Yalçın ERGÜNDOĞAN

yalcin.ergundogan@gmail.com



Bookmark and Share

Sonunun Allianoi’a benzememesi için!..


31.12.2018 - Bu Yazı 647 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Sizi bilmem ama, ben her fırsat bulduğumda yaşadığım kentte nerede bir tarihî eser, kalıntı varsa “yalnız başıma” oraya giderim. İlkin uzun uzun ayakta kalan kısmıyla yapıya bakar, önceden edindiğim bilgilerle, kafamda dönemin koşullarını, yaşam şeklini canlandırırım. Müzeleri de aynı hazla ziyaret ederim ama, hele Efes gibi bir antik kente gitmişsem. Kaybederim kendimi. (İlk gençlik yıllarımda rehberlik yapmış, bu vesileyle de defalarca Efes’i turlamıştım. O ayrı.)

Yalnız giderim, zira o an kimseyle konuşmak istemem. Kalıntı koca kentin ortasında, onca kalabalığın içindeyse bile, ben kendimi orada yalnız hisseder, tamamen döneme konsantre olurum.

Birden aklıma şu düşünce geliverir: En fazla 100 yıl sonra “dünya” diye adlandırdığımız “ortak evimiz”de yeni doğan bebekler de dahil, bugün sınırlarla bölünüp ülkelere ayrılmış bu gezegende yaşayan hiçbirimiz hayatta olmayacağız… Acaba bizden geriye ne kalacak?..

* * *

Bu düşüncelerle, bazen “hiçlik” duygusu kaplar içimi. Sonra birden kendime gelir, onca yıkılan medeniyetin, tarih sahnesinden çekilen kudretli hükümdarları canlanır zihnimde.

Sonra gene günümüze, hayatın içine dönerim.

Kısa da olsa kafamda kurduğum bu “zaman ötesi” yolculuğun aslında bana güç verdiğini hissederim. Bu yolculuğun, insanlık tarihiyle kısa bir yüzleşmenin, içinde yaşadığımız dünyayı, coğrafyamızda olup bitenleri daha iyi analiz edebilmeme kapı araladığını fark ederim…

KAPTAN MUSTAFA PAŞA İŞ HANI

Bu kez benim bu düşüncelere yeniden dalmamı sağlayanın önünden geçerken, İzmir’in göbeğindeki bir tarih hazinesine rastlamam oldu.

Bir yıkım sonrası, yeni bir inşaatın temel atma kazısının yeşillenmiş sularının altından fışkıran tarihti bu…

Başbakanlık’a bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce 2016’da yapılan o meşhur “her derde deva” (!) “yap-işlet-devret” modeli kapsamında gerçekleşen özelleştirme ihalesinin ardından yıkılan “Kaptan Mustafa Paşa İş Hanı”nın altından fışkırmıştı tarih bu kez.

Yıkılan bu iş hanının yerine tam yeni bir dev yapının temeli atılacakken; Antik Roma dönemine ait “liman” kalıntısı ile “imparatorluk salonu” ve diğer tarihî kalıntılar bulunuverdi. Tabii inşaat durduruldu.

İzmir 1 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca inceleme başlatıldı. Kurumun aldığı karar gereğince kurulan şantiye alanının çeşitli noktalarında arkeologlar eşliğinde detaylı kazı çalışmalarına başlandı.

İzmir Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog heyeti hazırladığı raporu Koruma Kurulu’na sundu.

İZMİR’İN BİLİNEN TARİHİ DEĞİŞEBİLİR

Bilimsel raporda; “İkinci Yüzyıla ait liman hamamı, dükkân ve depolama alanlarının açığa çıkarılmasıyla birlikte Kemeraltı yayı sınırlarında olduğu kabul edilen iç limana ait bilinen tezlerin değiştiği” vurgusuna yer verildi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait alanın 'birinci derece arkeolojik sit alanı' olarak tescil edilmesi Koruma Kurulu’na önerildi.

Raporu değerlendiren Koruma Bölge Kurulu, 3 Ekim’de aldığı kararla; "Antik Roma Dönemi’ne ait liman, hamam kalıntısı ve imparatorluk salonunun kompleks bir yapıya ait olduğu ve bir dönemin sosyo-kültürel yaşamını göstermesi açısından ‘mutlak korunması gerekli alan’ olduğu” vurgulandı. Zeminde bulunan suyun da acilen tahliye edildikten sonra ilgili uzmanlarca hazırlanacak rapor sonucunda alanın sit statüsü ve tescilinin yeniden değerlendirileceği belirtildi.

Buraya kadar her şey iyi gibi değil mi?

Ama aradan geçen onca zamana rağmen bu çok değerli antik tarih buluntusu bir korumaya alınmadı. Korumaya alınmamasının yanı sıra; gerek temel suyu, gerekse de yağmur suyu ile havuzlaşan alan, toprak altında bugüne dek korunarak gelen kalıntıların büyük hasar görmesine neden olabilecek halde bırakıldı.

Arkeologlar ve İzmir’in duyarlı yurttaşları, yaşam savunucuları ağır aksak giden sürece tepki gösterdi.

Dün, Hürriyet Gazetesi’ne konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Ahmet Uhri ve Arkeolog Nezih Başgelen; “Alanı dolduran suyun bir an önce tahliye edilmesi lazım. Ayrıca alanın yağmur ve hava koşullarına karşı korunması gerekir” şeklinde görüş bildirmişler.

Uzmanlar, alanda biriken suda yüksek oranda “alg” çoğalmasının söz konusu olduğunu, sulu ortamda yaşayan bu tek hücreli organizmaların üremesinin tarihî yapılara büyük zarar vereceğine vurgu yapıyor.

2000’li yılların başında, İzmir’in Bergama ilçesi’ndeki Allianoi Antik Kenti'nin Yortanlı Barajı’nın suları altında kalmaması için büyük mücadeleler verilmişti. O mücadeleler içinde de yer alan İzmir’in yaşam savunucusu avukatı Arif Ali Cangı da her zaman olduğu gibi ilk müdahaleleri yapmakta gecikmedi. Sürece müdahil oldu.

Kendisi ile konuştuğum Cangı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) Eylül ayında başvuru yaptığını, bu başvuruya Koruma Kurulu’nca yanıt verildiğini, ancak henüz bir gelişme olmadığını, sürecin takipçisi olduğunu söyledi.

İzmir’e “kesin dönüş” yapıp yeniden yerleştiğimden beri, gelip geçtikçe hep gözüme takılıyor bu antik buluntuların akıbeti.

Şaka değil. İzmir’in bilinen kent tarihi ve antik tarihteki İzmir limanının konumu ile ilgili bilinenler tümüyle değişebilir…

* * *

Dönemin Çevre Bakanı ve Kültür Bakanı’nın yaşam savunucularının yürüttüğü onca mücadeleye kulaklarını tıkaması sonrası, Allianoi’un, 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nun kararıyla üzeri millenerek kumla kaplanıp Yortanlı Barajı’nın suları altına kalması tam bir faciaydı.

'Peri Kızı' gibi yüzlerce tarihî eserin gün yüzüne çıkarılıp kurtarıldığı, ancak onlarca antik çeşme, köprü ve sütunu barındıran Roma döneminden kalma (MS. 2. yy.) 'sağlık merkezi' olarak bilinen Allianoi Antik Kenti’nin sulara gömülme akıbeti hepimizin hatırında.

Belki İzmir’liler, kentin yerel yöneticileri ve tüm yaşam savunucuları artık daha fazla kolları sıvarlar. Bu kez, Ankara’nın “insafına” falan da bırakmazlar bu işi!

* * *

Bugün yılın son günü. Merhaba, 2019!

Tüm okurlarıma, barış dolu, yaşanası bir yıl diliyorum.

‘Dil farkı, din farkı bilmeden, bir anadan doğmuşçasına’, el ele yaşamı savunmaya…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.07.2019
Ergenekon: Savcısıyla avukatını birleştiren dava…
4.06.2019
‘Yaslı ada’ mı, ‘canına okunmuş ada’ mı?
5.2.2019
Rejimin payandası aslında MHP mi, CHP mi?
28.1.2019
Komünizm karşıtlığı yapan bir Komünist Parti olur mu?
21.1.2019
‘Milli mutabakat’la işlenen cinayet!
14.1.2019
İktidar koalisyonu çatırdıyor mu?
31.12.2018
Sonunun Allianoi’a benzememesi için!..
24.12.2018
İttihatçı yapı sadece devlette mi?
4.12.2018
‘Güzel İzmir’den, ‘beton İzmir’e mi?
26.11.2018
Sivil itaatsizlikle halkın rızasını kazanma başarısı…
1.10.2018
“İzmir’i İstanbul’a çevirme!..”
17.9.2018
Havaalanının adı Abdülhamit mi, Atatürk mü olsun derken…
10.9.2018
Annelere yasak koyan, Cumhuriyet’i ‘havuz’a iten güç…
27.8.2018
Cumartesi Anneleri’ne neden saldırıldı?
16.7.2018
Mevzubahis devletin bekası ise, gerisi teferruattır…
18.6.2018
‘Kuyudan adam çıkarmak’ mı, kendini kuyuya itmek mi?
11.6.2018
İnce neden iktidar koalisyonunun zayıf kanadına saldırıyor?..
4.6.2018
Siyasetin boğuculuğuna Ahlat Ağacı molası…
7.5.2018
“Devlet ittifakları”nın gözleri Kürt oylarında…
1.5.2018
‘Sanığı’nın gözünden 1 Mayıs 77’nin hatırlattıkları
30.4.2018
Tünelin ucundaki ışığa erişebilmek…
23.4.2018
Toplum olmamızı engelleyen ‘inkârcılık’ olmasın sakın?
16.4.2018
CHP yoksa iktidardaki koalisyonun ortağı mı?
19.3.2018
İktidardaki koalisyonun büyük ortağı kim?
13.3.2018
Kadınların isyanı Türkiye’de umudu ateşliyor…
19.2.2018
Otoriter rejimler kendi ‘mezar kazıcılarını’ mı yaratıyor?..
12.2.2018
Tarihe not: HDP kongresi ve Hacamatçıların protestosu…
6.2.2018
CHP tarih sahnesinden çekilirken…
29.1.2018
CHP içinden bir çıkış: Anti-faşist mücadele ve sol siyaset!
22.1.2018
Hz. Nuh’tan, Afrin’e saldırıya uzanan ‘Zeytin Dalı’…
15.1.2018
Artık “yepyeni” Türkiye’deyiz!..
8.1.2018
Aslında rejimin en sağlam dayanağı kim?
25.12.2017
Eyyy CEHAPE, hepsini alma, birazı kalsın bari…
18.12.2017
CHP’ye ‘ti borusu’ çaldırtan Saray korkusu…
11.12.2017
Ergenekon’un intikamı…
4.12.2017
Türkiye’de toplum, gereksizler sınıfına mı dönüştü?
27.11.2017
Yaşam savunucuları hedefte…
20.11.2017
TBKP: Sürece müdahalede hatırda tutulması gereken bir örnek…
6.11.2017
Ekim Devrimi: Devleti ele geçirmenin yetmediği kanıtlandı…
31.10.2017
Soğuk savaş yıllarında solun arkasında SSCB mi vardı?
23.10.2017
Bu kış İngiltere’ye mi uğrayacak yoksa?..
27.9.2017
“İşkenceyle tehdit ederlerse, elini ateşe sok da konuş…”
07.04.2014
AKIL TUTULMASI ve VİCDAN...
07.03.2014
Tarihi TKP'nin gizlilik koşullarındaki örgütçüsü A. Sipahi hayata veda etti
09.06.2013
İstanbul'da kediler, köpekler, kuşlar, tüm canlılar direnişe katıldı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive