Ümit Akçay

gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Yeni bir Bretton Woods


27.10.2020 - Bu Yazı 159 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçtiğimiz hafta, özellikle Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantısı vesilesi ile yapılan değerlendirmelerden yola çıkarak, uluslararası teknokraside gözlenebilen bir eğilim olarak hakim paradigmadaki aşınmayı, yani neoliberalizmin sorgulanmasını ele almıştım. Bu yazıda yine aynı toplantılar dahilinde gündeme gelen kamu yatırımlarının artırılması ve yeni bir Bretton Woods sistemi önerilerini ele alacağım.

KAMUNUN GERİ DÖNÜŞÜ

Ekim ayında yayımlanan IMF Mali Görünüm raporu, korona salgını sırasında ve sonrasında maliye politikalarının nasıl şekillenebileceği ile ilgili öngörüleri ve tavsiyeleri içeriyor. 2008 krizi sonrasında şekillenen politika tepkisinde maliye politikası, firma kurtarmaları dışında neredeyse kullanılmadı. Bir anlamda ana akımın kırmızı çizgisi halinde olan bu durum, korona salgını ile başlayan halk sağlığı krizinin etkilerinin ekonomiye yansımasının hemen başında, yani mart ve nisan aylarında aşıldı. Raporda ele alınan önerileri bu bağlamda okumak daha anlamlı olacaktır.

Rapor, halk sağlığı krizinin akut evresinde kamu harcamalarından kaçınılamayacağını belirtiyor. Korona salgını sonrası dönem için ise kamu yatırımlarının ekonomik toparlanmada önemli rol oynayabileceği belirtilmiş. Kamu yatırımlarının artırılması önerisi, faizlerin sıfıra yakın olduğu bir konjonktürde kamu harcamalarının daha fazla borçlanmaya dayanılarak artırılmasının ek bir yük getirmeyeceği gerekçesi ile desteklenmiş.

Raporda, yükselen piyasa ekonomilerinin, mali kısıtlar nedeniyle gelişmiş ülkelere göre daha mütevazi kamu harcama programları uygulayabileceğine işaret edilmiş. Yani ancak yeterli ‘mali alanı’ olan ülkelere tavsiye edilen bir kamu yatırım programı söz konusu. Ancak yine de gerek dış borcun gerekse bütçe açığının artmasının ekonomik toparlanma için kaçınılmaz olduğu kabul edilmiş durumda.

YENİ BİR BRETTON WOODS

Tam neoliberalizmin aşındığı tartışmalarının ortasında, geçtiğimiz hafta IMF direktörü Kristalina Georgieva’nın ‘Yeni Bretton Woods Momenti’ başlıklı konuşmasını gördüğümde, bir an şaşırmadım desem yalan olur. Ancak konuşmanın içeriğine baktığımda, bu tip konuşmalardan beklentimi düşük tutmam gerektiğini hemen hatırladım.

Georgieva, korona salgını kaynaklı halk sağlığı sorunları bittikten sonra gelmesi beklenen ekonomik canlanma döneminin kapitalizmin uzun vadeli sorunları için de bir çözüm dönemi olabileceğine işaret ediyor. Bunlar arasında düşük üretkenlik, yavaş büyüme, giderek artan eşitsizlikler ve yaklaşan iklim krizi geliyor. Yani IMF başkanı, kendi terminolojisi ile de olsa kapitalizmin 1970’li yıllardan beri süren ekonomik sorunlarını ve ekolojik krizi dile getiriyor. Georgieva’nın üç önerisi var.

İlki, para ve maliye politikası için güçlü bir orta vade çerçevesinin olması gerektiğini savunuyor. Bunun detaylarına yer verilmemiş. Ancak bu çerçevenin yeni bir borç mimarisini gerektirebileceğini ve kısa vadede borç yapılandırmaları ile borç aflarının gündeme gelmesi durumunda IMF’in koordinasyon rolü oynayabileceği belirtmiş. Borç affı ve yapılandırmalarının gündeme gelmesi, sistemin bir başka kırmızı çizgisinin de aşılmak üzere olduğunu gösteriyor.

İkinci öneri, sağlık, eğitim ve teknolojik altyapı alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliği ve gençleri gözeten yatırım programları oluşturulmasına dayanıyor. Üçüncüsü ise iklim değişikliği ile ilgili. Düşük faiz ortamını fırsata çevirim yeşil dönüşüm yönünde yatırım yapılmasını öneriliyor.

Açıkçası bu önerilerin her biri tartışılabilir, hatta IMF direktörünün ağzından bu sorunların dile getirilmesi, ana akım seçeneklerin birer birer işlevsiz hale gelmesi ve alternatifler üzerine süregelen tartışmaların bir sonucu olarak dahi görülebilir. Ancak IMF başkanının tartıştıkları, küresel para ve finans sisteminin yeniden yapılandırılmasına yönelik yeni bir Bretton Woods tasarımının oluşturulması ile ilgili değil.

HANGİ IMF?

IMF’in söylemindeki ve eylemindeki açı farkı bir süredir daha belirgin hale gelmeye başladı. Korkut Boratav, geçtiğimiz haftaki yazısında neoliberalizmin aşınması konusunu ele almış ve Lara Merling’in ekim başındaki bir yazısına referans vererek, IMF’in Araştırma Bölümü ve ülke programları arasında giderek artan ayrışmaya dikkat çekmiş. Bu gerçekten de dikkat çekici bir durum.

Merling’in işaret ettiği gibi Araştırma Bölümü, bizzat kendi kurumunun “uygulattığı programların dünya çapında eşitsizlikleri artırdığını; büyümeyi olumsuz etkilediğini ortaya koyan yayınlar” yaparken, ülke programları ise halen hakim paradigmayı sürdürmektedir. Görünen o ki, kapitalizmin krizi ve krizden çıkış için uygulanan hakim politika seçeneklerinin birer birer işlevsiz kaldığının görülmesi, şimdilik teorik düzeyde kalsa da alternatiflerin gözden geçirildiğini, ancak henüz uygulamada bir değişim olmadığını gösteriyor.

MODEL ARAYIŞLARI

Geçtiğimiz hafta Ergin Yıldızoğlu da neoliberalizmin aşınması ve ‘yeni model arayışlarını’ ele almış ve IMF ile Dünya Bankası’nın “neo-liberalizmin yerine, 1930’larda ‘Büyük Bunalım’ içinde şekillenen, kapitalizmin II. Dünya Savaşı’nı izleyen ‘altın çağında’ egemen olan modele benzer politikaları, ‘yeni’ kriz yönetim modeli” olarak önerdiğine değinmiş. Devamında ise, bu alternatif arayışlarının giderek yükselen Çin Modeli’nin etkisi altında geliştiğine işaret etmiş. Bu vurgular, konuyu tartışmaya devam etmek için oldukça elverişli.

Haftaya, Türkiye’nin korona salgını sonrası dönem için gündeme gelen bu değişimlerin neresinde olduğunu ele alacağım.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.11.2020
Ekonomide ‘U-dönüşü’ demokratikleşme değil otoriter konsolidasyon getirebilir
10.11.2020
Korona sonrası dünya düzeni
3.11.2020
AKP için tercih yapmadan ilerlemek zorlaşıyor
27.10.2020
Yeni bir Bretton Woods
20.10.2020
Neoliberalizm sorgulanıyor
13.10.2020
AKP’nin mecburi ‘U-dönüşü’
14.05.2020
Türkiye’de rejim sorunu ile ilgili bir tartışma
22.03.2020
AKP’nin ‘korona krizi’ ile imtihanı
19.03.2020
2020 küresel krizi çoktan başladı
10.03.2020
Fed’in acil faiz indiriminin anlamı
21.02.2020
Merkez Bankası yolun sonuna geldi
12.12.2019
2020 TÜRKİYE’SİNİN MUHTEMEL MANZARASI
3.10.2019
AKP'nin planı Türkiye'ye ne vaat ediyor?
2.07.2019
AKP devrinin sonu mu?
10.05.2019
23 Haziran'a Kadar Ekonomik Durum Ne Olur?
1.3.2019
Kapitalizmin krizi
14.2.2019
Fırtınaya hazır olun
8.2.2019
Fed’in 'U' dönüşü
1.2.2019
Venezuela’nın krizi üzerine iki görüş
25.1.2019
Davos 2019: Kapitalizmi kapitalistlerden korumak
18.1.2019
(Neo)Liberalizm, demokrasiyi tasfiye ediyor
10.1.2019
Kredi kartı borçları silinsin mi?
4.1.2019
Stres testi sonuçları ne kadar gerçekçi?
28.12.2018
2018-2019 krizinin aşamaları
20.12.2018
2018’de adım adım krize
14.12.2018
Beş soruda 2018-2019 ekonomik krizi
7.12.2018
TL’nin değerlenmesi, krizi çözer mi?
30.11.2018
Ekonomideki gerçekler
23.11.2018
Sanayi daralıyor, batık krediler ve işsizlik artıyor
17.11.2018
Avrupa’da krizin nedenleri ve gidişatı
9.11.2018
Müteahhit düzeni battı, alternatifler neler?
1.11.2018
Dolar indi, kriz bitti mi?
25.10.2018
İtalya ve AB arasındaki bütçe krizi
19.10.2018
İktidarın anahtarı düşük faiz
12.10.2018
‘En kötüsü’ henüz başlamadı
4.10.2018
Sınıf mücadelesi ve kriz
26.9.2018
Erdoğan’ın Almanya ziyaretinin önemi
12.9.2018
Yapısal reformlar ve Batı Balkanlar'da otoriterizmin yükselişi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive