Yaşar Yakış



Bookmark and Share

İdlib Türkiye için daha fazla baş ağrısı olabilir


18.05.2019 - Bu Yazı 70 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Suriye'nin kuzey bölgesinde bulunan İdlib’deki karmaşık durum, Türkiye için daha fazla baş ağrısı yaratacak gibi görünüyor.

Mayıs 2017'de Astana/Soçi sürecinin üç ortağı -Rusya, Türkiye ve İran- Suriye'nin Deraa, Doğu Ghouta, Homs ve Idlib bölgelerinde silahsızlandırılmış bölgeler kurulmasını kabul etmişti.

Süreç, bunlardan üçünde başarıyla uygulandı, ancak İdlib'te kayaya çarptı. Bunun temel nedeni, ilk üç bölgedeki pek çok silahlı muhalif gücün hükümet güçleri tarafından sarıldığında, teslim olmak veya başka bir bölgeye göç arasında seçim yapmak zorunda kalmalarıydı. Birçok grup İdlib'e güvenli bir geçişi tercih etti.

Türkiye ilk üç tahliye bölgesinde herhangi bir sorumluluk üstlenmeye gönüllü değildi, ancak Türkiye'ye komşu olduğu için İdlib'le ilgilendi.

Bu bölgelerin kurulması aşamasında, İdlib'de toplanan silahlı muhalefet gruplarının eninde sonunda bir şekilde ortadan kaldırılacağına karar verildiği herkesçe biliniyor.

Türkiye, Suriye'deki çatışmayı ortadan kaldırma sürecinin üç garantöründen biri. Mayıs 2017'de imzalanan Astana Anlaşması’nın 5. Maddesi, “IŞİD, Nusra Cephesi ve diğer El Kaide veya IŞİD ile ilişkili diğer tüm kişi, grup, teşebbüs ve kuruluşlarla mücadelenin” sürdürülmesini öngörüyor. Bu madde, BM Güvenlik Konseyi Kararı'ndan aynen kopyalandı.

Astana Anlaşması’na ek olarak, 2254 sayılı Güvenlik Konseyi Kararı'nın 8. Paragrafı; IŞİD, Nusra Cephesi ve El Kaide ile ilişkili grupları olabilecek herhangi bir ateşkesin kapsamı dışında tutulmasını sağlıyor. Bu tanım, İdlib'deki hemen hemen tüm savaşçı grupları kapsamaktadır.

Bu nedenle, Astana sürecinin çökmesi, Türkiye’nin anlaşmadan kaynaklanan taahhütlerinden sıyrılması anlamına gelmiyor. BM Kararı çerçevesinde aynı yükümlülükleri devam ediyor.

Suriye hükümeti, ABD destekli Kürtler haricindeki, silahlı muhalefet güçlerinin çoğunu bastırdığından bu defa yönünü İdlib'de faaliyet gösteren silahlı muhalif güçlere çevirdi.

Suriye hükümeti, geçen yıl Eylül ayında İdlib’deki muhalefeti silahsızlandırmak için bir askeri operasyon başlatmak üzereyken, Türkiye operasyonun bir süre ertelenmesi durumunda, Ankara’nın ılımlı muhalefet gruplarının bazılarını silah bırakmaya ikna etmeye çalışabileceğini söyledi.

Rusya, Türkiye'nin önerisini kabul etti ve Şam’ı operasyonu ertelemesi konusunda ikna etti. Ankara, ılımlı muhalefet gruplarını silahsızlandırmak için gerçekten çaba sarf etti ancak başarılı olamadı. Aksine, El-Nusra cephesi, yeni adıyla Heyet Tahrir El Şam, Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’na saldırdı ve kontrolü altındaki bölgeyi İdlib’in neredeyse yüzde 90’ına kadar genişletti.

Geçtiğimiz hafta, Rus hava kuvvetleri destekli Suriye saldırıları sırasında, düşen bazı bombalar, Türk Ordusu’nun gözcü kulelerinin çok yakınlarına düştü. Ankara bu saldırılara tepki gösterdi ve Rusya'dan bu saldırıları durdurmasını istedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus meslektaşı Vladimir Putin ve Türk Savunma Bakanı ile Rus meslektaşı ile telefonda konuştu ve her ikisi de endişelerini dile getirdi.

Mevcut şartlar altında herhangi bir ilerleme kaydedilip edilemeyeceği henüz belli değil, çünkü Rusya ve Suriye, İdlib'deki bir askeri operasyonun süresiz ertelenmemesi gerektiğine inanıyor.

Türkiye’nin tutumu, İdlib’i silahlı muhalefet güçleri için kalıcı bir güvenli liman haline getirme çabasına dayanıyor. Ankara; Rusya, Suriye ve uluslararası toplumu bu dönüşüme ikna etmenin kolay olmayacağını kabul etmek zorunda. Washington bu konuda istisna olabilir çünkü ABD, demokratikleşme sürecinde müzakere masasında Şam'ı zayıflatmayı tercih ediyor.

Türkiye'nin durumunu daha da karmaşıklaştıran bir durum da Çin ile ilgili. Çin İdlib'deki Uygur savaşçılarının ortadan kaldırılmasıyla ilgileniyor. Uygurların Türklerle yakın dilsel ve kültürel ilişkileri var, ancak Uygur savaşçılarını Türkiye'ye almak Türkiye-Çin ilişkilerine gölge düşürecektir.

İdlib’de ortadan kaldırılmalarına izin vermek de, 23 Haziran’da İstanbul belediye seçimleri sırasında milliyetçi unsurlar arasında güçlü bir tepki uyandıracaktır.

Türkiye’nin İdlib’deki tutumu, Suriye’nin egemenliğine verdiği destek konusundaki anlatısına da aykırılık teşkil ediyor. Çünkü egemenlik, Suriye hükümetinin topraklarının her santimini kontrol edebilmesini gerektirir.

.

Facebook Yorumları

Kod8
18.05.2019
İdlib Türkiye için daha fazla baş ağrısı olabilir
13.05.2019
YSK'nin geçmişteki uygulamalardan sapan İstanbul kararı
6.05.2019
Türkiye-Sudan ilişkilerinde yeni bir aşamaya mı geçiliyor?
27.4.2019
ABD-YPG işbirliği daha da artabilir
22.4.2019
Libya yeni bir kaosun içine mi giriyor?
13.4.2019
S-400 ve F-35'Ler üzerine sert tartışma
8.4.2019
Türk seçmeni iktidara turuncu kartı gösterdi
31.3.2019
Golan Tepeleri, Suriye krizini daha da derinleştirebilir
22.3.2019
Yeni Zelanda katilinin söyledikleri
15.3.2019
Melania Trump’ın Cemaat okulunu ziyareti: ABD, Türkiye’ye S-400 baskısını artırıyor
1.3.2019
Petrol Venezuela için lütuf mu, lanet mi?
24.2.2019
Soçi Zirvesi’nin ardından Suriye’deki güvenli bölgenin kaderi
3.2.2019
Türkiye, Suriye’de güvenli bir bölge kurmaya kararlı ama nasıl?
27.1.2019
Erdoğan-Putin zirvesi ve Suriye krizi
13.1.2019
Suriye boşluğu, YPG ve
31.12.2018
Fırat’ın doğusu sorunu askeri harekâtsız da çözümlenebilir mi?
21.12.2018
ABD'nin Suriye'den askerlerini çekmesi ne anlama geliyor?
9.12.2018
ABD Kongresi'ne sunulan Türkiye ile ilgili rapor ne anlama geliyor?
24.11.2018
Türkiye, Fırat’ın doğusuna harekât planlarken iyi düşünmek zorunda
12.11.2018
ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar
28.10.2018
Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’nin yaptıkları ve yapmadıkları
13.10.2018
McKinsey’den sonra Albayrak…
28.9.2018
Erdoğan’ın ziyareti Almanya ile olan bazı sorunları kolaylaştırabilir
14.9.2018
Türkiye İdlib’de kendini sıkıştırıyor
11.9.2018
İdlib'de sonun başlangıcı
3.9.2018
İdlib’de bir felaketi önlemek artık daha zor
25.8.2018
Türkiye’nin iktidar partisi kendini gençleştiriyor
18.8.2018
İdlib Türkiye’nin başını çok ağrıtabilir
11.8.2018
Türk-Amerikan ilişkileri hala kurtarılabilir
6.8.2018
Esad - YPG anlaşması ufukta belirdi mi?
28.7.2018
Türkiye-Amerika ilişkileri yeni bir kavşakta mı?
22.7.2018
NATO Rusya ile ilişkilerini gergin tutuyor
15.7.2018
Erdoğan Türkiye siyaset tarihinde yeni bir dönem için yemin etti
7.7.2018
Türkiye’nin iktidar partisi seçmenlerin mesajını aldığını söylüyor
30.6.2018
24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye’nin karşılaşacağı zorluklar​
23.6.2018
Türkiye seçime gidiyor
17.6.2018
Esad’ın Kürtlerle müzakere başlatması yeni bir dönem açar mı?
11.6.2018
Türkiye ve Amerika’nın Menbiç anlaşması
4.6.2018
ABD, Türkiye’ye savaş uçağı satışını yasaklayacak
26.5.2018
Aday gösterilenler her zaman en iyileri değildir
5.5.2018
Türkiye’nin erken seçim ikilemi
15.4.2018
Suriye yeni bir bataklığa mı sürükleniyor?
8.4.2018
Nükleer santral inşası Türkiye ve Rusya için ne anlama geliyor?
25.3.2018
'Afrin ele geçirildi ama yapılacak daha çok iş var'
12.3.2018
Türkiye ve ABD Menbiç konusunda anlaştı mı?
4.3.2018
Türkiye’nin Suriye politikasını yeniden düşünmek için bir fırsat
25.2.2018
Tillerson, Türk-Amerikan ilişkilerini çöküşten kurtardı
19.2.2018
Suriye krizi yeni bir aşamaya taşındı: Aklı olan savaştan kaçınır
10.2.2018
Türkiye'nin Zeytin Dalı'nda realist bir çıkış stratejisine ihtiyacı var
3.2.2018
ABD’nin Suriye politikasının değişmezleri
29.1.2018
Çatışmadan kaçınmak hem Türkiye'nin hem de ABD'nin görevi
13.1.2018
Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme yakalama şansı var mı?
6.1.2018
İran'da huzursuzluk
18.12.2017
Rusya çekilmiyor, bölgeye kök salıyor
9.12.2017
En güçlünün elindeki sebep her zaman en iyisi mi?
3.12.2017
Suudi Arabistan'da ılımlı İslam reformu nereye gidiyor?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net