projesiydi. HDP'nin bütün Türkiye halklarını kendi çatısı altında buluşturması ve bunu bu kadar kısa bir süre içinde, bu kadar büyük bir coşkuyla, bu kadar pozitif bir yaklaşımla becermiş olması beni en çok heyecanlandıran konu oldu. BDP, HEP ve DEP döneminde bize hep Kürt siyasetinin bir uzantısı olarak yaklaşıldı.    Bugün hala bununla itham ediliyoruz. Elbette bu konuda Kürt siyasi mücadelesinin etkinliğini yok sayamayız. Eğer bugün insanlar Kürtçe konuşuyorlarsa, barıştan ve huzurdan bahsediliyorsa bu bir emeğin karşılığıdır. Ama özellikle altını çizmek istediğim bir konu var; HDP çatısı altında Türkiye'nin bütün halklarından, renklerinden, dillerinden ve dinlerinden oluşan bir tablo söz konusu…

“BİZ İKTİDARLARI

RAHATSIZ EDİYORUZ”

   Ben ekip arkadaşlarıma, meclise girdiğimiz zaman bize “Türkiye halklarının uzantısı” diyeceklerini ve bundan çok gurur duyacağımı söylüyorum. Çünkü Türkiye'de ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, hakları yenilenlerin, işçilerin, emekçi sınıfının, memurların, kendini baskı altında hissedenlerin bize oy vereceklerini biliyorum. Türkiye'de artık geleceğe güvenle bakmaktan vazgeçip, geleceğinin güven altında olduğunu bilmek isteyen insanların HDP'ye oy vereceğini biliyorum. Çünkü bu şartlar altında biz Türkiye'nin huzurunun kilit noktası olduk. Her ne kadar şu anki seçim sürecinde, çeşitli baskı ve saldırılarla karşılaşıyorsak da karşıdaki gücü tedirgin etmemiş olsak, baskın olanın alanında bulunmamış olsak bu tür tavırları sergilemezlerdi. Demek ki biz bugün toplumun büyük bir bölümünün şikayet ettiği tekçiliğe, ben merkezciliğe, her şeye tek bir kişinin karar verme isteğine çözüm odağı olan partiyiz. Durum böyle olunca da karşımızdaki güç çok belli oluyor. Biz iktidarları rahatsız ediyoruz, çünkü adı üstünde biz Halkların Demokratik Partisiyiz. Biz halktan, tabandan oluşuyoruz. Ve çok büyük bir coşkuyla geldiğimiz için çok huzursuz oluyorlar. Bu yüzden de Türkiye'de yarının, huzurun ve barışın var olması için HDP bir teminattır.

 

“DÜZCE'DE ÇOĞU İNSAN İŞSİZ!”

   Aday olmak için niye Düzce'yi tercih ettiniz?

   Düzce'yi tercih etmekten ziyade zor olanı sevmek diye bir şey var. Ben Düzce'nin koşullarının siyasi anlamda zor olduğunu biliyordum. Ama burada hem çok sevdiğim, değer verdiğim insanlar var, hem de yoğun göçü en fazla benim yaşadığım ilden almış bir yer. Bundan dolayı ilişkilerin daha güçlü kurulması gerektiğine inanıyorum. Ayrıca Doğu'da, Güneydoğu'da, Batı'da ve Gezi olaylarında da gördüğümüz gibi insanların çok fazla bire bir temasa ihtiyacı yok. Fakat Düzce, Ordu, Bilecik, Kayseri gibi insanlar siyasetten çok fazla uzaklaştırılmış ve bastırılmış durumdalar.

   Bir de bu bölgelerde HES'lerden dolayı ciddi anlamda bir doğa katliamı mevcut. Benim Düzce'de gördüğüm temel sorun, insanların bir nevi ekmekle terbiye edilmesi… Yani siz insanı ekmekle terbiye etmeye çalıştığınız zaman, o insana üretme, düşünme ve kendini ifade etme fırsatı vermiyorsunuz, demektir. Bunu yaptığınız zaman da insanlara kendi haklarını bilmeye ve öğrenmeye zaman bırakmamış oluyorsunuz.

   Düzce'de işsizlikle ilgili çok sorun var. Günübirlik işçiliği saymazsak çoğu insan işsiz… Ben Düzce'de çok kadın çalışan görüyorum. Buralarda iş kurmak ve küçük işverenin ayakta durması çok zor… Çünkü büyük işletmelerle aynı vergileri veriyorlar. Baktığınız zaman bu tür illerde siyasi bilinçlenmeye, vatandaşlık hakları konusunda farkındalık yaratmaya daha çok ihtiyaç var.

“BİR KUAFÖR, BİR VEKİLİN

ELİNİ SIKMADI DİYE

DAYAK ATILIYOR..”

   Düzce'deki insanların ne gibi sıkıntıları var?

   Düzce'de kimlikle ilgili bir sıkıntı var. 32 farklı milletten oluşan bir ilden bahsediyoruz. Herkes komşusunun veya yakınındakilerin kim olduğunu, kendisine nasıl davranacağını bilmediği ya da toplum içindeki yerini nasıl koruyacağını bilmediği için kimliklerini ifade etmek konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Ama bunun dışında bir hayatta kalma sıkıntısı var. Bu işsizlik dediğimiz en yakıcı sorun… İş bulamama korkusu, daha önceki deneyimlerden de bilinen barajın aşılmaması durumunda işsiz kalma, sürülme korkusu… Demokratik olduğunu iddia eden bir ülkede seçmen böyle bir kaygıyla yaşıyor. Bu ülkede insanlar bu kadar çoklu bir korkuyla yaşıyor. Bir; işsizlikten, işsiz bırakılmaktan, iki; çok kimlikli bir toplumda kimliğini ifade etmekten, üç; adil bir yargının olmamasından korkuyorlar.

   İstanbul'dan bir örnek vereyim; Bir kuaför bir milletvekilinin elini sıkmadığı için hem ona dayak atılıyor, hem de ertesi gün iş yerinin kapatılması söyleniyor.

   Türkiye'de böyle bir siyasi gerçek olduğu için insanlra “Bir şey olmaz” gibi bir yaklaşımla gidemiyorsunuz.  Ama inanın bana kendi içlerinde çok büyük bir huzurla, bir bardak suya hasret kalmış bir biçimde karşılıyorlar bizi.

“BU RESMİ GÖRMELERİNİ İSTİYORUM..”

   Düzceliler’e neler söylemek istersiniz?

   8 Haziran'da huzurlu bir sabaha uyanacağımıza ve insanların, demokrasinin güvencesi olan bir parti olduğumuzu göreceklerine inanıyorum. Lütfen bu konuyla ilgili seçim bildirgemize bir göz atsınlar. Çünkü kararsızlar için, “HDP'ye oy verirdim ama…” diyenler için cevaplar var seçim bildirgemizde.

   Her şeyden önce Düzce'de kadının çok mağdur olduğunu görüyorum. Özellikle kadınlara sesleniyorum; yaratan, üreten, dönüştürebilen, değiştirebilen güçtür kadın. Burada çok yalnız bırakılmış ve pasif durumda bırakılmış kadınlarımız. Ben onların güçlerinin farkına varmalarını istiyorum. O gücün farkına vardıklarında, temsiliyetin yüzde 50 oranda eşit olarak yapıldığı tek parti olduğumuzu anlayacaklar.

   Bunların dışında bütün kararsız seçmenlere söylüyorum; Artık çok az kaldı ve Türkiye'nin gerçekten demokrasiye ihtiyacı var. Türkiye'nin her şeyden önce toplumsal bir barışa ihtiyacı var. Bu 12 yıllık süreç dışında Türkiye halklarının hiç bu kadar ayrıştırıldığına rastlamadım. Yeniden yakınlaşmaya, el ele tutuşup daha güzel bir ülke yaratmaya ihtiyacımız var.  Biz HDP olarak bunu başardık ve bunun resmiyiz. Bu resmi görmelerini istiyorum.

   Bizi bazı söylemlerle barajın altına çekmeye çalışanlara söylüyorum; Vicdanına dokunsun insanlar. Oraya dokunduklarında bizi orada bulacaklar zaten.

Kaynak: Burası Düzce

Facebook Yorumları

0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Altay Düzce’yi temsil ediyor
Düzceli Sanatçı – Yazar Hayrullah Altay, Bursa’da düzenlenecek olan 2. Bursa Ulusal Kültür Sanat Fes...
  
CHP İzmir milletvekili Özcan Purçu Düzce’ye geldi
16 Nisan’da yapılacak olan referandumun çalışmaları için CHP İzmir milletvekili Özcan Purçu Düzce’ye...
  
Düzce Üniversitesi 11 yaşını kutluyor...
Düzce Üniversitesi’nde 11. kuruluş yıldönümü münasebetiyle akademik yükseltme, teşvik ve ödül tören...
  
200 ailenin hayır duası Düzce’ye
......
  
Özdilek AVM, Kapılarını Düzcelilere Açtı!
Düzce'nin en büyük alışveriş merkezi Özdilek 14. mağazasını bugün Düzce’de açtı. Bakan Özlü ve siyas...
  
Düzce Üniversitesi gurur kaynağımız
Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş, Düzce Üniversitesi’nin kuruluşunun 11’inci yıldönümü dolayısıy...
  
Düzcespor,üç dakikada dağıldı: 2-5
Spor TOTO 3. Lig Temsilcimiz Düzcespor, 18 Temmuz stadında Erbaaspor’u ağırladı. 2-0 önde götürdüğü...
  
Düzce MÜSİAD, GİK Toplantısına Katıldı
MÜSİAD 95. Genel İdare Kurulu Toplantısı’na katılan MÜSİAD Düzce Şube Başkanı İsa Şengüloğlu, “KDV i...
  
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan’a Düzce İl Müdürlüğünden destek geldi
Geçtiğimiz Cumartesi günü Hollanda'da maruz kaldığı şiddetin ardından sınır dışı edilen Aile ve Sos...
  
Yıldırım, Düzcelilerden yüzde 81 oy istedi
Başbakan Binali Yıldırım Anıtpark meydanında Düzcelilere seslendi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi...
  
Düzceli Başbakan Yıldırım'dan Müjde Bekliyor!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, bugün Düzce’ye geliyor. Başbakan, Düzce Anıtpar...
  
Düzce’nin yeni yüzü Özdilek AVM, yakında hizmete giriyor
DÜZCENİN YENİ YÜZÜ YAKINDA HİZMETE GİRİYOR...
  
Jandarma Komutanı Albay Bilal Güvenir: "Güneşer beni Bolu ve Düzce Sıkıyönetim Komutanı olarak aradı"
Eski Bolu 2. Komando Tugay Komutanı İsmail Güneşer: "Madem ikimiz de FETÖ'cüyüz, nasıl birbirimizi...
  
Başbakan Yıldırım yarın Düzce’ye geliyor
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, 10 Mart Cuma günü Düzce’ye geliyor. Başbakan, D...
  
Akçakoca İHO öğrencisi Nisanur Ertuğ, Düzce Birincisi Oldu
Ömer Halisdemir’e mektup yarışmasında dereceye girenler ödüllendirildi...
  
Düzce Üniversitesi’nden Büyük Başarı 10 Sıra Birden Yükseldi
Devlet Üniversiteleri ve Fakülteleri Sıralaması (DÜS) 2017’de Düzce Üniversitesi, 2006 Yılından Son...