Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi


10.06.2013 - Bu Yazı 5993 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Zaten Taraf gazetesinin “yarı-resmî” yazarı gibiydim. Şimdi düzenli yazmaya çalışacağım. Becerebilir miyim, bilemiyorum. Gezi Parkı herkes gibi beni de heyecanlandırdı... Bir de yaklaşmakta olan, soykırımın yüzüncü yılı 2015’i de ekleyince niçin düzenli yazmak istediğim sorusuna cevap ta vermiş olurum.

Önce Gezi Parkı olayları hakkındaki temel gözlemim: yaşananlar yeni bir Türk kimliğinin şekillenmekte olduğunun habercisidir. Siyasi, kültürel ve sosyal boyutlarıyla, kendisine, tarihine ve geleceğine başka türlü bakmak isteyen yeni bir Türk ulusal kimliği şekilleniyor. Gezi Parkı’nda bir sokağa Hrant Dink adının verilmesi, Parkın eskiden Ermeni mezarlığı olduğunu hatırlatan bir anıtın dikilmesi, bu yeni Türk kimliğinin tarihe bakışının ilk habercileri sayılabilir.

Bu boyutu başka yazılara bırakarak şekillenen yeni ulusal kimliğinin görünürdeki köşe taşlarını iki anahtar kelime ile anlatmak mümkün; “yetti artık” ve “saygı”. Her ikisi de Tayyip Erdoğan’da simgeleşen, birbiriyle ilişkili iki ayrı soruna işaret ediyor. Birincisi, demokrasi ve vatandaşlık hukuku, diğeri ise genel anlamda kültür, daha doğru deyişle günlük hayatlar.


Erdoğan’ın bıraktığı intiba şu:
 herkesi ve her şeyi kendi babasının malı zannediyor. Her şeyi iki dudağının arasına kilitledi. Herkes için neyin iyi olduğunu sadece kendisinin bildiğine inanan otoriter bir aile babası gibi. Hatta, iyi ve şefkatli bir baba olarak, tek başına karar vermeden önce, başkalarının fikrini de alıyor ama “kararı ben veririm”, diyor. Ama demokrasinin çoğunluğun oyunu almanın ötesinde, karar mekanizmalarının demokratikleştirilmesi ve şeffaflaştırılması; insanların karar süreçlerine katılması demek olduğunu bilmiyor. Bildiği tek şey Efendi-Kul ilişkisi. Taksim, bu arkaik ve geleneksel siyaset yapış tarzına karşı vatandaş ayaklanmasıdır.


İkinci düzey günlük hayatlardır; yaşam kültürü meselesidir.
 Erdoğan, kaç çocuk yapılması gerektiğinden sezaryene, sokakta öpüşmekten içkiye kadar her konuda fetva vermeye ve deyim yerindeyse insanların yatak odalarına kadar girmeye başladı. Ve gençler, bize kendi muhafazakâr hayat tarzını dayatamazsın, senin yaşadığın gibi yaşamak zorunda değiliz, senin gibi olmayana saygılı ol, diyerek ayaklandı. Bu boyutuyla yaşanan bir kültür savaşıdır.

Görmek gerekiyor ki, geleneksel etnik, din ve sınıf gibi fay hatlarının ve onların ürettiği siyasi yapıların dışında, yeni fay hatları oluşmaktadır. Soru da cevabı da çok basit; niçin Tuzla işçi ölümleri, Roboski, Uludere, Reyhanlı veya yeni Boğaz Köprüsü gençleri sokağa dökmedi? Çünkü bu sorunlar, toplumun geleneksel, etnik, dinsel, sınıfsal fay hatlarına denk düşüyor ve belki ancak bu kötü uygulamaya muhatap olan çevreleri sokağa dökebiliyordu. Gezi Parkı ve ağaçlar bu nedenle farklı;vatandaşlık bilinci ve günlük hayat kültürü ekseninde oluşan yeni fay hatlarının habercisi. Çok da masum. Bu yeni tarzın, kendilerine “apolitik” diye bakılan gençler tarafından getirilmiş olması da tesadüfî değil.

Şu iddiada bulunmak mümkün: geleneksel sol veya sağ örgüt ve siyaset yapış tarzlarının bu gençleri kapsaması veya kontrol altına alması çok zor. Ve ama aynı şekilde bu hareketin, herhangi yeni bir siyasi harekete dönüşmesi de şimdilik mümkün değil. Hareketin özgünlüğü onun en büyük açmazı. Eylemleriyle gençler kültürel bir şok yarattı ve bir devrim yaptılar. Ve bu “kültür devrimi” ötesinde bu hareketten çok şey beklemek doğru değil. Yani hareket aslında başladığı anda bitti. Yapacağını yaptı, geleneksel yapıları ciddi olarak sarstı ve hiç bir şeyin artık eskisi gibi olamayacağını öğretti ama o kadar. Harekete, bilinen siyasi ajandalarını yüklemek ve empoze etmek isteyenler fazla hayalci ve fena yanılacaklar.

Eğer hükümet aklı başında davranır ve gerekli sözleri verirse hareket yavaşça söner. Fakat bu sönüş yeni bir doğuşun habercisi olur. Siyasi iktidarın devrilmesinden daha devrimci bir adım bu. Çünkü hareket, Türkiye’nin en çok ihtiyacını duyduğu şeyi, siyasette oluşmuş efendi-kul ilişkisini ve günlük hayatta biri birimizle ilişki tarzımızı sorgulamamızı istedi.

Erdoğan direnirse ne olacak? Bu az da olsa bir olasılık. Ciddi bir güç kirlenmesi yaşayan Erdoğan’ın, işleri bildik siyaset tarzı ile götürmeye devam edeceği ileri sürülebilir. Ama o zaman kendisi ile birlikte ülkeyi de batırır. Nereye gideceği belli olmayan bir yere yuvarlanırız. Bu nedenle, eğer hükümet Gezi Parkı konusunda geri adım atmazsa ne olur sorusunu sormamak en iyisi.

Herkes yaşananın bir ilk olduğunu söylüyor. Türk’ün demokrasi ile sınavı ve Türkiye’nin gelip gördüğü en büyük sivil itaatsizlik eylemi! Bir bakıma doğru ama sadece bir bakıma. Çünküaslında gençler bizim, 1968 kuşağının yapmak istediğini yaptılar. Bu gerçek bir 68’dir.Bizim yapmak istediğimiz neydi? Ve niye yapamadık? Bu ayrı bir yazı konusu.


tanerakcam@gmail.com

http://www.taraf.com.tr/taner-akcam/makale-yeni-turk-ulusal-kimligi-ya-da-basladigi-anda.htm

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive