Taha Akyol



Bookmark and Share

Demokrasi değilse ne?


16.4.2019 - Bu Yazı 368 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Demokrasiyi daraltmayı savunan, hatta reddeden görüşler son yıllarda daha bir seslendiriliyor. Kuvvetler ayrılığı kavramını çoktan unutmuştuk, şimdi Cumhurbaşkanının rektörler gibi bazı belediye başkanlarını da ataması isteniyor, tabii güvenlik gerekçesiyle.

İlçe belediye başkanlarının Büyükşehir Belediye başkanı tarafından belirlenmesi de önerildi.

Meclis’te anayasa komisyonu varken Anayasa Mahkemesine lüzum olmadığı da söylenmişti.

Bir de “bekamızı demokrasiye feda etmemek” tezi var!

En önemlisi, bazı kimselerin demokrasiyi İslam adına reddetmesidir.

Demokrasi ve İslam

Muhafazakâr camiada önemli bir ağırlığı bulunan Sayın Hayrettin Karaman şöyle diyor:

“Felsefesi ve tekniği ile, demokrasi Müslümanların siyasi sistemi olamaz. Ancak demokratik mekanizma, İslâm ve siyaset teorisinin ilkeleri doğrultusunda -daha iyisini buluncaya kadar- kullanılabilir...” (Yeni Şafak, 29.5.2014)

Karaman, demokrasinin temelindeki “eşitlik” ilkesine de karşı. Çünkü fıkıhta “mümine, münafıka, fâsıka, kâfire ve müşrike karşı birtakım davranışlar sergilenmiş, hükümler konmuş”tur, demokrasi ise herkesin hak eşitliğini kabul eder.

Temel sorun şudur: Hak ve yükümlülükler insanların dini inançlarına göre mi, “eşit vatandaşlık” ilkesine göre mi belirlenmelidir?

Meşrutiyet devri İslamcılarının tamamı, hatta Şeyhülislam Mustafa Sabri gibi bir isim bile, insanların inancı ne olursa olsun kanun önünde eşit olduğunu, dinî hususların öbür dünyayla ilgili olduğunu yazmış, modern vatandaşlık kavramını savunmuştu.

Dönemin önde gelen İslamcılarından Said Nursi de “müsavat fazilet ve şerefte değildir, hukuktadır” diyerek Rum ve Ermeni vatandaşların da hukuken eşit olduğunu yazıyordu,  “Münazarat” kitabına bakabilirsiniz.

Yüz yılda nereden nereye, hayret doğrusu.

 

Temel siyasi değerler

Demokrasinin temellerinde eşitlik, seçme ve seçilme hakkı, kuvvetler ayrılığı, fikir ve ifade hürriyeti gibi değerler vardır.

Peki, “demokrasi Müslümanların siyasi sistemi olamaz” ise, İslam toplumlarında “eşitlik, seçme ve seçilme hakkı, kuvvetler ayrılığı, fikir ve ifade hürriyeti” gibi temel değerlerin hangisinden vaz geçeceğiz?!.

Demokrasinin Müslümanların rejimi olmayacağını söyleyerek İslam toplumlarında bu temel değerler nasıl gelişir? Bu değerler gelişmeden istikrarlı ve yönetebilir demokratik rejimler kurulabilir mi?

İslam dünyasına bakın, bu soruların cevabı bellidir!

Meşrutiyet İslamcıları reel sorunların içinde yaşayarak çözümler düşünüyorlardı. Hürriyet, eşitlik, vatandaşlık, kuvvetler ayrılığı gibi modern değerlerin zorunlu olduğunu görüyorlardı.

Bugün ise hepsi değil ama bir kısım İslamcılar muhayyel kurgularla ideoloji yapıyorlar. Kurgularını tarih laboratuvarında test etmiyorlar; mesela hilafetin sadece çeyrek asır devam edip ondan sonra istibdada dönüşmesini tahlil etmiyorlar…

Kurgularının çağımızda ne tür uygulamalar ortaya çıkardığını da araştırmıyorlar.

 

Beka meselesi

Bekamızı demokrasiye feda etmeyelim!   

Demokrasiyi önemsizleştirmek için söylenen bu söz bana, eski Anayasa Mahkemesi’nin bir kararını hatırlattı. AYM, türban yasağıyla eğitim ve çalışma özgürlüğünü kısıtlayan ünlü kararını “laikliği özgürlüğe kıydırmamak”gerekçesine dayandırmıştı. (Karar no: 1989/12)

Niye laiklik ve özgürlük birbirini bütünleyen değil de birbiriyle çatışan değerlerdir?!

Bugün de bekamızı demokrasiye feda etmemek deniliyor; aynı otoriter madalyonun iki yüzü.

Ya bekamız demokrasimizin gelişmesini gerektiriyorsa; niye bu akla gelmiyor?

Sorunlara nasıl bir çözüm?  “Kodumu mu oturtarak” mı, ortak akılla rasyonel çözümler mi?

Mart 1925, Şeyh Sait isyanı üzerine haklı olarak ilan edilen sıkıyönetim yeterli mi, yoksa daha “şiddetli” tedbirler mi alınmalıydı?

2 Mart günlü Tek Parti grup toplantısında Recep Peker, beka için “şiddet şarttır”diye konuşuyor, 

“Almanya içeride şiddetli tedbirler almadığı için harbi kaybetti” diyor.

Liberal Başbakan Fethi Bey kürsüden cevap veriyor:

“İngilizlerle Fransızlar aynı harp senelerinde hiçbir şiddet göstermeden, hatta memleketlerindeki gazeteleri bile geniş bir hürriyet ve serbesti içinde bıraktıkları halde niçin galip geldiler? Arkadaşlar, esasen Recep Bey’in bu husustaki itirazlarına hayret ediyorum.”

94 yıl geçti, 21. yüzyıldayız, hayretimiz bitmiyor; hayret doğrusu.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.08.2019
Dış sorunlar ağırlaşıyor
23.08.2019
Suriye kördüğüm
21.08.2019
Kayyım atamak
20.08.2019
En, en, en… Önemli sorun
15.08.2019
‘Ümmetin ihtilafı’
13.08.2019
En büyük alarm
11.08.2019
Merkez Bankası sisteme uyarlandı
9.08.2019
Siyasetin ‘etik’ sorunu
7.08.2019
Yolsuzluk ve kayırmacılık
5.08.2019
Temel sorun: Verimlilik ihmal edildi
4.08.2019
Kurallar, kurumlar
1.08.2019
Anayasa Mahkemesi hain mi?
30.07.2019
Uygurlar ve Suriyeliler
28.07.2019
Aliya İzzetbegoviç, bilge bir lider
26.07.2019
Tarih için kavga!
24.07.2019
Lozan ihaneti!
20.07.2019
Yargıtay’da adalet
16.07.2019
Darbe ve örgüt
14.07.2019
Ortadoğu devleti
10.07.2019
l‘Faiz belası’
7.07.2019
Bilimde İran’ın gerisinde kalmak!
5.07.2019
Çocuklarımız neden başarısız?
3.07.2019
Yeni dip dalgası
2.07.2019
Sistem çalışıyor mu?
1.07.2019
Akşener’e FETÖ soruşturması
28.06.2019
Seçilmiş başkanları çalıştırmamak?
26.06.2019
AK Parti nereye?
25.06.2019
İktidarın işi zorlaşıyor
22.06.2019
Sayıştay ne yapıyor?
19.06.2019
Şehit Mursi ve hukuk sorunu
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
10.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
16.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
6.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
26.4.2019
Medya böyle giderse
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
20.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
18.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
11.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive