Selva Demiralp

MİLLİYET



Bookmark and Share

Para politikası kuralları ülkeye özel midir?


26.1.2019 - Bu Yazı 653 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir süredir duyduğum bir argüman, 2002-2008 dönemini örnek göstererek geleneksel para politikasının Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde uygulanamayacağını öne sürüyor. Argüman, 2002-2008 dönemine ait üç gözlemden yola çıkıyor:

1 - Merkez bankası politika faizini yüksek tuttu

2 - Yüksek faiz, dış sermaye girişini artırdı, bu da yüksek büyüme sağladı

3 - Enflasyon düştü

Argüman şunu söylüyor: Eğer geleneksel politika yüksek faizin talebi azaltması ve bu şekilde enflasyonun düşmesi esasına dayalı ise 2002-2008 döneminde Türkiye’de yaşanan bu değildir. Çünkü dış sermaye girişindeki artışla talep azalmamış, bilakis, artmıştır. Yani enflasyonu düşüren talepteki düşüş değil, TL’deki değerlenmedir.

Benim görüşlerim ise şöyle:

Enflasyonun kaynağı kritik

- 2002-2008 döneminde ya da şu anda yaşadığımız süreçte olduğu gibi, enflasyonun sebebi şişkin talepten ziyade kurdan gelen maliyet ya da yapışkanlık etkisi ise, geleneksel mekanizma gelişmekte olan ülkelerde hâlâ etkilidir. Çünkü düşük iç talebe rağmen faizi yüksek tutmak bir taraftan kuru kontrol edip maliyet enflasyonunu düşürürken, bir taraftan da sermaye girişini artırarak yüksek faizin iç talep üzerindeki olumsuz etkisini azaltır.

- Eğer enflasyonun sebebi yüksek talepse ve faizi artırmak dış sermaye girişini artırarak bu talebi iyice şişiriyor ve kurun olumlu etkisini bertaraf edecek bir enflasyonist baskı oluşturuyorsa o zaman geleneksel politika daha zor çalışır. Bu durumda TCMB’nin 2010 sonrasında uyguladığı gibi geleneksel olmayan tedbirler devreye sokularak geleneksel politika dengelendirilmeye çalışılabilir.

Yüksek büyüme ve düşük enflasyon

- 2002-2008 döneminde yüksek büyüme ile düşük enflasyonun bir arada görülmesi geleneksel parasal aktarım mekanizmasının çalışmadığı anlamına gelir mi? Hayır. Bu gözlemi geleneksel çerçevede açıklayacak birkaç faktör sayabiliriz.

1 - Eğer ekonomik büyüme üretim kapasitesini artırdıysa, daha fazla üretirken fiyatların aşağı indiğine şahit oluruz. Keza 2002-2008 döneminde yaşanan verimlilik artışları potansiyel büyüme oranımızın yükseldiğine
işaret etmektedir.

2 - 2001 krizi sonrasında olduğu gibi, resesyon dönemleri sonrası ekonomide bir atıl kapasite oluşur. Böyle durumlarda fiyatlarda oluşan aşağı yönlü baskı talebi artırır ve büyümeyi destekler. Yani bir taraftan enflasyon düşerken,
bir taraftan büyüme artar.

3 - 2002-2008 döneminde gerek para gerekse maliye politikasının sıkı ve kararlılıkla uygulanması kredibiliteyi artırmıştır. Kredibilitenin arttığı bir ortamda beklentiler çıpalandığı için yükselen talebin enflasyonist etkisi de sınırlı olur.

Sonuç olarak, geleneksel politikanın gelişmekte olan ülkelerde daha zor uygulandığı durumlar olabilir. Ancak bu durum temel iktisat prensiplerinin çalışmadığı anlamına gelmez. Zorluk var diye temel politika araçlarından uzaklaşmak ise makroekonomik
dengeleri daha fazla bozar. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.2.2019
Tanzimdeki satışlar ve üretimin önemi!
14.2.2019
Enflasyon beklentileri ve kredibilite
26.1.2019
Para politikası kuralları ülkeye özel midir?
19.1.2019
YENİDEN ÇIPALAMA
29.12.2018
ABD ekonomisi stagflasyon sürecinde mi?
9.12.2018
Enflasyondaki düşüş ve gelecek beklentileri
24.11.2018
Tahvil faizleri neden düşüyor?
17.11.2018
Enflasyonun sorumlusu bankalar mı?
9.11.2018
Enflasyonun nedenleri ve sonuçları
3.11.2018
2019 nasıl geçecek?
26.10.2018
MERKEZ’İ ANLAMAK
20.10.2018
Fed ufukta resesyon görmüyor
15.10.2018
Enflasyonla ‘mücadele’
6.10.2018
CANAVAR GÜÇLENMEDEN ETKİSİZ HALE GELMELİ
28.9.2018
Powell’dan gelen mesajlar
23.9.2018
GERÇEKÇİ TAHMİNLER ARTI HANEDE
15.9.2018
EKONOMİK DENGELENME
8.9.2018
HAFTAYA PİYASADA NELER OLACAK?
18.8.2018
Yolun bundan sonrası
11.8.2018
Bir haftada neler oldu?
28.7.2018
PİYASA FAİZİ NEDEN YÜKSELDİ?
20.7.2018
PİYASALAR NASIL?
14.7.2018
FAİZ ARTIŞI ÇEŞİTLERİ
7.7.2018
Enflasyon neden düşmeli?
30.6.2018
Dış basında Türkiye ekonomisi
22.6.2018
Seçim sonrası ekonominin yönü
16.6.2018
'FED' YENİ SAYFA AÇTI
8.6.2018
NEREDEN GELDİK NEREYE GİDİYORUZ?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8